A'râf suresi

A'râf suresi, 40. ayet

A'râf suresi, 40. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَٰبُ ٱلسَّمَآءِ وَلَا يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ حَتَّىٰ يَلِجَ ٱلْجَمَلُ فِى سَمِّ ٱلْخِيَاطِ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُجْرِمِينَ

inne-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ vestekberû `anhâ lâ tüfetteḥu lehüm ebvâbü-ssemâi velâ yedḫulûne-lcennete ḥattâ yelice-lcemelü fî semmi-lḫiyâṭ. vekeẕâlike neczi-lmücrimîn.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 37–43 · surenin 40. ayeti / 206
  1. A'râf 37

    Kim, Allah'a karşı yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde, "Hani Allah'ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?" derler. Onlar da, "Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular" derler ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.

  2. A'râf 38

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah, der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz."

  3. A'râf 39

    Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın" derler.

  4. 40

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.

  5. A'râf 41

    Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.

  6. A'râf 42

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.

  7. A'râf 43

    Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler" derler. Onlara, "İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!" diye seslenilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

40. Yüce Allah, apaçık olmalarına rağmen âyetlerini yalanlayan, onlara iman etmeyen ve onlara karşı büyüklük taslayan, hükümlerine boyun eğecek yerde onları yalanlayıp yüz çeviren kimselerin görecekleri cezayı bildirmektedir. Şöyle ki bunlar, her türlü hayırdan yana ümitlerini keseceklerdir. Ölecekleri vakit ruhları Yüce Allah’a doğru yükselmek maksadıyla yukarı doğru çıkıp izin isteyeceğinde onlara izin verilmeyecek ve ruhlarına semanın kapıları açılmayacaktır. Nitekim ruhları dünyada iken de Allah’a iman, O’nu tanımak ve O’nu sevmek sureti ile yücelmemişti. İşte ölümden sonra da aynı şekilde yükselmeyecek ve yücelmeyecektir. Çünkü ceza amelin türünden olur.

Âyetin mefhumundan da şu anlaşılmaktadır: Allah’ın emrine itaat eden ve âyetlerini tasdik eden mü’minlerin ruhlarına semanın kapıları açılacak ve bunlar Yüce Allah’a yükselecektir. Allah’ın o ulvi alemde dilediği noktaya kadar ulaşacak, Rablerine yakınlık ve O’nun rızasına ermek dolayısıyla da sevineceklerdir.

Yüce Allah’ın cehennemlikler hakkında şöyle buyurmaktadır: “Onlar deve, iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremeyeceklerdir.” Yani cismi itibari ile hayvanların en büyüklerinden olan deve, eşyanın en darlarından biri olan iğne deliğine girmedikçe cennete giremeyeceklerdir. Bu, herhangi bir şeyin gerçekleşmesini, imkânsız olan bir şarta bağlamak kabilindendir. Yani devenin iğne deliğinden geçmesi imkânsız olduğu gibi Allah’ın âyetlerini inkâr edenlerin cennete girmeleri de aynı şekilde imkânsızdır. Çünkü Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Gerçek şu ki; kim Allah’a ortak koşarsa hiç şüphesiz Allah, ona cenneti haram kılmıştır. Onun varacağı yer ateştir.” (el-Maide, 5/72)

Yüce Allah burada da: “Biz günahkârları” yani suçları pek çok olan ve azgınlıkları ileri dereceye varanları “işte böyle cezalandırırız” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz bizim apaçık ayetlerimizi yalanlayanlar, onları yerine getirmekten ve onlara boyun eğmekten büyüklenenler bütün hayırlara karşı ümitsizlik içindedir. Küfürleri sebebiyle amelleri ve öldükleri zaman da ruhları için gökyüzünün kapıları asla açılmaz. Onlar, hayvanların en büyüklerinden biri olan devenin nesnelerin en darı olan iğnenin deliğinden geçinceye kadar, asla cennete giremezler. Bu ise imkânsızdır. Bununla onların cennete girmelerinin imkânsız olduğu ifade edilmektedir. İşte Allah, günahları çok büyük olan kimseleri böyle cezalandırır.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan kök: كذب
  4. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina bizim ayetlerimizi kök: ايي
  5. وَٱسْتَكْبَرُوا۟ vestekberu ve kibirlenenler kök: كبر
  6. عَنْهَا anha onlara
  7. لَا la
  8. تُفَتَّحُ tufettehu açılmayacak kök: فتح
  9. لَهُمْ lehum onlara
  10. أَبْوَٰبُ ebvabu kapıları kök: بوب
  11. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök kök: سمو
  12. وَلَا ve la ve
  13. يَدْخُلُونَ yedhulune onlar giremeyeceklerdir kök: دخل
  14. ٱلْجَنَّةَ l-cennete cennete kök: جنن
  15. حَتَّىٰ hatta kadar
  16. يَلِجَ yelice geçinceye kök: ولج
  17. ٱلْجَمَلُ l-cemelu deve kök: جمل
  18. فِى fi içinden
  19. سَمِّ semmi deliği kök: سمم
  20. ٱلْخِيَاطِ ۚ l-hiyati iğne kök: خيط
  21. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike ve işte böyle
  22. نَجْزِى neczi cezalandırırız kök: جزي
  23. ٱلْمُجْرِمِينَ l-mucrimine suçluları kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara…

