Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 127. ayet

Âl-i İmrân suresi, 127. ayet. لِيَقْطَعَ طَرَفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنقَلِبُوا۟ خَآئِبِينَ

liyaḳṭa`a ṭarafem mine-lleẕîne keferû ev yekbitehüm feyenḳalibû ḫâibîn.

Diyanet İşleri

Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 124–130 · surenin 127. ayeti / 200
  1. Âl-i İmrân 124

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  2. Âl-i İmrân 125

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder.

  3. Âl-i İmrân 126

    Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındadır.

  4. 127

    Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

  5. Âl-i İmrân 128

    Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.

  6. Âl-i İmrân 129

    Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Âl-i İmrân 130

    Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

127. Yani Yüce Allah’ın mü’min kullarına yardım edip zafer vermesi ya kâfirlerin bir kısmını helâk etmesi içindir yahut herhangi bir hayır elde etmemiş olarak kin ve öfkeleri ile geri dönsünler diyedir. Nitekim onlar, Hendek günü de istediklerini elde edebilecekleri bir şekilde geldikten sonra Yüce Allah onları herhangi bir hayır elde etmeksizin zarara uğramışlar olarak kin ve öfkeleri ile geri döndürmüştür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, Bedir gazvesinde sizin için gerçekleşen bu yardımla, kâfirlerden bir topluluğu savaş ile helak etmek, diğerini de rezil etmek istedi. Böylece onlar hezimete uğrayıp, öfkeye kapılırlar da, zelil ve başarısız olarak geri dönerler.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لِيَقْطَعَ liyektaa kessin diye kök: قطع
  2. طَرَفًۭا tarafen bir kısmını kök: طرف
  3. مِّنَ mine -den
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler-
  5. كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  6. أَوْ ev yahut
  7. يَكْبِتَهُمْ yekbitehum ve perişan etsin de kök: كبت
  8. فَيَنقَلِبُوا۟ feyenkalibu dönüp gitsinler diye kök: قلب
  9. خَآئِبِينَ haibine umutsuz olarak kök: خيب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.

  • Aynı kök: كبت (3 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler…

  • Aynı kök: خيب (5 geçiş)

    Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Gerçek fotoğraf2
  • Uhud'da okçuların yerleştirildiği tepe.

    Gerçek fotoğraf

    Cebelü'r-Rumât (Okçular Tepesi)

    Uhud'da okçuların yerleştirildiği tepe.

    Tepenin bu adla anılması siyer geleneğine dayanır.

    Ayet: Âl-i İmrân 121-128

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    CR Guru PK
    Tarih
    2017-04-05
    Lisans
    CC BY-SA

    CR Guru PK · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Uhud Dağı panoraması

    Gerçek fotoğraf

    Uhud Dağı panoraması

    Savaşın geçtiği alan bugün Medine'nin yerleşim dokusu içindedir.

    Ayet: Âl-i İmrân 121-128

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmed Abdulbasit (Pakistan)
    Tarih
    2019-01-06 15:01:25
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmed Abdulbasit (Pakistan) · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) kâfir olanlardan bir kısmının kenarını (kökünü) kessin veya onları perişan etsin de umutsuz olarak geri dönsünler diye (size yardım eder).

Mustafa İslamoğlu

ki, küfre saplanan kimselerden bir kısmını tamamen mahvetsin ya da alçaltsın; sonunda umutsuzluğa kapılarak geri çekilsinler.

Muhammed Esed

(ve) O, hakikati inkara şartlanmış olanlardan bazısını (sizin vasıtanızla) mahvetsin, diğerlerini de öylesine alçaltsın ki ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye (bunu emretti).

Ahmed Hulusi

(Allah bunu) hakikati inkar edenlerden bir kısmını kesip (mahvetmek), diğer bir kısmını da rezil bir şekilde geri dönmeleri için (yaptı).

Ali Bulaç

(Ki bununla) İnkar edenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak onları' tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.'

