Ankebût suresi

Ankebût suresi, 4. ayet

Ankebût suresi, 4. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَسْبِقُونَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

em ḥasibe-lleẕîne ya`melûne-sseyyiâti ey yesbiḳûnâ. sâe mâ yaḥkümûn.

Diyanet İşleri

Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 1–7 · surenin 4. ayeti / 69

Konu İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar Ankebût 1–13 3

  1. Ankebût 1

    Elif Lam Mim.

  2. Ankebût 2

    İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.

  3. Ankebût 3

    Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.

  4. 4

    Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!

  5. Ankebût 5

    Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  6. Ankebût 6

    Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlere muhtaç değildir.

  7. Ankebût 7

    İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. Yoksa bütün istekleri, gayretleri kötülük işlemek, türlü günahlar kazanmak olan kimselerin bu amellerinin ihmal edilip karşılıksız bırakılacağını, Allah’ın kendilerinden gafil olacağını yahut da O’nun elinden kurtulacaklarını mı zannediyorlar? Bunun için mi bu kötülüklere yöneliyorlar, bunun için mi bu kötülükleri kolaylıkla işleyebiliyorlar?

“Ne kötü hüküm veriyorlar!” Onların bu doğrultuda verdikleri hüküm ne kötüdür! Bu haksızca bir hükümdür, zalimcedir. Çünkü böyle bir hüküm, Yüce Allah’ın kudret ve hikmetini ihmal etmeyi, kendilerinin Allah’ın cezasından korunabilme gücüne sahip oldukları iddiasını ihtiva etmektedir. Halbuki onlar en zayıf ve en aciz varlıklardandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bilakis, şirk ve diğer günahları işleyenler, bizi aciz bırakacaklarını ve cezamızdan kurtulabileceklerini mi zannediyorlar? Onlar ne kadar da çirkin hüküm veriyorlar. Asla Yüce Allah’ı aciz bırakamazlar. Eğer küfürleri üzerine ölürlerse, O'nun cezasından kurtulamazlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْ em yoksa
  2. حَسِبَ hasibe -mı sandılar? kök: حسب
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. يَعْمَلُونَ yea'melune yapan(lar) kök: عمل
  5. ٱلسَّيِّـَٔاتِ s-seyyiati kötülükleri kök: سوا
  6. أَن en
  7. يَسْبِقُونَا ۚ yesbikuna bizi geçeceklerini kök: سبق
  8. سَآءَ sa'e ne kötü kök: سوا
  9. مَا ma
  10. يَحْكُمُونَ yehkumune hüküm veriyorlar kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hikmet

    Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hikmet

    Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur.…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hikmet

    Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş)

    Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her…

  • Ortak kavram: Hesap

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • A'râf 8 olası

    Ortak kavram: Hesap

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi geçebileceklerini (bizden kaçabileceklerini) mi sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!

Mustafa İslamoğlu

Yoksa o ("İnandık!" deyip de) kötülük yapmayı sürdürenler, Bizi atlatabileceklerini mi sandılar? Ne berbat akıl yürütüyorlar.

Muhammed Esed

Yoksa onlar -(inandıklarını iddia ettikleri halde) kötülük işleyenler- Bizden kurtulabileceklerini mi sanırlar? Ne tuhaf bir düşünce bu!

Ahmed Hulusi

Yoksa o kötülükleri yapanlar bizi geçip gideceklerini mi sandılar. . . Ne kötü hüküm veriyorlar!

Ali Bulaç

Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar?

Ali Özek ve heyeti

Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!

Ali Rıza Safa

Yoksa kötülük yapanlar, Bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kötü yargı veriyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa, kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar yanlış hüküm veriyorlar!

Edip Yüksel

Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa kötülük yapanlar, bizden savuşup kurtulacaklarını mı sandılar? Ne fena hüküm veriyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa sandı mı o kötülükleri yapanlar bizden savuşacaklar? Ne fena hukmediyorlar

Erhan Aktaş

Yoksa kötülük yapanlar, Biz'den dipnot 1 kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Birçok ayette; Allah'a atfen "Biz", "Biziz" çoğul zamirleri kullanılmaktadır. Kur'an'daki "Biz/Biziz" zamirleri çokluğu değil, "yüceliği, gücü, büyüklüğü" ifade etmektedir. "Biz" çoğul zamirinin kullanıldığı hiçbir ayette Allah'ın zatı/kendisi söz konusu edilmemektedir. Allah'ın zatından söz eden ayetlerin tamamında "ene", "inni" (ben, beni/bana) zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır. "Biz" zamiri ise, Allah'ın yaptıklarını veya yapacaklarını bildiren ayetlerde, Allah'ın gücünün, üstünlüğün ve büyüklüğün ifadesi olarak yer almaktadır. Bütün dillerde gücü ve yönetimi elinde bulunduran erk, otorite, yönetici kendi gücünden ve üstünlüğünden söz eden ifadelerde, açıklama ve buyruklarda "biz" zamirini kullanmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa kötülük yapanlar, Bizden kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa kötülük yapanlar, Biz'den kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!

