Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Cennette) altlarından ırmaklar akarken, göğüslerinde (kalplerinde) kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmış olacağız. (İşte bu cennetlikler) şöyle diyeceklerdir: "Bizi bu (cennete) ulaştıran Allah'a hamdolsun; (çünkü) Allah bize yol göstermeseydi, biz yolumuzu bulamayacaktık. Şüphesiz ki Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler." Onlara "İşte yaptıklarınıza karşılık miras olarak size verilen cennet burasıdır" diye seslenilecektir.
Onları içlerine işlemiş olan her tür olumsuz duygu ve düşünceden tamamen arındıracağız, ayaklarının altından nehirler çağlayacak ve şu itirafta bulunacaklar: "Hamdin tamamı bizi bu (mutlu sona) ulaştıran Allah'a mahsustur; eğer Allah bize doğru yolu göstermemiş olsaydı, biz asla doğru yolu bulamazdık. Doğrusu, Rabbimizin elçileri bize gerçeği söylemişler." Ve yankılanan bir nida: "İşte, yaptığınız (iyiliklere) karşılık mirasçısı olduğunuz cennet bu!"
(ki, oraya girmeden önce) onların içlerinde (takılıp kalmış) olabilecek düşünce ya da duygu türünden uygunsuz ne varsa silip atacağız; orada önlerinde dereler-ırmaklar çağıldayacak; ve onlar: "Bütün övgüler, bizi bu (bahtiyarlığa) eriştiren Allaha yakışır; çünkü eğer O bize yol göstermeseydi biz asla doğru yolu bulamazdık! Ve Rabbimizin elçileri bize gerçekten de doğruyu söylemişler!" diyecekler. Ve (bir ses): "İşte geçmişte edip eyledikleriniz sayesinde kazandığınız cennet, bu!" diye yankılanacak
Onların (cennet ashabının) içlerinde kin, sevgisizlik ne varsa söküp attık. . . Onların altlarından nehirler akar. . . "Bizi buna hidayet eden Allah'a aittir, HAMD! Eğer Allah bize hidayet etmeseydi, biz buna ulaşamazdık. . . Andolsun ki, Rabbimizin Rasulleri Hak olarak gelmiştir" derler. . . "İşte yaptığınız çalışmalar sebebiyle mirasçı kılındığınız cennet!" diye (onlara) nida edilir.
Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik. Andolsun, Rabbimizin elçileri hak ile geldiler." Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek.
(Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: «Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler.» Onlara: «İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınız» diye seslenilir.
Ve yüreklerinde kin olarak ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna eriştiren Allah'a övgüler olsun! Allah, bize doğru yolu göstermeseydi, doğru yola erişemezdik. Gerçek şu ki, Efendimizin elçileri, bize gerçekle gelmişler!" Şöyle seslenilir: "Yaptıklarınıza karşılık kalıtçı yapıldığınız cennet, işte budur!"
Onların göğüslerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. O cennette altlarından ırmaklar akmaktadır. "Lütfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun. Allah bizi getirmeseydi biz bunu bulamazdık. Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişler" dediler. Onlara, "İşte size cennet, yaptıklarınıza karşılık size miras verildi" diye seslenilecektir.
Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık. Altlarından nehirler akarken: "Bizi buna ulaştıran ALLAH'a övgüler olsun. ALLAH bizi doğruya iletmeseydi biz doğruyu bulamazdık. Efendimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi" dediler. Kendilerine: "İşte bu bahçe sizindir. Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız" diye seslendik.
Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık. Altlarından nehirler akarken: 'Bizi buna ulaştıran ALLAH'a övgüler olsun. ALLAH bizi doğruya iletmeseydi biz doğruyu bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi,' dediler. Kendilerine 'İşte bu cennet sizindir. Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız,' diye seslendik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onların içlerinde kin namına ne varsa hepsini söküp atmışızdır, altlarından ırmaklar akar. Onlar: "Hamdolsun bizi buna eriştiren Allah'a. O, bize doğru yolu göstermeseydi, bizim kendiliğimizden bunun yolunu bulmamız mümkün değildi. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirdiler!" demektedirler. Onlara: "İşte bu gördüğünüz, yaptığınız iyi işler karşılığında mirasçısı olduğunuz cennettir." diye seslenilmektedir.
