A'lâ suresi

A'lâ suresi, 9. ayet

A'lâ suresi, 9. ayet. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ

feẕekkir in nefe`ati-ẕẕikrâ.

Diyanet İşleri

O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'lâ 6–12 · surenin 9. ayeti / 19

Konu Kur'an'ın okutulması ve öğüdün fayda vermesi A'lâ 6–13 3

  1. A'lâ 6

    Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

  2. A'lâ 7

    Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.

  3. A'lâ 8

    Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.

  4. 9

    O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

  5. A'lâ 10

    Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.

  6. A'lâ 11–12

    (11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 9–13. ayetler için yazılmıştır.

9. “O halde öğüt faydalı olduğu sürece” yani verdiğin öğüt kabul edildikçe ve o öğüt dinlendikçe ister maksadın tamamen gerçekleşsin, ister kısmen gerçekleşsin “sen” Allah’ın şeriatini ve âyetlerini hatırlatarak “öğüt ver.”

Âyet-i kerimenin mefhumundan anlaşıldığına göre eğer verilen öğüt kötülüğü artırmak yahut hayrı eksiltmek sureti ile fayda vermeyecek olursa öğüt vermek, emrolunan bir iş olmaz, aksine yasaklanan bir iş olur. Çünkü öğüt vermek hususunda insanlar, yararlananlar ve yararlanmayanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar.

10. Öğütten yararlananlara gelince Yüce Allah, onları şöylece söz konusu etmektedir: “Korkan” yani Allah’tan korkup sakınan “kimse öğüt alacaktır.” Çünkü Allah korkusu, O’nun amellerin karşılıklarını vereceğini bilmesi kulun, Allah’ın hoşlanmadığı işlerden uzak kalmasını ve hayırlarda yarışmasını sağlar.

11-12. Öğütten yararlanmayanlara gelince onlardan da Yüce Allah şöyle söz etmektedir: “En bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır. O ki en büyük ateşe girecektir.” Bu ise kalplere kadar yükselip çıkan tutuşturulmuş alevli ateştir.

13. “Sonra da orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.” Yani rahat yüzü görmeksizin, dinlenmeksizin, durmadan can yakıcı bir azap göreceklerdir (ki buna yaşamak denmez). Diğer taraftan ölmeyi temenni edecekler, ama ölmeyeceklerdir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar hakkında ölüm hüküm verilmez ki ölsünler, onların üzerinden (cehennemin) azabından bir şey de hafifletilmez.” (Fâtır, 35/36)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Öyleyse insanlara Kur’an’dan sana vahyettiğimiz öğütler ver. Ve nasihat dinlemeye devam ettikleri sürece onlara nasihat et.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَذَكِّرْ fezekkir o halde hatırlat öğüt ver kök: ذكر
  2. إِن in eğer
  3. نَّفَعَتِ nefeati yarar verirse kök: نفع
  4. ٱلذِّكْرَىٰ z-zikra hatırlatmak kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde sen, -öğüt (sadece bazılarına) fayda verse de- hep (fıtratlara nakşolan Allah'ı) hatırlat,

Muhammed Esed

O halde, (hakikati başkalarına) hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver(iyor görün)sün, (ister görünmesin).

Ahmed Hulusi

Eğer zikra (hatırlatma) fayda verirse, hatırlat!

Ali Bulaç

Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'

Ali Özek ve heyeti

O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.

Ali Rıza Safa

Öyleyse hatırlat. Hatırlatmak yarar sağlasa da sağlamasa da.

Bayraktar Bayraklı

- Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.

Edip Yüksel

Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için öğüd ver, öğüd faide verirse

Erhan Aktaş

O halde öğüt ver, dipnot 1 öğüt yararlı olacaksa!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yararlı olup olmadığına bakmaksızın sen öğüt vermeye devam et.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde öğüt ver dipnot 1 , öğüt yararlı olacaksa!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yararlı olup olmadığına bakmaksızın sen öğüt vermeye devam et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde öğüt ver dipnot 1 , öğüt yararlı olacaksa!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yararlı olup olmadığına bakmaksızın sen öğüt vermeye devam et.

Gültekin Onan

Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat'.

Hasan Basri Çantay

O halde eğer öğüd faide verirse (durma) öğüd ver.

İbni Kesir

O halde öğüt fayda verecekse, öğüt ver.

Mehmet Alagaş

(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O halde –eğer öğüt fayda verirse- sen de öğüt ver.

Süleyman Ateş

O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.