  • Aynı kök: خيط (3 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    "O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hale geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle…

  • Aynı kök: سمم (4 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (49-50) Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenenlere göğün kapıları açılmayacak dipnot 1 ve onlar halat/deve dipnot 2 iğne deliğine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandıracağız!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilen "göğün kapıları" ifadesi, cehennemlikler için "ruhlarının yükselmemesi, biraz fırsat bulsalar da yükseklere nüfuz edememeleri, meleklerin sırlarına erememeleri, düşmeleri, dualarının reddedilmesi, üzerlerine bereket inmemesi" anlamlarına alınmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette geçen [el-cemel] "deve" kelimesinin [el-cümmel] "halat" şeklinde okunma ihtimali nedeniyle iki farklı anlamı vardır.

Mustafa İslamoğlu

Hiç şüphesiz mesajlarımızı yalanlamaya kalkan ve onları küçümseyenlere yüce alemlerin kapıları açılmayacak; ve onlar, halat iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremeyecekler. Biz, günahta ısrar edenleri işte böyle cezalandırırız.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan ve onlara tepeden bakan kimselere göğün kapıları açılmayacaktır; ve onlar, halatın iğne deliğinden geçebilmesinden daha kolay giremeyecekler cennete. Günaha gömülüp gidenleri Biz işte böyle cezalandırırız.

Ahmed Hulusi

İşaretlerimizi yalanlayıp, onlara karşı büyüklenenler (var ya muhakkak ki) onlara sema kapıları (hakikati müşahede boyutu) açılmaz ve halat iğne deliğinden geçinceye kadar (ki bu da olanaksızdır!) (onlar) cennete (varlıklarındaki Esma kuvvelerini yaşama şartlarına) dahil olamazlar. . . Mücrimleri böyle cezalandırırız!

Ali Bulaç

Şüphesiz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız.

Ali Özek ve heyeti

Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve, iğne deliğinden geçmedikçe Cennet'e giremezler. Suçluları işte böyle cezalandırırız!

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve Ona karşı büyüklük taslayanlar; onlara gök kapıları açılmaz. Halat iğne deliğinden geçinceye değin cennete giremezler. Suçluları, işte böyle cezalandırırız. dipnot 120

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 120
    "Halat" olarak yazdığımız "Cemel" sözcüğü, Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda, sözcüğün diğer anlamı olan "Deve" biçiminde çevrilmiştir. Aslında, halat sözcüğü ayetteki betimlemeye daha uygundur. Bu sözcüğün tıpkısı nedeniyle, 77:33 ayetinde de benzer çeviri ayrılıkları yapılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Bizim ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir! Suçluları işte böyle cezalandırırız.

Edip Yüksel

Ayetlerimizi inkar edenlere ve onlara karşı büyüklük taslayanlara göğün kapısı açılmaz ve deve iğne deliğinden geçmedikçe de bahçeye girmezler. Suçluları böyle cezalandırırız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimizi inkar edenlere ve onlara karşı büyüklük taslayanlara göğün kapısı açılmaz ve deve iğne deliğinden geçmedikçe de cennete girmezler. Suçluları böyle cezalandırırız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimizi yalanlayan ve onlara imanı kibirlerine yediremeyen kimselere kesinlikle gök kapıları açılmayacak ve deve iğnenin deliğinden geçmedikçe onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte Biz suçluları böyle cezalandırırız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette ayetlerimizi tekzib eden ve onlara iymanı kibirlerine yediremiyen kimselere Semanın kapıları açılmaz ve cemel iğnenin deliğinden geçinceye kadar onlar Cennete girmezler, işte mücrimleri biz böyle cezalandırırız

