Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 11. ayet

Zuhruf suresi, 11. ayet. وَٱلَّذِى نَزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَنشَرْنَا بِهِۦ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

velleẕî nezzele mine-ssemâi mâem biḳader. feenşernâ bihî beldetem meytâ. keẕâlike tuḫracûn.

Diyanet İşleri

O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 8–14 · surenin 11. ayeti / 89

Konu Ana kitap ve yaratılıştaki nimetler Zuhruf 1–14 3

  1. Zuhruf 8

    Biz, onlardan daha çetinlerini de helak ettik. Öncekilerin örneği geçti!

  2. Zuhruf 9

    Andolsun, onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka, "Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı" diyeceklerdir.

  3. Zuhruf 10

    O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.

  4. 11

    O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

  5. Zuhruf 12–14

    (12-14) O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve "Bunu hizmetimize veren Allah'ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz" diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. “Gökten belli bir ölçü ile su indiren O’dur.” Bu ölçü, değişmez; ne artar ne eksilir. Aynı şekilde o, tam kulların ihtiyacını karşılayacak kadardır. Öyle ki o, fayda sağlamayacak kadar az da değildir; kullara ve topraklara zararlı olacak kadar çok da değildir.

Aksine Yüce Allah, bu su ile kullarının imdadına yetişir, beldeleri darlık ve sıkıntıdan kurtarır. Bundan dolayı: “Nitekim biz, o suyla ölü haldeki bir beldeye hayat veririz” yani ölümünden sonra diriltiriz, buyurmaktadır.

“İşte siz de bu şekilde (diriltilip kabirlerinizden) çıkarılacaksınız.” O hareketsiz ve ölü araziyi su ile canlandırdığı gibi, sizi de Berzahtaki sürenizi tamamladıktan sonra, amellerinizin karşılığını vermek üzere böylece diriltecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizler için ve hayvanlarınıza ve ekinlerinize yetecek ölçüde gökten suyu indiren O'dur. Biz, kupkuru olup içinde hiçbir bitki bulunmayan memlekete hayat verdik. İşte Allah, o kupkuru yeri bitkilerle dirilttiği gibi sizi de tekrar öldükten sonra böyle diriltir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِى vellezi ve o ki
  2. نَزَّلَ nezzele indirendir kök: نزل
  3. مِنَ mine -ten
  4. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  5. مَآءًۢ maen su kök: موه
  6. بِقَدَرٍۢ bikaderin bir ölçü ile kök: قدر
  7. فَأَنشَرْنَا feenşerna böylece canlandırdık kök: نشر
  8. بِهِۦ bihi onunla
  9. بَلْدَةًۭ beldeten bir ülkeyi kök: بلد
  10. مَّيْتًۭا ۚ meyten ölü kök: موت
  11. كَذَٰلِكَ kezalike işte öyle
  12. تُخْرَجُونَ tuhracune siz de çıkarılacaksınız kök: خرج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su · Ortak kavram: Kader

    Allah'ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Aynı kök: نشر (21 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su · Ortak kavram: Kader

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su · Ortak kavram: Kader

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    (48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları…

  • Aynı kök: نشر (21 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    (İnkar edenler), Allah'ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan,…

  • Aynı kök: نشر (21 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    (34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Gökten suyu bir ölçüye göre sürekli indiren de O'dur: Bunun sonunda Biz (nasıl) ölü toprağı yeniden diriltiyorsak, işte siz de (öldükten sonra) böyle çıkarılacaksınız.

Muhammed Esed

O'dur gökten gerekli miktarda suyu tekrar tekrar indiren; işte, Biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak, siz de böyle (öldükten sonra) yeniden sahneye çıkarılacaksınız.

Ahmed Hulusi

O ki, semadan ölçülü olarak bir su (ilim) indirdi. . . Onunla ölü bir beldeyi (bilinci) dirilttik! Böylece (kabirlerden - bedenlerden) çıkarılırsınız.

Ali Bulaç

Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi 'dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

Ali Özek ve heyeti

Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O’dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.

Ali Rıza Safa

Ve O, belirlenmiş bir ölçüye göre gökten su indirmiştir. Böylece, ölü bir yöreyi onunla canlandırırız. İşte, siz de böyle çıkarılacaksınız. dipnot 420

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 420
    İşte, bir bilgi ayeti: Yağmur her yıl aynı ölçüde yeryüzüne yağar. Bu ölçü, saniyede yaklaşık on altı milyon ton, yılda ise beş yüz milyar tondur. Aynı ölçüde su gökyüzüne doğru buharlaşır. Yeryüzünün çevre dengesinin sağlanması için, bu değerlerin değişmez olmasının önemi çok büyüktür.

Bayraktar Bayraklı

Gökten gerekli ölçüde tekrar tekrar suyu indiren Allah'tır. Biz o su ile ölü topraklara hayat veririz. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

Edip Yüksel

O ki gökten bir ölçüye göre su indirdi. Nitekim onunla ölü bir ülkeyi dirilttik. İşte böyle çıkarılırsınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki gökten bir ölçüye göre su indirdi de onunla ölü bir ülkeyi dirilttik. İşte böyle çıkarılırsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O ki bir ölçü ile yukarıdan su indirmekte ve onunla ölü bir beldeye hayat neşretmekteyiz, işte siz de (kabirlerinizden) öyle çıkarılacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o ki yukarıdan bir mikdar ile bir su indirmekte ve onunla ölü bir beldeye hayat neşretmekteyiz, işte siz de öyle çıkarılacaksınız

Erhan Aktaş

O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.

Gültekin Onan

Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

Hasan Basri Çantay

(O Allah ki) gökden bir ölçü ile su indirmişdir. İşte biz onunla ölü bir memlekete can verdik. Sizde böylece (kabirlerinizden diriltilib) çıkarılacaksınız.

İbni Kesir

O ki; gökten bir ölçüye göre su indirmiştir. İşte Biz, onunla ölü bir memleketi dirilttik, siz de böylece çıkarılacaksınız.

Mehmet Alagaş

(1-14) Hâ Mîm, apaçık kitap, ki biz onu Arabi bir Kur'an yaptık böylelikle belki akledersiniz, muhakkak ki O yanımızdaki yüce ve hâkim kitabın anasındadır. Siz savuran bir kavim olmanızdan dolayı hatırlatmayı / zikri , vazgeçip sizden kaldıracak mıyız? Evvelden de nice Bildiriciler / Nebiler gönderdik, evvelden Nebi olarak kimi gönderdiysek onunla dalga geçtiler, onlardan daha şiddetlilerinin tutup yakalayıp helak ettik, evvelkilerin misallerine benzer şekilde mazi oldular. Eğer ki onlara semaları ve arzı kim yarattı diye sorarsan, sana diyecekler ki onları saygıdeğer, bilen yarattı. O (Allah), yeri sizin için beşik yaptı, onda sizin için yollar yaptı böylelikle belki yolu bulursunuz. Suyu bir ayar üzere / takdir üzere indirendir, onunla ölü kasabayı dirilttik, işte böyle çıkarılırsınız. Zevcelerin / türdeş çiftlerin hepsini yaratandır, Gemi ve hayvandan binekler yapandır , s onra onlar ın üzerlerine yerleşince / binince , Rabbinizin nimetlerini hatırlayın ve deyin ki; biz im emrimize bunu âmâde kılan / hizmetimize veren üstündür, biz onu yanaştıramazdık bile, muhakkak ki bizler Rabbimize döneceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.

Süleyman Ateş

Gökten bir ölçü ile su indirdi de, onunla ölü bir ülkeyi canlandırdık. İşte siz de öyle (canlandırılıp) çıkarılacaksınız.

Süleymaniye Vakfı

O, gökten bir ölçüye göre su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırır dipnot 1 . Siz de (öldükten sonra topraktan) aynı şekilde çıkarılacaksınız dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette iltifat sanatı kullanılmıştır. Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left (لفت) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır; ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, gökten bir ölçüye göre su indiren Allah'tır. Onunla ölü bir bölgeyi diriltiriz. Kabirlerinizden de böyle çıkarılacaksınız.

Şaban Britch

O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.

Şaban Piriş

O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Sizde işte böyle çıkarılacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökten bir ölçüye bağlı olarak/bir kaderle su indirmiştir O. O suyla biz ölü bir beldeyi hayata kavuşturduk. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who sends down from the floor of the vault of heaven enough rain water in due measure and thereby a dead and barren land, * is revived; similarly shall you be resurrected.

Abdul Haleem

who sends water down from the sky in due measure––We resurrect dead land with it, and likewise you will be resurrected from the grave––

Abdullah Yusuf Ali

That sends down (from time to time) rain from the sky in due measure;- and We raise to life therewith a land that is dead; even so will ye be raised (from the dead);-

Abul A'la Maududi

He Who sent down water from the sky in a determined measure, dipnot 1 and thereby We revived a dead land: likewise will you be raised up (from the earth) dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, for each region He has ordained an average measure of the rain which falls year after year for long ages regularly. It does not happen that an area may have two inches of the rainfall one year and 200 inches of it the next year. Then He spreads the rainfall over different places in different times in such a way that it becomes beneficial on the whole for the products of the earth. And this is also His wisdom that He has deprived some parts of the earth of the rainfall almost entirely and turned them into dry barren deserts, and in some other parts, He sometimes causes famines to occur and sometimes sends torrential rains so that man may know what a great blessing the rain and its general regularity is for the populated areas, and he may also remember that this system is under the control of another power, whose decrees cannot be changed by anyone. No one has the power that he may change the general average of the rainfall of a country, or effect a variation in its distribution over vast areas of the earth, or avert an impending storm, or attract the clouds towards his own land and compel them to rain. (For further explanation, see (Surah Al-Hijr, Ayats 21-22); (Surah Al- Muminun, Ayats 18-20).
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, the birth of vegetation in the earth by means of water has been presented as an argument for two things simultaneously:

Aisha Bewley

It is He who sends down water in due measure from the sky by which We bring a dead land back to life. That is how you too will be brought forth.

Al-Hilali & Khan

And Who sends down water (rain) from the sky in due measure, then We revive a dead land therewith, and even so you will be brought forth (from the graves).

Ali Quli Qarai

and who sent down water from the sky in a measured manner, and We revived with it a dead country. (Likewise you [too] shall be raised [from the dead].)

Amatul Rahman Omar

And (it is He) Who sends down again and again water from the clouds according to a set decree and in proper measure and by this means We revive the dead territory. That is how you (too) shall be brought forth (alive).

Arthur John Arberry

and who sent down out of heaven water in measure; and We revived thereby a land that was dead; even so you shall be brought forth;

Bijan Moeinian

God is the One Who sends down water from the sky in right amount to bring life to dead lands. For the same token that the dead land is resurrected [in front of your eyes], you too will be resurrected.

E. Henry Palmer

and who sent down from the heaven water in due measure; and we raised up thereby a dead country; thus shall ye too be brought forth;

Edip-Layth

He is the One who sends down water from the sky, in exact measure. We then revive with it a dead land. Similarly, you will be brought out.

George Sale

And Who sendeth down rain from heaven by measure, whereby We quicken a dead country; -- so shall ye be brought forth from your graves: --

Hamid S. Aziz

And Who sends down water from the cloud according to a measure, then We raise to life thereby a dead land, even thus shall you be brought forth;

Mahmoud Ghali

And Who has been sending down from the heaven water with determined estimate; so We have made to rise again thereby a deceased country; thus you will be brought out.

Marmaduke Pickthall

And Who sendeth down water from the sky in (due) measure, and We revive a dead land therewith. Even so will ye be brought forth;

Mohamed Ahmed - Samira

Who sent down water in due measure from the sky, then quickened a region that was dead -- So shall We bring you forth --

Muhammad Asad

And He it is who sends down, again and again, waters from the sky in due measure: and [as] We raise therewith dead land to life, even thus will you be brought forth [from the dead].

Mustafa Khattab

And ˹He is the One˺ Who sends down rain from the sky in perfect measure, with which We give life to a lifeless land. And so will you be brought forth ˹from the grave˺.

Progressive Muslims

And He is the One who sends down water from the sky, in exact measure. We then revive with it a dead land. Similarly, you will be brought-out.

Rashad Khalifa

He is the One who sends down from the sky water, in exact measure, to revive dead lands therewith. Similarly, you will be resurrected.

Sahih International

And who sends down rain from the sky in measured amounts, and We revive thereby a dead land - thus will you be brought forth -

Sam Gerrans

And who sent down water from the sky in measure — and We resurrected thereby a dead land; thus will you be brought forth —

Shabbir Ahmed

And He it is Who sends down water from the sky in due measure. And We revive with it a dead land, thus will you be brought forth.

Syed Vickar Ahamed

And (Allah, ) Who sends down rain from the sky (from time to time) in correct amounts— And with it We raise to life a land that is dead; And in the same way you will be raised (from the dead);

Taqi Usmani

and the One who has sent down water from the sky in due measure. Then We have revived with it a dead town. In the same way, you will be brought forth (alive from the graves),

The Monotheist Group

And He is the One who sends down water from the sky, in exact measure. We then revive with it a dead land. Similarly, you will be brought-out.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