Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 28. ayet

Âl-i İmrân suresi, 28. ayet. لَّا يَتَّخِذِ ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ ٱللَّهِ فِى شَىْءٍ إِلَّآ أَن تَتَّقُوا۟ مِنْهُمْ تُقَىٰةً وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفْسَهُۥ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

lâ yetteḫiẕi-lmü'minûne-lkâfirîne evliyâe min dûni-lmü'minîn. vemey yef`al ẕâlike feleyse mine-llâhi fî şey'in illâ en tetteḳû minhüm tüḳâh. veyüḥaẕẕirukümü-llâhü nefseh. veile-llâhi-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 25–31 · surenin 28. ayeti / 200

Konu Kitaptan pay verilenler; mülkün sahibi; dost edinme Âl-i İmrân 21–32 3

  1. Âl-i İmrân 25

    Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit, halleri nice olacaktır.

  2. Âl-i İmrân 26

    De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin."

  3. Âl-i İmrân 27

    "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

  4. 28

    Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır.

  5. Âl-i İmrân 29

    De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

  6. Âl-i İmrân 30

    Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.

  7. Âl-i İmrân 31

    De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. “Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler.” Bu, Yüce Allah’ın mü’minlere koyduğu bir yasak ve bir sakındırmadır. Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dostlar edinmemelidirler. Çünkü mü’minler birbirlerinin dostlarıdır. Allah da onların dostudur.

“Kim bunu” kâfirleri dost edinmeyi “yaparsa Allah ile olan bağını koparmış olur.” Yani o Allah’tan uzaktır, Allah da ondan uzaktır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde: “İçinizden kim onları dost edinirse muhakkak o da onlardandır” (el-Maide, 5/51) buyurmaktadır.

“Ancak onlardan gelecek bir zarardan korunmaya çalışmanız müstesnâ” buyruğu da şu demektir: Ancak kâfirlere düşmanlığınızı açıkça ortaya koymanız halinde kendinize gelecek bir zarardan korkacak olursanız, bu durumda onlarla antlaşmanız ve iyi geçinmenizde size ruhsat vardır. Yoksa beraberinde yardımlaşma ve destek vermeyi de gerektiren ve kalbi sevgi demek olan dost edinmeye ise ruhsat yoktur.

“Allah sizi kendisinden sakındırıyor.” O halde siz de O’ndan korkun. O’ndan korkmayı insanlardan korkmanın önüne geçirin; çünkü kulların işlerini çekip çeviren O’dur. Onların idarelerini elinde tutan O’dur, O’na döneceklerdir ve O’nun huzuruna varacaklardır. O’ndan korkmayı ve mükâfatını ummayı başka şeylerden önde tutanları pek büyük ecirlerle mükâfatlandıracaktır. Kâfirleri ve onları dost edinenleri ise dehşetli azaplarla cezalandıracaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Müminler! Sakın Müminleri bırakıp da sevip, yardım ederek kâfirleri veli/dost edinmeyin. Kim bunu yaparsa, Allah’tan uzaklaşmış, Allah da ondan uzaklaşmıştır. Ancak onların hükümranlığında olmanız ve size gelebilecek tehlikelerden korunmanız başkadır. Onlara karşı düşmanlığı gizlemekle birlikte onların eziyetlerinden korunmak için onlara karşı yumuşak söz söylemenizde ve yumuşak davranmanızda bir sıkıntı yoktur. Allah, sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Sakın O'na isyan ederek gazabına uğramayın. Kıyamet günü amellerinin karşılığını kendilerine vermek üzere kulların dönüşü sadece Allah’adır.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la
  2. يَتَّخِذِ yettehizi edinmesin kök: اخذ
  3. ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minune Mü'minler kök: امن
  4. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirleri kök: كفر
  5. أَوْلِيَآءَ evliya'e dost kök: ولي
  6. مِن min
  7. دُونِ duni bırakıp kök: دون
  8. ٱلْمُؤْمِنِينَ ۖ l-mu'minine inananları kök: امن
  9. وَمَن ve men ve kim
  10. يَفْعَلْ yef'al yaparsa kök: فعل
  11. ذَٰلِكَ zalike böyle
  12. فَلَيْسَ feleyse kalmaz (değildir) kök: ليس
  13. مِنَ mine
  14. ٱللَّهِ llahi Allah ile kök: اله
  15. فِى fi
  16. شَىْءٍ şey'in bir şey (dostluğu) kök: شيا
  17. إِلَّآ illa ancak başka
  18. أَن en
  19. تَتَّقُوا۟ tetteku korunmanız kök: وقي
  20. مِنْهُمْ minhum onlardan
  21. تُقَىٰةًۭ ۗ tukaten (gelebilecek) tehlikeden kök: وقي
  22. وَيُحَذِّرُكُمُ ve yuhazzirukumu ve sizi sakındırır kök: حذر
  23. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  24. نَفْسَهُۥ ۗ nefsehu kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den kök: نفس
  25. وَإِلَى ve ila
  26. ٱللَّهِ llahi ve Allah'adır kök: اله
  27. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru dönüş kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a…

