A'lâ suresi

A'lâ suresi, 6. ayet

A'lâ suresi, 6. ayet. سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ

senuḳriüke felâ tensâ.

Diyanet İşleri

Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'lâ 3–9 · surenin 6. ayeti / 19

Konu Kur'an'ın okutulması ve öğüdün fayda vermesi A'lâ 6–13 3

  1. A'lâ 3

    O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.

  2. A'lâ 4–5

    (4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

  3. 6

    Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

  4. A'lâ 7

    Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.

  5. A'lâ 8

    Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.

  6. A'lâ 9

    O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–7. ayetler için yazılmıştır.

6. Zikri geçen genel hidâyetin kapsamı içerisinde Yüce Allah'ın dinî nimetleri de dahildir. Bundan dolayı Yüce Allah, bu dinî nimetlerin esasını ve ana kaynağını lütfettiğini hatırlatmaktadır ki o da Kur’ân-ı Kerîm’dir. O, şöyle buyurmaktadır:

“Sana okutacağız ve (sen onu) unutmayacaksın.” Yani sana vahyetmiş olduğumuz Kitabı koruyacağız ve onu kalbine yerleştireceğiz. Sen de ondan hiçbir şey unutmayacaksın. Bu, Yüce Allah’ın kulu ve rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e verdiği pek büyük bir müjdedir. Bu müjdeye göre O, ona unutmayacağı bir şekilde bilgiler öğreteceğini bildirmektedir.

7. “Ancak Allah’ın dilediği müstesnâ.” Yani hikmeti, bir maslahat ve pek büyük bir hikmet dolayısı ile sana unutturmayı gerektirdiği şeyler bundan müstesnâdır.

"Şüphesiz O, açığı da bilir, gizli olanı da.” O’nun, nelerin kullarının faydasına olduğunu, neyin onları ıslah edeceğini bilmesi de buna dahildir. Yani bundan dolayı O, dilediğini teşrî’ eder, istediği hükmü koyar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Sana Kur’an’ı okutacağız ve onu senin kalbinde toplayacağız ki, böylece onu unutmayacaksın. Öyleyse Cebrail’le okuyuşunda onu unutmamak için yaptığın gibi yarışma.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَنُقْرِئُكَ senukriuke sana okutacağız kök: قرا
  2. فَلَا fela
  3. تَنسَىٰٓ tensa unutmayacaksın kök: نسي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

  • Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(6, 7) Sana (Kur'an'ı) okutacağız ve sen -Allah'ın dilemesi hariç- (onu) unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da gizli olanı da bilir.

Mustafa İslamoğlu

(Ey muhatab) Biz sana okutacağız ve sen asla unutmayacaksın;

Muhammed Esed

Biz sana öğreteceğiz ve (öğrendiklerinden hiçbirini) unutmayacaksın,

Ahmed Hulusi

Sana OKUtacağız da unutmayacaksın!

Ali Bulaç

Sana okutacağız, sen de unutmayacaksın.

Ali Özek ve heyeti

Sana (Kur'an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın.

Ali Rıza Safa

Sana okutacağız; artık unutmayacaksın.

Bayraktar Bayraklı

- Bundan böyle seni okutacağız; artık Allah'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah açığı ve gizleneni bilir.

Edip Yüksel

Seni okutacağız; sen de unutmayacaksın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Seni okutacağız; sen de unutmayacaksın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın

Gültekin Onan

Sana okutacağız, sen de unutmayacaksın.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) seni okutacağız da (asla) unutmayacaksın.

İbni Kesir

Seni okutacağız da hiç unutmayacaksın.

Mehmet Alagaş

(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana (Kur’an’ı) okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

Süleyman Ateş

Sana (Kur'an'ı), okutacağız, unutmayacaksın.

