Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 89. ayet

Âl-i İmrân suresi, 89. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

ille-lleẕîne tâbû mim ba`di ẕâlike veaṣleḥû feinne-llâhe gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 86–92 · surenin 89. ayeti / 200

Konu Peygamberlerden alınan söz; İslâm'dan başka din arayan Âl-i İmrân 81–91 3

  1. Âl-i İmrân 86

    İman ettikten, Peygamberin hak olduğuna şahitlik ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra inkar eden bir toplumu Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez.

  2. Âl-i İmrân 87

    İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.

  3. Âl-i İmrân 88

    Onun (lanetin) içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.

  4. 89

    Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Âl-i İmrân 90

    Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

  6. Âl-i İmrân 91

    Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

  7. Âl-i İmrân 92

    Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 89–91. ayetler için yazılmıştır.

89-91. Diğer taraftan Yüce Allah, küfür ve günahlarından tevbe edip kusurlarını ıslah eden kimseleri bu tehditten istisna etmektedir. Allah, onların işledikleri günahları bağışlayacak ve geçmişteki hatalarını affedecektir.

Ancak kâfir olup da küfrü üzere ısrar eden, ölünceye kadar da küfrünü artırmaktan başka bir şey yapmayanlar ise hidâyet yolundan sapmış ve bedbahtlık yolunu izlemiş kimselerdir. Böylece onlar bu acı verici azabı hak etmişlerdir. Allah’ın azabına karşı kimse onlara yardım edemeyecektir. Hatta fidye verip kurtulmak kastı ile yeryüzü dolusu kadar altını harcamaya kalkışsalar bile bunun onlara faydası olmayacaktır. Küfürden ve küfrün şubelerinden Allah’a sığınırız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ancak küfürlerinden ve zulümlerinden sonra Allah'a dönenler ve amellerini düzeltenler var ya, işte onlar müstesnadır. Muhakkak ki Allah, kullarından tövbe eden kimseleri bağışlar ve onlara merhamet eder.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa dışında
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. تَابُوا۟ tabu tevbe eden kök: توب
  4. مِنۢ min
  5. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  6. ذَٰلِكَ zalike ondan
  7. وَأَصْلَحُوا۟ ve eslehu ve uslananlar kök: صلح
  8. فَإِنَّ feinne çünkü
  9. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  10. غَفُورٌۭ gafurun çok bağışlayan kök: غفر
  11. رَّحِيمٌ rahimun çok esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ancak bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah imandan sonra küfre girenlere kapının tamamen kapanmadığını bildirmekte ve eğer tevbe edip durumlarını ıslah ederlerse onları bağışlayabileceğini müjdelemektedir. Bu bağlamda söz konusu kişilerin öncelikle [tâbû] yani "tevbe etmeleri, inkârdan vazgeçmeleri, kötülüklerin ve inkârın tersine yönelmeleri, yani iman etmeleri" gerektiği ifade edilmektedir. Tevbe, caiz olmayan şeyleri terk etmek ve gereken her şeyi yapmakla gerçekleşir. Tevbe "bir yanlıştan vazgeçip tersini yapmaya yönelmek" anlamına geldiği için, ayette ikinci sırada [aslehû] yani "ıslah etmek" ifadesi kullanılmaktadır. Yüce Allah'ın ifadesine göre imandan sonra küfre düşenler eğer inkârdan gerçek anlamda vazgeçerlerse, samimiyetle imana yönelirlerse onları da bağışlayabileceğini haber vermektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:159-161; Nisâ 4:16-17, 146; Mâide 5:39; Nûr 24:5; Furkân 25:70-71; Neml 27:11.

Mustafa İslamoğlu

Ama tevbe edenler ve durumlarını düzeltenler hariç; çünkü Allah'ın bağışı da, merhameti de tariflere sığmaz.

