A'râf suresi

A'râf suresi, 184. ayet

A'râf suresi, 184. ayet. أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

evelem yetefekkerû mâ biṣâḥibihim min cinneh. in hüve illâ neẕîrum mübîn.

Diyanet İşleri

Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 181–187 · surenin 184. ayeti / 206

Konu Verilen mühlet ve kıyametin vakti A'râf 182–188 3

  1. A'râf 181

    Yarattıklarımızdan, hakka sarılarak doğru yolu gösteren ve hak ile adaleti gerçekleştiren bir topluluk vardır.

  2. A'râf 182

    Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.

  3. A'râf 183

    Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.

  4. 184

    Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber'de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

  5. A'râf 185

    Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

  6. A'râf 186

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  7. A'râf 187

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

184. “Onlar hiç mi düşünmediler ki arkadaşlarında” Yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’de “delilikten bir eser yoktur?” Yani onlar hiç akıllarını kullanıp da gayet iyi tanıdıkları şu arkadaşlarında böyle bir şey var mı diye düşünmediler mi? Onun halinde onlar için gizli hiçbir taraf yoktur. Acaba o deli midir? Ahlakına, davranışlarına, yaşayışına, niteliklerine bir baksınlar! Neye davet ettiğine de baksınlar! Onda en mükemmel sıfatlardan başka bir şey, en üstün ve eksiksiz ahlaktan, en mükemmel akıl ve görüşten başkasını bulamayacaklardır. O, bütün bunlarda herkesten daha üstün ve ileridir. O, ancak hayırlara davet eder ve ancak her türlü kötülüğü yasaklar.

Şimdi ey akıl sahipleri, söyleyin, böylesinde delilik olur mu? O, en büyük önder, apaçık öğüt verip doğru yolu gösteren, oldukça cömert ve şerefli, son derece şefkatli ve merhametli bir lider değil mi? Bundan dolayı da Yüce Allah: “O ancak apaçık bir uyarıcıdır” buyurmaktadır. Yani o, insanları azaptan kurtaracak ve mükâfaat görmelerini sağlayacak şeylere çağırmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın ayetlerini ve resulünü yalanlayanlar, akıllarını kullanıp Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bakarak onda delilikten hiçbir eser olmadığını görüp, düşünmediler mi? O, Yüce Allah'ın azabından apaçık bir şekilde uyaran ve Allah tarafından gönderilmiş bir resuldür.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوَلَمْ evelem
  2. يَتَفَكَّرُوا۟ ۗ yetefekkeru düşünmediler mi ki kök: فكر
  3. مَا ma yoktur
  4. بِصَاحِبِهِم bisahibihim arkadaşlarında kök: صحب
  5. مِّن min hiçbir
  6. جِنَّةٍ ۚ cinnetin delilik kök: جنن
  7. إِنْ in
  8. هُوَ huve o
  9. إِلَّا illa ancak
  10. نَذِيرٌۭ nezirun bir uyarıcıdır kök: نذر
  11. مُّبِينٌ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed'de…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Cennet

    (O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Cennet

    Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Cennet

    Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması…

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Arkadaşlarında hiçbir cinlenmişlik olmadığını hiç mi düşünmediler? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, onlar (yıllar yılı tanıdıkları) hemşehrilerinde delilikten eser olmadığını düşünmezler mi? O yalnızca açıktan açığa uyaran biridir.

Muhammed Esed

Peki (çocukluğundan beri tanıdıkları) (bu) arkadaşlarında cinnetten eser olmadığı hiç mi akıllarına gelmiyor. Oysa, o sadece açıktan açığa uyaran biri.

Ahmed Hulusi

Düşünmediler mi ki, sahiplerinde hiçbir cinnet (akılsızlık) yoktur! O sadece apaçık bir uyarandır.

Ali Bulaç

Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.

Ali Özek ve heyeti

Düşünmediler mi ki, arkadaşlarında (Muhammed’de) delilik yoktur? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır

Ali Rıza Safa

Arkadaşlarının delirmiş olmadığını düşünmüyorlar mı? O, yalnızca apaçık bir uyarıcıdır.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerinden biri olan peygamberde delilik olmadığını düşünmediler mi? O, apaçık bir uyarıcıdır.

Edip Yüksel

Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Düşünmezler mi? Arkadaşlarında hiç bir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlar hiç düşünmediler mi ki, kendilerine söz söyleyen zatta cinnetten bir eser yoktur. O, ancak ilerideki tehlikeyi açık bir şekilde haber veren bir uyarıcıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar bir düşünmedilerde mi ki kendilerine söz söyliyen zatta, Cinnetten bir eser yoktur, o ancak ilerideki tehlükeyi açık bir surette haber veren bir nezirdir

Erhan Aktaş

Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Arkadaşlarında, hiçbir delilik olmadığını düşünmüyorlar mı? O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Gültekin Onan

Arkadaşlarında delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı? (yetefekkeru) O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.

Hasan Basri Çantay

Onlar düşünmediler mi ki kendilerinin saahibinde delilik den hiç bir (eser) yokdur. O, ilerideki tehlikeyi apaçık haber verenden başka (bir zat) değildir.

