Diyanet İşleri
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
A'râf suresi
A'râf suresi, 183. ayet. وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ
veümlî lehüm. inne keydî metîn.
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3
En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.
Yarattıklarımızdan, hakka sarılarak doğru yolu gösteren ve hak ile adaleti gerçekleştiren bir topluluk vardır.
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
183. “Ben onlara mühlet veririm” Onlar da hiç sorgulanmayacaklarını ve ceza görmeyeceklerini zannederler. Bu sebeple küfür ve azgınlıklarını artırırlar, kötülüklerine kötülük katarlar. Böylelikle cezaları artar, azapları katlanır, sonunda hiç bilmedikleri bir yerden kendi kendilerine zarar vermiş olurlar. Bundan dolayı Yüce Allah: “Şüphe yok ki Benim tuzağım, pek sağlamdır” yani son derece güçlüdür, buyurmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Benim, onları cezalandırmayacağım zannına kapılıncaya kadar onlara göndereceğim azabı ertelerim. Üzerlerine azap katlanıncaya kadar yalanlamalarına ve küfürlerine devam edecekler. Elbette tuzağım kuvvetlidir. Ben onlara açık nimetler bahşederim. Ancak bunlarla onları hayal kırıklığına ve hüsrana uğratırım.
Aynı kök: متن (3 geçiş) · Aynı kök: ملو (10 geçiş) · Aynı kök: كيد (35 geçiş)
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Aynı kök: متن (3 geçiş)
Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye…
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim…
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın…
Aynı kök: كيد (35 geçiş)
Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara zaman tanıyorum. Şüphesiz ki benim tuzağım (ince planım) çok sağlamdır. dipnot 1
Onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, unutmayın ki onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim çok sağlamdır.
çünkü onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, bilin ki Benim ince tertibim çok sağlamdır!
İstediklerini yapmaları için süre de tanırım onlara. . . Muhakkak ki benim ince düzenim metindir (pek sağlamdır).
Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.
Onlara süre veriyorum. Kuşkusuz, Benim tasarılarım çok sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum; cezalandırmam çok çetindir.
Hatta onlara umut veririm. Planım çetindir.
Hatta onlara umut veririm. Planım çetindir.
Ve Ben onlara mühlet de veririm, çünkü benim kahrım çok çetindir.
Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü keydim pek metindir
Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.
Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.
Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.
Onlara (belli) bir süre tanıyorum. Hiç kuşkusuz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Ben onlara mühlet veririm. (Onların iplerini uzatıveririm!) Benim lütuf yüzünden kahrım (tahammül edilemeyecek kadar) çetindir.
Ben, onlara mühlet veririm. Muhakkak ki Benim düzenim çetindir.
(181-183) Sizden bir topluluk yarattık, hakikat ile yön lendiriyorlar ve onunla / gerçekle denkleştiriyorlar / adaleti sağlıyorlar. (Adalet, gerçeğe muhtaçtır). Ayetlerimizi yalanlayanları bilmedikleri taraftan onları derece derece / tedrici olarak azaba / helâke ilerleteceğiz / yaklaştıracağız, onlara ilave süre / mühlet veririm, benim kurduğum tuzak planım çetindir.
Ben onlara mühlet veririm. Muhakkak ki benim tuzağım pek çetindir.
Onlara mühlet veriyorum, çünkü benim tuzağım sağlamdır.
Onlara süre tanırım. Benim kurduğum oyun sağlamdır dipnot 1 .
Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.
Onlara mühlet/süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.
Onlara süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.
Süre tanıyorum onlara. Çünkü benim tuzağım pek yamandır.
I give them respite and delay My action, but My scheme of action is decisive, conclusive, strict and unfailing; it strikes at the root.
I will give them respite, but My plan is sure.
Respite will I grant unto them: for My scheme is strong (and unfailing).
And (for this purpose) I will grant them respite. My design is incontrovertible.
I will give them more time. My strategy is sure.
And I respite them; certainly My Plan is strong.
And I will grant them respite, for My devising is indeed sure.
And I give them respite, My device is very strong and sure.
and I respite them -- assuredly My guile is sure.
Even though I am grant them time [to come to their senses], they are subject to My formidable plan.
I will let them range; - verily, my stratagem is efficacious!
I will respite them, for My scheming is formidable.
And I give them respite, surely My plan is mighty.
I give them rein, for verily, my scheme is effective.
And I reprieve them; surely My plotting is constantly pervading. .
I give them rein (for) lo! My scheme is strong.
I will just give them respite. My plan is certainly invincible.
for, behold, though I may give them rein for a while. My subtle scheme is exceedingly firm!
I ˹only˺ delay their end for a while, but My planning is flawless.
And I will encourage them, for My scheming is formidable.
I will even encourage them; My scheming is formidable.
And I will give them time. Indeed, my plan is firm.
And I grant them respite; My plan is firm.
I give them respite but My Law of Requital is designed to be strong.
And I will grant (some) relief to them: For My plan is Mighty (and never failing).
I give them respite. Surely My plan is firm.
And I will encourage them, for My planning is formidable.