Erhan Aktaş

Ayetlerimizi yalanlayan ve büyüklenenler var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar deve dipnot 1 iğnenin deliğinden geçmedikçe, Cennet'e giremeyeceklerdir. Mücrimleri dipnot 2 böyle cezalandırırız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Veya kalın urgan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, "Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimizi yalanlayan ve büyüklenenler var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar deve dipnot 1 iğnenin deliğinden geçmedikçe, Cennet'e giremeyeceklerdir. Mücrimleri dipnot 2 böyle cezalandırırız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Veya kalın urgan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizi yalanlayan ve büyüklenenler var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar deve dipnot 1 iğnenin deliğinden geçmedikçe, Cennet'e giremeyeceklerdir. Suçluları böyle cezalandırırız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Veya kalın urgan.

Gültekin Onan

Kuşkusuz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız.

Hasan Basri Çantay

Bizim ayetlerimizi yalan sayıb da onlara karşı kibirlenmek isteyenler (yok mu?) onlar için gök kapıları açılmayacak, onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar, cennete girmeyeceklerdir. Biz günahkarları böyle cezalandırırız.

İbni Kesir

Muhakkak ki ayetlerimizi yalan sayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara; işte onlara, göğün kapıları açılmaz ve onlar; deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler. Biz, suçluları işte böyle cezalandırırız.

Mehmet Alagaş

(35-52) Ey Âdem oğulları sizlere, sizden Resuller geldiğinde, size ayetlerimi anlattıklarında, kimler sakınırsa ve de ıslah olursa artık onlara korku yoktur , onlara hüzünlenme de yoktur / üzülme de yoktur. Ayetlerimizi yalanlayanlar , onlardan kibirlenenler işte onlar ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah’a yalanı iftira olarak atandan veya ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? İşte onlar kitaptaki nasiplerine erişirler / ulaşırlar , elçilerimiz vefat ettirmek için onlara geldikleri zaman derler ki , Allah dışında çağırdıklarınız neredeler? Onlar bizden saptılar /ayrıldılar derler ve kendilerinin kafir olduklarına da şahitlik ederler. Sizden önceki geçmiş cin ve ins ümmetlerin içinde oldukları ateşe girin der, her bir ümmet girdiğinde din kardeşine / yoldaşına lanet eder, orada toplanıp biraraya geldikleri zaman, sonrakiler öncekiler için derler ki Rabbimiz, işte bunlar bizleri saptırdılar, onlara kat kat ateşten azap ver , der ki hepinize kat kat azap var ve lakin bilmiyorsunuz. Öncekiler de sonrakiler için de rler ki sizin bizim üzerimizde üstün bir yanınız olmadı , kazandıklarınız dolayısıyla siz de azabı tadın. Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara kesinlikle semanın kapıları açılmaz ve cennete de deve iğne deliğinden geçebilinceye kadar giremezle r, işte bu şekilde suçluları cezalandırırız. Onlar için cehennemde bir döşek / mahat üzerlerinde de ateş yorganı / gavaş vardır, bu şekilde zalimleri cezalandırırız. İman edenleri ve salih amellileri ki Allah, kişiyi sadece gücünün yettiği kadar / kapasite genişliği kadar sorumlu tutar / mükellef eder, işte onlar, cennet halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. Onların sinelerindeki / göğüslerindeki kini sıyırırız / söküp atarız. Altlarından nehirler akar ve derler ki bizi buna yönlendiren / hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bizi yönlendirmeseydi bizler hidayete erişemezdik. Gerçekten bize hakikat ile Resul geldi, onlara, yaptıklarınızdan dolayı miras olarak size bırakılan cennet budur diye seslenilir / nida edilir. Cennet ashabına cehennem ashabı nida eder ki, Rabbimiz ne vaad ettiyse kesinlikle hakikat olarak biz bulduk. Peki siz de Rabbiniz ne vaad ettiyse buldunuz mu? dediler ki evet. İki taraf arasındaki görevli ünleyici / müezzin , “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun , ki onlar, Allah yolundan savan kimselerdir, onun eğrilmesi için çabalarlar, onlar ahireti de inkâr edenlerdir” diye ilan eder. Aralarında (cennet ve cehennemlikler) bir perde / hicap vardır, araf üzerinde / bekleşme yeri üzerinde adamlar vardır. Yüzlerinden herkesi tanırlar. Cennet halkı olmayı ümit ettiği halde henüz oraya girememişlere nida ederler ki , selam sizlere olsun, Onların / yani beklentisi cennet olanların, bakışları ateş halkı tarafına çevrildiğinde derler ki, Rabbimiz bizi zalim kavimle beraber yapma . Araf halkındaki görevli adamlar, simalarından tanıdıklarına yine nida ederler k i, k alabalıklığınız ve büyükleniyor olmanız size ne fayda sağladı, “Allah’ın rahmetine asla ulaştırılmayacaklar” diye yemin ettikleriniz bunlar mı? İşte onlara seslenilir “Cennete girin sizlere korku yoktur sizler üzülmeyeceksiniz”. Ateş halkı cennet halkına "sudan yahut Allah ’ın sizi rızıklandırdıkları ndan bize aktarın" diye nida ederler. Derler ki "Allah o ikisini kafirlere haram eyledi" (Su da yok size rızık ta yok size) Dinlerini oyun ve eğlence / komedi etmişlerdi , dünya hayatı onları aldattı. İşte bugün de bizler de onları tıpkı bu buluşma gününü unuttukları gibi unuturuz, Ayetlerimizle mücadele edip duruyorlardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara gökyüzünün kapıları açılmayacak, deve iğne deliğinden geçmedikçe, onlar da Cennet'e giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız.