Bir halde ki derunlarında kin kabilinden ne varsa hepsini söküb atmışızdır, altlarından ırmaklar akar "hamdolsun o Allaha ki hidayetile bizi buna muvaffak kıldı, o bize hidayet etmese idi bizim kendiliğimizden bunun yolunu bulmamıza imkan yoktu, hakıkat rabbımızın Peygamberleri emri hakk ile geldiler" demektedirler, ve şöyle nida olunmaktadırlar: işte bu gördüğünüz o Cennet ki buna amelleriniz sebebiyle varis kılındınız
Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Ant olsun ki Rabb'imizin Resulleri gerçeği getirmişlerdir." Onlara: "İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur." diye seslenilir.
Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Ant olsun ki Rabb'imizin resulleri gerçeği getirmişlerdir." Onlara: "İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur." diye seslenilir.
Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi biz kendiliğimizden bu hidayete erişemezdik. Ant olsun ki Rabb'imizin rasulleri gerçeği getirmişlerdir." Onlara: "İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur." diye seslenilir.
Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Tanrı'ya hamd olsun. Eğer Tanrı bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik. Andolsun rabbimizin elçileri hak ile geldiler." Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek.
Kinden göğüslerinde (dünyadan kalma) ne varsa söküb atacağız. Altlarından ırmaklar akacakdır. "Hamd olsun Allaha ki, derler, bizi hidayetiyle buna kavuşdurdu. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi kendiliğimizden bunun yolunu bulmuş olamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişlerdir". Onlara: "İşte (dünyada) yapmakda devam etdiğiniz (iyi işler) sayesinde mirascı edildiğiniz cennet budur" diye nida edilecekdir.
Göğüslerinde kinden ne varsa söküp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akar ve derler ki: Hamdolsun Allah'a ki; bizi buna hidayet etti. Eğer Allah bizi hidayete erdirmemiş olsaydı, biz hidayete erecek değildik. Andolsun ki; Rabbımızınpeygamberleri hakkı getirmişlerdir. Onlara: Yapmakta olduklarınızdan dolayı mirasçısı kılındığınız cennet işte budur, diye seslenilir.
(35-52) Ey Âdem oğulları sizlere, sizden Resuller geldiğinde, size ayetlerimi anlattıklarında, kimler sakınırsa ve de ıslah olursa artık onlara korku yoktur , onlara hüzünlenme de yoktur / üzülme de yoktur. Ayetlerimizi yalanlayanlar , onlardan kibirlenenler işte onlar ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah’a yalanı iftira olarak atandan veya ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir? İşte onlar kitaptaki nasiplerine erişirler / ulaşırlar , elçilerimiz vefat ettirmek için onlara geldikleri zaman derler ki , Allah dışında çağırdıklarınız neredeler? Onlar bizden saptılar /ayrıldılar derler ve kendilerinin kafir olduklarına da şahitlik ederler. Sizden önceki geçmiş cin ve ins ümmetlerin içinde oldukları ateşe girin der, her bir ümmet girdiğinde din kardeşine / yoldaşına lanet eder, orada toplanıp biraraya geldikleri zaman, sonrakiler öncekiler için derler ki Rabbimiz, işte bunlar bizleri saptırdılar, onlara kat kat ateşten azap ver , der ki hepinize kat kat azap var ve lakin bilmiyorsunuz. Öncekiler de sonrakiler için de rler ki sizin bizim üzerimizde üstün bir yanınız olmadı , kazandıklarınız dolayısıyla siz de azabı tadın. Ayetlerimizi yalanlayanlara ve onlara karşı büyüklük taslayanlara kesinlikle semanın kapıları açılmaz ve cennete de deve iğne deliğinden geçebilinceye kadar giremezle r, işte bu şekilde suçluları cezalandırırız. Onlar için cehennemde bir döşek / mahat üzerlerinde de ateş yorganı / gavaş vardır, bu şekilde zalimleri cezalandırırız. İman edenleri ve salih amellileri ki Allah, kişiyi sadece gücünün yettiği kadar / kapasite genişliği kadar sorumlu tutar / mükellef eder, işte onlar, cennet halkıdır, onlar orada kalıcıdırlar. Onların sinelerindeki / göğüslerindeki kini sıyırırız / söküp atarız. Altlarından nehirler akar ve derler ki bizi buna yönlendiren / hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bizi yönlendirmeseydi bizler hidayete erişemezdik. Gerçekten bize hakikat ile Resul geldi, onlara, yaptıklarınızdan