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: حذر (21 geçiş)

    Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş)

    Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş)

    Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin! dipnot 1 Kim bunu yaparsa, artık Allah ile bir şeyi (ilgisi) kalmaz. Ancak onlardan (kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. dipnot 2 Dönüş, yalnızca Allah'adır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Nisâ 4:144, Mâide 5:51, 54, Mücâdele 58:22 ve Mümtehine 60:1. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Al-i İmrân 3:30'da da geçen bu cümle "Allah sizi kendisine isyan edip böylece O'nun azabına layık olmaktan sakındırıyor" veya "Allah size kendisine karşı dikkatli olmanızı hatırlatmaktadır" şeklinde de anlaşılabilir. Yüce Allah kimlerin kimleri niçin ve hangi şartlarda dost edindiğini gayet iyi bildiği için, asıl korkulması gerekenin başkaları değil de kendisi olduğunu hükme bağlamakta, bu noktada uyarıda bulunmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Mü'minler mü'minleri bırakıp da kafirleri (askeri) müttefik edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah'tan bütünüyle kopmuş olur; ancak kendinizi onlara karşı korumak için (bilinçli bir tercihse), o başka: Ne ki Allah, kendisine karşı dikkatli olmanızı ihtar eder; çünkü bütün yollar Allah'a çıkar.

Muhammed Esed

Müminler, müminleri bırakıp hakikati inkara şartlanmış olanları dost edinmesinler -çünkü bunu yapan, Allah ile bütün bağını koparmış olur- kendinizi onlardan korumak için bu yola başvurmanız hariç. Ancak Allah, Kendisine karşı dikkatli olmanızı ihtar eder, çünkü bütün yollar Allah'a varır.

Ahmed Hulusi

İman edenler, iman edenleri bırakıp, hakikati inkar edenleri veli - dost edinmesin. Bunu yapan, Allah'la bağını koparmış olur. Bu ancak korunma amaçlı olabilir. Allah sizi kendisine dikkatli olmanız konusunda uyarır. Dönüşünüz Allah'adır!

Ali Bulaç

Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah'tan hiç bir şey (yardım) yoktur. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi kendisinden sakındırır. Varış Allah'adır.

Ali Özek ve heyeti

Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur. Ancak kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Dönüş yalnız Allah’adır.