Süleyman Ateş

Bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmağa tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir! İşte suçluları böyle cezalandırırız.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve onlara karşı kibirlenenler için gök kapıları açılmayacak dipnot 1 , deve dipnot 2 iğne deliğinden geçinceye kadar Cennet'e giremeyeceklerdir. Suçluları işte böyle cezalandırırız.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    "Yine şunu söyleyeyim ki, devenin iğne deliğinden geçmesi, (infak etmeyen) zenginin Tanrı egemenliğine girmesinden daha kolaydır."
    Matta 19:24 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 19:24

    Yine şunu söyleyeyim ki, devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.”

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    Ayrıca:
    Markos 10:25 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Markos 10:25

    Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.”

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ;
    Luka 18:25 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Luka 18:25

    “Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliğine girmesinden daha kolaydır.”

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılan ve büyüklük taslayanlar var ya; işte onlara göklerin kapıları açılmayacak, deve iğne deliğinden geçinceye kadar da Cennet'e giremeyeceklerdir. Suçluları işte böyle cezalandırırız.

Şaban Britch

Ayetlerimizi yalanlayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, (öldükten sonra ruhları için) gök kapıları açılmayacak, deve iğne deliğinden geçmedikçe, onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız.

Şaban Piriş

Ayetlerimizi yalanlayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, onlara gök kapıları açılmayacak, halat iğne deliğinden geçmedikçe, onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizi yalanlayan ve onlar karşısında büyüklük taslayanlar var ya, gök kapıları açılmayacaktır onlar için ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremeyeceklerdir onlar. Suçluları böyle cezalandırırız biz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who denied Our revelations and signs betokening Omnipotence and authority and their pride got the better of their prudence, are they who were born to be great losers. Never shall heaven open its gates nor shall they enter Paradise until the camel passes through the needle's eye: thus, do We requite the sinful who grow daily more and more wicked.

Abdul Haleem

The gates of Heaven will not be open to those who rejected Our revelations and arrogantly spurned them; even if a thick rope were to pass through the eye of a needle they would not enter the Garden. This is how We punish the guilty-

Abdullah Yusuf Ali

To those who reject Our signs and treat them with arrogance, no opening will there be of the gates of heaven, nor will they enter the garden, until the camel can pass through the eye of the needle: Such is Our reward for those in sin.

Abul A'la Maududi

Surely the gates of Heaven shall not be opened for those who reject Our signs as false and turn away ' from them in arrogance; nor shall they enter Paradise until a camel passes through the eye of a needle. Thus do We reward the guilty ones.

Aisha Bewley

As for those who deny Our Signs and are arrogant regarding them, the Gates of Heaven will not be opened for them, and they will not enter the Garden until a camel goes through a needle’s eye. That is how We repay the evildoers.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who belie Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations) and treat them with arrogance, for them the gates of heaven will not be opened, and they will not enter Paradise until the camel goes through the eye of the needle (which is impossible). Thus do We recompense the Mujrimûn (criminals, polytheists and sinners).

Ali Quli Qarai

Indeed, those who deny Our signs and are disdainful of them— the gates of the heaven will not be opened for them, nor shall they enter paradise until the camel passes through the needle’s eye, and thus do We requite the guilty.

