Diyanet İşleri
Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 13. ayet. وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ مِن قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا۟ وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ
veleḳad ehlekne-lḳurûne min ḳabliküm lemmâ żalemû vecâethüm rusülühüm bilbeyyinâti vemâ kânû liyü'minû. keẕâlike neczi-lḳavme-lmücrimîn.
Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği Yûnus 11–20 3
Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur" sözleridir.
Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.
İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.
Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.
Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir" dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım."
De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber vermektedir. Halbuki onlara peygamberler aracılığı ile apaçık deliller gelmiş ve hak onlara açıklanmıştı. Ancak bu açıklamalara rağmen delillere boyun eğmediler ve iman etmediler. Bundan dolayı da Yüce Allah, haramları cüretkârca işleyen her günahkârdan geri çevrilmesi söz konusu olmayan cezasını üzerlerine indirdi. İşte O’nun bütün ümmetlerdeki sünneti/kanunu budur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey müşrikler!- Allah'ın resullerini yalanlamaları ve işledikleri günahlar sebebiyle sizden önceki ümmetleri helak ettik. Kendilerine göndermiş olduğumuz elçilerimizin ve onların Rableri katından getirdiklerinin doğruluğuna dair açık delillerimiz geldiği halde iman etmeye hazır olmadıkları için onlar iman üzere olamadılar. Bundan dolayı yüce Allah onları rezil rüsva etti. Onları iman etmeye muvaffak kılmadı. Zalim ümmetleri cezalandırdığımız gibi her zaman ve mekânda onlar gibi olan ümmetleri de cezalandırırız.
Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş)
Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
"O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hale geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle…
Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki haksızlık ettikleri için sizden önce nice nesilleri helak etmiştik. Elçileri kendilerine apaçık deliller getirmiş, (ancak) onlar iman etmemişlerdi. İşte suçlu toplumları böyle cezalandırırız.
Doğrusu sizden önceki bir çok nesli de, kötülük odağı olmaya başlayınca yok oluşa mahkum etmiştik. Oysa ki onlara (da) peygamberleri hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişlerdi; fakat onlar inanmamakta direndiler: günaha gömülüp giden toplumu işte böyle cezalandırırız.
Ve gerçek şu ki, sizden önce, kendilerine gönderilen peygamberler onlara hakkın apaçık delillerini getirdikleri halde (inat ve ısrarla) zulüm (ve kötülük) yapmaya devam ettikleri zaman, nice nesilleri yok ettik; çünkü onlar (bu delillere ya da peygamberlere) inanmayı reddettiler. Biz işte böyle cezalandırırız, günaha gömülüp giden toplumları.
Andolsun ki, sizden önceki nesilleri, kendilerine Rasulleri açık deliller olarak geldikleri halde, zulümleri ve iman etmemeleri nedeniyle helak ettik. . . Suçlu toplumları işte böyle cezalandırırız!
Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve iman etmeyecek oldukları için yıkıma uğrattık. İşte biz, suçlu, günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.
Andolsun ki sizden önce, peygamberleri kendilerine mucizeler getirdiği halde (yalanlayıp) zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helâk ettik; zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.
Gerçek şu ki, sizden önceki kuşakları, haksızlık yaptıkları için yıkıma uğrattık. Üstelik elçiler onlara açık kanıtlarla gelmelerine karşın inanmadılar. Suçlu toplumları, işte böyle cezalandırırız.
Andolsun, sizden önce, peygamberleri kendilerine açık belgeler getirmişken inanmayarak haksızlık ettikleri zaman, nice nesilleri yok ettik. İşte, suçlu topluluğu böyle cezalandırırız.
Sizden önceki nice nesilleri, zulmettikleri zaman yok etmişizdir. Elçileri kendilerine açık delillerle gitmişlerdi, ancak onlar onaylamayı reddetmişlerdi. Suçlu toplumları böyle cezalandırırız.
Sizden önceki nice nesilleri, zulmettikleri zaman yok etmişizdir. Elçileri kendilerine açık delillerle gitmişlerdi, ancak onlar inanmayı reddetmişlerdi. Suçlu toplumları böyle cezalandırırız.
Andolsun ki, Biz sizden önceki yüzyılların nesillerini, kendilerine peygamberleri açık deliller ile geldikleri halde, zulmettikleri ve iman etme ihtimalleri kalmadığı vakit helak ettik. İşte suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.
Celalim hakkı için biz sizden evvelki kurunu, kendilerine Peygamberleri beyyinat ile geldikleri halde zulmettikleri ve iymana gelmeleri ıhtimali kalmadığı vakıt helak eyledik, işte mücrim kavmleri biz böyle cezalandırırız
Ant olsun Biz, sizden önce nice nesilleri, Resulleri kendilerine kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi getirdiği halde iman etmeyip, haksızlık yaptıkları için yok ettik. İşte suçlu halkları böyle cezalandırırız.