Süleymaniye Vakfı

Faydalı olacaksa doğru bilgi ver dipnot 1 / Kur'an'ı anlat dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Zikir, hem Kur'an'ın (Hicr 15/9) hem de Allah'ın indirdiği diğer kitapların ortak özelliğidir (Enbiya 21/24). İnsanı ancak bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ın elçisi, Kur'an'da olan doğru bilgileri insanlara ulaştırmaktan sorumludur (Kaf 50/45, Zariyat 51/55, Tur 52/29, Ğaşiye 88/21).
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'ı tebliğ etmek zorunludur; ancak o bilginin fayda vermesi için hem ortam şartlarının uygun olması hem de karşıdaki kişinin dinleme niyetinde olması gerekir. Allah'ın ayetlerini hafife alan ve dinlemek istemeyenlere ısrarla anlatmaya çalışmanın bir anlamı yoktur (Nisa 4/140, En'am 6/68, Hicr 15/94-95, Abese 80/1-10). Bu ayetlere benzer pasajlar Tevrat'ta da mevcuttur (
    Mezmurlar 1:1 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 1:1

    Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, 2 Günahkârların yolunda durmaz, 2 Alaycıların arasında oturmaz.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , Özdeyişler 1:22-33).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bilgi dipnot 1 vermenin (Kur'an'ı anlatmanın) faydası olacaksa bilgi ver!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bilgi diye çevrilen kelime "zikir"dir. Zikir, sürekli akılda tutulan kullanıma hazır bilgidir. (Müfredat s.237)

Şaban Britch

O halde, öğüt fayda verecekse öğüt ver.

Şaban Piriş

O halde, öğüt/uyarı fayda verecekse öğüt ver.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And so, exhort. any who is willing to open his heart's ears and favourably responds.

Abdul Haleem

So remind, if reminding will help.

Abdullah Yusuf Ali

Therefore give admonition in case the admonition profits (the hearer).

Abul A'la Maududi

So render good counsel if good counsel will avail. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Generally, the commentators take these as two separate sentences. They interpret the first sentence to mean: We are giving you a simple code of law, which is easy to practice and act upon, and the second sentence to mean: Admonish the people if admonishing be useful. but in our opinion, the word fa-dhakkir connects the two sentences in meaning, and the theme of the second sentence bears upon the theme of the first sentence. Therefore, we interpret these sentences to mean: O Prophet, We do not want to put you to any hardship concerning the preaching of Islam by demanding that you should make the deaf to hear and the blind to see the way, but We have appointed an easy way for you, which is this: Give admonition when you feel that the people are inclined to benefit by it. As to who is inclined to benefit by the admonition and who is not, this you can only know through general preaching. Therefore, you should continue your general preaching, but your object should be to search out those from among the people who will benefit by it and adopt the right way. Such people alone are worthy of your attention and you should pay full attention only to their instruction and training. You need not abandon them and pursue those about whom you find by experience that they are not inclined to accept any admonition. Almost this very theme has been expressed in Surah Abasa in another way, thus: As for him who is indifferent, to him you attend, though you would not be responsible if he does not reform. And the one who comes to you running, of his own will and fears, from him you turn away. By no means: This is but an Admonition. Let him who wills, accept it. (verses 5-12).

Aisha Bewley

Remind, then, if the reminder benefits.

Al-Hilali & Khan

Therefore remind (men) in case the reminder profits (them).

Ali Quli Qarai

So admonish, for admonition is indeed beneficial:

Amatul Rahman Omar

Therefore keep on reminding (the people), surely reminding does good.

Arthur John Arberry

Therefore remind, if the Reminder profits,

Bijan Moeinian

Keep God in your mind and recite His words constantly.

E. Henry Palmer

wherefore remind, for, verily, the reminder is useful.

Edip-Layth

So remind, perhaps the reminder will help.

George Sale

Wherefore admonish thy people, if thy admonition shall be profitable unto them.

Hamid S. Aziz

Therefore, remind men, for, verily, the reminder is useful.

Mahmoud Ghali

So remind, in case the Reminding profits.

Marmaduke Pickthall

Therefor remind (men), for of use is the reminder.

Mohamed Ahmed - Samira

So remind them if reminder is profitable:

Muhammad Asad

REMIND, THEN, [others of the truth, regardless of] whether this reminding [would seem to] be of use [or not]:

Mustafa Khattab

So ˹always˺ remind ˹with the Quran˺—˹even˺ if the reminder is beneficial ˹only to some˺.

Progressive Muslims

So remind, perhaps the reminder will help.

Rashad Khalifa

Therefore, you shall remind; perhaps the reminder will benefit.

Sahih International

So remind, if the reminder should benefit;

Sam Gerrans

So remind thou; if the reminder should benefit

Shabbir Ahmed

Therefore, keep reminding, for, the Reminder does benefit.

Syed Vickar Ahamed

Therefore give guidance in case the guidance will profit (the listener).

Taqi Usmani

So, extend advice (to people) if advice is useful.

The Monotheist Group

Soremind, perhaps the reminder will help.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