Gültekin Onan

Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar?

Hasan Basri Çantay

Yoksa kötülükler yapanlar bizden (kaçıb) savuşacaklarını mı sandı (lar)? Ne fena hükmediyorlar!

İbni Kesir

Yoksa, kötülük yapanlar Biz'den kaçabileceklerini mi sanırlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Mehmet Alagaş

(1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yoksa kötülük yapanlar bizden kaçabileceklerini mi/kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Süleyman Ateş

Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi geçeceklerini (bizim, kendilerine yetişip onları cezalandıramayacağımızı) mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kötü işler yapanlar, elimizden kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne de kötü karar veriyorlar!

Şaban Britch

Yoksa kötülük yapanlar bizden kaçabileceklerini mi/kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Şaban Piriş

Yoksa kötülük yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa o kötülükleri sergileyenler bizi geçeceklerini mi sandılar! Ne kötü hüküm veriyorlar!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or do those who consume their life in wrong-doing think they shall escape Our notice and consequently Our retributive punishment! How irrationally do they think and erroneously do they judge?

Abdul Haleem

Do the evildoers think they can escape us? How ill they judge!

Abdullah Yusuf Ali

Do those who practise evil think that they will get the better of Us? Evil is their judgment!

Abul A'la Maududi

Do the evil-doers dipnot 1 suppose that they will get the better of Us? dipnot 2 How evil is their judgement!

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This may refer to all those people who disobey Allah’s commands but here particularly it implies those wicked chiefs of the Quraish, who were in the forefront in their antagonism to Islam and persecution of the converts to Islam, e.g. Walid bin Mughirah, Abu Jahl, Utbah, Shaibah, Uqbah bin Abi Muait, Hanzalah bin Wail, etc. Here the context itself requires that after exhorting the Muslims to patience and fortitude against the trials and tests, those people also should be chided and scolded, who were persecuting the believers.
  2. metne dön, dipnot 2
    It may also mean: "that they will escape Our grasp." The words yasbiquna in the original may have two meanings: (1) “Whatever we will (i.e. the success of the mission of Our Messenger) should meet with failure, and whatever they wish (i.e. to frustrate the mission of Our Messenger) should be accomplished;” and (2) “We may want to seize them for their excesses and they should be able to escape and get out of Our reach.”

Aisha Bewley

Or do those who do bad actions imagine they can outstrip Us? How bad their judgement is!

Al-Hilali & Khan

Or think those who do evil deeds that they can outstrip Us (i.e. escape Our punishment)? Evil is that which they judge!

Ali Quli Qarai

Do those who commit misdeeds suppose that they can outmaneuver Us? Evil is the judgement that they make.

Amatul Rahman Omar

Or do those who do evil deeds think that they will escape Our punishment? How ill they judge!

Arthur John Arberry

Or do they reckon, those who do evil deeds, that they will outstrip Us? Ill they judge!

Bijan Moeinian

As far as the mischief makers are concerned, do they really think that they will escape God’s punishment?

E. Henry Palmer

Do those who do evil reckon that they can outstrip us? evil is it that they judge.

Edip-Layth

Or did those who sinned think that they would be ahead of Us? Miserable indeed is their judgment!

George Sale

Do they who work evil think that they shall prevent Us from taking vengeance on them? An ill judgment do they make.

Hamid S. Aziz

We did try those who were before you, and Allah will surely know those who are sincere, and He will surely know those who feign.

Mahmoud Ghali

Or even do they reckon- the ones who do odious deeds- that they will outstrip Us? Odious is (the way) they judge!

Marmaduke Pickthall

Or do those who do ill-deeds imagine that they can outstrip Us? Evil (for them) is that which they decide.

Mohamed Ahmed - Samira

Do those who do evil think that they will get the better of Us? How bad is the judgement that they make!

Muhammad Asad

Or do they think - they who do evil deeds [while claiming to have attained to faith] - that they can escape Us? Bad, indeed, is their judgment!

Mustafa Khattab

Or do the evildoers ˹simply˺ think that they will escape Us? How wrong is their judgment!

Progressive Muslims

Or did those who sinned think that they would be ahead of Us Miserable indeed is their judgment!

Rashad Khalifa

Do those who commit sins think that they can ever fool us? Wrong indeed is their judgment.

Sahih International

Or do those who do evil deeds think they can outrun Us? Evil is what they judge.

Sam Gerrans

If those who do evil deeds think they can outrun Us: evil is what they judge.

Shabbir Ahmed

Do those who treat others unfairly think that they can escape Us (Our Laws)? Bad, indeed, is their judgment!

Syed Vickar Ahamed

Or do those who act evil think that they will gain over Us (Allah)? Evil is their judgment (if they think so)!

Taqi Usmani

Or do those who commit evils think that they will outstrip Us? Evil is what they predicate.

The Monotheist Group

Or did those who sinned think that they would be ahead of Us? Miserable indeed is their judgment!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