Ant olsun Biz, sizden önce nice nesilleri, resulleri kendilerine kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi getirdiği halde iman etmeyip, haksızlık yaptıkları için yok ettik. İşte suçlu halkları böyle cezalandırırız.
Ant olsun Biz, sizden önce nice nesilleri, rasulleri kendilerine kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi getirdiği halde iman etmeyip, haksızlık yaptıkları için yok ettik. İşte suçlu toplumları böyle cezalandırırız.
Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve inanır olmadıkları / inanmadıkları için yıkıma uğrattık. İşte Biz, suçlu, günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.
Andolsun ki (ey Mekkeliler) sizden evvelki devirler (de geçmiş ümmetler) i — peygamberleri kendilerine apaçık deliller (ve mu'cizeler) getirdikleri halde (onları yalana çıkarmak, hakka karşı daima kuvvet istimal etmek suretiyle) zulm etdikleri, imana gelmeyecekleri (sabit olduğu) için — helak etmişizdir. İşte günahkarlar güruhunu biz böyle cezalandırırız.
Andolsun ki; sizden önce nice nesilleri zulmettikleri zaman helak ettik. Peygamberleri onlara apaçık delillerle geldikleri halde, onlar inanmamışlardı. İşte Biz, suçlu kavmi böyle cezalandırırız.
(11-18) Allah insana fenalığı / şerri de hayrı acele istemesi gibi yapsaydı, süreleri / ecelleri hemen gerçekleşirdi , bize inanmayanları taşkınlıklarında / tuğyanlarında bocalıyor halde bırakırız. İnsana bir zarar dokunursa yatar yahut oturur vaziyette veya ayakta iken bize dua eder, ne zaman ki zararı ondan kaldırırız, sanki / adeta dokunan zarar nedeniyle dua etmemişçesine geçip gider , savurganlara / israf edenlere yapıyor oldukları böyle süslenir. Önceleri nice nesilleri zulümlerinden dolayı helak ettik, elçiler imiz onlara açık delillerle geldiler onlar da inanan olmadılar , bu şekilde suçlu boyları / kavimleri cezalandırırız, sonra da onların ardından sizleri, bakalım nasıl hareket ediyorsunuz diye devralanlar / halifeler yaptık. Açık ve net ayetlerimiz onlara sözlü okunduğu / tilavet edildiği zaman bizimle buluşmayı ummayanlar derler ki bundan başka kuran getir veya değiştir onu / mübadele et. De ki kendimce onu değiştirmem olabilecek şey değil, ben sadece bana vahyolunana uyarım ve eğer Rabbime isyan edersem kesinlikle büyük bir gün azabından korkarım, de ki eğer Allah isterse ben onu size okuyamazdım sizde onu bilemezsiniz / idrak edemezdiniz , önceden aranızda bir ömür kaldım akletmiyormusunuz? Allaha yalanı iftira edenden yahut ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Muhakkak ki o, suçluları kurtuluşa erdirmez / felaha erdirmez. Allah’ın dışında onlara ne bir zararı yahut faydası olmayan şeylere tapıyorlar / ibadet ediyorlar. İşte bunlar Allah yanında bizim aracılarımız / şefaatçilerimiz diyorlar. Allaha arzda ve semalarda bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz? O şirk koştuklar ınızdan üstündür ve yücedir.
Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten iman edecek değillerdi. İşte biz günahkârlar topluluğunu böyle cezalandırırız.
Sizden önce, zulmettikleri ve peygamberleri kendilerine açık kanıtlar getirdikleri halde inanmadıkları için nice nesilleri helak etmişizdir. İşte suç işleyen kavmi böyle cezalandırırız.
Sizden önceki nesilleri de ne zaman yanlış yola girmişlerse helak etmişizdir dipnot 1 . Elçilerimiz dipnot 2 , onlara apaçık belgelerle geldi ama onlar inanmaya yanaşmadılar dipnot 3 . Suçlular topluluğunu işte böyle cezalandırırız.
Sizden önce nice kuşakları yanlış yola girdiklerinde etkisiz hale getirdik. Onlara gelen elçiler, apaçık belgelerle(mucizelerle) gelmişlerdi ama inanmamaya kararlıydılar. Biz suçlular topluluğunu böyle cezalandırırız.
And olsun ki , sizden önce gelen nesilleri, rasûlleri onlara açık deliller getirdikleri halde zulmedip, iman etmedikleri için helak ettik. Suçlu bir toplumu işte böyle cezalandırırız.
And olsun ki, sizden önce nesilleri, resulleri onlara belgeler getirdikleri halde zulmedip, iman etmedikleri için yıkıma uğrattık. Suçlu bir toplumu işte böyle cezalandırırız.
Yemin olsun ki biz sizden önceki kuşakları, zulmettikleri ve resulleri kendilerine açık kanıtlar getirdiği halde inanmadıkları için, helak ettik. Günaha batanlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.
Destruction and death of generations that preceded in order of time were events you people must have heard of. They were wrongful of actions. They received Messengers as spectacles and warnings but they refused to give credence to their messages and to the divine enlightenment, thus do We requite the wicked.
Before you people, We destroyed whole generations when they did evil- their messengers brought them clear signs but they refused to believe. This is how We repay the guilty.
Generations before you We destroyed when they did wrong: their messengers came to them with clear-signs, but they would not believe! thus do We requite those who sin!
Surely We destroyed the nations (which had risen to heights of glory in their times) before you dipnot 1 when they indulged in wrong-doing dipnot 2 and refused to believe even when their Messengers brought clear signs to them. Thus do We recompense the people who are guilty.
We destroyed generations before you when they did wrong. Their Messengers brought them the Clear Signs, but they were never going to have iman. That is how We repay evildoers.
And indeed, We destroyed generations before you when they did wrong, while their Messengers came to them with clear proofs, but they were not such as to believe! Thus do We requite the people who are Mujrimûn (disbelievers, polytheists, sinners, criminals).
Certainly We destroyed [several] generations before you when they perpetrated wrongs: their apostles brought them manifest proofs, but they would not have faith. Thus do We requite the guilty lot.
And We certainly destroyed several generations before you when they went wrong inspite of the fact that there had come to them their Messengers (of God) with clear proofs but they would not believe. Just (as We repaid them) so We repay all such guilty people (with punishment).
We destroyed the generations before you when they did evil, and their Messengers came to them with the clear signs, but they would not believe; so We recompense the people of the sinners.
Do not forget that, before you, I destroyed [many] nations who had chosen the injustice [not the right path] as their way of life. They chose to disbelieve in their Messengers (whom I had sent with undeniable miracles.) I deal with the criminal people in such a manner [example: Sodom & Gomorrah.]
We have already destroyed generations before you when they did wrong, and there came to them their apostles with manifest signs, but they would not believe. Thus do we reward the sinful people.
We have destroyed the generations before you when they transgressed, and their messengers came to them with clear proofs, but they were not to acknowledge. It is such that We will recompense the criminal people.
We have formerly destroyed the generations who were before you, O men of Mecca, when they had acted unjustly, and our apostles had come unto them with evident miracles and they would not believe. Thus do We reward the wicked people.
When misfortune touches man, he calls Us, whether reclining, sitting or standing; but when We have removed from him his distress, he passes on as though he had not called on Us because of the misfortune that touched him. Thus unto the extravagant is made seemly that which they have done.
And We have already caused the generations even before you to perish as soon as they did injustice and their Messengers came to them with the Supreme evidences; and in no way were they to believe; thus We recompense the criminal people.
We destroyed the generations before you when they did wrong; and their messengers (from Allah) came unto them with clear proofs (of His Sovereignty) but they would not believe. Thus do We reward the guilty folk.
How many generations did We lay low before you when they became wilfully unjust. Their apostles had brought clear proofs to them, yet they never believed. So We punished the sinful people.
And, indeed, We destroyed before your time [whole] generations when they [persistently] did evil although the apostles sent unto them brought them all evidence of the truth; for they refused to believe [them]. Thus do We requite people who are lost in sin.
We surely destroyed ˹other˺ peoples before you when they did wrong, and their messengers came to them with clear proofs but they would not believe! This is how We reward the wicked people.
We have destroyed the generations before you when they transgressed, and their messengers came to them with clear proofs, but they were not to believe. It is such that We will recompense the criminal people.
Many a generation we have annihilated before you when they transgressed. Their messengers went to them with clear proofs, but they refused to believe. We thus requite the guilty people.
And We had already destroyed generations before you when they wronged, and their messengers had come to them with clear proofs, but they were not to believe. Thus do We recompense the criminal people
And We destroyed the generations before you when they did wrong, and their messengers came to them with clear signs, but they were not to believe — thus reward We the lawbreaking people.
We annihilated many nations before you for their violation of human rights. Their Messengers had come to them with clear evidence of the Truth, but they refused to believe them. Thus do We reward those who steal the fruit of others' labor.
And indeed, generations before you We have destroyed when they did wrong: Their messengers came to them with Clear Signs, but they would not believe! Like this We repay the sinners (and criminals)!
Indeed We have destroyed generations before you when they transgressed, and their Messengers had come to them with clear signs, but they were not the ones who would believe. This is how We punish the guilty people.
And We have destroyed the generations before you when they transgressed; and their messengers had come to them with clear proofs, but they would not believe. It is such that We recompense the criminal people.