A'râf suresi

A'râf suresi, 183. ayet

A'râf suresi, 183. ayet. وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ

veümlî lehüm. inne keydî metîn.

Diyanet İşleri

Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 180–186 · surenin 183. ayeti / 206

Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3

  1. A'râf 180

    En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.

  2. A'râf 181

    Yarattıklarımızdan, hakka sarılarak doğru yolu gösteren ve hak ile adaleti gerçekleştiren bir topluluk vardır.

  3. A'râf 182

    Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.

  4. 183

    Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.

  5. A'râf 184

    Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

  6. A'râf 185

    Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

  7. A'râf 186

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

183. “Ben onlara mühlet veririm” Onlar da hiç sorgulanmayacaklarını ve ceza görmeyeceklerini zannederler. Bu sebeple küfür ve azgınlıklarını artırırlar, kötülüklerine kötülük katarlar. Böylelikle cezaları artar, azapları katlanır, sonunda hiç bilmedikleri bir yerden kendi kendilerine zarar vermiş olurlar. Bundan dolayı Yüce Allah: “Şüphe yok ki Benim tuzağım, pek sağlamdır” yani son derece güçlüdür, buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Benim, onları cezalandırmayacağım zannına kapılıncaya kadar onlara göndereceğim azabı ertelerim. Üzerlerine azap katlanıncaya kadar yalanlamalarına ve küfürlerine devam edecekler. Elbette tuzağım kuvvetlidir. Ben onlara açık nimetler bahşederim. Ancak bunlarla onları hayal kırıklığına ve hüsrana uğratırım.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأُمْلِى ve umli ve mühlet veriyorum kök: ملو
  2. لَهُمْ ۚ lehum onlara
  3. إِنَّ inne şüphesiz
  4. كَيْدِى keydi benim tuzağım kök: كيد
  5. مَتِينٌ metinun sağlamdır kök: متن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: متن (3 geçiş) · Aynı kök: ملو (10 geçiş) · Aynı kök: كيد (35 geçiş)

    Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.

  • Aynı kök: متن (3 geçiş)

    Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.

  • Aynı kök: ملو (10 geçiş)

    İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye…

  • Aynı kök: ملو (10 geçiş)

    Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim…

  • Aynı kök: ملو (10 geçiş)

    Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş)

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş)

    İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın…

  • Aynı kök: كيد (35 geçiş)

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara zaman tanıyorum. Şüphesiz ki benim tuzağım (ince planım) çok sağlamdır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Kalem 68:44-45. İnkârcılara zaman tanınmasıyla ilgili olarak bkz. Kalem 68:45; Müzzemmil 73:11; Târık 86:17.

Mustafa İslamoğlu

Onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, unutmayın ki onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim çok sağlamdır.

Muhammed Esed

çünkü onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, bilin ki Benim ince tertibim çok sağlamdır!

Ahmed Hulusi

İstediklerini yapmaları için süre de tanırım onlara. . . Muhakkak ki benim ince düzenim metindir (pek sağlamdır).

Ali Bulaç

Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.

Ali Özek ve heyeti

Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.

Ali Rıza Safa

Onlara süre veriyorum. Kuşkusuz, Benim tasarılarım çok sağlamdır.

Bayraktar Bayraklı

Onlara mühlet veriyorum; cezalandırmam çok çetindir.

Edip Yüksel

Hatta onlara umut veririm. Planım çetindir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hatta onlara umut veririm. Planım çetindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Ben onlara mühlet de veririm, çünkü benim kahrım çok çetindir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü keydim pek metindir

Erhan Aktaş

Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.

Gültekin Onan

Onlara (belli) bir süre tanıyorum. Hiç kuşkusuz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.

Hasan Basri Çantay

Ben onlara mühlet veririm. (Onların iplerini uzatıveririm!) Benim lütuf yüzünden kahrım (tahammül edilemeyecek kadar) çetindir.

İbni Kesir

Ben, onlara mühlet veririm. Muhakkak ki Benim düzenim çetindir.

Mehmet Alagaş

(181-183) Sizden bir topluluk yarattık, hakikat ile yön lendiriyorlar ve onunla / gerçekle denkleştiriyorlar / adaleti sağlıyorlar. (Adalet, gerçeğe muhtaçtır). Ayetlerimizi yalanlayanları bilmedikleri taraftan onları derece derece / tedrici olarak azaba / helâke ilerleteceğiz / yaklaştıracağız, onlara ilave süre / mühlet veririm, benim kurduğum tuzak planım çetindir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ben onlara mühlet veririm. Muhakkak ki benim tuzağım pek çetindir.

Süleyman Ateş

Onlara mühlet veriyorum, çünkü benim tuzağım sağlamdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.

Şaban Britch

Onlara mühlet/süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.

Şaban Piriş

Onlara süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Süre tanıyorum onlara. Çünkü benim tuzağım pek yamandır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

I give them respite and delay My action, but My scheme of action is decisive, conclusive, strict and unfailing; it strikes at the root.

Abdul Haleem

I will give them respite, but My plan is sure.

Abdullah Yusuf Ali

Respite will I grant unto them: for My scheme is strong (and unfailing).

Abul A'la Maududi

And (for this purpose) I will grant them respite. My design is incontrovertible.

Aisha Bewley

I will give them more time. My strategy is sure.

Al-Hilali & Khan

And I respite them; certainly My Plan is strong.

Ali Quli Qarai

And I will grant them respite, for My devising is indeed sure.

Amatul Rahman Omar

And I give them respite, My device is very strong and sure.

Arthur John Arberry

and I respite them -- assuredly My guile is sure.

Bijan Moeinian

Even though I am grant them time [to come to their senses], they are subject to My formidable plan.

E. Henry Palmer

I will let them range; - verily, my stratagem is efficacious!

Edip-Layth

I will respite them, for My scheming is formidable.

George Sale

And I give them respite, surely My plan is mighty.

Hamid S. Aziz

I give them rein, for verily, my scheme is effective.

Mahmoud Ghali

And I reprieve them; surely My plotting is constantly pervading. .

Marmaduke Pickthall

I give them rein (for) lo! My scheme is strong.

Mohamed Ahmed - Samira

I will just give them respite. My plan is certainly invincible.

Muhammad Asad

for, behold, though I may give them rein for a while. My subtle scheme is exceedingly firm!

Mustafa Khattab

I ˹only˺ delay their end for a while, but My planning is flawless.

Progressive Muslims

And I will encourage them, for My scheming is formidable.

Rashad Khalifa

I will even encourage them; My scheming is formidable.

Sahih International

And I will give them time. Indeed, my plan is firm.

Sam Gerrans

And I grant them respite; My plan is firm.

Shabbir Ahmed

I give them respite but My Law of Requital is designed to be strong.

Syed Vickar Ahamed

And I will grant (some) relief to them: For My plan is Mighty (and never failing).

Taqi Usmani

I give them respite. Surely My plan is firm.

The Monotheist Group

And I will encourage them, for My planning is formidable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 183. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 183. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 183. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