Diyanet İşleri
Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 129. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
velillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. yagfiru limey yeşâü veyü`aẕẕibü mey yeşâ'. vellâhü gafûrur raḥîm.
Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Uhud ve Bedir; meleklerle yardım Âl-i İmrân 121–129 3
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındadır.
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.
Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Kafirler için hazırlanmış ateşten sakının.
Allah'a ve Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
129. Yüce Allah göklerde ve yerde, yani bütün kâinatta yalnız kendisinin tasarruf sahibi olduğunu, dilediği kimselerin tevbesini kabul edip onu mağfiret ederek günahlarını bağışlayacağını, dilediği kimseyi de yardımsız bırakıp azaba düçar edeceğini haber vermektedir.
“Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Mağfiret ve rahmetinin kemal derecesinde oluşu ve bunların gereklerinin yaratma ile emretmesinde mevcut oluşu O’nun zatının ayrılmaz sıfatlarındandır. O tevbe edenlere mağfiret eder. Rahmeti gerektirici sebepleri yerine getirenlere de merhamet eder. Nitekim O şöyle buyurmuştur: “Allah'a ve Rasul’e itaat edin ki rahmete nail olasınız.” (Âl-i İmran, 3/132)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Göklerde ve yerde ne varsa yaratma ve yönetmesi Allah'a aittir. Rahmeti ile dilediği kullarının günahlarını bağışlar. Adaleti ile dilediğine azap eder. Allah kullarından tövbe edenleri bağışlar ve onlara karşı merhametlidir.
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.
Aynı kıssa: Uhud Gazvesi
Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen…
Aynı kıssa: Uhud Gazvesi
Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.
Aynı kıssa: Uhud Gazvesi
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…
Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) bağışlar; dileyene (layık gördüğüne) azap eder. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Oysa, göklerdeki ve yeryüzündeki her şey Allah'a aittir; dilediğini bağışlar, dilediğini cezalandırır; fakat Allah'ın affı da, rahmeti de tarifsizdir.
Oysa göklerdeki ve yeryüzündeki her şey Allah'a aittir: O, dilediğini affeder, dilediğini cezalandırır; ve Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Semalarda ve arzda ne varsa hepsi Allah'ındır (O'nun Esma'sının varlığıyla var ve kaimdirler). Dilediğine mağfiret eder, dilediğine (yaptıklarının karşılığı olarak) azap verir. Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ındır. Kimi dilerse bağışlar, kimi dilerse azablandırır. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Dilediğini bağışlayacak, dilediğini de cezalandıracaktır. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Oysa göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'ındır. O, dilediğini affeder, dilediğini cezalandırır. Allah affedicidir; merhametlidir.
Göklerde ve yerde bulunan her şey ALLAH'ındır. Affedilmeyi hak edeni affeder, cezayı hak edeni cezalandırır. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Göklerde ve yerde bulunan her şey ALLAH'ındır. Affedilmeyi hakkedeni affeder, cezayı hakkedeni cezalandırır. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir
Göklerde ne var ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır; dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Hem göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır: dilediğine mağfiret eder dilediğine azab, ve Allah gafurdur, rahimdir.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. O hak edeni dipnot 1 bağışlar, hak edene dipnot 1 azap eder. Allah Çok Affedici ve Çok Bağışlayıcı'dır.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. O hak edeni dipnot 1 bağışlar, hak edene dipnot 1 azap eder. Allah Çok Affedici ve Çok Bağışlayıcı'dır.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. O dilediğini dipnot 1 bağışlar, dilediğine dipnot 1 azap eder. Allah Çok Affedici ve Çok Bağışlayıcı'dır.
Göklerde ve yerde olanların tümü Tanrı'nındır. Kimi dilerse bağışlar, kimi dilerse azablandırır. Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahın. O kimi dilerse yarlığar, kimi dilerse azablandırır. Allah çok yarlığayıcı, gerçekden esirgeyicidir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Ve Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.