Süleymaniye Vakfı

Biz sana ayet kümelerini dipnot 1 kurduracağız; sen de unutmayacaksın,

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki "nukriuke (نُقْرِؤُكَ)" sözü, toplama ve bir araya getirme anlamında olan "kur (القُرْء)" veya "kar (القَرْء)" kökündendir (Lisanu'l-Arab). Bu kökten gelen "Karae" fiili, okumak için kelimeleri bir araya getirme anlamına (İsra 17/14, Alak 96/1) geldiği gibi, bir konuyla ilgili ayetleri onlardan hüküm çıkarmak üzere bir küme haline getirme işi için de kullanılır. Fiil, bu ayette birine bir işi yaptırma anlamı kazandıran ifa'l kalıbında "nukriuke (نُقْرِؤُكَ)" şeklinde kullanıldığı için "ayet kümesi haline getirmeni sağlayacağız" yani "ayet kümelerini kurduracağız" demek olur. Buradan da, ayet kümelerini kurma işinin Muhammed aleyhisselama Allah tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır (İsra 17/106, Taha 20/113-114, Furkan 25/32, Kıyamet 75/17-19).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana Kur'an'ı okutacağız, sen unutmayacaksın.

Şaban Britch

Sana (Kur’an’ı) okutacağız, sen de unutmayacaksın.

Şaban Piriş

Sana (Kur'an'ı) okutacağız, sen de unutmayacaksın.

Yaşar Nuri Öztürk

Seni/sana okutacağız da artık unutmayacaksın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We shall make you recite so that you will not forget,

Abdul Haleem

[Prophet], We shall teach you [the Quran] and you will not forget––

Abdullah Yusuf Ali

By degrees shall We teach thee to declare (the Message), so thou shalt not forget,

Abul A'la Maududi

We shall make you recite and then you will not forget, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hakim has related from Saad bin Abi Waqqas and Ibn Marduyah from Abdullah bin Abbas that the Prophet (peace be upon him) repeated the words of the Quran for fear lest he should forget them. Mujahid and Kalbi say that even before Gabriel finished recitation of the revelation the Prophet (peace be upon him) would start repeating the initial verses lest he should forget them. On this very basis Allah assured him that he should listen quietly when the revelation was coming down, for, We shall enable you to recite it; then you will remember it forever. You should have no fear that you will forget any word of it. This is the third occasion where the Prophet (peace be upon him) has been taught the method of receiving the revelation. The first two occasions have been referred to in(Surah TaHa, Ayat 114)and (Surah Al-Qiyamah, Ayats 16-19). This verse proves that just as the Quran was sent down to the Prophet (peace be upon him) as a miracle, so also its each word was preserved in his memory as a miracle and no possibility was allowed to remain that he should forget anything of it, or that he should utter another synonymous word for any word of it.

Aisha Bewley

We will cause you to recite so that you do not forget –

Al-Hilali & Khan

We shall make you to recite (the Qur’ân), so you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) shall not forget (it),

Ali Quli Qarai

We shall have you recite [the Qur’ān], then you will not forget [any of it]

Amatul Rahman Omar

We will soon teach (you and) make you recite (the Qur'ân) so that you shall not forget (any part of it).

Arthur John Arberry

We shall make thee recite, to forget not

Bijan Moeinian

Your Lord will endow you with the ability to recite as much as…

E. Henry Palmer

We will make thee recite, and thou shalt not forget,

Edip-Layth

We will make you study, so do not forget.

George Sale

We will enable thee to rehearse our revelations; and thou shalt not forget any part thereof,

Hamid S. Aziz

We will teach you by degrees to declare (or recite), and you shall not forget,

Mahmoud Ghali

We will soon make you read so you will not forget,

Marmaduke Pickthall

We shall make thee read (O Muhammad) so that thou shalt not forget

Mohamed Ahmed - Samira

We shall make you recite (the Qur'an) so that you will not forget it,

Muhammad Asad

WE SHALL teach thee, and thou wilt not forget [aught of what thou art taught],

Mustafa Khattab

We will have you recite ˹the Quran, O  Prophet,˺ so you will not forget ˹any of it˺,

Progressive Muslims

We will make you study, so do not forget.

Rashad Khalifa

We will recite to you; do not forget.

Sahih International

We will make you recite, [O Muúammad], and you will not forget,

Sam Gerrans

(We will make thee recite, and thou wilt not forget.)

Shabbir Ahmed

(O Messenger) We shall teach you thus that you will never forget. (Mankind need Guidance like all things in the Universe do).

Syed Vickar Ahamed

By small amounts We shall teach you (O Prophet!) To declare (the Message), so that you shall not forget,

Taqi Usmani

We will make you recite, then you will not forget

The Monotheist Group

We will let you read, so do not forget.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'lâ suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