Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 146. ayet

Âl-i İmrân suresi, 146. ayet. وَكَأَيِّن مِّن نَّبِىٍّ قَٰتَلَ مَعَهُۥ رِبِّيُّونَ كَثِيرٌ فَمَا وَهَنُوا۟ لِمَآ أَصَابَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَمَا ضَعُفُوا۟ وَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلصَّٰبِرِينَ

vekeeyyim min nebiyyin ḳâtele me`ahû ribbiyyûne keŝîr. femâ vehenû limâ eṣâbehüm fî sebîli-llâhi vemâ ḍa`ufû veme-stekânû. vellâhü yüḥibbu-ṣṣâbirîn.

Diyanet İşleri

Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 143–149 · surenin 146. ayeti / 200

Konu Gevşemeyin; "Muhammed ancak bir peygamberdir" Âl-i İmrân 139–148 3

  1. Âl-i İmrân 143

    Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

  2. Âl-i İmrân 144

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır.

  3. Âl-i İmrân 145

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

  4. 146

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever.

  5. Âl-i İmrân 147

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.

  6. Âl-i İmrân 148

    Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

  7. Âl-i İmrân 149

    Ey iman edenler! Siz eğer kafir olanlara uyarsanız sizi gerisin geriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

146. Bu ayet, mü’minlere bir teselli, böylelerine uymaya ve onların yaptıkları gibi yapmaya da bir teşviktir. Bu olay, geçmişte olmuş bir şeydir ve Yüce Allah’ın sünneti/kanunu aynı şekilde cereyan etmeye devam etmektedir. Şöyle ki “Kendileri ile birlikte birçok âlimin çarpıştığı nice” pek çok “peygamber vardır!” Yani peygamberlere tâbî olan ve peygamberlerin kendilerini iman ve salih amel ile terbiye etmiş olduğu pek çok topluluk, peygamberlerle birlikte çarpışmıştır. Onlardan öldürülenler, yaralananlar ve başka musibetlere uğrayanlar olmuştur.

“Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler, zaafa uğramadılar, boyun da eğmediler.” Ne kalpleri zaafa uğradı, ne bedenleri gevşedi ne de düşmanlarının önünde zelil düşüp boyun eğdiler. Aksine sabır ve sebat gösterdiler, cesaret duygularını diri tutarak kendilerini teşvik ettiler. Bundan dolayı Yüce Allah: “Allah sabredenleri sever” diye buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın peygamberlerinden nice peygamber gelmiştir ki, ona tabi olan birçok topluluk onunla birlikte savaşmıştır. Allah yolunda savaşırken onlara isabet eden ölüm ve yaralanma sebebiyle cihat etmekten korkmamışlardır. Düşmanla savaşmaktan zaafa düşmeyip, boyun eğmemişlerdir. Bilakis sabredip sebat etmişlerdir. Allah, kendi yolunda sıkıntı ve zorluklara sabredenleri sever.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَأَيِّن ve keeyyin nice var ki
  2. مِّن min den
  3. نَّبِىٍّۢ nebiyyin nebi- kök: نبا
  4. قَـٰتَلَ katele çarpıştılar kök: قتل
  5. مَعَهُۥ meahu kendileriyle beraber
  6. رِبِّيُّونَ ribbiyyune Rabbani (erenler) kök: ربب
  7. كَثِيرٌۭ kesirun birçok kök: كثر
  8. فَمَا fema
  9. وَهَنُوا۟ vehenu yılmadılar kök: وهن
  10. لِمَآ lima şeylerden
  11. أَصَابَهُمْ esabehum başlarında gelen kök: صوب
  12. فِى fi
  13. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  14. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  15. وَمَا ve ma
  16. ضَعُفُوا۟ deufu zayıflık göstermediler kök: ضعف
  17. وَمَا ve ma
  18. ٱسْتَكَانُوا۟ ۗ stekanu boyun eğmediler kök: كين
  19. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  20. يُحِبُّ yuhibbu sever kök: حبب
  21. ٱلصَّـٰبِرِينَ s-sabirine sabredenleri kök: صبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وهن (9 geçiş) · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi

    Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    Eğer siz (Uhud'da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir'de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: كين (2 geçiş)

    Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir.…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Nice peygamberler vardı ki beraberinde kendilerini Rablerine adayanlar bulunduğu hâlde savaşmışlardı. Bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik göstermemiş, (düşmanlarına karşı) boyun eğmemişlerdi. Allah (işte böyle) sabredenleri sever. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah müslümanların Hz. Muhammed'i yalnız bırakmayıp onun yanında yer alarak düşmanlarına karşı koymaları gerektiğini hükme bağlamaktadır. Uhud'da çıkarılan asılsız bir habere inanıp Hz. Muhammed'in yanından uzaklaşanlar bu ayette dolaylı olarak eleştirilmekte, her şartta ve ortamda Hz. Muhammed'i desteklemeleri gerektiği ifade edilmiş olmaktadır. Buna göre, ayette ümmete yönelik bir bilinç inşasının söz konusu olduğunu söyleyebiliriz.