Ali Özek ve heyeti

(Bu yardım) küfredenlerden bir kısmını helak etmek, bir kısmını da eski ümitlerini yitirmiş ve emellerine ulaşamamış bir şekilde dönüp gitsinler diye, perişan eylemek içindir.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlerden bir tarafı bölsün veya güçsüz düşürsün ki, umutlarını yitirerek geri dönsünler.

Bayraktar Bayraklı

Allah, kafirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin de, arzularına ulaşamadan hayal kırıklığı içinde dönüp gitsinler.

Edip Yüksel

Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de hayal kırıklığına uğramış olarak dönüp gitsinler diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

ta ki o küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de haib-ü hasir dönüb gitsinler

Erhan Aktaş

Bu yardım, Kafirlerin bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu yardım, Kafirlerin bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu yardım, Gerçeği yalanlayan nankörlerden bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.

Gültekin Onan

(Ki bununla) Küfredenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak' onları tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler. (kalebenin nerede olduğu bulunacak)

Hasan Basri Çantay

(Bir de Allah bu imdadı) küfredenlerden ileri gelenleri (n kafasını) kessin, yahud onları tepesi aşağı getirsin de (geri kalanlarda) emellerine kavuşamayan (bedbaht) lar olarak dönüb gitsinler diye (yapdı)

İbni Kesir

Küfredenlerin bir kısmını kessin veya perişan etsin de ümitsiz olarak geri dönüp gitsinler diye.

Mehmet Alagaş

(121-129) Bir vakit yakın çevrenden ayrılmıştın, Müminleri savaş yerlerine yerleştiriyordun, Allah işitendir bilendir. Sizden iki grup panikle bozulmaya meyletmişti. (Uhud savaşında sağ ve sol kanatta bulunan Seleme oğulları ile Harise oğulları Münafık Ubeyy in kaçışından etkilenmişlerdi) Allah o iki grubun da dostudur. Müminler Allah’ı vekil ayin etsinler. Kesin olan şu ki, Allah size bedirde siz zelil iken / ezik halde iken yardım etti , Allah’tan sakının, böylelikle belki şükredersiniz. Sen müminler şöyle diyordun. Allah’ın sizi, inen üç bin melekle desteklemesi yeterli değil mi? Evet, siz sabreder ve sakınırsanız, onlar aniden, birden / fevri olarak saldırıya geçseler bile, Allah sizi, nişanlı / amblemli beş bin melek ile destekler. Allah size müjde olarak ve de kalbinizin onla doygunluğa ulaşması / tatmin olması için yapmıştır , yardım ancak saygıdeğer ve hâkim Allah’ın yanındadır. Kafirlerin bir tarafını kes mesi yahut bastırıp geri püskürt mesi ve bozguna uğramaları için yapmıştır. Sana bu işte herhangi bir şey yok, onlar adına tövbelerini kabul de edemezsin, azap ta edemesin, onlar kesinlikle zalimdirler. Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir , istediğini bağışlar istediğine azap eder, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir de Allah, bu (yardımı) kâfirlerden bir kısmını helâk etsin ya da perişan etsin de ümitsiz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

Süleyman Ateş

İnkar edenlerden bir kısmını kessin ve perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye (size yardım eder).

Süleymaniye Vakfı

(Size bu desteği vermesi, Allah'ın) kafirlik edenlerin bir bölümünü saf dışı bırakması veya onları sindirmesi içindir ki hayalleri boşa çıkan kimseler haline gelsinler. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bedir savaşında da benzer bir durum yaşanmıştır (Enfal 8/12-14).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu desteği, kafirlerin dipnot 1 bir bölümünü koparıp atmak, perişan etmek veya kaybetmiş olarak geri dönmeleri için verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetleri görmezlikten gelenlerin.

Şaban Britch

Allah bunu, kâfir olanlardan bir kısmını helâk etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak geri dönüp gitsinler diye yaptı.