(121-129) Bir vakit yakın çevrenden ayrılmıştın, Müminleri savaş yerlerine yerleştiriyordun, Allah işitendir bilendir. Sizden iki grup panikle bozulmaya meyletmişti. (Uhud savaşında sağ ve sol kanatta bulunan Seleme oğulları ile Harise oğulları Münafık Ubeyy in kaçışından etkilenmişlerdi) Allah o iki grubun da dostudur. Müminler Allah’ı vekil ayin etsinler. Kesin olan şu ki, Allah size bedirde siz zelil iken / ezik halde iken yardım etti , Allah’tan sakının, böylelikle belki şükredersiniz. Sen müminler şöyle diyordun. Allah’ın sizi, inen üç bin melekle desteklemesi yeterli değil mi? Evet, siz sabreder ve sakınırsanız, onlar aniden, birden / fevri olarak saldırıya geçseler bile, Allah sizi, nişanlı / amblemli beş bin melek ile destekler. Allah size müjde olarak ve de kalbinizin onla doygunluğa ulaşması / tatmin olması için yapmıştır , yardım ancak saygıdeğer ve hâkim Allah’ın yanındadır. Kafirlerin bir tarafını kes mesi yahut bastırıp geri püskürt mesi ve bozguna uğramaları için yapmıştır. Sana bu işte herhangi bir şey yok, onlar adına tövbelerini kabul de edemezsin, azap ta edemesin, onlar kesinlikle zalimdirler. Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir , istediğini bağışlar istediğine azap eder, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! O, dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. (O), dilediğini bağışlar, dilediğine azabeder, Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. O, bağışlanmayı hak edeni bağışlar, azabı hak edene de azap eder. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır. dipnot 1
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. O, affı hak edeni affeder, azabı hak edene de azap eder. Bağışlaması çok, iyiliği bol olan Allah'tır.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! Dilediğini bağışlar, dilediğine de azap eder. Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır! Dilediğini bağışlar, dilediğini de cezalandırır. Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ındır. Dilediğini/dileyeni affeder; dilediğine/dileyene azap eder. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
To Allah belong all that is in the Heavens and all that is on Earth. He forgives whom He will and punishes whom He will. Allah is Ghafurun and Rahimun.
Everything in the heavens and earth belongs to God. He forgives whoever He will and punishes whoever He will: God is most forgiving and merciful.
To Allah belongeth all that is in the heavens and on earth. He forgiveth whom He pleaseth and punisheth whom He pleaseth; but Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.
Whatever is in the heavens and the earth belongs to Allah. He forgives whom He wills, and chastises whom He wills: Allah is indeed All-Forgiving, Most-Compassionate. dipnot 1
Everything in the heavens and everything in the earth belongs to Allah. He forgives whoever He wills and punishes whoever He wills. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.
And to Allâh belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. He forgives whom He wills, and punishes whom He wills. And Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.
To Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth: He forgives whomever He wishes and punishes whomever He wishes, and Allah is all-forgiving, all-merciful.
And to Allâh belongs whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. He protects (against sins) whom He will and punishes whom He will. Allâh is Great Protector, Ever Merciful.
To God belongs all that is in the heavens and earth; He forgives whom He will, and chastises whom He will; God is All-forgiving, All-compassionate.
To God belongs everything that exists in the heavens and on earth. He may forgive whoever He decides and punish whoever He wishes; and God is Forgiving and Merciful.
God's is what is in the heavens and in the earth. He forgives whom He pleases, and punishes whom He pleases; for God is forgiving and merciful.
To God is what is in the heavens and the earth, He forgives whom He pleases, and He punishes whom He pleases; and God is Forgiving, Compassionate.
To God belongeth whatsoever is in heaven and on earth: He spareth whom he pleaseth, and he punisheth whom he pleaseth; for God is merciful.
To Allah belongs whatever is in the heavens and in the earth. He forgives whom He will, and punishes whom He will. Allah is Forgiving and Merciful.
And to Allah (belongs) whatever is in the heavens and whatever is in the earth. He forgives whomever He decides and torments whomever He decides; and Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.
Unto Allah belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. He forgiveth whom He will, and punisheth whom He will. Allah is Forgiving, Merciful.
To God belongs all that is in the heavens and the earth: He may pardon whom He please and punish whom He will. Yet God is forgiving and kind.
whereas unto God belongs all that is in the heavens and all that is on earth: He forgives whom He wills, and He chastises whom He wills; and God is much-forgiving, a dispenser of grace.
To Allah ˹alone˺ belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. He forgives whoever He wills, and punishes whoever He wills. And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.
And to God is what is in the heavens and the Earth, He forgives whom He pleases, and He punishes whom He pleases; and God is Forgiving, Merciful.
To GOD belongs everything in the heavens and the earth. He forgives whomever He wills, and punishes whomever He wills. GOD is Forgiver, Most Merciful.
And to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. He forgives whom He wills and punishes whom He wills. And Allah is Forgiving and Merciful.
And to God belongs what is in the heavens and what is in the earth. He forgives whom He wills, and punishes whom He wills; and God is forgiving and merciful.
Everything in the Universe and everything in the earth belongs to Allah. His Law of Requital deals with forgiveness and punishment in all fairness. The Forgiving, the Merciful Allah has designed His Laws.
And to Allah belongs all that is in heavens and all that is in the earth. He forgives whom He pleases, and punishes whom He pleases; And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
To Allah belongs what is in the heavens and what is in the earth. He forgives whomsoever He wills and punishes whomsoever He wills. Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.
And to God is what is in the heavens and in the earth, He forgives whom He pleases, and He punishes whom He pleases; and God is Forgiving, Merciful.