A'râf suresi

A'râf suresi, 43. ayet

A'râf suresi, 43. ayet. وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلَآ أَنْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَقَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ وَنُودُوٓا۟ أَن تِلْكُمُ ٱلْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

veneza`nâ mâ fî ṣudûrihim min gillin tecrî min taḥtihimü-l'enhâr. veḳâlü-lḥamdü lillâhi-lleẕî hedânâ lihâẕâ vemâ künnâ linehtediye levlâ en hedâne-llâh. leḳad câet rusülü rabbinâ bilḥaḳḳ. venûdû en tilkümü-lcennetü ûriŝtümûhâ bimâ küntüm ta`melûn.

Diyanet İşleri

Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler" derler. Onlara, "İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!" diye seslenilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 40–46 · surenin 43. ayeti / 206
  1. A'râf 40

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.

  2. A'râf 41

    Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.

  3. A'râf 42

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.

  4. 43

    Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler" derler. Onlara, "İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!" diye seslenilir.

  5. A'râf 44

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar, "Evet" derler. O zaman aralarında bir duyurucu, "Allah'ın laneti zalimlere!" diye seslenir.

  6. A'râf 45

    Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.

  7. A'râf 46

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, "Selam olsun size!" diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43. “Biz onların kalplerinde kin türünden ne varsa söküp atacağız.” Bu da Yüce Allah’ın cennetliklere lütuf ve ihsanındandır. O, dünya hayatında iken kalplerinde bulunan kini ve birbirleriyle yarış hırsını söküp atacak, ortadan kaldıracaktır. Böylelikle birbirini seven gerçek kardeşler, kendilerine karşı olumsuz duyguları bulunmayan samimi dostlar olacaklardır. Bir başka yerde de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz onların göğüslerindeki kini söküp attık, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.” (el-Hicr, 15/47) Allah onlara öyle bir lütuf ve ihsanda bulunacak ki her biri mutlu olacak ve içinde bulunduğu nimetlerin daha üstünde bir nimet olmadığı kanaatine sahip olacak. Böylelikle birbirlerini kıskanmaktan, birbirlerine buğzetmekten yana emin olacaklardır. Çünkü bunun sebepleri ortadan kalkmış olacaktır.

“Altlarından da ırmaklar akar.” Yani istedikleri yerde ve istedikleri yönde ırmakları bol bol akıtırlar. Dilerlerse saraylarının arasından, dilerlerse o yüksek köşklerde, dilerlerse o cennet bahçelerinde, dilerlerse de göz kamaştırıcı bahçelerin altından… Bu nehirler yatakları olmaksızın akacaktır ve hayırlarının da hiçbir sınırı bulunmayacaktır.

İşte Allah’ın kendilerine ihsan etmiş olduğu nimetleri ve lütufları görecekleri vakit: “Bizi bu (nimetleri kazandıracak amele) hidayet eden Allah’a hamd olsun” diyeceklerdir. Yani O, bize bunu lütfedip kalplerimize ilham verdi de böylece O’na iman ettik ve bu güzel yurda ulaştıran amellere yöneldik. İmanımızın ve amelimizin mükâfaatını bizim için sakladı da onlar sebebi ile bizi bu yurda ulaştırdı. İşte bütün bunlar için O’na hamdolsun. En baştan beri bize lütufta bulunan, sayanların saymaktan aciz kalacağı pek çok gizli ve açık nimetleri ihsan eden O cömert Rab ne yücedir! “Eğer Allah bizi hidayete erdirmeseydi biz, kendiliğimizden hidayeti bulamazdık.” Yani Yüce Allah bize hidâyetini ve peygamberlerine tâbi olmayı lütfetmemiş olsaydı bizim kendi kendimize hidâyeti bulma imkanımız olmazdı.

“Andolsun ki Rabbimizin peygamberleri hak ile gelmişlerdir.” Yani peygamberlerin kendilerine haber vermiş olduğu nimetlerden yararlandıkları vakit, bu nimetlerin varlığı önceleri onlar için ilme’l-yakin iken hakka’l-yakin derecesine ulaşır ve onlar da: Biz peygamberlerin bize vaadetmiş olduğunun, kesinlikle gerçek olduğunu anladık ve bizatihi gördük. Onların bütün getirdiklerinin, hiçbir şüphe ve kapalılık içermeyen kesin hakikat olduğunu müşahade ettik.