Muhammed Esed

Ama daha sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariç tutulacaktır: Zira Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Ancak, bu hallerinden sonra (yanlışlarını idrak edip) tövbe ederlerse ve ıslah olurlarsa (yanlışlarını düzeltirlerse), muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Ancak bundan sonra tevbe edenler, 'salih olarak davrananlar' başka. Çünkü Allah, gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Ancak, bundan sonra tevbe edenler ve hallerini düzeltip yola gelenler başka. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Bundan sonra pişmanlık gösterenler ve kendisini düzeltenler başkadır. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ancak, daha sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler hariç tutulacaktır; zira Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Ancak, bundan sonra yönelip durumlarını düzeltenler başka. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak, bundan sonra yönelip durumlarını düzeltenler başka. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak onun arkasından tevbe edip gidişatlarını düzeltenler başka; çünkü Allah, bağışlayan ve çok esirgeyendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak, onun arkasından tevbe edib salaha girenler başka. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir

Erhan Aktaş

Ancak, bundan sonra tevbe dipnot 1 edip kendilerini düzeltenler hariç. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak, bundan sonra tevbe dipnot 1 edip kendilerini düzeltenler hariç. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dönüş yapmak: Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek, yaptığını telafi etmek. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak, bundan sonra tövbe edip dipnot 1 kendilerini düzeltenler hariç. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tövbeden kasıt, yapılan kötülükten fiilen vazgeçmektir.

Gültekin Onan

Ancak bundan sonra tevbe edenler, 'salih olarak davrananlar' başka. Çünkü Tanrı, gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Bundan sonra tevbe (ve rücu) ve (nefslerini) ıslah edenler müstesna. Çünkü Allah cidden (kusurları) örten, çok esirgeyendir.

İbni Kesir

Ancak bunun ardından tevbe edip islah edenler müstesnadır. Doğrusu Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(84-91) De ki; Allah’a bana indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a ve Torunlarına indirilenlere Musa’ya İsa’ya verilenlere ve Rablerin den gelen N ebilere iman ettim , onlardan herhangi biri arasında fark gözetmeyiz, b iz O’na / Allah’a teslim olanlarız. Her kim din olarak İslam dışında bir şeye tabi olursa, bu ondan kabul edilmez , Ahirette de o, hasara uğrayacaktır. (Halkın isteklerine, şirketin politikalarına, nefsimin heveslerine hevasına şeytanın adımlarına tabi oldum demek Allah’a teslim olma dininden farklı dinlere uydum demektir.) Onlara açıklamalarla gelmiş Resulün, gerçeği / hakkı söylediğine de şahit olmuşlarken , iman ettikten sonra küfredenleri, Allah nasıl yola soksun ki? (Onlara nasıl kılavuzluk edebilir ki) Allah, zalim kavmi yola iletmez. İşte onların cezaları, Allah’ın, Meleklerin ve insanların hepsinin lanetinin kesinlikle üzerlerinde olmasıdır. Orada kalıcıdırlar. (Lanette kalıcılık Bakara 163’te yine geçmişti) Onlardan azap hafifletilmez, onlara bakılmaz, ancak bundan sonra / inkâr sonrasında vazgeçenler / tövbe edenler ve ıslah olanlar, Allah kesinlikle bağışlayıcıdır ve esirgeyicidir. İman etmelerinden sonra küfredenler sonra da küfürlerini ziyadeleştirmiş olanların vazgeçmeleri / tövbeleri kabul edilmez , işte onlar sapmış olanlardır. Küffar olarak ta ölmüşler ise, artık yeryüzü dolusu altını, af fidyesi olarak verseler dahi, onların hiçbirinden kabul edilmez, işte onlara acıtıcı bir azap vardır ve onlara yardım da edilmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak, bu hatalarından sonra tevbe edip, hallerini düzeltenler müstesnadır. Muhakkak ki Allah, çokça affedendir, çokça merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Ancak ondan sonra, tevbe edip uslananlar başka. Çünkü Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Ancak bundan (kafirliklerinden) sonra tövbe edip /dönüş yapıp kendini düzeltenler bunun dışındadır. Çünkü Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaptığı yanlışlardan vaz geçerek tövbe eden ve iyi işler yapmaya başlayan kişilerin işledikleri günah ne olursa olsun Allah onları bağışlar (Zümer 39/53). Bağışlamakla da kalmaz ayrıca onlara iyilik ve ikramda bulunur (Furkan 25/70-71). Burada sözü edilen günah, bütün delilleri görüp iman ettikten sonra kafir olma yani dinden dönme günahıdır. Bu ayetler (Al-i İmran 3/86-89) dinden dönen birine dünyevi ceza uygulanmayacağını gösterir. Dinden dönme eylemini, örgütlü bir hareket olarak yapanlara da dünyevi bir ceza uygulanmaz (Al-i İmran 3/72). Ayetler, bu kadar açık olmasına rağmen "Kim dinini değiştirirse onu öldürün." (Buhari, Cihad 149) şeklinde uydurulan bir rivayete dayanılarak dinden dönene ölüm cezasının verilmesi, mezhepler tarafından kabul edilmiş ve yaygın bir uygulama haline gelmiştir. Halbuki ayetler, böyle birinin, ömür boyu tövbe etme hakkına sahip olduğunu bildirmektedir. İşte Kur'an'ın tanıdığı din hürriyeti budur (Bakara 2/256, Nisa 4/51, Maide 5/13, Yunus 10/99).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Ölmeden) Dönüş yapıp kendini düzelten olursa başka. Allah onları bağışlar ve iyilikte bulunur.

