15. sure

Hicr Suresi الحجر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar 1–15 karşılaştır — "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar
  2. Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar 16–25 karşılaştır — Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar
  3. İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs 26–44 karşılaştır — İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs
  4. Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" 45–50 karşılaştır — Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım"
  5. İbrâhim'in misafirleri 51–60 karşılaştır — İbrâhim'in misafirleri
  6. Lût kavminin helâki 61–77 karşılaştır — Lût kavminin helâki
  7. Eyke halkı ve Hicr halkı 78–84 karşılaştır — Eyke halkı ve Hicr halkı
  8. Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet 85–91 karşılaştır — Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet
  9. Emrolunanı açıkça ortaya koy; ölüm gelinceye kadar ibadet 92–99 karşılaştır — Emrolunanı açıkça ortaya koy; ölüm gelinceye kadar ibadet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

"Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar 1–15

  1. Hicr suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 1. ayet. الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَقُرْءَانٍ مُّبِينٍ

    elif-lâm-râ. tilke âyâtü-lkitâbi veḳur'ânim mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ELİF! LAM! RA! Bunlar, o Kitap'ın dipnot 1 ; açıklayan Kur'an'ın dipnot 2 ayetleridir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Levh-i Mahfuz'daki ana kitabın.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an kelimesi hem son Kitabın isimlerinden biri hem de o kitaptaki hükümlere ulaşmayı sağlayan ayet kümeleri anlamına gelir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 1. ayet

  2. Hicr suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 2. ayet. رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

    rubemâ yeveddü-lleẕîne keferû lev kânû müslimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetlerin görmezlikten gelenler (kafirler), zaman zaman "Keşke biz de tam teslim olanlardan (müslümanlardan) olsak" diye çok arzu ederler dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnanıp güvenmeyen kimsenin(kafirlerin) dünya hayatı ne kadar iyi de olsa zaman zaman iç huzursuzlukları yaşar. Bu sıkıntılar, onun eksikliklerini ve hatalarını fark etmesi için Allah tarafından kendisine verilen ilhamdır. Bunlardan kimi sıkıntısını gidermek için kendisini düzeltme yolunu seçerken kimisi de çareyi daha da azgınlaşmakta bulur. Bu sıkıntının kafirler üzerindeki etkisi En'am 6/125'te ve Allah'ın bütün insanlara ilham yoluyla uyarılarda bulunduğu bilgisi Şems 91/8'dedir. Kişinin göğsünde (kalbinde) olan ruhtur. Kur'an (bir konuda Allah'ın verdiği hükmü içeren ilgili ayetler kümesi) kişinin göğsünde olana şifadır. Bakınız Yunus 10/57.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 2. ayet

  3. Hicr suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 3. ayet. ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    ẕerhüm ye'külû veyetemette`û veyülhihimü-l'emelü fesevfe ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bırak onları yesin-içsin hayatın tadını çıkarsınlar, beklentileri kendilerini oyalasın; nasıl olsa yakında öğrenecekler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 3. ayet

  4. Hicr suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 4. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ

    vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ velehâ kitâbüm ma`lûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz hiç bir kenti belli bir kitabı olmadan etkisizleştirmedik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 4. ayet

  5. Hicr suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 5. ayet. مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

    mâ tesbiḳu min ümmetin ecelehâ vemâ yeste'ḫirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir toplum (ümmet) kendine biçilen süreyi (ecelini) ne kısaltabilir ne de uzatabilir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 5. ayet

  6. Hicr suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 6. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ

    veḳâlû yâ eyyühe-lleẕî nüzzile `aleyhi-ẕẕikru inneke lemecnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dediler ki "Ey kendisine Zikir (Kitap) indirilen kişi! Sen tamamen cinlerin etkisindesin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 6. ayet

  7. Hicr suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 7. ayet. لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    lev mâ te'tînâ bilmelâiketi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Söylediğin doğruysa bize melekleri getirsene?"