“Onlara” tebrik, lütuf, selam ve saygı olmak üzere: “şöyle seslenilir: Yapmakta olduğunuz ameller sebebiyle mirasçısı kılındığınız cennet işte budur.” Artık bu cennetin mirasçıları oldunuz ve bu cennet size kat’i olarak verilmiş oldu. Kâfirlere verilen ise ateştir. Bu cennet size yaptığınız ameller sebebiyle miras verilmiştir. Selef alimlerinden biri şöyle demiştir: Cennetlikler Allah’ın affetmesi ile ateşten kurtulacak, Allah’ın rahmeti ile cennete konulacaklardır. Cennetteki meskenlere salih amelleri vesilesiyle mirasçı olacak ve onları o amellere göre pay edeceklerdir. Bu ameller de O’nun rahmetindendir, hatta rahmetinin en üstün şeklidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah’ın, o kimselerin kalplerinden nefret ve kini söküp çıkarması cennette onlara bahşedeceği nimetin tamamındandır. Nehirleri onların ayaklarının altından akıtır ve onlar, Allah’ın üzerindeki nimetlerini kabul ederek şöyle derler: “Bizi salih amellere muvaffak kılarak bu makama nail kılan Allah’a hamt olsun. Eğer Allah bizi muvaffak kılmasaydı bizler kendi kendimize muvaffak olacak değildik. Rabbimizin peygamberleri içinde şüphe barınmayan, vaatlerinde ve tehdit ettiklerinde doğru olan hak ile geldi.” Onlara bir münadi seslenerek: “Peygamberlerimin dünyada sizlere haber verdikleri işte bu cennettir. Allah sizleri, Allah’ın yüzünü görmek isteyerek yapmış olduğunuz salih amellere karşılık bu mükâfatla mükâfatlandırdı.” der.

Kelimeler

36 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَزَعْنَا ve nezea'na ve çıkarıp atmışızdır kök: نزع
  2. مَا ma ne varsa
  3. فِى fi içinde
  4. صُدُورِهِم sudurihim göğüsleri kök: صدر
  5. مِّنْ min -den
  6. غِلٍّۢ gillin kin- kök: غلل
  7. تَجْرِى tecri akmaktadır kök: جري
  8. مِن min
  9. تَحْتِهِمُ tehtihimu altlarından kök: تحت
  10. ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ l-enharu ırmaklar kök: نهر
  11. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  12. ٱلْحَمْدُ l-hamdu hamdolsun kök: حمد
  13. لِلَّهِ lillahi Allah'a kök: اله
  14. ٱلَّذِى llezi o ki
  15. هَدَىٰنَا hedana lutfedip bizi getirdi kök: هدي
  16. لِهَـٰذَا lihaza buraya
  17. وَمَا ve ma
  18. كُنَّا kunna biz kök: كون
  19. لِنَهْتَدِىَ linehtediye (doğruyu) bulamazdık kök: هدي
  20. لَوْلَآ levla eğer
  21. أَنْ en
  22. هَدَىٰنَا hedana bizi getirmeseydi kök: هدي
  23. ٱللَّهُ ۖ llahu Allah kök: اله
  24. لَقَدْ lekad muhakkak
  25. جَآءَتْ ca'et getirmişler kök: جيا
  26. رُسُلُ rusulu elçileri kök: رسل
  27. رَبِّنَا rabbina Rabbimizin kök: ربب
  28. بِٱلْحَقِّ ۖ bil-hakki gerçeği kök: حقق
  29. وَنُودُوٓا۟ ve nudu onlara seslenildi kök: ندو
  30. أَن en
  31. تِلْكُمُ tilkumu işte size
  32. ٱلْجَنَّةُ l-cennetu cennet kök: جنن
  33. أُورِثْتُمُوهَا uristumuha o size miras verildi kök: ورث
  34. بِمَا bima karşılık
  35. كُنتُمْ kuntum kök: كون
  36. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınıza kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş) · Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: "Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hala görmüyor…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur.…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında…

  • Aynı kök: غلل (16 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Cennette) altlarından ırmaklar akarken, göğüslerinde (kalplerinde) kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmış olacağız. dipnot 1 (İşte bu cennetlikler) şöyle diyeceklerdir: "Bizi bu (cennete) ulaştıran Allah'a hamdolsun; dipnot 2 (çünkü) Allah bize yol göstermeseydi, biz yolumuzu bulamayacaktık. Şüphesiz ki Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler." Onlara "İşte yaptıklarınıza karşılık dipnot 3 miras olarak size verilen cennet burasıdır" dipnot 4 diye seslenilecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Hicr 15:47. ayetle birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer şekilde mahşerde dile getirilecek bir [hamd] cümlesi de Yûnus 10:10, Fâtır 35:34 ve Zümer 39:74'te de yer almaktadır. Ayrıca Kasas 28:70 ve Sebe' 34:1'de ahirette de hamdin sadece Yüce Allah'a ait olacağı ifade edilmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Cennet, dünyada yapılan fedakarlıkların sonucudur. Fedakarlıklar "sebep", cennet ise "sonuç"tur.
  4. metne dön, dipnot 4
    Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:103; Sâd 38:54; Fussilet 41:30; Kâf 50:32.

