Diyanet İşleri
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 15. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَصْحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلْنَٰهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ
feenceynâhü veaṣḥâbe-ssefîneti vece`alnâhâ âyetel lil`âlemîn.
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh, İbrâhim ve Lût Ankebût 14–27 3
İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.
Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.
Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır."
"Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz."
"Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
15. “Biz de onu ve gemide olanları” onunla birlikte ona binen aile halkını ve ona iman edenleri “kurtardık ve onu” yani gemiyi ya da Nûh aleyhisselam’ın bu kıssasını “âlemler için bir ibret kıldık.” Bununla insanlar, peygamberleri yalanlayanların sonunda helâk olacaklarına, iman edenlere ise Yüce Allah’ın her bir sıkıntıdan bir kurtuluş, her bir darlıktan bir çıkış yolu ihsan edeceğine dair bir ibret sebebi kılmıştır.
Ayrıca Yüce Allah, bu gemiyi -yani gemi türünü- de bütün âlemlere bir ibret kılmıştır. Bununla Rablerinin rahmetini ibretle düşünürler. Çünkü bu gemilere sahip olma imkanını yaratmış ve bu işi kendilerine kolaylaştırmıştır. Böylece bu gemiler kendilerini de eşyalarını da bir yerden başka bir yere, bir bölgeden bir başka bölgeye taşımaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nuh'u ve onunla beraber gemide olan Müminleri boğularak helak olmaktan kurtardık ve o gemiyi, insanlara ibret alacakları bir öğüt kıldık.
Aynı kök: سفن (4 geçiş)
Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak…
Aynı kök: سفن (4 geçiş)
"O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz onu ve gemideki halkı kurtarmış ve onu âlemlere ibret yapmıştık. dipnot 1
Fakat onu ve gemi yârânının tümünü kurtardık; ve bunu bütün bir insanlığa (ibretlik) bir belge kıldık.
fakat Nuh'u ve o'nunla birlikte gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bunu, (hatırlayıp ders almaları için) bütün insanların önüne (rahmetimizin) bir işareti olarak koyduk.
Onu ve gemi halkını kurtardık ve onu insanlar için bir ibret kıldık.
Böylece biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk.
Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.
Sonunda, Onu ve gemi yoldaşlarını kurtardık. Ve Onu, evrenlere bir kanıt yaptık.
Fakat Nuh'u ve onunla birlikte gemide bulunanların hepsini kurtardık ve bunu, bütün insanlara bir ders kıldık.
Onu ve gemi halkını kurtarıp herkese ibret yaptık. dipnot 1
Onu ve gemi halkını kurtarıp herkese ibret yaptık.
Sonunda onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret kıldık.
Binnetice onu ve gemi arkadaşlarını necata çıkardık ve o gemiyi alemlere bir ayet kıldık
Böylece onu ve gemideki arkadaşlarını kurtardık. Onu dipnot 1 cümle aleme bir ayet dipnot 2 yaptık.
Böylece onu ve gemideki arkadaşlarını kurtardık. Onu dipnot 1 cümle aleme bir ayet dipnot 2 yaptık.
Böylece Biz, onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık. Onu dipnot 1 cümle aleme bir ayet dipnot 2 yaptık.
Böylece biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet kılmış olduk.
Fakat biz onu da, gemi arkadaşlarını da selamete erdirmiş ve bunu aalemlere bir ibret yapmışızdır.
Ama Biz; onu da, gemi arkadaşlarını da kurtardık ve bunu alemlere bir ayet yaptık.
(14-15) Kesin olan şu ki, biz Nuh’u kesinlikle kavmine gönderdik. Elli yılı hariç aralarında bin yıl kaldı, onları tufan yakaladı, onlar zalimlerdi, biz onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık o gemiyi de alemlere gösterge / ayet yaptık.
Sonra onu ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret kıldık.
Onu ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret yaptık.
Nuh'u ve gemide olanları ise kurtardık. Bu olayı herkes için bir ayet /bir belge yaptık dipnot 1 .
Nuh'u ve gemide olanları kurtardık; onu herkes için bir belge yaptık.
Nuh’u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ayet/ibret kıldık.
Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ibret kıldık.
Biz, Nuh'u ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere ibret yaptık.
And We saved him and those on board ship who fell in line with him and we made it -the Ark- a sign of special meaning and import to all people, those of the past and the present and those to come.
We saved him and those with him on the Ark. We made this a sign for all people.
But We saved him and the companions of the Ark, and We made the (Ark) a Sign for all peoples!
Then We rescued Noah together with the people in the Ark dipnot 1 and made it (that is, the Ark) a lesson for all people. dipnot 2
We rescued him and the occupants of the Ark and made that into a Sign for all the worlds.
Then We saved him and those with him in the ship, and made it (the ship) an Ayâh (a lesson, a warning) for the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists).
Then We delivered him and the occupants of the Ark, and made it a sign for all the nations.
However, We delivered him and (along with him all) those who were in the Ark, and We made this (event) a sign for the peoples.
Yet We delivered him, and those who were in the ship, and appointed it for a sign unto all beings.
I saved him and those who joined him in the Ark as an example [of the mercy of God toward the believers and His anger toward the disbelievers] for the people of the worlds.
but we saved him and the fellows of the ark, and we made it a sign unto the worlds.
So We saved him and the people on the Ship, and We made it a sign for the worlds.
but We delivered him and those who were in the ark, and We made the same a sign unto all creatures.
And We sent Noah to his people, and he dwelt among them for a thousand save fifty years; and the deluge engulfed them while they persisted in evil-doing.
So We delivered him and the companions of the Ark, and We made it a sign for the worlds.
And We rescued him and those with him in the ship, and made of it a portent for the peoples.
But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.
but We saved him, together with all who were in the ark, which We then set up as a symbol [of Our grace] for all people [to remember].
But We delivered him and those in the Ark, making it a sign for all people.
So We saved him and the people on the ship, and We made it a sign for the worlds.
We saved him and those who accompanied him in the ark, and we set it up as a lesson for all the people.
But We saved him and the companions of the ship, and We made it a sign for the worlds.
But We delivered him and those with him in the ship; and We made it a proof for all mankind.
And We saved him and his followers on the ship and We made this a lesson for all people.
Then We saved him and the companions of the Ark, and We made (the Ark) a Sign for all peoples!
So We saved him and the people of the Ark, and made it a sign for all the worlds.
So We saved him and the people on the ship, and We made it a sign for the worlds.