Ali Rıza Safa

İnananlar, inananlardan başka bir de ayrıca, nankörlük edenleri dost edinmesin. Onlardan korunmak için sakınmanız dışında, kim bunu yaparsa, Allah ile ilişiği kesilir. Allah, Kendisinden sakınmanız için sizi uyarıyor. Çünkü dönüş, Allah'a olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Müminler, müminleri bırakıp kafirleri dost edinmesinler; çünkü kendinizi onlardan korumak için bu yola başvurmanız hariç, kim bunu yaparsa, Allah ile bütün bağını koparmış olur. Ancak Allah, kendisine karşı dikkatli olmanız konusunda sizi uyarıyor; çünkü dönüş Allah'adır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar, iman edenleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim bunu yaparsa ALLAH ile bir ilgisi kalmaz. Ancak onlardan korkmanız hali başka... ALLAH kendisi hakkında sizi uyarıyor. Dönüş ALLAH'adır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar, inananları bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim bunu yaparsa ALLAH ile bir ilgisi kalmaz. Ancak onlardan korkmanız hali başka... ALLAH kendisi hakkında sizi uyarıyor. Dönüş ALLAH'adır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnananlar, inananları bırakıp da kafirleri dost edinmesin. Her kim bunu yaparsa, Allah'tan ilişiği kesilmiş olur. Ancak onlardan bir korunma yapmanız başka. Allah, sizi kendisinden korkmanız için uyarıyor. Sonuçta gidiş Allah'adır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mü'minler, mü'minleri bırakıb da kafirleri dost edinmesin, ve onu her kim yaparsa Allahdan ilişiği kesilmiş olur ancak onlardan bir korunma yapmanız başka, maamafih Allah sizi kendisinden tahzir buyurur, nihayet de gidiş Allahadır

Erhan Aktaş

Mü'minler, Mü'minleri bırakıp da Kafirleri evliya dipnot 1 edinmesinler. Kafirleri evliya edinenin, Allah'la bir bağı kalmaz. Ancak onlardan korunmanız başka. Allah, sizi, kendisine karşı gelmekten sakındırır. Dönüşünüz yalnızca Allah'adır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (Bkz. 2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'minler, Mü'minleri bırakıp da Kafirleri evliya dipnot 1 edinmesinler. Kafirleri evliya edinenin, Allah'la bir bağı kalmaz. Ancak onlardan korunmanız başka. Allah, sizi, kendisine karşı gelmekten sakındırır. Dönüşünüz yalnızca Allah'adır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mü'minler, mü'minleri bırakıp da gerçeği yalanlayan nankörleri evliya dipnot 1 edinmesinler. Gerçeği yalanlayan nankörleri evliya edinenin, Allah'la bir bağı kalmaz. Ancak onlardan korunmanız başka. Allah, sizi, kendisine karşı gelmekten sakındırır. Dönüşünüz yalnızca Allah'adır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Kur'an'da yer alan, "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedirler.

Gültekin Onan

İnançlılar, inançlıları bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Tanrı'dan hiç bir şey (yardım) yoktur. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Tanrı, sizi kendisinden sakındırır. Varış Tanrı'yadır.

Hasan Basri Çantay

Mü'minler, mü'minleri bırakıb da kafirleri dostlar edinmesin. Kim bunu yaparsa (ona) Allahdan hiç bir şey (hiç bir yardım) yokdur. Meğer ki onlardan, gelebilecek bir tehlikeden dolayı, sakınmış olasınız. Allah size (asıl) kendisinden korkmanızı emrediyor. Nihayet gidiş de ancak Allahadır.

İbni Kesir

Mü'minler, Mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa; Allah ile dostluğu kalmaz. Ancak onlardan sakınmanız müstesnadır. Allah, size kendisinden korkmanızı emrediyor. Dönüş Allah'adır.

Mehmet Alagaş

(28-32) Müminler diğer müminlerin dışında, kafirleri dost edinmesinler , ancak onlardan / kafirlerinden korunma amaçlı sakınanların dostluk kurması hariç diğerlerinden kim böyle yaparsa Allah’tan hiçbir şeye sahip değildir , Allah sizi kendisinden sakındırır, d önüş O’nadır. De ki kalplerinizdeki ni gizleseniz de veya açık etseniz de Allah onu bilir ve semalarda ve arzda olanı da bilir, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. O gün her nefis iyilik adına ne yaptı ise ve kötülük adına ne yaptı ise onu hazır olarak orada bulacaktır , arzular ki kötülükleri ile onun arasında uzak bir mesafe olsun, Allah sizi kendisinden sakındırır, Allah kullarına çok şefkatlidir. Deki eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun / tabi olun , Allah’ta sizi sev sin, sizin günahlarınızı bağışla sın, Allah bağışlayandır, esirgeyendir. De ki Allah’a ve Resul’e uyun / itaat edin, eğer yüz çevirirseniz muhakkak ki Allah kafirleri sevmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Müminler, Müminleri bırakıp kâfirleri veli/dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Dönüş Allah’adır.