Mustafa İslamoğlu

Onları içlerine işlemiş olan her tür olumsuz duygu ve düşünceden tamamen arındıracağız, ayaklarının altından nehirler çağlayacak ve şu itirafta bulunacaklar: "Hamdin tamamı bizi bu (mutlu sona) ulaştıran Allah'a mahsustur; eğer Allah bize doğru yolu göstermemiş olsaydı, biz asla doğru yolu bulamazdık. Doğrusu, Rabbimizin elçileri bize gerçeği söylemişler." Ve yankılanan bir nida: "İşte, yaptığınız (iyiliklere) karşılık mirasçısı olduğunuz cennet bu!"

Muhammed Esed

(ki, oraya girmeden önce) onların içlerinde (takılıp kalmış) olabilecek düşünce ya da duygu türünden uygunsuz ne varsa silip atacağız; orada önlerinde dereler-ırmaklar çağıldayacak; ve onlar: "Bütün övgüler, bizi bu (bahtiyarlığa) eriştiren Allaha yakışır; çünkü eğer O bize yol göstermeseydi biz asla doğru yolu bulamazdık! Ve Rabbimizin elçileri bize gerçekten de doğruyu söylemişler!" diyecekler. Ve (bir ses): "İşte geçmişte edip eyledikleriniz sayesinde kazandığınız cennet, bu!" diye yankılanacak

Ahmed Hulusi

Onların (cennet ashabının) içlerinde kin, sevgisizlik ne varsa söküp attık. . . Onların altlarından nehirler akar. . . "Bizi buna hidayet eden Allah'a aittir, HAMD! Eğer Allah bize hidayet etmeseydi, biz buna ulaşamazdık. . . Andolsun ki, Rabbimizin Rasulleri Hak olarak gelmiştir" derler. . . "İşte yaptığınız çalışmalar sebebiyle mirasçı kılındığınız cennet!" diye (onlara) nida edilir.

Ali Bulaç

Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik. Andolsun, Rabbimizin elçileri hak ile geldiler." Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek.

Ali Özek ve heyeti

(Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: «Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler.» Onlara: «İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınız» diye seslenilir.

Ali Rıza Safa

Ve yüreklerinde kin olarak ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna eriştiren Allah'a övgüler olsun! Allah, bize doğru yolu göstermeseydi, doğru yola erişemezdik. Gerçek şu ki, Efendimizin elçileri, bize gerçekle gelmişler!" Şöyle seslenilir: "Yaptıklarınıza karşılık kalıtçı yapıldığınız cennet, işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

Onların göğüslerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. O cennette altlarından ırmaklar akmaktadır. "Lütfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun. Allah bizi getirmeseydi biz bunu bulamazdık. Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişler" dediler. Onlara, "İşte size cennet, yaptıklarınıza karşılık size miras verildi" diye seslenilecektir.

Edip Yüksel

Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık. Altlarından nehirler akarken: "Bizi buna ulaştıran ALLAH'a övgüler olsun. ALLAH bizi doğruya iletmeseydi biz doğruyu bulamazdık. Efendimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi" dediler. Kendilerine: "İşte bu bahçe sizindir. Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız" diye seslendik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık. Altlarından nehirler akarken: 'Bizi buna ulaştıran ALLAH'a övgüler olsun. ALLAH bizi doğruya iletmeseydi biz doğruyu bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi,' dediler. Kendilerine 'İşte bu cennet sizindir. Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız,' diye seslendik

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların içlerinde kin namına ne varsa hepsini söküp atmışızdır, altlarından ırmaklar akar. Onlar: "Hamdolsun bizi buna eriştiren Allah'a. O, bize doğru yolu göstermeseydi, bizim kendiliğimizden bunun yolunu bulmamız mümkün değildi. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirdiler!" demektedirler. Onlara: "İşte bu gördüğünüz, yaptığınız iyi işler karşılığında mirasçısı olduğunuz cennettir." diye seslenilmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir halde ki derunlarında kin kabilinden ne varsa hepsini söküb atmışızdır, altlarından ırmaklar akar "hamdolsun o Allaha ki hidayetile bizi buna muvaffak kıldı, o bize hidayet etmese idi bizim kendiliğimizden bunun yolunu bulmamıza imkan yoktu, hakıkat rabbımızın Peygamberleri emri hakk ile geldiler" demektedirler, ve şöyle nida olunmaktadırlar: işte bu gördüğünüz o Cennet ki buna amelleriniz sebebiyle varis kılındınız

