Diyanet İşleri
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.
En'âm suresi
En'âm suresi, 62. ayet. ثُمَّ رُدُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ مَوْلَىٰهُمُ ٱلْحَقِّ أَلَا لَهُ ٱلْحُكْمُ وَهُوَ أَسْرَعُ ٱلْحَٰسِبِينَ
ŝümme ruddû ile-llâhi mevlâhümü-lḥaḳḳ. elâ lehü-lḥukmü vehüve esra`u-lḥâsibîn.
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gaybın anahtarları ve uykuda alınan canlar En'âm 56–62 3
Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.
Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.
De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"
De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir." Bak, anlasınlar diye, ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
62. “Sonra” ölümden ve berzah alemindeki hayattan, o hayattaki hayır ve şerden sonra “onlar hak Mevlâları olan” yani kaderî hükmü ile onlara hükmünü icra eden ve onlar hakkında dilediği çeşitli tedbirleri uygulamaya koyan, emir ve yasaklar belirleyen, onlara peygamberler gönderip kitaplar indiren “Allah’a döndürülürler.” O’na döndürülürler ki, amellerinin karşılığı olan hükmü haklarında versin, işlemiş oldukları hayırlara mükâfaat, kötülük ve günahlarına karşı da ceza versin. Bundan dolayı: “Dikkat edin, hüküm” hiçbir ortağı olmaksızın “ancak O’nundur. Ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.” Çünkü O’nun ilmi ve amellerinizi Levh-i Mahfuz’da koruyup tespit etmesi kemâl derecesindedir. Daha sonra melekler de ellerinde bulunan amel defterlerinde onların amellerini tespit etmişlerdir.
Yaratan ve idare eden, kulları üzerinde kahir olan yalnızca O olduğuna göre, bütün hallerinde onlara en mükemmel şekilde itina gösterdiğine göre, kaderî hüküm ve şer’î hüküm ile cezaî hüküm vermek yalnız O’nun hak ve yetkisinde bulunduğuna göre, müşrikler neye dayanarak bu sıfat ve niteliklere sahip olan yüce Rabbi bırakıyorlar? Emretmek yetkisine kısmen dahi sahip olmayan, zerre kadar bir fayda sağlayamayan, hiçbir kudret ve iradesi bulunmayan varlıklara ibadete neden yöneliyorlar?
Müşrikler Yüce Allah’a şirk koşmakla, nankörlük etmekle meydan okudukları, yalan ve iftirada bulunarak azametine karşı cüretkârlık gösterdikleri halde Allah’ın onlara karşı hilmini, affediciliğini, rahmetini, bu şekilde davranmalarına rağmen onlara afiyet ve rızık verdiğini bilecek olsalardı, elbette ki O’nu tanımayı arzu ederler ve O’nun sevgisine gark olup akılları hayretlere kapılırdı. Kendilerine ise alabildiğine gazap duyar ve öfke beslerlerdi. Çünkü rezilliğe ve hüsrana götüren şeytanın davetine itaat etmişlerdir. Ama o müşrikler akıllarını kullanmayan bir topluluktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra canları alınanların hepsinin ruhları amellerinin karşılığını almaları için gerçek sahipleri olan Yüce Allah'a döndürülür. Onlar hakkında adil hüküm ve geçerli hüküm O'na aittir. O sizi ve amellerinizi sayıp hesap görmede en hızlı olandır.
Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur.…
Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hikmet
Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hikmet
Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hikmet
Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra insanlar gerçek sahipleri olan dipnot 1 Allah'a döndürülmüş (olacaklar)dır. Dikkat edin! Hüküm yalnızca O'na aittir ve O, hesap görenlerin en hızlısıdır.
Sonunda onlar gerçek sahipleri olan Allah'a teslim edilirler: İşte mutlak hüküm yalnızca O'nundur; ve O hesabı en seri görendir.
O (ölmüş ola)nlar, bunun üzerine Allahın, gerçek Yüce Efendilerinin huzuruna getirilirler. Doğrusu, nihai hüküm yalnız Onundur: ve O, hesap görenlerin en hızlısıdır!
Sonra Hak Mevlaları olan Allah'a döndürülürler. . . Kesinlikle bilin ki, hüküm O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.
Sonra gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Haberiniz olsun; hüküm yalnızca O'nundur. Ve O, hesap görenlerin en süratli olanıdır.
Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülürler. Bilesiniz ki hüküm yalnız O'nundur ve O hesap görenlerin en çabuğudur.
Sonra, onların Sahibi olan Allah'a geri gönderilirler. İyi bilin ki, yargı, yalnızca O'na özgüdür. Ve O, hesabı çok hızlı görür.
Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler. Bilesiniz ki, hüküm yalnız O'nundur ve O, hesap görenlerin en çabuğudur.
Sonra gerçek Mevla'ları olan ALLAH'a döndürülürler. Bilesiniz ki yargı O'nundur ve O, en hızlı hesap görendir.
Sonra gerçek Mevlaları olan ALLAH'a döndürülürler. Bilesiniz ki yargı O'nundur ve O, en hızlı hesap görendir.
Sonra o vefat edenler Mevlaları Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki, hüküm O'nundur ve O, hesap görenlerin en sür'atlisidir.
Sonra o kabzolunanlar hak mevlaları Allaha redd-ü teslim edilirler, agah olun, huküm onun, ve o hisab görenlerin en seri'ı
Sonra onlar, gerçek mevlaları dipnot 1 olan Allah'a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm yalnız O'nundur ve O, hesabı çabuk görendir.