Şaban Piriş

(126-127.) Allah, bu yardımı size sadece müjde olması ve kalplerinizin bununla yatışması, kafir olanların da bir kısmını yok edip veya perişan ederek ümitsizce geri dönmeleri için yapmıştı. Zafer, ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah bunu yaptı ki, küfre sapanlardan bir kısmını bölüp ayırsın veya onları zelil etsin de yıkık ve ürkek bir halde dönüp gitsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah ordained this course of events. He purposed to strike a part of the evil group of infidels at the root and so with one single blow would they be severed, or to disgrace them and enrage their blood and put them into such a commotion that would precipitate their humiliation and defeat.

Abdul Haleem

and in order to cut off the flanks of the disbelievers’ army and frustrate them, to make them withdraw in total defeat.

Abdullah Yusuf Ali

That He might cut off a fringe of the Unbelievers or expose them to infamy, and they should then be turned back, frustrated of their purpose.

Abul A'la Maududi

And Allah provided this aid to you in order to cut off a part of those who disbelieved and frustrate them so that they retreat in utter disappointment.

Aisha Bewley

and so that He might cut off a group of those who are kafir or crush them and they might be turned back in defeat.

Al-Hilali & Khan

That He might cut off a part of those who disbelieve, or expose them to infamy, so that they retire frustrated.

Ali Quli Qarai

that He may cut down a section of the faithless, or subdue them, so that they retreat disappointed.

Amatul Rahman Omar

(God will do accordingly at Uhud) with the result that He may cut of a section of those who disbelieve and their leaders and vanquish others with humiliation so that they might go back utterly frustrated.

Arthur John Arberry

and that He might cut off a part of the unbelievers or frustrate them, so that they turned in their tracks, disappointed.

Bijan Moeinian

[God will help you] so that He may destroy a group of the disbelievers or to expose them and leave them alone, disappointed in their disgrace.

E. Henry Palmer

to cut off the flank of those who misbelieve, or make them downcast, that they may retire disappointed. '

Edip-Layth

Thus, He would sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.

George Sale

That he should cut off the uttermost part of the unbelievers, or cast them down, or that they should be overthrown and unsuccessful, is nothing to thee.

Hamid S. Aziz

That He may cut off some of the faithless, or overwhelm them that they may retire frustrated (from their purpose).

Mahmoud Ghali

That He may cut off a fringe of the ones who have disbelieved or suppress them, so they would turn over disappointed.

Marmaduke Pickthall

That He may cut off a part of those who disbelieve, or overwhelm them so that they retire, frustrated.

Mohamed Ahmed - Samira

In order that He may cut off a part of unbelievers or overthrow them, and they turn back in frustration.

Muhammad Asad

[and] that [through you] He might destroy some of those who were bent on denying the truth, and so abase the others that they would withdraw in utter hopelessness.

Mustafa Khattab

to destroy a group of the disbelievers and humble the rest, causing them to withdraw in disappointment.

Progressive Muslims

Thus He would sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.

Rashad Khalifa

He thus annihilates some disbelievers, or neutralizes them; they always end up the losers.

Sahih International

That He might cut down a section of the disbelievers or suppress them so that they turn back disappointed.

Sam Gerrans

“That He might cut off a part of those who ignore warning, or suppress them so they turn back disappointed.”

Shabbir Ahmed

He annihilated some disbelievers, or neutralized them and that they end up as the losers.

Syed Vickar Ahamed

That He may cut off a fraction of the Unbelievers or expose them to shame, and they should then be turned back, frustrated from their purpose.

Taqi Usmani

(Allah helped you) so that He may cut off a flank of disbelievers or throw them down in disgrace, and they go back frustrated.

The Monotheist Group

Thus He will sever a group of those who reject, or disgrace them; then they will turn back frustrated.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 127. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 127. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 127. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