Erhan Aktaş

Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Ant olsun ki Rabb'imizin Resulleri gerçeği getirmişlerdir." Onlara: "İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur." diye seslenilir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Ant olsun ki Rabb'imizin resulleri gerçeği getirmişlerdir." Onlara: "İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur." diye seslenilir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi biz kendiliğimizden bu hidayete erişemezdik. Ant olsun ki Rabb'imizin rasulleri gerçeği getirmişlerdir." Onlara: "İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur." diye seslenilir.

Gültekin Onan

Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Tanrı'ya hamd olsun. Eğer Tanrı bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik. Andolsun rabbimizin elçileri hak ile geldiler." Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek.

Hasan Basri Çantay

Kinden göğüslerinde (dünyadan kalma) ne varsa söküb atacağız. Altlarından ırmaklar akacakdır. "Hamd olsun Allaha ki, derler, bizi hidayetiyle buna kavuşdurdu. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi kendiliğimizden bunun yolunu bulmuş olamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişlerdir". Onlara: "İşte (dünyada) yapmakda devam etdiğiniz (iyi işler) sayesinde mirascı edildiğiniz cennet budur" diye nida edilecekdir.

İbni Kesir

Göğüslerinde kinden ne varsa söküp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akar ve derler ki: Hamdolsun Allah'a ki; bizi buna hidayet etti. Eğer Allah bizi hidayete erdirmemiş olsaydı, biz hidayete erecek değildik. Andolsun ki; Rabbımızınpeygamberleri hakkı getirmişlerdir. Onlara: Yapmakta olduklarınızdan dolayı mirasçısı kılındığınız cennet işte budur, diye seslenilir.

Mehmet Alagaş

(35-52) Ey Âdem oğulları sizlere, sizden Resuller geldiğinde, size ayetlerimi anlattıklarında, kimler sakınırsa ve de ıslah olursa artık onlara korku yoktur , onlara hüzünlenme de yoktur / üzülme de yoktur. Ayetlerimizi yalanlayanlar , onlardan kibirlenenler işte onlar ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah’a yalanı iftira olarak atandan veya ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? İşte onlar kitaptaki nasiplerine erişirler / ulaşırlar , elçilerimiz vefat ettirmek için onlara geldikleri zaman derler ki , Allah dışında çağırdıklarınız neredeler? Onlar bizden saptılar /ayrıldılar derler ve kendilerinin kafir olduklarına da şahitlik ederler. Sizden önceki geçmiş cin ve ins ümmetlerin içinde oldukları ateşe girin der, her bir ümmet girdiğinde din kardeşine / yoldaşına lanet eder, orada toplanıp biraraya geldikleri zaman, sonrakiler öncekiler için derler ki Rabbimiz, işte bunlar bizleri saptırdılar, onlara kat kat ateşten azap ver , der ki hepinize kat kat azap var ve lakin bilmiyorsunuz. Öncekiler de sonrakiler için de rler ki sizin bizim üzerimizde üstün bir yanınız olmadı , kazandıklarınız dolayısıyla siz de azabı tadın. Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara kesinlikle semanın kapıları açılmaz ve cennete de deve iğne deliğinden geçebilinceye kadar giremezle r, işte bu şekilde suçluları cezalandırırız. Onlar için cehennemde bir döşek / mahat üzerlerinde de ateş yorganı / gavaş vardır, bu şekilde zalimleri cezalandırırız. İman edenleri ve salih amellileri ki Allah, kişiyi sadece gücünün yettiği kadar / kapasite genişliği kadar sorumlu tutar / mükellef eder, işte onlar, cennet halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. Onların sinelerindeki / göğüslerindeki kini sıyırırız / söküp atarız. Altlarından nehirler akar ve derler ki bizi buna yönlendiren / hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bizi yönlendirmeseydi bizler hidayete erişemezdik. Gerçekten bize hakikat ile Resul geldi, onlara, yaptıklarınızdan dolayı miras olarak size bırakılan cennet budur diye seslenilir / nida edilir. Cennet ashabına cehennem ashabı nida eder ki, Rabbimiz ne vaad ettiyse kesinlikle hakikat olarak biz bulduk. Peki siz de Rabbiniz ne vaad ettiyse buldunuz mu? dediler ki evet. İki taraf arasındaki görevli ünleyici / müezzin , “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun , ki onlar, Allah yolundan savan kimselerdir, onun eğrilmesi için çabalarlar, onlar ahireti de inkâr edenlerdir” diye ilan eder. Aralarında (cennet ve cehennemlikler) bir perde / hicap vardır, araf üzerinde / bekleşme yeri üzerinde adamlar vardır. Yüzlerinden herkesi tanırlar. Cennet halkı olmayı ümit ettiği halde henüz oraya girememişlere nida ederler ki , selam sizlere olsun, Onların / yani beklentisi cennet olanların, bakışları ateş halkı tarafına çevrildiğinde derler ki, Rabbimiz bizi zalim kavimle beraber yapma . Araf halkındaki görevli adamlar, simalarından tanıdıklarına yine nida ederler k i, k alabalıklığınız ve büyükleniyor olmanız size ne fayda sağladı, “Allah’ın rahmetine asla ulaştırılmayacaklar” diye yemin ettikleriniz bunlar mı? İşte onlara seslenilir “Cennete girin sizlere korku yoktur sizler üzülmeyeceksiniz”. Ateş halkı cennet halkına "sudan yahut Allah ’ın sizi rızıklandırdıkları ndan bize aktarın" diye nida ederler. Derler ki "Allah o ikisini kafirlere haram eyledi" (Su da yok size rızık ta yok size) Dinlerini oyun ve eğlence / komedi etmişlerdi , dünya hayatı onları aldattı. İşte bugün de bizler de onları tıpkı bu buluşma gününü unuttukları gibi unuturuz, Ayetlerimizle mücadele edip duruyorlardı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kalplerinde kin adına ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle derler: "Bize bunu hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bize hidayet etmeseydi; şüphesiz biz doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişlerdir.” “İşte siz, yaptıklarınızın karşılığı olarak şu Cennet'e varis kılındınız!” diye onlara seslenilir.