Süleyman Ateş

Mü'minler, inananları bırakıp, kafirleri dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir dostluğu kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başka. (Şerlerinden korunmak için dost gözükebilirsiniz). Allah sizi kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den sakındırır. (Sakın hükümlerine aykırı davranarak, düşmanlarını dost tutarak O'nun gazabına uğramayın. Çünkü) dönüş Allah'adır.

Süleymaniye Vakfı

Müminler, kafirleri müminlerden daha yakın konumda tutmasınlar. dipnot 1 Bunu yapanın Allah'tan bir beklentisi olamaz. Kafirlerden bir şekilde korunma ihtiyacı dipnot 2 içinde olmanız bunun dışındadır. Allah, sizi kendisine karşı uyarır. Dönüp varacağınız yer, Allah'ın huzurudur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinimizden dolayı bizi öldürmeye kalkışmamış, bizi yaşadığınız yerlerden çıkarmamış veya çıkaranlara destek vermemiş kafirlerle dostluk kurmamız yasak değildir (Mümtahine 60/8-9). Yasak olan, dostlukta onlara öncelik vermemizdir, çünkü önceliği daima müminlere vermek gerekir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette geçen tukah (تُقَاةً), "korunma" anlamına gelir (Lisanül-Arab). Bu kökten türeyen takıyye kelimesi terim olarak "Açık ve muhtemel tehlikeden korunmak maksadıyla inancın gizlenmesi" anlamında kullanılır. Can tehlikesi söz konusu olduğunda kişi kalbindeki inancını gizleyebilir (Nahl 16/106). Mekke müşrikleri Ammar b. Yasir'i annesi ve babasıyla birlikte yakalar ve ağır işkencelerle anne ve babasını gözleri önünde öldürürler. Ammar (r.a.) yapılan işkencelere dayanamayıp Muhammed'den hoşlanmadığını söyler ve Lat ile Uzza'nın iyiliklerini dile getirir. Olup bitenleri nebimize anlatıp "Perişan oldum ya Rasulallah!" deyince, nebimiz: "Kalbini nasıl buldun?" diye sorar. O da: "İman ile dopdolu." der. Bunun üzerine nebimiz: "Eğer bir daha seni yakalarlarsa aynı şekilde davran!" der (İbn Sa'd, Tabakat, c. III, s. 249). Fakat Şiiler, bu ruhsatı delil göstererek takıyyeyi, inançta asla terk edilmemesi gereken bir farz olarak kabul eder ve Nebimizin takıyye ile ilgili şöyle dediğini iddia ederler: "Siz Allah'ın dini üzeresiniz. Her kim bunu gizlerse Allah onu aziz kılar. Her kim de bunu duyurursa Allah onu zelil kılar." Ali'ye (r.a.) de şöyle bir söz nispet ederler: "Takıyye mü'minin en faziletli amelidir. Takıyyesi olmayanın dini de yoktur." (Küleyni,el- Kafi. bab'ut-takiyye c. II. s. 220).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müminler kafirleri kendilerine, müminlerden yakın tutmasınlar. Onlardan bir şekilde korunma haricinde bunu yapanın Allah'tan bir beklentisi olamaz. Allah, sizi kendine karşı uyarır. Dönüp varacağınız yer, Allah'ın huzurudur.

Şaban Britch

Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri veli/dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah’tan hiçbir şey beklemesin. Kim bunu yaparsa, Allah ondan beri, O da Allah'tan uzaktır. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisi hakkında korkutup, uyarmaktadır. Dönüş Allah’adır.

Şaban Piriş

Müminler, müminleri bırakıp kafirleri veli / dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah'tan hiç bir şey beklemesin. Ancak, onlardan (gelebilecek bir tehlikeden korkarsanız) korunma gayesiyle, sakınmanız hariçtir. Allah, asıl kendisinden korkmanız için sizi uyarıyor. Dönüş Allah'adır.