Mustafa İslamoğlu

Ve nice peygamber, yanındaki Rabbe adanmış bir çok insanla birlikte savaşma durumunda kaldı. Onlar Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı ne yılgınlığa kapıldılar, ne acziyet gösterdiler, ne de baş eğdiler: zira Allah direnenleri sever.

Muhammed Esed

Nice peygamber, arkasında Allah'a ram olmuş birçok insanla birlikte (O'nun yolunda) savaşmak zorunda kaldı: Onlar, Allah yolunda çektikleri sıkıntılardan dolayı ne korkuya kapıldılar, ne zayıf düştüler ve ne de kendilerini (düşman önünde) küçük düşürdüler, zira Allah sıkıntılara göğüs gerenleri sever;

Ahmed Hulusi

Nice Nebiler, beraberlerinde Rablerinin kulluğu içinde olduklarını yaşayanlar olduğu halde savaştılar da; Allah yolunda başlarına gelenler yüzünden gevşemediler, zaaf göstermediler ve boyun eğmediler. Allah güçlüklere tahammül edenleri sever.

Ali Bulaç

Nice peygamberle birlikte birçok Rabbani (bilgin)ler savaşa girdiler de, Allah yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler. Allah, sabredenleri sever.

Ali Özek ve heyeti

Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok Allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

Ali Rıza Safa

Nice peygamberin yanında, kendisini Efendisine adamış olan birçok kişi savaştı. Allah'ın yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar ve boyun eğmediler. Çünkü Allah, dirençli olanları sever.

Bayraktar Bayraklı

Nice peygamberler vardır ki, Allah'ın pek çok sevgili kulu onlarla birlikte savaşmışlar, Allah yolunda başlarına gelenden zerre kadar yılmamış, gevşememiş, boyun eğmemişlerdir. Allah sabredenleri sever.

Edip Yüksel

Nice peygamberler var ki yanlarında kendilerini Efendi'lerine adamış birçok kişi ile birlikte savaştılar. ALLAH yolunda başlarına gelenden ötürü gevşemediler, yılmadılar, boyun eğmediler. ALLAH direnenleri sever.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nice peygamberler var ki kendilerini Rab'lerine adamış birçok kişi onlarla birlikte savaştı. ALLAH yolunda başlarına gelenden ötürü gevşemediler, yılmadılar, boyun eğmediler. ALLAH direnenleri sever.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nice peygamberler vardır ki, bir çok Allah erleri onların maiyyetinde savaştı ve Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler, zaaf göstermediler ve baş eğmediler. Allah da sabredenleri sever.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nice Peygamber, ma'iyyetinde rübubiyyet aşina bir çok erenler harb ettiler de Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı fütur getirmediler, za'f göstermediler, miskinlik etmediler Allah da sabredenleri sever

Erhan Aktaş

Nice Nebilerle, rabbani dipnot 1 olanlar birlikte savaştı. Bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı yılmadılar, zayıflık göstermediler ve boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendisini Allah'a adamış olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nice nebilerle, rabbani dipnot 1 olanlar birlikte savaştı. Bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı yılmadılar, zayıflık göstermediler ve boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendisini Allah'a adamış olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nice nebilerle, kendilerini Allah'a adamış olanlar birlikte savaştı. Bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler, yılmadılar ve boyun eğmediler. Allah sabredenleri dipnot 1 sever.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yılmayan, usanmayan, tutarlı ve kararlı olan, dayanan ve direnen.

Gültekin Onan

Nice peygamberle birlikte birçok rabbani (bilginler) savaşa girdiler de, Tanrı yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler. Tanrı, sabredenleri sever.

Hasan Basri Çantay

Nice peygamber (gelib geçmişdi ki) maiyyetinde bir çok alimler muhaarebe etdi de Allah yolunda kendilerine gelen (belalar) dan dolayı ne gevşeklik, ne za'f göstermediler, (düşmana) boyun da eğmediler. Allah sabr (-u sebat) edenleri sever.

İbni Kesir

Nice peygamberler, beraberinde Rabba kul olanlardan bir çoğu bulunduğu halde savaştılar ve Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı yılmadılar, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever.