Süleyman Ateş

Göğüslerinden kinden (tasadan) ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akmaktadır. "lutfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun, Allah bizi getirmeseydi, biz bunu bulamazdık! Rabbimizin elçileri, gerçeği getirmişler (söyledikleri doğruymuş)." dediler. Onlara: "İşte size cennet; yaptıklarınıza karşılık o size miras verildi" diye seslenildi.

Süleymaniye Vakfı

İçlerindeki çekememezliği söküp atarız. Alt taraflarından ırmaklar akar ve şöyle derler: "Her şeyi mükemmel yapmak Allah'a özgüdür dipnot 1 . Allah göstermeseydi biz bu yolu kendiliğimizden bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçekten doğruyu getirmişler." Onlara şöyle seslenilecektir: "İşte Cennet! Bu size, yaptıklarınıza karşılık olarak bahşedildi dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hamd, birini kendi yaptığı şeyden dolayı övmektir. "Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir." gibi sözler buna girer. "Her şeyi mükemmel yapmak Allah'a özgüdür" demek, en üstün övgüdür. Övgünün bir diğer çeşidi olan "şükür" ise kendine iyilik yapanı övmek veya yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermektir. Yaptığı her şeyi güzel yapan sadece Allah'tır. Allah'ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı göstermek için 'güzel' yerine 'mükemmel' kelimesini kullandık.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göğüslerindeki kötü bağlantıları dipnot 1 söküp atmışızdır. Alt taraflarından ırmaklar akacak ve diyeceklerdir ki "Bizi bu nimetlere kavuşturan Allah, her şeyi pek güzel yapmış. Allah bize bu yolu göstermeseydi onu kendiliğimizden bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçekten doğruyu getirmişler." Onlara şöyle seslenilecektir: "İşte size Cennet! Siz, yaptıklarınıza karşılık ona sahip oldunuz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ‘Göğüslerindeki kötü bağlantılar' olarak çevirdiğimiz kısım (مَا فِي صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ) ‘dır. Bunlar kişinin ruhunda oluşturduğu bozulmalardır. Göğüslerde olan Ruh 'tur. Cennetlik olmasına rağmen dünya hayatından kalan bozulmaların sökülüp atılması anlaşılmaktadır. Kuran'ın göğüslerde olana şifa olduğu Yunus 10/57, Allah'ın Ruhları insanların içine üflediği Hicr 15/29, Hicr 15/47, Secde 32/9, Sad 38/72, Tahrim 66/12, ruhun ne olduğu İsra 17/85, şeytanların bu bölgeye fısıldadığı Nas 114/5‘te anlatılmıştır.