Şaban Britch

Ancak, bu hatalarından sonra tevbe edip, hallerini düzeltenler müstesnadır. Allah, affedendir, merhamet edendir.

Şaban Piriş

Ancak, bu hatalarından sonra tevbe edip, hallerini düzeltenler müstesnadır. Allah, affedendir, merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ondan sonra tövbe edip hallerini düzeltenler müstesna. Hiç şüphesiz, Allah, çok affedici, çok merhametlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

However the penitents who in lowliest plight repentant stood and reformed themselves so their thoughts are governed by a new and divine principle, shall find that Allah is Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

Not so those who afterwards repent and mend their ways- God is most forgiving and merciful-

Abdullah Yusuf Ali

Except for those that repent (Even) after that, and make amends; for verily Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

But those who repent and mend their ways shall be excepted for indeed Allah is Forgiving, All-Compassionate.

Aisha Bewley

Except for those who, after that, make tawba and put things right. Truly Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Except for those who repent after that and do righteous deeds. Verily, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

except such as repent after that and make amends, for Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

Except those who repent after this and make amends, (such will find that) surely Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

But those who repent thereafter, and make amends -- God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

The exceptions are those who [sincerely] repent now and choose righteousness; indeed God is the Most Forgiving and Merciful.

E. Henry Palmer

save those who repent after that, and act aright, for verily, God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

Except those who repent after this and reform, then God is Forgiver, Compassionate.

George Sale

except those who repent after this, and amend; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Save those who repent after that, and do right (or make amends), for verily, Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

Except for the ones who repent even after that and act righteously; (only) then, surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Save those who afterward repent and do right. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who repent and reform, God is surely forgiving and merciful.

Muhammad Asad

But excepted shall be they that afterwards repent and put themselves to rights: for, behold, God is much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

As for those who repent afterwards and mend their ways, then surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Except those who repent after this and make amends, then God is Forgiver, Merciful.

Rashad Khalifa

Exempted are those who repent thereafter, and reform. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

Except for those who repent after that and correct themselves. For indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

Save those who repent after that, and make right; and God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

But, If they repent and mend their ways, they will find Allah Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

Except for those who repent and after that, make changes (in their actions); Surely, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

except those who repent afterwards and mend their ways. Then, Allah is All-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Except those who repent after this and make amends, then God is Forgiver, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