    Ayet detayı — Hicr suresi, 7. ayet

  8. Hicr suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 8. ayet. مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًا مُّنظَرِينَ

    mâ nünezzilü-lmelâikete illâ bilḥaḳḳi vemâ kânû iẕem münżarîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz melekleri sadece gerçek dipnot 1 bir iş sebebiyle göndeririz. Gönderdikten sonra da onlara artık süre tanınmaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Örneğin Lut Kavminin yok edilmesi işi için gönderilen melekler. O melekler hem gerçek bir iş sebebiyle geldiler, hem de o iş gerçekleri açıkça ortaya çıkarmış oldu. Arapçada EL HAKKI (الحَقِّ) kelimesinin bu çift anlamlı özelliği ne yazık ki Türkçe bakımından mümkün değildir. Örneğin Kur'an-ı Kerim hem bir gerçektir hem de gerçekleri gösterir. Bu nedenle çeviri genelinde EL HAKKI geçen ayetlere parantez veya dipnot ile açıklama getirme ihtiyacı oluşmuştur.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 8. ayet

  9. Hicr suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 9. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ

    innâ naḥnü nezzelne-ẕẕikra veinnâ lehû leḥâfiżûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O Zikri (Kitabı) sana Biz indirdik Biz. Onu koruyacak olan da Biziz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 9. ayet

  10. Hicr suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 10. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ

    veleḳad erselnâ min ḳablike fî şiye`i-l'evvelîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senden önceki insan topluluklarına da elçiler gönderdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 10. ayet

  11. Hicr suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 11. ayet. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    vemâ ye'tîhim mir rasûlin illâ kânû bihî yestehziûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara ne zaman bir elçi gelse mutlaka hafife alırlar.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 11. ayet

  12. Hicr suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 12. ayet. كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    keẕâlike neslükühû fî ḳulûbi-lmücrimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hep böyle olur. Onu (Zikri) suçluların kalplerine dipnot 1 işleriz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aslında o zikirin(kitabın) doğru olduğunu içten(kalpten) bilirler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 12. ayet

  13. Hicr suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 13. ayet. لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ

    lâ yü'minûne bihî veḳad ḫalet sünnetü-l'evvelîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar ona inanmazlar; halbuki öncekilere uygulanan kanun açıktır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 13. ayet

  14. Hicr suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 14. ayet. وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

    velev fetaḥnâ `aleyhim bâbem mine-ssemâi feżallû fîhi ya`rucûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üzerlerine gökten bir kapı açsak, onlar da oradan yukarı çıksalar,

    Ayet detayı — Hicr suresi, 14. ayet

  15. Hicr suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 15. ayet. لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ

    leḳâlû innemâ sükkirat ebṣârunâ bel naḥnü ḳavmüm mesḥûrûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Yine de) Şöyle derler: "Kesin gözlerimiz döndürülmüş; biz büyülenmiş bir topluluğuz."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 15. ayet

Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar 16–25

  1. Hicr suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ

    veleḳad ce`alnâ fi-ssemâi bürûcev vezeyyennâhâ linnâżirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Birinci kat) Gökte dipnot 1 yıldızlar (burçlar) oluşturduk. Seyredenler için onları süsledik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Birinci kat gök. Bu gök şu an için bizim bildiğimiz evrendir. Kuran, bu evrenden(gökten) hariç 6 tane daha göğün üst üste inşa edildiğini bildirmektedir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 16. ayet

  2. Hicr suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 17. ayet. وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ

    veḥafiżnâhâ min külli şeyṭânir racîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Birinci kat) Göğü, taşlanmış şeytanların hepsinden koruduk. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Türkçeye "korumak" olarak çevirdiğimiz kelime "حَفِظْنَا : hafızna" dır. Muhafaza etmek anlamına gelir. Örneğin bir şeyi elinizde muhafaza etmeniz gerektiğinde onun elinizin içine alır, etrafını örtersiniz. Birinci kat gök bu şekilde muhafaza edilmiştir. Cin(melek) grubu varlıklardan olan şeytanlar birinci kat semanın muhafaza edilen sınırına kadar gidebilirler. Bu semanın dışına çıkmaları ayetin hükmü gereği mümkün değildir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 17. ayet

  3. Hicr suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 18. ayet. إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ

    illâ meni-steraḳa-ssem`a feetbe`ahû şihâbüm mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ancak kulak hırsızlığı(dinleme) yapan olabilir, onu da hemen parlak bir ateş parçası takip eder.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 18. ayet