Şaban Britch

Göğüslerinde, kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle der: Bizi bunu hidayet eden Allah’a hamdolsun; Allah bizi hidayete iletmeseydi biz, doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin rasûlleri hakkı getirmişler! İşte size yaptıklarınızın karşılığı olarak şu cennete varis kılındınız! diye onlara seslenilir.

Şaban Piriş

Göğüslerinde, kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle der: -Bizi buraya yönelten Allah'a hamdolsun; Allah bizi hidayete iletmeseydi biz, doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişler! -İşte size yaptıklarınızın karşılığı olarak mirasçısı olduğunuz cennet! diye onlara seslenilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Göğüslerinde düşmanlıktan ne varsa söküp atmışızdır. Irmaklar akar altlarından. Şöyle derler: "Hamdolsun bizi buraya ulaştıran Allah'a. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi, biz buraya ulaşamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin resulleri gerçeği getirmişler." Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We will delete all that was embedded of bitter ill -feeling from their bosoms and blot out all that lurked in their memories of grudge and hatred so as to make the clouds of the past dissolve in the glorious light. They shall jointly rejoice beyond a common joy, and in the ecstasy of their joy they shall enjoy the blissful rivers flowing beneath them and interpret their feeling of gratitude in words, thus: " Praise be to Allah and exalted are His glorious attributes: He guided us to His path of righteousness, and without His guidance we would have missed it and we would have been alienated from His purpose" ."Indeed His Messengers have brought us illumination and enlightenment and brought the truth which dawned upon us and upon those who, had worshipped stocks and stones earlier". There and then they shall be told: "This is Paradise of which you have come into possession by right and divine grant".

Abdul Haleem

We shall have removed all ill feeling from their hearts; streams will flow at their feet. They will say, ‘Praise be to God, who guided us to this: had God not guided us, We would never have found the way. The messengers of our Lord brought the Truth.’ A voice will call out to them, ‘This is the Garden you have been given as your own on account of your deeds.’

Abdullah Yusuf Ali

And We shall remove from their hearts any lurking sense of injury;- beneath them will be rivers flowing;- and they shall say: "Praise be to Allah, who hath guided us to this (felicity): never could we have found guidance, had it not been for the guidance of Allah: indeed it was the truth, that the messengers of our Lord brought unto us." And they shall hear the cry: "Behold! the garden before you! Ye have been made its inheritors, for your deeds (of righteousness)."

Abul A'la Maududi

We shall strip away all rancour from their hearts, dipnot 1 and rivers shall flow beneath them, and they shall say: 'All praise be to Allah Who has guided us on to this. Had it not been for Allah Who granted us guidance, we would not be on the Right Path. Surely the Messengers of our Lord did indeed come down with truth.' Then a voice will cry out to them: 'This is the Paradise which you are made to inherit as a reward for your deeds.' dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    If there develops any rancour or ill-will among good people during the course of their worldly lives, such rancour and will be removed in the Hereafter. Their hearts will be purged of all hostile feelings and they will enter Paradise as cordial friends. They will not feel envious towards those who had formerly been opposed or hostile to them that they share with them the bounties of Paradise. Significantly, 'Ali once recited this very verse and remarked: 'I wish that I and 'Uthman and Talhah and al-Zubayr will be among those about whom God has said: "And We shall take away all rancour from their hearts" ' (verse 43). (See Qurtubi's comments on verse 43 - Ed.) Reflection on the verse leads one to conclude that out of His mercy, God will first purge the righteous of their blemishes. This will be done before admitting them to Paradise. Thus they will enter Paradise in a state of untainted purity.
  2. metne dön, dipnot 2
    This refers to something of a fine and delicate character that will take place in Paradise. Instead of boasting about their virtuous deeds which led them to Paradise, the righteous will thank and praise God profusely and acknowledge His grace and mercy without which they could never have entered Paradise. On the other hand, God will not impress His bounty upon the righteous; He will rather emphasize that Paradise is granted to them by way of compensation for their righteous conduct, that it is the fruit of their hard labour; that it is not like the crumbs of charity but a fair recompense for their striving. The subtlety involved here is further brought into relief by the fact that the above response will not be made by God. It will rather be just announced to them. What is said above about the Hereafter may be discerned in the attitude of the righteous in the world itself. The wicked and arrogant ones take great pride in their worldly attainments and ascribe them to their own efforts. They firmly, believe that what they have achieved is the fruit of their labour. Swaved by such notions, they continue to act even more haughtily. Conversely the righteous look upon all the bounties which they receive as favours from God. Accordingly, they thank and praise Him out of gratitude. The more they are lavished with worldly favours, the more humble and generous they become. Moreover, they do not suffer from the illusion that their righteousness will certainly earn them their salvation. On the contrary, they consistently repent over their lapses and earnestly turn to God in the hope that He will pardon them out of His grace and mercy. They are always fearful of God's reckoning lest their evil deeds are found to outweigh their good deeds. According to a tradition the Prophet (peace he on him) said: 'Know well that none will he able to enter Paradise by dint of his good deeds.' When asked if that would apply to him as well, the Prophet (peace he on him) replied: 'Yes, in my case as well; unless God covers me with His mercy and favour.' (Bukhari, Kitab al-Riqaq, 'Bab al-Qasd wa a Mudawamah ala al-Amal' - Ed.)