İbni Kesir

Düşünmüyorlar mı ki; arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Mehmet Alagaş

(184-187) Düşünmüyorlar mı ki arkadaşlarında herhangi bir mecnunluk yok, o sadece a paçık bir uyarıcıdır. Göklerin ve yerin sahibinin egemenliğine / mülkiyetine, Allah’ın yarattığı şey lere, belki de s ürelerinin sonunun / ecellerinin yaklaş mış olabileceğine bakmıyorlar mı? Ondan sonra hangi söze iman edeceksiniz? Allah her kimi saptırırsa ona artık yolunu bulabilmek yoktur / hidayet yoktur. Onları taşkınlıklarında serbest bırakır / salar, onlar da bocalar dururlar. Sana saatin ne zaman demir atıp duracağını soruyorlar, Deki onun ilmi Allah’tadır, Onu vaktini göründürecek / tecelli ettirecek olan yine O’dur, semalarda ve arz da ağır basandır, sizlere aniden gelecek , sanki onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar, Deki, onun ilmi Allah’tadır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyor.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar düşünmediler mi ki arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten bir eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.

Süleyman Ateş

Düşünmediler mi ki arkadaşlarında hiçbir delilik yoktur, o apaçık bir uyarıcıdır?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hiç düşünmezler mi ki onları doğruya çağıran arkadaşlarında delilik yoktur. O, doğruları açıklayan bir uyarıcıdır, o kadar.

Şaban Britch

Hiç düşünmüyorlar mı? Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır.

Şaban Piriş

Arkadaşları (Muhammed) deli değildir. O ancak açıkça bir uyarıcıdır. Hiç düşünmüyorlar mı?

Yaşar Nuri Öztürk

Düşünmediler mi ki, o arkadaşlarında cinnetten eser yok. Apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir o.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do the infidels not pause to think of their fellow - citizen and countryman* and his disposition, and weigh the matter mentally, give it due weight, and honestly admit that he is not possessed by an evil spirit nor is there a demoniac element in him. He is but a spectacle and a warning who stands manifest of moral and spiritual sublimity!

Abdul Haleem

Has it not occurred to them that their companion is not mad but is giving clear warning?

Abdullah Yusuf Ali

Do they not reflect? Their companion is not seized with madness: he is but a perspicuous warner.

Abul A'la Maududi

Have they not pondered that their companion [i.e. the Prophet Muhammad] is not afflicted with insanity? He is only a plain warner.

Aisha Bewley

Have they not reflected? Their companion is not mad. He is only a clear warner.

Al-Hilali & Khan

Do they not reflect? There is no madness in their companion (Muhammad صلى الله عليه وسلم). He is but a plain warner.

Ali Quli Qarai

Have they not reflected that there is no madness in their companion, [and that] he is just a manifest warner?

Amatul Rahman Omar

Have they not reflected (so that they may see) that their comrade (Muhammad) has no vestige of insanity but is a plain Warner?

Arthur John Arberry

Have they not reflected? No madness is in their comrade; he is naught but a plain warner.

Bijan Moeinian

Have they ever given thought to the intention of their friend (Mohammad)? He is not crazy; he is only a plain Warner.

E. Henry Palmer

Do they not then reflect that their companion is not possessed? he is but an obvious warner!

Edip-Layth

Do they not reflect that their companion is not crazy; but he is a clear warner.

George Sale

Do they not consider that there is nothing of insanity about their companion? He is only a plain warner.

Hamid S. Aziz

Do they not then reflect that their companion is not possessed? He is but a perspicuous Warner!

Mahmoud Ghali

And do they not meditate? There is no madness in their Companion. (The Prophet) Decidedly he is nothing except an evident warner..

Marmaduke Pickthall

Have they not bethought them (that) there is no madness in their comrade? He is but a plain warner.

Mohamed Ahmed - Samira

Have they not bethought themselves their companion is not mad? He is only a plain admonisher.

Muhammad Asad

Has it, then, never occurred to them that there is no madness whatever in [this] their fellowman? He is only a plain warner.

Mustafa Khattab

Have they not ever given it a thought? Their fellow man[1] is not insane. He is only sent with a clear warning.

Progressive Muslims

Do they not reflect Their companion has no madness; but he is a clear warner.

Rashad Khalifa

Why do they not reflect upon their friend (the messenger)? He is not crazy. He is simply a profound warner.

Sahih International

Then do they not give thought? There is in their companion [Muúammad] no madness. He is not but a clear warner.

Sam Gerrans

Have they not reflected? Their companion is not possessed; he is only a clear warner.

Shabbir Ahmed

Has it never occurred to them that there is no madness whatever in their fellow-man? He has lived a whole life among you (10:16). He is only a plain Warner.

Syed Vickar Ahamed

Do they not think (deeply)? Their companion (the Prophet) is not taken by madness: He is only a clear (and an unmistakable) Warner.

Taqi Usmani

Have they not reflected that their fellow (i.e. the Holy Prophet) does not suffer from any madness? He is but a plain warner.

The Monotheist Group

Do they not reflect? Their companion has no madness; but he is a clear warner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 184. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 184. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 184. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