Mehmet Alagaş

(144-151) Muhammed ancak bir Resuldür , ondan önce de nice Resul geldi geçti , eğer ki o ölür yahut öldürülürse, topuklarınız üzre / ökçeleriniz üzere geri mi dönersiniz? (Sebebi nüzul Resul öldü haberi) Kim ökçesi üzere geri dönerse, Allah’a herhangi bir zarar veremez, Allah şükredenleri ödüllendirecektir. Bir kimsenin ölmesi Allah’ın izni dışında olmaz, süreli şekilde o yazılıdır, her kim dünya hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz, kim de ahret hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz , i lerde şükredenleri ödüllendireceğiz. Nebilerden niceleri savaştı. Onlarla Rabbin has kulları / Rabbeniyyinlerden çoğu onlarla birlikte savaştı. Onlara, Allah yolunda isabet eden şeylerden dolayı gevşemediler, zafiyet göstermediler, boyun bükmediler, Allah sabredenleri sever. Onların sözleri, Rabbimiz bizi günahlarımızdan dolayı ve emirlerimizdeki savurganlıklarımızdan dolayı bağışla ayaklarımızı sabitle ve kafir kavme karşı bize yardım et demek oldu. Allah ta onlara dünya ödüllerini ve güzel ahiret ödüllerini verdi , Allah güzel davrananları sever. Ey İman edenler, eğer kafirlere uyarsanız, ökçeleriniz üzere sizi döndürürler, hasara uğramış hale dönüşürsünüz, bilakis Allah sizin dostunuzdur ve O, yardım edenlerin e n hayırlısıdır. Hakkında hiçbir delilleri olmayan şeyleri şirk koşmalarından dolayı kafirlerin kalplerine korku salacağız, onların varacakları yer cehennemdir, zalimlerin yerleri ne kötüdür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nice peygamberler vardır ki , onunla birlikte bir çok Allah dostları savaştılar . Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler , yılmadılar , boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

Süleyman Ateş

Nice peygamber var ki, kendileriyle beraber birçok erenler çarpıştılar; Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zayıflık göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

Süleymaniye Vakfı

Nice nebi vardı ki kendini Rabbine adamış çok sayıda kişi, onunla birlikte savaşmıştı. Onlar, Allah yolunda başlarına gelenden ötürü gevşememişler, zayıflık göstermemişler ve (düşmana) boyun eğmemişlerdir. Allah sabredenleri /duruşunu bozmayanları sever. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerini Rablerine (Sahiplerine) teslim etmiş çok kişi, nice nebi ile birlikte savaştı. Onlar, Allah yolunda başlarına gelenden ötürü zayıflık göstermediler ve savaşa ara vermediler. Allah, sabredenleri sever.

Şaban Britch

Nice peygamberler vardır ki onların yanında bir çok rabbani kimseler (Rabbine yönelen kimse) savaşmıştır. Allah yolunda başlarına gelen musibetler sebebiyle gevşememişler, zaaf göstermemiş ve boyun da eğmemişlerdir. Allah sabredenleri sever.

Şaban Piriş

Nice peygamberler vardır ki onların yanında bir çok rabbani (Rabbine yönelen kimse) savaşmıştır. Allah yolunda başlarına gelen musibetler sebebiyle gevşememişler, zaaf göstermemiş ve boyun da eğmemişlerdir. Allah sabredenleri sever.

Yaşar Nuri Öztürk

Nice peygamber, beraberinde kendisini Rabb'e adayan birçok kişi bulunduğu halde savaşmıştır. Onlar, Allah yolunda kendilerine gelip çatan zorluklar yüzünden gevşememiş, zayıflık göstermemiş, susup pusmamışlardır. Allah sabredenleri sever.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A good many of the Prophets fought against positive disbelief and with them fought countless numbers of devotees whose hearts had been touched with the divine hand. Never did they falter in consequence of the misfortunes they experienced in the cause of Allah, nor were they disheartened or dispirited, nor did they acknowledge themselves beaten. Allah likes the patient who are unwearied in the face of difficulties,

Abdul Haleem

Many prophets have fought, with large bands of godly men alongside them who, in the face of their sufferings for God’s cause, did not lose heart or weaken or surrender: God loves those who are steadfast.

Abdullah Yusuf Ali

How many of the prophets fought (in Allah's way), and with them (fought) Large bands of godly men? but they never lost heart if they met with disaster in Allah's way, nor did they weaken (in will) nor give in. And Allah Loves those who are firm and steadfast.

Abul A'la Maududi

Many were the Prophets on whose side a large number of God-devoted men fought: they neither lost heart for all they had to suffer in the way of Allah nor did they weaken nor did they abase themselves. dipnot 1 Allah loves such steadfast ones.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They did not surrender to the followers of falsehood merely because of their numerical inferiority and lack of resources.

Aisha Bewley

Many a Prophet has been killed, when there were many thousands with him! They did not give up in the face of what assailed them in the Way of Allah, nor did they weaken, nor did they yield. Allah loves the steadfast.