Yaşar Nuri Öztürk

Müminler, müminleri bırakıp da küfre sapanları gönül dostu edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah'la ilişiği kesilir. Ancak bir sakınma ile onlardan korunmanız müstesna. Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır. Ve dönüş yalnız Allah'adır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Belief is incompatible with Disbelief, therefore let those whose hearts have been touched by the divine hand refrain from favouring those infidels who deny Allah over their companions in religion. He who follows this irreverent course of action, Allah shall renounce, except under compelling circumstances, then exercise caution beforehand to provide against their mischief. Allah cautions you not to come within the measure of His wrath. Allah is the end and purpose for which all are destined.

Abdul Haleem

The believers should not make the disbelievers their allies rather than other believers- anyone who does such a thing will isolate himself completely from God- except when you need to protect yourselves from them. God warns you to beware of Him: the Final Return is to God.

Abdullah Yusuf Ali

Let not the believers Take for friends or helpers Unbelievers rather than believers: if any do that, in nothing will there be help from Allah: except by way of precaution, that ye may Guard yourselves from them. But Allah cautions you (To remember) Himself; for the final goal is to Allah.

Abul A'la Maududi

The believers may not take the unbelievers for their allies in preference to those who believe. Whoever does this has nothing to do with Allah unless he does so in order to protect himself from their wrong-doing. dipnot 1 Allah warns you to beware of Him for it is to Allah that you will return. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This means that it is lawful for a believer, helpless in the grip of the enemies of Islam and in imminent danger of severe wrong and persecution, to keep his faith concealed and to behave in such a manner as to create the impression that he is on the same side as his enemies. A person whose Muslim identity is discovered is permitted to adopt a friendly attitude owards the unbelievers in order to save his life. If he considers himself incapable of enduring the excesses to which he may be subjected, he may even state that he is not a believer.
  2. metne dön, dipnot 2
    One should not be overwhelmed by the fear of other human beings to the extent of losing the fear of God. Human beings can harm a man but the most they can do is to ruin his transient, earthly life. God, on the other hand, can subject him to everlasting torment. If one is constrained in extraordinary circumstances to resort to a prudent concealment of faith (taqiyah) in order to save one's life, this concealment should remain within reasonable limits. The most one is permitted to do is to protect one's life and property without jeopardizing either the interests of Islam or of the Muslim community as a whole, and without causing loss of life and property to other Muslims. One must never allow saving one's own life to lead to the propagation of unbelief at the expense of Islam and to the dominance of unbelievers over Muslims. Here the believers are warned that, no matter how dangerous the circumstances surrounding them, they cannot escape God's reproach if they give substantial aid to those rebelling against Him, and cause any harm to God's chosen religion, to the community of believers or to any individual believer. For, it is to God that one will ultimately return for reckoning.

Aisha Bewley

The muminun should not take kafirun as friends rather than muminun. Anyone who does that has nothing to do with Allah at all – unless it is because you are afraid of them. Allah advises you to beware of Him. Allah is the final destination.

Al-Hilali & Khan

Let not the believers take the disbelievers as Auliyâ (supporters, helpers) instead of the believers, and whoever does that will never be helped by Allâh in any way, except if you indeed fear a danger from them. And Allâh warns you against Himself (His punishment)[1], and to Allâh is the final return.

Ali Quli Qarai

The faithful should not take the faithless for allies instead of the faithful, and whoever does that Allah will have nothing to do with him, except when you are wary of them out of caution. Allah warns you to beware of [disobeying] Him, and toward Allah is the return.

Amatul Rahman Omar

Let not the believers take the disbelievers for friends in preference to the believers unless you very carefully guard against evil from them. Indeed he who acts likewise (in a careless manner let him remember) he has nothing to do with Allâh. And Allâh cautions you against His punishment, for to Allâh is the eventual returning.

Arthur John Arberry

Let not the believers take the unbelievers for friends, rather than the believers -- for whoso does that belongs not to God in anything -- unless you have a fear of them. God warns you that You beware of Him, and unto God is the homecoming.

Bijan Moeinian

The believers should never ally with the disbelievers, except to avoid persecution. Whoever does so, should not expect any help from the Lord. God, therefore, reminds you that you should respect Him and know that your journey ends in meeting with Him.