  4. Hicr suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 19. ayet. وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ

    vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli şey'im mevzûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeri uzattık, içine oturaklı dağları yerleştirdik. Orada her bitkiyi dengeli olarak bitirdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 19. ayet

  5. Hicr suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 20. ayet. وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

    vece`alnâ leküm fîhâ me`âyişe vemel lestüm lehû birâziḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünde sizin için de rızkı size ait olmayan kimseler (akıllı varlıklar) için de yaşam alanları oluşturduk.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 20. ayet

  6. Hicr suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 21. ayet. وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ

    veim min şey'in illâ `indenâ ḫazâinüh. vemâ nünezzilühû illâ biḳaderim ma`lûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hiç bir şey yoktur ki kaynakları bizim katımızda olmasın. Onu ancak belli bir ölçüye göre göndeririz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 21. ayet

  7. Hicr suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 22. ayet. وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ

    veerselne-rriyâḥa levâḳiḥa feenzelnâ mine-ssemâi mâen feesḳaynâkümûh. vemâ entüm lehû biḫâzinîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rüzgarları aşı yapma göreviyle göndeririz. Gökten su indirir, onunla su ihtiyacınızı karşılarız. Onun kaynağı sizin elinizde değildir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 22. ayet

  8. Hicr suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 23. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ

    veinnâ lenaḥnü nuḥyî venümîtü venaḥnü-lvâriŝûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biziz hayat veren de öldüren de; biz! Ve her şeye biz mirasçı olacağız.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 23. ayet

  9. Hicr suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 24. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ

    veleḳad `alimne-lmüstaḳdimîne minküm veleḳad `alimne-lmüste'ḫirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Muhakkak ki biz, sizden yapması gerekenleri yapmış olanları da yapması gerekenleri yapmayıp erteleyenleri de biliyoruz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 24. ayet

  10. Hicr suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 25. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

    veinne rabbeke hüve yaḥşüruhüm. innehû ḥakîmün `alîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senin Rabbin dipnot 1 onların hepsini kıyamet günü bir araya getirecektir. O bilir, doğru kararlar verir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibin

    Ayet detayı — Hicr suresi, 25. ayet

İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs 26–44

  1. Hicr suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 26. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    veleḳad ḫalaḳne-l'insâne min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz o insanı dipnot 1 kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan yarattık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Adem'i.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 26. ayet

  2. Hicr suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 27. ayet. وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

    velcânne ḫalaḳnâhü min ḳablü min nâri-ssemûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cannı dipnot 1 da daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cinlerin atasını

    Ayet detayı — Hicr suresi, 27. ayet

  3. Hicr suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 28. ayet. وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    veiẕ ḳâle rabbüke lilmelâiketi innî ḫâliḳum beşeram min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün Rabbin meleklere demişti ki "Ben kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan bir beşer (deri yapısı farklı bir canlı) yaratacağım.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 28. ayet

  4. Hicr suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 29. ayet. فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

    feiẕâ sevveytühû venefaḫtü fîhi mir rûḥî feḳa`û lehû sâcidîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu tamamlayıp içine ruhumdan üflediğimde onun için secdeye kapanın."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 29. ayet

  5. Hicr suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 30. ayet. فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

    fesecede-lmelâiketü küllühüm ecme`ûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra bütün melekler secde ettiler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 30. ayet

  6. Hicr suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 31. ayet. إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    illâ iblîs. ebâ ey yekûne me`a-ssâcidîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan bir tek İblis ayrıldı; secde edenlere katılmamakta direndi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 31. ayet

  7. Hicr suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 32. ayet. قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    ḳâle yâ iblîsü mâ leke ellâ tekûne me`a-ssâcidîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah dedi ki "Bak İblis! Sana ne oldu da secde edenlere katılmadın?"