Amatul Rahman Omar

Be sure, those who cry lies to Our Messages and turn away from them disdainfully, the gates of the (spiritual) firmament shall not be opened for them, nor shall they enter Paradise until a camel passes through the eye of a needle. In this way do We award punishment to those who cut their ties (with Allâh).

Arthur John Arberry

Those that cry lies to Our signs and wax proud against them the gates of heaven shall not be opened to them, nor shall they enter Paradise until the camel passes through the eye of the needle. Even so We recompense the sinners;

Bijan Moeinian

Rest assured that the doors of the heaven will not open for those who [like Satan] showed pride and disobeyed My commandments. Their admission into Paradise is as impossible as the passing of the camel through the eye of the needle. This is the way that your Lord punishes the guilty ones.

E. Henry Palmer

Verily, those who say our signs are lies and are too big with pride for them; for these the doors of heaven shall not be opened, and they shall not enter into Paradise until a camel shall pass into a needle's eye.

Edip-Layth

Those who have denied Our signs, and reacted to them with arrogance, the gates of the sky will not open for them, nor will they enter paradise until the camel passes through the eye of a needle. It is such that We recompense the criminals.

George Sale

Verily they who shall charge our signs with falsehood, and shall proudly reject them, the gates of heaven shall not be opened unto them, neither shall they enter into paradise, until a camel pass through the eye of a needle; and thus will we reward the wicked doers.

Hamid S. Aziz

Verily, those who deny and scorn Our Signs in arrogance, for these the doors of heaven shall not be opened, nor shall they enter into the Garden, until a camel can pass through the eye of a needle. Such is Our reward for the guilty. (Compare with MatthewMark 10:25)

Mahmoud Ghali

Surely the ones who cry lies to Our signs and wax proud against them, the gates of the heaven will not be made to open to them, nor will they enter the Garden until the cord (Sometimes interpreted) penetrates into the eye of the needle. And thus We recompense the criminals.

Marmaduke Pickthall

Lo! they who deny Our revelations and scorn them, for them the gates of heaven will nor be opened not will they enter the Garden until the camel goeth through the needle's eye. Thus do We requite the guilty.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily for those who deny Our signs and turn away in haughtiness from them, the gates of heaven shall not be opened, nor will they enter Paradise, not till the camel passes through the needle's eye. That is how We requite the transgressors:

Muhammad Asad

VERILY, unto those who give the lie to Our messages and scorn them in their pride, the gates of heaven shall not be opened; and they shall not enter paradise any more than a twisted rope can pass through a needle's eye: for thus do We requite such as are lost in sin.

Mustafa Khattab

Surely those who receive our revelations with denial and arrogance, the gates of heaven will not be opened for them, nor will they enter Paradise until a camel passes through the eye of a needle. This is how We reward the wicked.

Progressive Muslims

Those who have denied Our revelations, and became arrogant towards them, the gates of the sky will not open for them, nor will they enter Paradise until the camel passes through the eye of a needle. It is such that We recompense the criminals.

Rashad Khalifa

Surely, those who reject our revelations and are too arrogant to uphold them, the gates of the sky will never open for them, nor will they enter Paradise until the camel passes through the needle's eye. We thus requite the guilty.

Sahih International

Indeed, those who deny Our verses and are arrogant toward them - the gates of Heaven will not be opened for them, nor will they enter Paradise until a camel enters into the eye of a needle. And thus do We recompense the criminals.

Sam Gerrans

Those who deny Our proofs and wax proud at them: for them the gates of heaven will not be opened, nor will they enter the Garden any more than a twisted rope can pass through the eye of a needle; and thus We requite the lawbreakers.

Shabbir Ahmed

Those who deny Our Messages, and scorn them, the gates of Heaven will not be opened for them. And they will not enter the Garden until the camel goes through the eye of a needle. This is how We recompense the guilty. (Likewise nations that ignore the Divine Laws will utterly fail to establish a paradise on earth).

Syed Vickar Ahamed

Verily, for those (people) who deny Our Signs and treat them with displeasure and false pride, there will be no opening of the gates of heavens, and they will not enter the Garden, until the camel can pass through the eye of the needle: Our reward is like this for those in sin.

Taqi Usmani

Surely, those who have rejected Our signs and stood arrogant against them, the gates of the heavens shall not be opened for them, and they shall not enter Paradise unless a camel passes through the eye of a needle. This is how We recompense the sinners.

The Monotheist Group

Those who have denied Our revelations, and became arrogant towards them, the gates of the heavens will not open for them, nor will they enter the Paradise until the camel passes through the eye of a needle. It is such that We recompense the criminals.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