dolayı miras olarak size bırakılan cennet budur diye seslenilir / nida edilir. Cennet ashabına cehennem ashabı nida eder ki, Rabbimiz ne vaad ettiyse kesinlikle hakikat olarak biz bulduk. Peki siz de Rabbiniz ne vaad ettiyse buldunuz mu? dediler ki evet. İki taraf arasındaki görevli ünleyici / müezzin , “Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun , ki onlar, Allah yolundan savan kimselerdir, onun eğrilmesi için çabalarlar, onlar ahireti de inkâr edenlerdir” diye ilan eder. Aralarında (cennet ve cehennemlikler) bir perde / hicap vardır, araf üzerinde / bekleşme yeri üzerinde adamlar vardır. Yüzlerinden herkesi tanırlar. Cennet halkı olmayı ümit ettiği halde henüz oraya girememişlere nida ederler ki , selam sizlere olsun, Onların / yani beklentisi cennet olanların, bakışları ateş halkı tarafına çevrildiğinde derler ki, Rabbimiz bizi zalim kavimle beraber yapma . Araf halkındaki görevli adamlar, simalarından tanıdıklarına yine nida ederler k i, k alabalıklığınız ve büyükleniyor olmanız size ne fayda sağladı, “Allah’ın rahmetine asla ulaştırılmayacaklar” diye yemin ettikleriniz bunlar mı? İşte onlara seslenilir “Cennete girin sizlere korku yoktur sizler üzülmeyeceksiniz”. Ateş halkı cennet halkına "sudan yahut Allah ’ın sizi rızıklandırdıkları ndan bize aktarın" diye nida ederler. Derler ki "Allah o ikisini kafirlere haram eyledi" (Su da yok size rızık ta yok size) Dinlerini oyun ve eğlence / komedi etmişlerdi , dünya hayatı onları aldattı. İşte bugün de bizler de onları tıpkı bu buluşma gününü unuttukları gibi unuturuz, Ayetlerimizle mücadele edip duruyorlardı.
Kalplerinde kin adına ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle derler: "Bize bunu hidayet eden Allah’a hamdolsun. Allah bize hidayet etmeseydi; şüphesiz biz doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişlerdir.” “İşte siz, yaptıklarınızın karşılığı olarak şu Cennet'e varis kılındınız!” diye onlara seslenilir.
Göğüslerinden kinden (tasadan) ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akmaktadır. "lutfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun, Allah bizi getirmeseydi, biz bunu bulamazdık! Rabbimizin elçileri, gerçeği getirmişler (söyledikleri doğruymuş)." dediler. Onlara: "İşte size cennet; yaptıklarınıza karşılık o size miras verildi" diye seslenildi.
İçlerindeki çekememezliği söküp atarız. Alt taraflarından ırmaklar akar ve şöyle derler: "Her şeyi mükemmel yapmak Allah'a özgüdür. Allah göstermeseydi biz bu yolu kendiliğimizden bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçekten doğruyu getirmişler." Onlara şöyle seslenilecektir: "İşte Cennet! Bu size, yaptıklarınıza karşılık olarak bahşedildi."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Göğüslerindeki kötü bağlantıları söküp atmışızdır. Alt taraflarından ırmaklar akacak ve diyeceklerdir ki "Bizi bu nimetlere kavuşturan Allah, her şeyi pek güzel yapmış. Allah bize bu yolu göstermeseydi onu kendiliğimizden bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçekten doğruyu getirmişler." Onlara şöyle seslenilecektir: "İşte size Cennet! Siz, yaptıklarınıza karşılık ona sahip oldunuz."
Göğüslerinde, kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle der: Bizi bunu hidayet eden Allah’a hamdolsun; Allah bizi hidayete iletmeseydi biz, doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin rasûlleri hakkı getirmişler! İşte size yaptıklarınızın karşılığı olarak şu cennete varis kılındınız! diye onlara seslenilir.
Göğüslerinde, kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle der: -Bizi buraya yönelten Allah'a hamdolsun; Allah bizi hidayete iletmeseydi biz, doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişler! -İşte size yaptıklarınızın karşılığı olarak mirasçısı olduğunuz cennet! diye onlara seslenilir.
Göğüslerinde düşmanlıktan ne varsa söküp atmışızdır. Irmaklar akar altlarından. Şöyle derler: "Hamdolsun bizi buraya ulaştıran Allah'a. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi, biz buraya ulaşamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin resulleri gerçeği getirmişler." Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet."