Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 25. ayet

Ahkâf suresi, 25. ayet. تُدَمِّرُ كُلَّ شَىْءٍۭ بِأَمْرِ رَبِّهَا فَأَصْبَحُوا۟ لَا يُرَىٰٓ إِلَّا مَسَٰكِنُهُمْ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ

tüdemmiru külle şey'im biemri rabbihâ feaṣbeḥû lâ yürâ illâ mesâkinühüm. keẕâlike neczi-lḳavme-lmücrimîn.

Diyanet İşleri

"O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hale geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 22–28 · surenin 25. ayeti / 35
  1. Ahkâf 22

    Onlar ise, "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.

  2. Ahkâf 23

    Hud, "(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum" dedi.

  3. Ahkâf 24

    O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir buluttur" dediler. Hud, "Hayır, o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde elem dolu azabın bulunduğu bir rüzgardır" dedi.

  4. 25

    "O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hale geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

  5. Ahkâf 26

    Andolsun, size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.

  6. Ahkâf 27

    Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye ayetleri tekrar tekrar açıkladık.

  7. Ahkâf 28

    Allah'ı bırakıp O'na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilahlar kendilerine yardım etseydi ya!? Aksine onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanı ve uydurmakta oldukları şeydir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 24–25. ayetler için yazılmıştır.

24. Yüce Allah, üzerlerine büyük bir azap gönderdi. Bu azap, onları helak ve perişan eden bir rüzgar idi. “Onlar” bu azabı sel suları ile akıp taşan, tarlalarını sulayan, kuyularından ve göllerinden su içtikleri “vadilerine yönelmiş gelmekte olan yayılmış bir bulut halinde” bir bulut gibi kendilerine doğru geldiğini “gördüklerinde” sevinç içerisinde: “Bu, bize yağmur yağdıracak bir buluttur, dediler.”

Yüce Allah ise şöyle buyurmaktadır: “Hayır; aksine o, sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir.” Yani kendi aleyhinize yaptıklarınızın cezasıdır. Çünkü siz: “O halde (iddialarında) doğru söyliyorsan bizi kendisi ile tehdit ettiğin (azabı) getir (de görelim)” demiştiniz. O, “içinde can yakıcı azap bulunan bir rüzgardır.”

25. “O, Rabbinin emri ile” O’nun dilemesi ile üzerinden geçtiği “her şeyi” şiddetinden ve helâk edici oluşundan dolayı “helâk eder.”

Yüce Allah, bu rüzgarı onlara aralıksız olarak yedi gece ve sekiz gündüz musallat etti. Onlar sonunda içi boşalmış hurma ağacı kütükleri gibi yere serildiler.

“Sonunda onların meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu.” Davarları, malları telef olmuş, kendileri de yok olup gitmişlerdi.

“Biz, günahkâr toplumları” günahları ve zulümleri sebebiyle “işte böyle cezalandırırız.” Çünkü Yüce Allah, onlara pek büyük nimetler ihsan etmiş olmakla birlikte O’na şükretmediler, O’nu anmadılar. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O rüzgâr uğradığında, Allah Teâlâ'nın helak edilmesini emrettiği her şeyi yıkıp mahveder. Böylece onlar yok oldular. Onlardan geriye daha önce orada ikamet ettiklerini gösteren evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte biz; inkârlarında ve isyanlarında ısrar eden mücrimleri bu acı verici ceza ile cezalandırırız.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تُدَمِّرُ tudemmiru yıkar mahveder kök: دمر
  2. كُلَّ kulle her kök: كلل
  3. شَىْءٍۭ şey'in şeyi kök: شيا
  4. بِأَمْرِ biemri emriyle kök: امر
  5. رَبِّهَا rabbiha Rabbinin kök: ربب
  6. فَأَصْبَحُوا۟ feesbehu onlar o hale geldiler ki kök: صبح
  7. لَا la
  8. يُرَىٰٓ yura görülmez oldu kök: راي
  9. إِلَّا illa başka bir şey
  10. مَسَـٰكِنُهُمْ ۚ mesakinuhum konutlarından kök: سكن
  11. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  12. نَجْزِى neczi biz cezalandırırız kök: جزي
  13. ٱلْقَوْمَ l-kavme toplumu kök: قوم
  14. ٱلْمُجْرِمِينَ l-mucrimine suç işleyen kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    "Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkarlar olarak…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…

  • Aynı kök: دمر (10 geçiş)

    Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…

  • Aynı kök: دمر (10 geçiş)

    Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (rüzgâr), Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Nitekim (kasırga gelince) evlerinden başka bir şey görülemez olmuştu. İşte biz, suçlu toplumu böyle cezalandırırız.

Mustafa İslamoğlu

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir etti: nihayet, (harap olmuş) haneleri dışında gözle görülen hiçbir şey kalmadı. Biz, günaha gömülen bir toplumu işte böyle cezalandırırız.

Muhammed Esed

Her şeyi Rabbi'nin emriyle yakıp yıkacak (bir rüzgar)!" Onlar öylesine çarçabuk silinip gittiler ki geride (bomboş) evlerinden başka bir şey kalmaz oldu. Biz günaha saplanmış bir topluluğu işte böyle cezalandırırız.

Ahmed Hulusi

(O rüzgar) Rabbinin emriyle her şeyi helak edip dumura uğratır! Nitekim öyle oldular ki, geride onların meskenlerinden başka bir şey kalmamıştı! Suçlular toplumuna yaptıklarının sonucunu böyle yaşatırız!

Ali Bulaç

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eder. Böylece meskenlerinden başka, hiçbir şey(leri) görünemez duruma düştüler. İşte biz, suçlu günahkar bir kavmi böyle cezalandırırız.

Ali Özek ve heyeti

O (rüzgâr), Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Nitekim (o kasırga gelince) onların evlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte biz suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

Ali Rıza Safa

"Efendinin buyruğuyla, her şeyi yerle bir eder!" Sonra, öyle oldular ki, evlerinden başka bir şey görünmez oldu. Suçlu toplumu, işte böyle cezalandırırız.

Bayraktar Bayraklı

"O rüzgar, Rabbinin emri ile her şeyi yerle bir eder" derdemez, evlerinin kalıntılarından başka bir şey görünmez oldu. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

Edip Yüksel

Efendinin emriyle her şeyi yerle bir eder. Sabahladıklarında, evlerinden başka her şey görülmez olmuştu. Suçlu topluluğu işte böyle cezalandırırız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin emriyle herşeyi yerle bir eder. Sabahladıklarında, evlerinden başka herşey görülmez olmuştu. Suçlu topluluğu işte böyle cezalandırırız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbinin emriyle herşeyi yerle bir eder." dedi. Derken öyle oluverdiler ki, evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte öyle suçlu bir topluluğa Biz böyle ceza veririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbının emriyle her şey'i tedmir eder, derken öyle oluverdiler ki meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu, işte öyle mücrim bir kavme biz böyle ceza veririz

Erhan Aktaş

"Rabb'inin emri ile her şeyi yok edecek!" Böylece, meskenlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. Biz, suçlu halkı böyle cezalandırırız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'inin emri ile her şeyi yok edecek!" Böylece, meskenlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. Biz, suçlu halkı böyle cezalandırırız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'inin emri ile her şeyi yok edecek!" Böylece, meskenlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. Biz, suçlu kavmi böyle cezalandırırız.

Gültekin Onan

Rabbinin buyruğuyla her şeyi yerle bir eder. Böylece meskenlerinden başka, hiçbir şey(leri) görünemez duruma düştüler. İşte biz, suçlu günahkar bir kavmi böyle cezalandırırız.

Hasan Basri Çantay

"O, Rabbinin emriyle her şey'i helak edecekdir". İşte onlar o haale geldiler ki meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu. İşte günahkarlar güruhunu biz böyle cezalandırırız.

İbni Kesir

Rabbının emri ile her şeyi yıkar. Bunun üzerine onların meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu. İşte biz, suçlular güruhunu böylece cezalandırırız.

Mehmet Alagaş

(21-28) Ad'ın kardeşini hatırla, bir vakit Ahkâf da ki (kumlu bölge) kavmini uyarmıştı, Ondan önce de sonra da uyarıcılar gelmiş geçmişti, sadece Allah'a ibadet edin , size çok büyük bir azap gününün gelmesinden korkuyorum demişti , onlarda dediler ki sen bizim ilahlarımıza kara çalmak / ifk için mi geldin? Eğer doğru sözlü isen / sözüne sadık isen vaadettiğin şeyi getir. Dedi ki Onun ilmi / bilgisi Allah yanındadır, ben gönderildiğim şeyle sizi bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum , lakin sizi cahil bir toplum olarak görüyorum. Vaktaki bir bulutu / ârizi vadilerinin üzerinden kendilerine doğru geldiğini görünce, dediler ki bu bize yağmur yağdıracak bulut , bilakis o, kendisini acele istediğiniz şeydir , içinde rüzgâr vardır içinde acıtıcı bir azap vardır , Rabbinin emri ile her şeyi tarumar eder / dumura uğratır. Meskenleri hariç, hiçbir şey görünür halde değildi , bu şekilde sabahladılar, suçlu kavmi işte böyle cezalandırırız. Kesin olan şu ki, biz onlara öyle imkanlar vermiştik ki size o imkanları vermedik , onlara işitme, görme ve kalpler verdik , işitmeleri, görmeleri ve de kalpleri onlara hiçbir fayda vermedi, Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlardı / mücahede ediyorlardı, alay ettikleri onları sarıp sarmaladı / haaqa etti. Kesin olan şu ki e trafınızda ki memleketlerden nicelerini helak et tik, ayetleri elimizden çıkardık / sarf ettik, böylelikle belki geri dönerler. Allahtan başka edindikleri, kendilerine yakın gördükleri ilahları, onları kurtarsaydı ya, fakat onlardan saptılar, işte bu, onların iftira edip durdukları kara çalmalarıdır / ifkleridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O (rüzgâr), Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Nitekim (o kasırga gelince) onların evlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

Süleyman Ateş

Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Derken onlar o hale geldiler ki konutlarından başka bir şey görülmez oldu. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinin emriyle evlerin içine girecek, her şeyi kökünden sökecektir dipnot 1 . Sabaha erdiklerinde evlerinden başka görünen bir şey kalmamıştı. Biz suçlular topluluğunu böyle cezalandırırız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tedmir

Şaban Britch

O, Rabb’inin emriyle her şeyi yerle bir eder. Nitekim evlerinden başka bir şey görünmez oldu. Suçlu toplumu işte böyle cezalandırırız.

Şaban Piriş

O, Rabb'inin emriyle her şeyi yerle bir eder. Nitekim evlerinden başka bir şey görünmez oldu. Suçlu toplumu işte böyle cezalandırırız.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir edecek. Sonunda o hale geldiler ki, konutlarından başka hiçbir şey görünmüyordu. Suçlular topluluğunu işte böyle cezalandırırız biz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

reducing to useless form and ruins anything it touched by Allah's command that they were laid low in horrible destruction, and nothing could be seen but the remains of their wrecked and empty homes; thus do We require a people given to crime.

Abdul Haleem

which will destroy everything by its Lord’s command.’ In the morning there was nothing to see except their [ruined] dwellings: this is how We repay the guilty.

Abdullah Yusuf Ali

"Everything will it destroy by the command of its Lord!" Then by the morning they - nothing was to be seen but (the ruins of) their houses! thus do We recompense those given to sin!

Abul A'la Maududi

that will destroy everything by the command of its Lord." Thereafter nothing was left to be seen except their dwellings. Thus do We requite the wrong-doers. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For the details of the story of Aad, see (Surah Al-Aaraf, Ayats 65-72); (Surah Houd, Ayats 50-60); (Surah Al- Muminun, Ayats 31-41); (Surah Ash-Shuara, Ayats 123-140);(Surah Al-Ankabut, Ayat 40); (Surah HaMim-AsSajdah, Ayats 15-16 and the corresponding E.Ns).

Aisha Bewley

destroying everything at its Lord’s command! When morning came you could see nothing but their dwellings. That is how We repay the people of the evildoers.

Al-Hilali & Khan

Destroying everything by the Command of its Lord! So they became such that nothing could be seen except their dwellings! Thus do We recompense the people who are Mujrimûn (polytheists, disbelievers, sinners)!

Ali Quli Qarai

destroying everything by its Lord’s command. ’ So they became such that nothing could be seen except their dwellings. Thus do We requite the guilty lot.

Amatul Rahman Omar

`This (hurricane) will go on destroying everything by the command of its Lord. ' Accordingly (the hurricane struck them and) they became such that nothing could be seen (of them) except their dwellings. That is how do We recompense the guilty people.

Arthur John Arberry

destroying everything by the commandment of its Lord. ' So in the morning there was naught to be seen but their dwelling-places. Even so do We recompense the people of the sinners.

Bijan Moeinian

It will destroy everything by the will of its Lord. So, nothing left behind except the ruins of their empty places. This is the way that I (God) deal with guilty people.

E. Henry Palmer

it will destroy everything at the order of its Lord!' And in the morning naught was seen save their dwellings. Thus do we reward the sinful people!

Edip-Layth

It destroys everything by the command of its Lord. Thus they became such that nothing could be seen except their homes. We thus requite the criminal people.

George Sale

It will destroy every thing, at the command of its Lord. And in the morning nothing was to be seen, besides their empty dwellings. Thus do We reward wicked people.

Hamid S. Aziz

"Destroying everything by the command of its Lord. " Then by the morning they became such that naught could be seen except (the ruins of) their dwellings. Thus do We reward the guilty people.

Mahmoud Ghali

Destroying everything by the Command of its Lord. So in the morning they became (dead) and nothing (could) be seen except their dwellings. Thus We recompense the criminal people.

Marmaduke Pickthall

Destroying all things by commandment of its Lord. And morning found them so that naught could be seen save their dwellings. Thus do We reward the guilty folk.

Mohamed Ahmed - Samira

It will destroy everything at the bidding of its Lord. " So in the morning there was nothing but their empty dwellings to be seen. That is how We requite the sinners.

Muhammad Asad

bound to destroy everything at its Sustainer’s behest!" And then they were so utterly wiped out that nothing could be seen save their [empty] dwellings: thus do We requite people lost in sin.

Mustafa Khattab

It destroyed everything by the command of its Lord, leaving nothing visible except their ruins. This is how We reward the wicked people.

Progressive Muslims

It destroys everything by the commanded of its Lord. Thus they became such that nothing could be seen except their homes. We thus requite the criminal people.

Rashad Khalifa

It destroyed everything, as commanded by its Lord. By morning, nothing was standing except their homes. We thus requite the guilty people.

Sahih International

Destroying everything by command of its Lord. And they became so that nothing was seen [of them] except their dwellings. Thus do We recompense the criminal people.

Sam Gerrans

“Destroying everything by the command of its Lord.” And morning found them — there was nothing to be seen save their dwellings. Thus reward We the lawbreaking people.

Shabbir Ahmed

Bound to destroy everything by its Lord's Command. And morning found them so that nothing could be seen but their empty dwellings. Thus do We reward the exploitive people.

Syed Vickar Ahamed

It will destroy everything by the command of his Lord! Then by the morning, they (found nothing)— Nothing was to be seen except (the ruins of) their houses! Thus do We pay back those who act in sin!

Taqi Usmani

that will destroy every thing with the command of its Lord! So they became such that nothing remained to be seen except their dwelling places. This is how We punish the guilty people.

The Monotheist Group

It destroys everything by the command of its Lord. Thus they became such that nothing could be seen except their dwellings. We thus requite the criminal people.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