E. Henry Palmer

Those who believe shall not take misbelievers for their patrons, rather than believers, and he who does this has no part with God at all, unless, indeed, ye fear some danger from them. But God bids you beware of Himself, for unto Him your journey is.

Edip-Layth

Let not those who acknowledge take the ingrates as allies instead of those who acknowledge. Whoever does so will have nothing with God, for you are to be cautious of them for a particular reason. Moreover, God warns you of Himself, and to God is the destiny.

George Sale

Let not the faithful take the infidels for their protectors, rather than the faithful: He who doth this, shall not be protected of God at all; unless ye fear any danger from them: But God warneth you to beware of himself; for unto God must ye return.

Hamid S. Aziz

Let not those who believe take disbelievers for their friends rather than believers. He who does this has no part with Allah at all, unless, indeed, you guard yourselves against them. But Allah bids you beware of only Himself, for unto Allah is your journeying.

Mahmoud Ghali

The believers should not take to themselves the disbelievers for constant patrons, apart from (i. e. rather than) the believers; and he who performs that, (then) he has nothing (to look to) from Allah, excepting that you may protect yourselves against them (in manner) of protection. And Allah bids you beware Himself; and to Allah is the Destiny.

Marmaduke Pickthall

Let not the believers take disbelievers for their friends in preference to believers. Whoso doeth that hath no connection with Allah unless (it be) that ye but guard yourselves against them, taking (as it were) security. Allah biddeth you beware (only) of Himself. Unto Allah is the journeying.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who believe should not take unbelievers as their friends in preference to those who believe -- and whoever does so should have no (expectations) of God -- unless to safeguard yourselves against them. But God commands you to beware of Him, for to God you will journey in the end.

Muhammad Asad

LET NOT the believers take those who deny the truth for their allies in preference to the believers - since he who does this cuts himself off from God in everything - unless it be to protect yourselves against them in this way. But God warns you to beware of Him: for with God is all journeys' end.

Mustafa Khattab

Believers should not take disbelievers as guardians instead of the believers—and whoever does so will have nothing to hope for from Allah—unless it is a precaution against their tyranny. And Allah warns you about Himself. And to Allah is the final return.

Progressive Muslims

Let not the believers take the rejecters as allies instead of the believers. And whoever does so will have nothing with God; for you are to be cautious of them as they deserve. And God warns you of Himself, and to God is the destiny.

Rashad Khalifa

The believers never ally themselves with the disbelievers, instead of the believers. Whoever does this is exiled from GOD. Exempted are those who are forced to do this to avoid persecution. GOD alerts you that you shall reverence Him alone. To GOD is the ultimate destiny.

Sahih International

Let not believers take disbelievers as allies rather than believers. And whoever [of you] does that has nothing with Allah, except when taking precaution against them in prudence. And Allah warns you of Himself, and to Allah is the [final] destination.

Sam Gerrans

Let not the believers take as allies the false claimers of guidance rather than believers; and whoso does that is not of God in anything — save that you be in prudent fear of them, as a precaution. And God warns you of Himself; and to God is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

(Those who reject the Laws of such an Omnipotent Creator, will not support the Divine Ideology). Believers should not expect them to be their supporters in the establishment of the Divine System instead of their fellow believers. If a believer did that, he would have nothing to do with (the Cause of) Allah. Exempted are those who are forced to do this to avoid persecution. Allah warns you of His Law of Requital, and to Allah is the Journeying.

Syed Vickar Ahamed

Let the believers not take for friends or helpers unbelievers rather than believers: If any do that, in nothing will there be help from Allah: Except by way of precaution, that you may guard yourself from them. But Allah cautions you Himself; Because the final goal is to Allah.

Taqi Usmani

The believers must not take the disbelievers as friends instead of the believers.And whoever does that has no relation with Allah whatsoever, unless you (do so) as a protective measure (in order to) save yourself from them. Allah warns you of Himself, for unto Allah is the return.

The Monotheist Group

Let not the believers take the rejecters as allies instead of the believers. And whoever does so will have nothing with God; for you are to be cautious of them as they deserve. And God warns you of Himself, and to God is the destiny.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