Aisha Bewley

We will strip away any rancour in their hearts. Rivers will flow under them and they will say, ‘Praise be to Allah who has guided us to this! We would not have been guided, had Allah not guided us. The Messengers of our Lord came with the Truth.’ It will be proclaimed to them: ‘This is your Garden which you have inherited for what you did.’

Al-Hilali & Khan

And We shall remove from their breasts any (mutual) hatred or sense of injury (which they had, if at all, in the life of this world); rivers flowing under them, and they will say: "All the praises and thanks be to Allâh, Who has guided us to this, and never could we have found guidance, were it not that Allâh had guided us! Indeed, the Messengers of our Lord did come with the truth." And it will be cried out to them: "This is the Paradise which you have inherited for what you used to do."

Ali Quli Qarai

We will remove whatever rancour there is in their breasts, and streams will run for them. They will say, ‘All praise belongs to Allah, who guided us to this. We would have never been guided had not Allah guided us. Our Lord’s apostles had certainly brought the truth.’ And the call would be made to them: ‘This is paradise, which you have been given to inherit because of what you used to do!’

Amatul Rahman Omar

We shall strip their hearts of whatever rancour there may be (for others). They shall have streams rolling at their feet, and they shall say, `All perfect and true praise belongs to Allâh Who guided us to attain to this (Paradise). We could never have been led aright (to this) if Allâh had not guided us. The Messengers of Our Lord did come (to us) with the truth.' It will be proclaimed to them, `This is the very Paradise which you are made to inherit as a reward of your (good) deeds.'

Arthur John Arberry

We shall strip away all rancour that is in their breasts; and underneath them rivers flowing; and they will say, 'Praise belongs to God, who guided us unto this; had God not guided us, we had surely never been guided. Indeed, our Lord's Messengers came with the truth.' And it will be proclaimed: 'This is your Paradise; you have been given it as your inheritance for what you did.'

Bijan Moeinian

I will remove any [jealousy or] ill-feeling that they would have developed against each other [in their worldly life. ] There will be rivers running under them. They will say: "Many thanks to the Lord Who guided us this way. We know that we could not have found the way on our own. Behold! The prophets of God were right in their teachings." Then a voice will say: "This is the Paradise that your good deeds have led you to."

E. Henry Palmer

We will strip away what ill feeling is in their breasts - there shall flow beneath them rivers, and they shall say, 'Praise belongs to God who guided us to this! for we should not have been guided had not God guided us! - the apostles of our Lord did come to us with truth!' And it shall be cried out to them, 'This is Paradise which ye have as an inheritance for that which ye have done!'

Edip-Layth

We removed what was in their chests of jealousy and hidden enmity; rivers will flow beneath them; and they will say, "Praise be to God who has guided us to this, and we would not have been guided unless God guided us. The messengers of our Lord had come with truth." It will be announced to them: "This is paradise; you have inherited it for what you have done."

George Sale

And we will remove all grudges from their minds; rivers shall run at their feet, and they shall say, praised be God, who hath directed us unto this felicity! For we should not have been rightly directed, if God had not directed us: Now are we convinced by demonstration that the apostles of our Lord came unto us with truth. And it shall be proclaimed unto them, this is paradise, whereof ye are made heirs, as a reward for that which ye have wrought.

Hamid S. Aziz

We will strip away what rancour (ill feeling) is in their breasts. There shall flow beneath them Rivers, and they shall say, "Praise belongs to Allah who guided us to this! For we should not have been led aright had not Allah guided us! Verily, the Messenger of our Lord did come to us with truth!" And they shall hear the cry, "Behold, the Garden which you have as an inheritance for that which you used to do!"