Al-Hilali & Khan

And many a Prophet (i.e. many from amongst the Prophets) fought (in Allâh’s Cause) and along with him (fought) large bands of religious learned men. But they never lost heart for that which did befall them in Allâh’s Way, nor did they weaken nor degrade themselves. And Allâh loves As-Sâbirûn (the patient).

Ali Quli Qarai

How many a prophet there has been with whom a multitude of godly men fought. They did not falter for what befell them in the way of Allah, neither did they weaken, nor did they abase themselves; and Allah loves the steadfast.

Amatul Rahman Omar

There has been many a Prophet beside whom many worshippers of the Lord fought. They were neither unnerved on account of all that befell them in the cause of Allâh, nor did they weaken, nor did they show inconsistency (against their adversary). Allâh certainly loves such patiently-persevering ones.

Arthur John Arberry

Many a Prophet there has been, with whom thousands manifold have fought, and they fainted not for what smote them in God's way, neither weakened, nor did they humble themselves; and God loves the patient.

Bijan Moeinian

Many Prophets and their followers fought with a firm belief for the cause of God. They never hesitated or became discouraged. God loves such believers who stand firm and never give up.

E. Henry Palmer

How many prophets have myriads fought against! yet they did not give way at what befel them in God's way Nor were they weak, nor did they demean themselves:- God loves the patient.

Edip-Layth

Many a prophet had a large number of devotees fighting with him. They did not waver by what afflicted them in the cause of God, nor did they become weak, nor did they become discouraged; and God loves the steadfast.

George Sale

How many prophets have encountered those who had many myriads of troops: And yet they desponded not in their mind for what had befallen them in fighting for the religion of God; and were not weakened, neither behaved themselves in an abject manner? God loveth those who persevere patiently.

Hamid S. Aziz

How many prophets, with them large numbers of devoted men, fought (in the cause of Allah)! They did not lose heart at what befell them in Allah's way, nor did they weaken, nor did they demean themselves - Allah loves the steadfast.

Mahmoud Ghali

And similarly many a Prophet there has been along with whom myriads manifold have fought; so in no way did they feel feeble for whatever afflicted them in the way of Allah, and in no way did they weaken, and in no way did they yield themselves; and Allah loves the patient.

Marmaduke Pickthall

And with how many a prophet have there been a number of devoted men who fought (beside him). They quailed not for aught that befell them in the way of Allah, nor did they weaken, nor were they brought low. Allah loveth the steadfast.

Mohamed Ahmed - Samira

Many a seeker after God has fought in the way of God by the side of many an apostle, undaunted (by disaster), and did not disgrace themselves; -- verily God loves those who are steadfast.

Muhammad Asad

And how many a prophet has had to fight [in God's cause], followed by many God-devoted men: and they did not become faint of heart for all that they had to suffer in God's cause, and neither did they weaken, nor did they abase themselves [before the enemy], since God loves those who are patient in adversity;

Mustafa Khattab

˹Imagine˺ how many devotees fought along with their prophets and never faltered despite whatever ˹losses˺ they suffered in the cause of Allah, nor did they weaken or give in! Allah loves those who persevere.

Progressive Muslims

And many prophets had a large number of devotees fighting with them. They did not waver by what afflicted them in the cause of God, nor did they become weak, nor did they become discouraged; and God loves the patient ones.

Rashad Khalifa

Many a prophet had godly people fight along with him, without ever wavering under pressure in the cause of GOD, nor did they hesitate or become discouraged. GOD loves the steadfast.

Sahih International

And how many a prophet [fought and] with him fought many religious scholars. But they never lost assurance due to what afflicted them in the cause of Allah, nor did they weaken or submit. And Allah loves the steadfast.

Sam Gerrans

And alongside how many a prophet have fought many stoutly devout men! And they fainted not at what befell them in the cause of God; neither did they weaken, nor did they yield. And God loves the patient.

Shabbir Ahmed

Many Prophets have fought in the Cause of Allah and with them a great many men of God, without wavering under adversity, nor did they hesitate nor became discouraged. Allah loves the steadfast.

Syed Vickar Ahamed

How many a prophet fought (in Allah’s cause), and with him (fought) large groups of men with Belief? But if they met with disaster in Allah’s cause, they did not weaken (in will) nor (did they) give in. And Allah loves those who are firm and strive patiently.

Taqi Usmani

There have been many prophets with whom many men of Allah have fought; they did not lose heart for what they suffered in the way of Allah, nor did they become weak, nor did they yield. Allah loves the steadfast.

The Monotheist Group

And many a prophet had a large number of Devotees fighting with him. They did not waver by what afflicted them in the cause of God, nor did they become weak, nor did they become discouraged; and God loves the patient ones.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 146. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 146. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 146. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