Diyanet İşleri
"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 27. ayet. تُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَتُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَتُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
tûlicü-lleyle fi-nnehâri vetûlicü-nnehâra fi-lleyl. vetuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti vetuḫricü-lmeyyite mine-lḥayy. veterzüḳu men teşâü bigayri ḥisâb.
"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitaptan pay verilenler; mülkün sahibi; dost edinme Âl-i İmrân 21–32 3
Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.
Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit, halleri nice olacaktır.
De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin."
"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."
Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır.
De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."
Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 26–27. ayetler için yazılmıştır.
26-27. Yüce Allah asaleten peygamberine tebean da ümmetine hitaben işleri çekip çevirmenin, tasarrufta bulunmanın, ulvi ve süfli alemi idare etmenin yalnızca Rabbinin hakkı olduğunu, mutlak hükümranlığın ve egemenliğin, muhkem tasarrufun sadece O’nun elinde bulunduğunu, hükümranlığı dilediğine verip dilediğinden de çekip aldığını, dilediğini aziz ve dilediğini de zelil kıldığını ilan etmesini emretmektedir.
O halde durum ne Kitap ehlinin ne de başkalarının temennileri ile olacak şey değildir. Aksine emir Allah’ın emridir, tedbir onun tedbiridir. Tedbir ve idaresinde kimse O’na karşı çıkamaz. Takdirinde de yardımcıya ihtiyacı yoktur. Günleri insanlar arasında dönüp dolaştırmak sureti ile mutlak tasarrufta bulunan O olduğu gibi, bizzat zamanın kendisi üzerinde de tasarruf O’nun elindedir. Şöyle ki O, gündüzü geceye, geceyi de gündüze ekler. Yani birini ötekinin yerine geçirir ve o diğerinin yerini alır, diğer taraftan birinden eksiltip diğerine ilave eder. Böylelikle yarattıklarının maslahatlarını gerçekleştirmiş olur.
Yine Yüce Allah ölüden diri çıkartır. Meselâ ekini ve ağaçları tohumlarından çıkartır. Kâfirden mü’min çıkartır. Diriden de ölü çıkartır. Meselâ ekinlerden ve ağaçlardan tohumları ve çekirdekleri, uçan kuştan da yumurtayı çıkartır... Kısacası birbirine zıt şeylerin birini diğerinden çıkartan O’dur ve her şey O’na itaatle boyun eğmiştir.
Yüce Allah’ın: “Hayır (tümüyle) senin elindedir” buyruğu; hayrın tamamı Sendendir demektir. İyilikleri, hayır ve güzellikleri veren yalnız Allah’tır. Şerre gelince o, Yüce Allah’a ne sıfat olarak, ne isim olarak ne de fiil olarak izafe edilmez. Ancak şer, O’nun fiillerinin sonuçlarına, kader ve kazasının kapsamına dahildir. Hayır da şer de kaza ve kaderin kapsamı içerisindedir. Allah’ın hükümranlığında O’nun dilediğinden başkası meydana gelmez. Fakat şer (edeben) Allah’a izafe edilmez. O bakımdan “hayır ve şer senin elindedir” denmez, bunun yerine Yüce Allah’ın buyurduğu ve Rasûlünün de söylediği gibi “hayır senin elindedir” denir. Bazı müfessirlerin bu konuda “şer de aynı şekilde Allah’ın elindedir” diyerek araya bir ifade yerleştirmeleri bir yanılgıdır. Zira onlar, bunu söylerken özellikle hayrın anılmasının, Allah’ın umumi (hayrı da şerri de içine alan) kaza ve kaderine aykırı olduğunu sanmışlardır. Bu kanaatlerinin cevabı ise az önce yaptığımız açıklamadadır.
“Dilediğine de hesapsız rızık verirsin” buyruğuna gelince; Yüce Allah başka âyet-i kerimelerde hangi sebeplerle Allah’ın rızkına kavuşulduğunu söz konusu etmektedir. Mesela: “Kim Allah’tan sakınırsa (takvalı olursa) Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve ona ummadığı bir yerden rızık verir. Kim Allah’a tevekkül ederse O kendisine yeter” (et-Talak, 65/2-3) buyruklarında olduğu gibi. O halde kullara düşen, rızkı ancak Yüce Allah’tan talep etmek ve Allah’ın kolaylaştırıp mubah kıldığı sebepler ile rızık elde etmek için çalışmaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kudretinin göstergelerinden biri de geceyi gündüze geçirirsin. Böylece gündüz vakti uzar. Gündüzü gecenin içine sokarsın ki, böylece gece uzar. Kâfirden Mümini, taneden ekini çıkardığın gibi, ölüden diriyi çıkarırsın. Tavuktan yumurtayı, müminden kâfiri çıkardığın gibi diriden ölüyü çıkarırsın. Sen, dilediğini geniş bir şekilde hesapsızca ve sayısızca rızıklandıransın.
Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)
Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde,…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: ولج (14 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Bu böyle. Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Aynı kök: ولج (14 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri…
Aynı kök: ولج (14 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte…
Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş)
Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Geceyi gündüzün içine koyuyorsun; gündüzü de gecenin içine koyuyorsun. dipnot 1 Ölüden diriyi çıkarıyorsun; diriden de ölüyü çıkarıyorsun. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin." dipnot 2
Geceyi uzatıp gündüzü kısaltırsın, gündüzü uzatıp geceyi kısaltırsın! Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın. Ve dilediğin kimseye hesapsız rızık verirsin."
"Gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatırsın. Ölüden diri ve diriden ölü çıkarırsın. Ve dilediğine her türlü hesabın üstünde rızık bağışlarsın."
"Geceyi gündüze dönüştürürsün, gündüzü geceye dönüştürürsün. Diriyi ölüden çıkartırsın, ölüyü diriden çıkartırsın. Dilediğine hesapsız rızık (yaşam gıdası) verirsin. "
"Geceyi gündüze bağlayıp katarsın, gündüzü de geceye bağlayıp katarsın; diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Sen, dilediğine hesapsız rızık verirsin."
Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin.
"Geceyi, gündüzün içine katarsın; gündüzü de gecenin içine katarsın. Diriyi, ölüden çıkarırsın; ölüyü de diriden çıkarırsın. Ve dilediğine, hesapsız geçimlik verirsin!"
Gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatırsın. Ölüden diri ve diriden ölü çıkarırsın; dilediğine her türlü hesabın üstünde rızık bağışlarsın."
"Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın."
'Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın.'
Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü de gecenin içine sokarsın. Ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin.
Geceyi gündüzün içinde sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın, ölüden diri çıkarırsın diriden ölü çıkarırsın, dilediğine de hisabsız rızk verirsin
"Geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de geceye dönüştürürsün. Diriyi, ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Hak edene hesapsız rızık verirsin."
"Geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de geceye dönüştürürsün. Diriyi, ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Hak edene hesapsız rızık verirsin."
"Geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de geceye dönüştürürsün. Diriyi, ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğine dipnot 1 hesapsız rızık verirsin."
"Geceyi gündüze bağlayıp katarsın, gündüzü de geceye bağlayıp katarsın: diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Sen, dilediğine hesapsız rızık verirsin".
Geceyi gündüzün içine koyarsın. Gündüzü geceye sokarsın, ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Sen kimi dilersen ona sayısız rızk verirsin.
Geceyi gündüze geçirir, gündüz geceye geçirirsin. Ölüden diriyi çıkarır, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğin kimseye hesabsız rızık verirsin.
(26-27) De ki; Ey mülkün egemeni / maliki Allah’ım, sen istediğine mülk verirsin, istediğinden de çekip alırsın, istediğini saygın edersin, istediğini rezil edersin , İyi olan / hayır, senin elindedir , muhakkak ki sen her şeyi güç yetirip ayarlayansın. Geceyi gündüze geçirirsin, gündüzü de geceye geçirirsin , ölüden diri çıkarırsın, diriden de ölü çıkarırsın , istediğini de hesapsızca rızıklandırırsın.
Geceyi gündüze geçirir, gündüzü de geceye sokarsın. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.
"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın, dilediğini hesapsız rızıklandırırsın!"
Geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü gecenin içine sokarsın. dipnot 1 Ölüden diriyi çıkarır, diriden ölüyü çıkarırsın. dipnot 2 Tercih ettiğin kişiye de hesapsız rızık verirsin."
Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın. dipnot 1 Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden de ölüyü çıkarırsın. Tercih ettiğin kişiye hesapsız rızık verirsin."
Geceyi gündüze geçirir, gündüzü de geceye sokarsın. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.
Geceyi gündüze geçirir, gündüzü de geceye sokarsın. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.
"Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü de gecenin içine sokarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsızca rızıklandırırsın."
"You cause the night to lose itself by absorption into the day and You cause the day to lose itself by absorption into the night, irrespective of the nature of the solar day, civil day or the period of the year. You cause the living to ascend from the dead* and You cause the dead to fall from life. You provide livelihood and You fit out meritoriously whom You will with what You will and with what is necessary for a certain purpose".
