Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 32. ayet

Âl-i İmrân suresi, 32. ayet. قُلْ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ

ḳul eṭî`ü-llâhe verrasûl. fein tevellev feinne-llâhe lâ yüḥibbü-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 29–35 · surenin 32. ayeti / 200

Konu Kitaptan pay verilenler; mülkün sahibi; dost edinme Âl-i İmrân 21–32 3

  1. Âl-i İmrân 29

    De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

  2. Âl-i İmrân 30

    Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.

  3. Âl-i İmrân 31

    De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

  4. 32

    De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.

  5. Âl-i İmrân 33–34

    (33-34) Şüphesiz Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip alemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  6. Âl-i İmrân 35

    Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" demişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 31–32. ayetler için yazılmıştır.

31. Bu âyet Allah’ı gerçek anlamı ile sevenler ile bunu mücerred bir iddia olarak ileri sürenlerin kendisi vasıtası ile bilinip ayırt edildiği bir ölçüdür. Zira Allah’ı sevmenin alâmeti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e tabi olmaktır. Yüce Allah O’na ve O’nun davet ettiği şeylerin tümüne tabi olmayı kendi sevgisine ve rızasına giden bir yol olarak tespit etmiştir. Allah’ın sevgisine, rıza ve mükâfaatına mazhar olmak ancak Allah Rasûlü’nün getirmiş olduğu Kitap ve Sünneti tasdik etmek, onların emirlerine uyup yasaklarından kaçınmakla mümkün olabilir. Bunu yapanı Allah sever ve sevenlerin mükâfaatı ile mükâfatlandırır, günahlarını bağışlar ve kusurlarını örter.

32. Burada: Peki, bununla beraber Allah Rasûlüne tabi olmanın gerçek mahiyeti ve niteliği nedir? diye bir soru farz edilmiş gibidir. Böyle bir soruya da Yüce Allah şöylece cevap vermektedir: “De ki: Allah’a ve Rasûl’e” emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak ve verdikleri haberleri tasdik etmek sureti ile “itaat edin. Eğer” bundan “yüz çevirirlerse” işte bu küfrün tâ kendisi olur ve “bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! De ki: Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah’a ve resulüne itaat edin! Eğer bundan yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kendi emrine ve resulünün emrine muhalefet etmeleri sebebiyle kâfirleri sevmez.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. أَطِيعُوا۟ etiu ita'at edin kök: طوع
  3. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  4. وَٱلرَّسُولَ ۖ ve rrasule ve Elçiye kök: رسل
  5. فَإِن fein eğer
  6. تَوَلَّوْا۟ tevellev dönerlerse kök: ولي
  7. فَإِنَّ feinne muhakkak ki
  8. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  9. لَا la
  10. يُحِبُّ yuhibbu sevmez kök: حبب
  11. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirleri kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Allah'a ve elçisine itaat edin! Yok eğer itaatten yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah nankörleri sevmez."

Muhammed Esed

De ki: "Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin." Eğer (bundan) yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah hakikati inkar edenleri sevmez.

Ahmed Hulusi

De ki: "Allah'a ve Rasule itaat edin!". . . Eğer yüz çevirirlerse, muhakkak ki Allah hakikati inkar edenleri sevmez.

Ali Bulaç

De ki: "Allah'a ve elçisine itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kafirleri sevmez.

Ali Özek ve heyeti

De ki: Allah'a ve Rasûlü'ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'a ve elçiye boyun eğin!" Yüz çevirirlerse, kuşkusuz, Allah, nankörlük edenleri sevmez.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat ediniz." Eğer yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah, kafirleri sevmez.