Mahmoud Ghali

And We will draw out whatever rancor is in their breasts. From beneath them Rivers run, and they will say, "Praise be to Allah, Who guided us to this; and in no way could we have been guided, unless Allah has guided us. Indeed (the) Messengers of our Lord have already come with the Truth." And they will be called out, "That (Literally: Those are) is the Garden you have been (made) to inherit for what you were doing."

Marmaduke Pickthall

And We remove whatever rancour may be in their hearts. Rivers flow beneath them. And they say: The praise to Allah, Who hath guided us to this. We could not truly have been led aright if Allah had not guided us. Verily the messengers of our Lord did bring the Truth. And it is cried unto them: This is the Garden. Ye inherit it for what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

Whatever the rancour they may have in their hearts We shall (cleanse and) remove. Streams of running water shall ripple at their feet, and they will say: "We are grateful to God for guiding us here. Never would we have been guided if God had not shown us the way. The apostles of our Lord had indeed brought the truth." And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."

Muhammad Asad

after We shall have removed whatever unworthy thoughts or feelings may have been [lingering] in their bosoms. Running waters will flow at their feet; and they will say: "All praise is due to God, who has guided us unto this; for we would certainly not have found the right path unless God had guided us! Indeed, our Sustainer's apostles have told us the truth!" And [a voice] will call out unto them: "This is the paradise which you have inherited by virtue of your past deeds!"

Mustafa Khattab

We will remove whatever bitterness they had in their hearts.[1] Rivers will flow under their feet. And they will say, "Praise be to Allah for guiding us to this. We would have never been guided if Allah had not guided us. The messengers of our Lord had certainly come with the truth." It will be announced to them, “This is Paradise awarded to you for what you used to do.”

Progressive Muslims

And We removed what was in their chests of hate; rivers will flow beneath them; and they will Say: "Praise be to God who has guided us to this, and we would not have been guided unless God guided us. The messengers of our Lord had come with truth." And it was called to them: "This is Paradise; you have inherited it for what you have done."

Rashad Khalifa

We will remove all jealousy from their hearts. Rivers will flow beneath them, and they will say, "GOD be praised for guiding us. We could not possibly be guided, if it were not that GOD has guided us. The messengers of our Lord did bring the truth." They will be called: "This is your Paradise. You have inherited it, in return for your works."

Sahih International

And We will have removed whatever is within their breasts of resentment, [while] flowing beneath them are rivers. And they will say, "Praise to Allah, who has guided us to this; and we would never have been guided if Allah had not guided us. Certainly the messengers of our Lord had come with the truth." And they will be called, "This is Paradise, which you have been made to inherit for what you used to do."

Sam Gerrans

And We will remove any rancour from their hearts; there flow beneath them rivers; and they will say: “Praise belongs to God who has guided us to this! And we would not have been guided had not God guided us. The messengers of our Lord came with the truth.” And they will be called: “That is the Garden which you are made to inherit for what you did.”

Shabbir Ahmed

(In earthly life human beings conceal many negative feelings that they have towards others even though they may have cordial relations with them). We will remove all negative emotions from their hearts. There will be no such feelings amongst the dwellers of earthly and heavenly Paradise wherein streams will flow. (The blessings of such a Social Order would be everlasting!) They will say: "All Praise is due to Allah Who has guided us to such a beautiful destination. Without Divine guidance we would never have reached this place. Allah's Messengers brought to us this Truth. It will be proclaimed: "This is the Paradise which you have inherited; and since you have inherited this Paradise as a result of your own effort, you will not be expelled from it."

Syed Vickar Ahamed

And We shall remove from their hearts any left over sense of hurt— Beneath them will be rivers flowing— And they shall say: "Praises (and thanks) be to Allah, Who has guided us to this (happiness): We could never have found guidance, if it was not for the Guidance of Allah: Indeed it was the truth that the messengers of our Lord brought to us," and they shall hear the cry: "Look! The Gardens before you! You have been made to take them over, because of your acts (of righteousness). "

Taqi Usmani

We will remove whatever amount of malice they had in their hearts. Rivers will flow beneath them, and they will say, "All praise is to Allah who has guided us to this. We would not have been able to find the way, had Allah not guided us. Surely, the messengers of our Lord came with the truth." Then they will receive a call, “Here is the Paradise which you have been made to inherit because of the deeds you have been doing.”

The Monotheist Group

And We removed what was in their chests of hate; rivers will flow beneath them; and they will say: "Praise be to God who has guided us to this, and we would not have been guided unless God guided us. The messengers of our Lord had come with the truth." And it was called to them: "This is the Paradise; you have inherited it for what you have done."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