Sonra onlar, gerçek mevlaları dipnot 1 olan Allah'a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm yalnız O'nundur ve O, hesabı çabuk görendir.
Sonra onlar, gerçek mevlaları dipnot 1 olan Allah'a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm yalnız O'nundur ve O, hesabı çabuk görendir.
Sonra gerçek Mevlaları olan Tanrı'ya döndürülürler. Bilesiniz ki yargı O'nundur ve O, en hızlı hesap görendir.
Sonra (görürsünüz ki) bunlar, bütün işlerine hak ve adl ile malik olan Allaha, (Allahın hükmüne ve cezasına) döndürü (lüb götürü) lmüşlerdir. Gözünüzü açın ki bütün hüküm Onundur. O, hesab görücülerin en sür'atlisidir.
Sonra onlar, gerçek mevlalarına döndürülürler. Dikkat edin; hüküm O'nundur. Ve; O hesab görenlerin en sü'ratlisidir.
(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.
Sonra gerçek mevlâları olan Allah’a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm O’na aittir. O, hesap görenlerin en hızlısıdır.
Sonra o(ca)nlar, gerçek Tanrıları olan Allah'a döndü(rülüp götü)rülürler. Doğrusu hüküm, yalnız O'nundur; O hesap görenlerin en çabuğudur.
Sonra onlar, üzerlerinde gerçek yetkili olan Allah'a döndürülürler. Bilin ki karar onun kararıdır. O, hesabı en çabuk görendir dipnot 1 .
Sonra onlar, gerçek dostları olan Allah'a döndürülürler. Bilin ki karar O'nun kararıdır. Hesabı en çabuk görecek olan da O'dur.
Sonra gerçek mevlâları olan Allah’a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm O’na aittir. O, hesap görenlerin en hızlısıdır.
Sonra gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm O'na aittir. O, hesap görenlerin en hızlısıdır.
Nihayet onlar gerçek Mevla'ları olan Allah'a götürülürler. Gözünüzü açın! Hüküm yalnız O'nundur. Ve hesap görenlerin en süratlisi de O'dur.
There and then they are sent back to Allah, their Creator, Who is "Truth personified. " Is the right to Judgement not asserted as Allah's own! He is uniquely swift in putting the law in execution.
Then they will all be returned to God, their true Lord. The Judgement truly belongs to Him, and He is the swiftest of reckoners.
Then are men returned unto Allah, their protector, the (only) reality: Is not His the command? and He is the swiftest in taking account.
Then all are restored to Allah, their true protector. Behold, His is the judgement. He is the swiftest of those who take account.'
Then they are returned to Allah, their Master, the Real. Jurisdiction belongs to Him alone and He is the Swiftest of Reckoners.
Then they are returned to Allâh, their True Maulâ [True Master (God), the Just Lord (to reward them)]. Surely, for Him is the judgement and He is the Swiftest in taking account.
Then they are returned to Allah, their real master. Look! All judgement belongs to Him, and He is the swiftest of reckoners.
Then they shall all be made to return to Allâh, their Master the only True One. Surely, His is the judgment, He is the Swiftest of the reckoners.
Then they are restored to God their Protector, the True. Surely His is the judgment; He is the swiftest of reckoners.
When men are brought to the presence of their rightful Lord, the Almighty, they will find Him the most Just and quick in Judgment.
and then are they returned to God, their true sovereign. Is not His the rule? but He is very quick at reckoning up.
Then they are returned to God, their true Patron; to Him is the judgment and He is the swiftest in reckoning.
Then they are returned to Allah, their true Lord. Surely, His is the judgment. And He is the Swiftest of reckoners.
Then are they returned to Allah, their true and just Sovereign. Is not His the judgment (or rule)? But He is the most swift at reckoning.
Thereafter they are turned back to Allah their Supreme Patronizer, The True. Verily His is the judgment; and He is The Swiftest of Reckoners.
Then are they restored unto Allah, their Lord, the Just. Surely His is the judgment. And He is the most swift of reckoners.
Then they are taken to God, their real lord and master. His indeed is the judgement; and He is swift at reckoning.
And they [who have died] are thereupon brought before God, their true Lord Supreme. Oh, verily, His alone is all judgment: and He is the swiftest of all reckoners!
Then they are ˹all˺ returned to Allah—their True Master. Judgment is His ˹alone˺. And He is the Swiftest Reckoner.
Then they are returned to God, their true Patron; to Him is the judgment and He is the swiftest in reckoning.
Then everyone is returned to GOD, their rightful Lord and Master. Absolutely, He is the ultimate judge; He is the most accurate Reckoner.
Then they His servants are returned to Allah, their true Lord. Unquestionably, His is the judgement, and He is the swiftest of accountants.
Then are they sent back to God their true protector. In truth, His is the judgment, and He is the swiftest of account-takers.
Then they are restored to Allah, their Rightful Master. Surely, His is the Command and His is the Judgment. And He is the most Swift of reckoners.
Then (all) men are returned to Allah, their Truest Protector (Maulâ), the (only) Reality: Is not His the (total) Command? And He is the Swiftest in taking account.
Then all of them will be returned to Allah, their real Master. Behold, His is the judgement, and He is the swiftest of those who take account.
Then they are returned to God, their true Patron; to Him is the judgment and He is the swiftest of reckoners.