Edip Yüksel

"ALLAH'a ve elçiye itaat edin" de. Yüz çevirirlerse, elbette ALLAH inkarcıları sevmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'ALLAH'a ve elçiye itaat edin,' de. Yüz çevirirlerse, elbette ALLAH inkarcıları sevmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: Allah'a ve peygambere itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Allaha ve Peygambere ıtaat edin; eğer aksine giderlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'a ve Resul'e itaat edin. dipnot 1 " Eğer yüz çevirirlerse, kuşkusuz, Allah, Kafirleri sevmez.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'a ve Resul'e itaat edin." dipnot 1 Eğer yüz çevirirlerse, kuşkusuz, Allah, Kafirleri sevmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki Resul sözcüğüne "sünnete ve hadise itaat etme" anlamı verilerek yapılmıştır. Oysaki Kur'an'da peygamber sözcüğü geçmez. Peygamber, Farsça bir sözcüktür. Kur'an'da Resul ve Nebi sözcükleri geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat vardır. Çünkü Resul'e itaat etmek demek, bize ilettiği ayetlere itaat etmek demektir. Yani Resul'e itaat etmek aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "hadistir." Resul'ün söyledikleri Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun söylediklerine itaat ederek, Allah'a itaat anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ın otoritesini ifade eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" ve "atf-ı tefsir" için de kullanılmaktadır. Bu durumda "ve" edatı, kendinden önceki sözcüğü kendinden sonraki sözcük ile açıklar. Bu kurala göre Allah ve Resul'ü demek, anlam olarak "Allah'a" demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'a ve Rasul'e itaat edin!" Eğer yüz çevirirlerse, kuşkusuz, Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri sevmez.

Gültekin Onan

De ki "Tanrı'ya ve elçisine itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Tanrı kafirleri sevmez.

Hasan Basri Çantay

De ki: "Allaha ve o peygambere itaat edin". Eğer yüz çevirirlerse şübhesiz ki Allah da o kafirleri sevmez..

İbni Kesir

Allah'a ve peygamberlere itaat edin, de. Şayet yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah, kafirleri sevmez.

Mehmet Alagaş

(28-32) Müminler diğer müminlerin dışında, kafirleri dost edinmesinler , ancak onlardan / kafirlerinden korunma amaçlı sakınanların dostluk kurması hariç diğerlerinden kim böyle yaparsa Allah’tan hiçbir şeye sahip değildir , Allah sizi kendisinden sakındırır, d önüş O’nadır. De ki kalplerinizdeki ni gizleseniz de veya açık etseniz de Allah onu bilir ve semalarda ve arzda olanı da bilir, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. O gün her nefis iyilik adına ne yaptı ise ve kötülük adına ne yaptı ise onu hazır olarak orada bulacaktır , arzular ki kötülükleri ile onun arasında uzak bir mesafe olsun, Allah sizi kendisinden sakındırır, Allah kullarına çok şefkatlidir. Deki eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun / tabi olun , Allah’ta sizi sev sin, sizin günahlarınızı bağışla sın, Allah bağışlayandır, esirgeyendir. De ki Allah’a ve Resul’e uyun / itaat edin, eğer yüz çevirirseniz muhakkak ki Allah kafirleri sevmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: Allah’a ve Rasûlüne itaat edin! Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kâfirleri sevmez.

Süleyman Ateş

De ki: "Allah'a ve Elçiye ita'at edin!" Eğer dönerlerse muhakkak ki Allah, kafirleri sevmez.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Allah'a ve resulüne /Kur'an'a dipnot 1 gönülden boyun eğin." dipnot 2 Eğer yüz çevirirlerse (bilsinler ki) Allah, kafirleri sevmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144, Maide 5/67, Nahl 16/35).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Allah'a yani Kitabına dipnot 1 boyun eğin." Yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah, ayetleri görmezlikten gelenleri (kafirleri) sevmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول) kelimesine "gönderilen" anlamı verilebilir. Çünkü bir bilgiyi iletmek için gönderilen kişiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir. (Müfredat). Bilgi daha önemli olduğundan Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Allah'ın son Nebisi öldüğü için resul kelimesine, yerine göre elçi veya Allah'ın gönderdiği kitap anlamını vermek gerekir.

Şaban Britch

De ki: Allah’a ve Rasûlüne itaat edin! Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kâfirleri sevmez.

Şaban Piriş

De ki: -Allah'a ve Resulüne itaat edin! Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kafirleri sevmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Allah'a ve resule itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse, Allah küfre sapanları sevmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "Be obedient to Allah and to His Messenger, but if they turn a deaf ear then they must realize that Allah detests the infidels who deny Him".

Abdul Haleem

Say, ‘Obey God and the Messenger,’ but if they turn away, [know that] God does not love those who ignore [His commands].

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Obey Allah and His Messenger": But if they turn back, Allah loveth not those who reject Faith.

Abul A'la Maududi

Say: 'Obey Allah and obey the Messenger.' If they turn away from this then know that Allah does not love those who refuse to obey Him and His Messenger. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This marks the conclusion of the first discourse. Reflection upon its contents, particularly the reference to the Battle of Badr, leads one to the conclusion that this section was probably revealed between the battles of Badr and Uhud, i.e. sometime in 3.A.H. The tradition mentioned by Muhammad b. Ishaq has led to the common misunderstanding that the first eighty verses of this surah were revealed on the occasion of the arrival of the deputation from Najran in 9 A.H. (See Ibn Hisham. Sirah, vol. 1, pp. 573 ff., especially p. 576; Ibn Ishaq, Life of Muhammad, tr. A. Guillaume, second impression, London, Oxford, 1968. pp. 270 ff.. especially p. 272 - Ed.) This is not true. In the first place, the introductory section indicates that the surah was revealed much earlier. Second, the Tradition narrated by Muqatil b. Sulayman states explicitly that on the occasion of the arrival of the deputation from Najran only those verses which concern the Prophets John (Yahya) and Jesus ('Isa) (peace be on them) were revealed, and the number of those verses is about thirty.

Aisha Bewley

Say, ‘Obey Allah and the Messenger. ’ Then if they turn away, Allah does not love the kafirun.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Obey Allâh and the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم)." But if they turn away, then Allâh does not like the disbelievers[1].

Ali Quli Qarai

Say, ‘Obey Allah and the Apostle. ’ But if they turn away, indeed Allah does not like the faithless.

Amatul Rahman Omar

Say, `Obey Allâh and this Perfect Messenger,' but if they turn away then (remember that) Allâh does not love the disbelievers.

Arthur John Arberry

Say: 'Obey God, and the Messenger. ' But if they turn their backs, God loves not the unbelievers.

Bijan Moeinian

Say : "Obey God and His Prophet. Beware that God does not love those who choose to reject His call."

E. Henry Palmer

Say, 'Obey God and the Apostle; but if ye turn your backs God loves not misbelievers. '

Edip-Layth

Say, "Obey God and the messenger." But if they turn away, then God does not like the ingrates.

George Sale

Say, obey God, and his apostle: But if ye go back, verily God loveth not the unbelievers.

Hamid S. Aziz

Say, "Obey Allah and the Messenger"; but if they turn away Allah loves not disbelievers. "

Mahmoud Ghali

Say, "Obey Allah and the Messenger. "Yet in case they turn away, then surely Allah does not love the disbelievers.

Marmaduke Pickthall

Say: Obey Allah and the messenger. But if they turn away, lo! Allah loveth not the disbelievers (in His guidance).

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Obey God and His Messenger;" and if they refuse (then remember) God does not love disbelievers.

Muhammad Asad

Say: "Pay heed unto God and the Apostle. " And if they turn away - verely, God does not love those who deny the truth.

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Obey Allah and His Messenger." If they still turn away, then truly Allah does not like the disbelievers.

Progressive Muslims

Say: "Obey God and the messenger. " But if they turn away, then God does not like the rejecters.

Rashad Khalifa

Proclaim: "You shall obey GOD and the messenger." If they turn away, GOD does not love the disbelievers.

Sahih International

Say, "Obey Allah and the Messenger. " But if they turn away - then indeed, Allah does not like the disbelievers.

Sam Gerrans

Say thou: “Obey God and the Messenger.” Then if they turn away: God loves not the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

Say (O Messenger), "Obey Allah and the Messenger (as he conveys to you His Revelations and he is the Central Authority for establishing the Divine System on Earth). But if they turn away, Allah does not love the deniers of Truth since they choose to remain in darkness."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Obey Allah and His Messenger (Muhammad):" But if they turn away, then Allah does not love those who reject Faith.

Taqi Usmani

Say: "Obey Allah and the Messenger." Then, should they turn back, Allah does not love the disbelievers.”

The Monotheist Group

Say: "Obey God and the messenger." But if they turn away, then God does not love the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