You merge night into day and day into night; You bring the living out of the dead and the dead out of the living; You provide limitlessly for whoever You will.’
"Thou causest the night to gain on the day, and thou causest the day to gain on the night; Thou bringest the Living out of the dead, and Thou bringest the dead out of the Living; and Thou givest sustenance to whom Thou pleasest, without measure."
You cause the night to pass into the day and the day to pass into the night. You bring forth the living out of the dead, and You bring the dead out of the living, and You give sustenance to whom You will beyond all reckoning.' dipnot 1
You merge the night into the day. You merge the day into the night. You bring out the living from the dead. You bring out the dead from the living. You provide for whoever You will without any reckoning.’
You make the night to enter into the day, and You make the day to enter into the night (i.e. increase and decrease in the hours of the night and the day during winter and summer), You bring the living out of the dead, and You bring the dead out of the living. And You give wealth and sustenance to whom You will, without limit (measure or account).
You make the night pass into the day and You make the day pass into the night. You bring forth the living from the dead and You bring forth the dead from the living, and You provide for whomever You wish without any reckoning.’
`You cause the night to merge into the day and cause the day to merge into the night, and bring forth the living from the dead and bring forth the dead from the living, and provide (all sorts of provisions) to whomsoever You will without measure. '
Thou makest the night to enter into the day and Thou makest the day to enter into the night, Thou bringest forth the living from the dead and Thou bringest forth the dead from the living, and Thou providest whomsoever Thou wilt without reckoning.
"You are the One Who [turn the earth around its axle and] make the day appear after the night and the night take over the day. You are the One Who brings forth living from dead and take away life from the living. You are the One showering whoever you decide with your limitless blessings."
Thou dost turn night to day, and dost turn day to night, and dost bring forth the living from the dead, and dost provide for whom Thou pleasest without taking count. '
"You blend the night into the day, and blend the day into the night; and you bring the living out of the dead, and bring the dead out of the living; and You provide for whom You please with no computation."
Thou makest the night to succeed the day: Thou bringest forth the living out of the dead, and thou bringest forth the dead out of the living; and providest food for whom thou wilt without measure.
Thou dost turn night to day, and do turn day to night, and do bring forth the living from the dead, and Thou brings forth the dead from the living. Thou dost give sustenance for whom Thou chooses without stint."
You insert the night into the daytime and You insert the daytime into the night, and You bring the living out of the dead, and You bring the dead out of the living, and You provide whomever You decide without reckoning. "
Thou causest the night to pass into the day, and Thou causest the day to pass into the night. And Thou bringest forth the living from the dead, and Thou bringest forth the dead from the living. And Thou givest sustenance to whom Thou choosest, without stint.
You make the night succeed the day, the day succeed the night, raise the living from the dead, the dead from the living, and give whomsoever You please, and in measure without number. "
"Thou makest the night grow longer by shortening the day, and Thou makest the day grow longer by shortening the night. And Thou bringest forth the living out of that which is dead, and Thou bringest forth the dead out of that which is alive. And Thou grantest sustenance unto whom `Thou willest, beyond all reckoning."
You cause the night to pass into the day and the day into the night. You bring forth the living from the dead and the dead from the living. And You provide for whoever You will without limit."
"You blend the night into the day, and blend the day into the night; and you bring the living out of the dead, and bring the dead out of the living; and You provide for whom You please with no reckoning. "
"You merge the night into the day, and merge the day into the night. You produce the living from the dead, and produce the dead from the living, and You provide for whomever You choose, without limits."
You cause the night to enter the day, and You cause the day to enter the night; and You bring the living out of the dead, and You bring the dead out of the living. And You give provision to whom You will without account."
“Thou makest the night enter into the day, and Thou makest the day enter into the night; and Thou bringest forth the living from the dead, and Thou bringest forth the dead from the living. And Thou givest provision to whom Thou wilt without reckoning.”
"We witness Your Laws in action throughout the Universe. You merge the night into the day and merge the day into the night. You bring forth the living from the dead and bring forth the dead from the living, and Your Laws sustain all creation indiscriminately."
"You cause the Night to enter the Day, and You cause the Day come into the Night; You bring the Living out from the Dead, and You bring the Dead out from the Living; And You give means (to live) without measure to whom You please. "
You make the night enter into the day, and make the day enter into the night; and You bring the living out from the dead, and bring the dead out from the living, and You give to whom You will beyond measure."
"You blend the night into the day, and blend the day into the night; and you bring the living out of the dead, and bring the dead out of the living; and You provide for whom You wish without reckoning."