    Ayet detayı — Hicr suresi, 32. ayet

  8. Hicr suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 33. ayet. قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    ḳâle lem ekül liescüde libeşerin ḫalaḳtehû min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan yarattığın beşere secde edemem" dedi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 33. ayet

  9. Hicr suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 34. ayet. قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

    ḳâle faḫruc minhâ feinneke racîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah dedi ki "Çık oradan! Sen taşlanacaksın.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 34. ayet

  10. Hicr suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 35. ayet. وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

    veinne `aleyke-lla`nete ilâ yevmi-ddîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hesap verme gününe kadar hep dışlanacaksın (lanetlisin)."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 35. ayet

  11. Hicr suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 36. ayet. قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    ḳâle rabbi feenżirnî ilâ yevmi yüb`aŝûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (İblis) Dedi ki "Rabbim! Bunların tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre dipnot 1 ver."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetten Meleklerin de ömürlü varlıklar olduğu ancak bazılarına kıyamet gününe kadar yaşama hakkı tanındığı anlaşılıyor.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 36. ayet

  12. Hicr suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 37. ayet. قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

    ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Allah) Dedi ki "Sen kendisine süre verilenlerdensin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 37. ayet

  13. Hicr suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 38. ayet. إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

    ilâ yevmi-lvaḳti-lma`lûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Belli günün vakti gelinceye kadar."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 38. ayet

  14. Hicr suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 39. ayet. قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

    ḳâle rabbi bimâ agveytenî leüzeyyinenne lehüm fi-l'arḍi veleugviyennehüm ecme`în.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İblis dedi ki "Rabbim! Beni aşırılığa sevk etmene karşılık dipnot 1 ben de bunlara dünyadakileri süsleyeceğim ve hepsini aşırılığa sevk edeceğim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetten anlaşılacağı üzere İblis, kendi suçunu Allah'a atmaktadır. Günümüz kadercilik anlayışının temelinde de aynı mantık gözlemlenebilir. Kaderciler, her şeyin ezelden belirlenmiş olduğu kanaatiyle kendi hatalarını Allah'a mal etme eğilimi gösterirler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 39. ayet

  15. Hicr suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 40. ayet. إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâdeke minhümü-lmuḫleṣîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana yürekten bağlı olanları değil."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 40. ayet

  16. Hicr suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 41. ayet. قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ

    ḳâle hâẕâ ṣirâṭun `aleyye müsteḳîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah dedi ki "Bu, bana varan doğru yoldur.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 41. ayet

  17. Hicr suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 42. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

    inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭânün illâ meni-ttebe`ake mine-lgâvîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kullarımın üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün, yetkin) dipnot 1 yoktur. Yanlışa saplanıp sana uyanlar başka."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. İbrahim 14/22

    Ayet detayı — Hicr suresi, 42. ayet

  18. Hicr suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 43. ayet. وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

    veinne cehenneme lemev`idühüm ecme`în.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cehennem bunların hepsinin buluşacağı yerdir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 43. ayet

  19. Hicr suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 44. ayet. لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ

    lehâ seb`atü ebvâb. likülli bâbim minhüm cüz'üm maḳsûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cehennem'in yedi kapısı vardır. Her kapıdan onların bir bölüğü girer.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 44. ayet

Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" 45–50

  1. Hicr suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 45. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinerek korunmuş olanlar dipnot 1 ise bahçelerde ve pınar başlarında olurlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müttekiler:Allah'tan çekinerek korunanlar,kendini(fıtratını) bozmayanlar. Bakınız Bakara 2/2

    Ayet detayı — Hicr suresi, 45. ayet

  2. Hicr suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 46. ayet. ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ

    üdḫulûhâ biselâmin âminîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Oralara esenlik ve güvenle girin" denmiştir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 46. ayet

  3. Hicr suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 47. ayet. وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    veneza`nâ mâ fî ṣudûrihim min gillin iḫvânen `alâ sürurim müteḳâbilîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz göğüslerindeki kötü bağlantıları dipnot 1 söküp atmış oluruz. Kardeşler halinde karşılıklı sedirler üzerindedirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakınız Araf 7/43

    Ayet detayı — Hicr suresi, 47. ayet

  4. Hicr suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 48. ayet. لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

    lâ yemessühüm fîhâ neṣabüv vemâ hüm minhâ bimuḫracîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar orada yorgunluk nedir bilmezler. Oradan çıkarılacak da değildirler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 48. ayet

  5. Hicr suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 49. ayet. نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    nebbi' `ibâdî ennî ene-lgafûru-rraḥîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kullarıma bildir ki ben, günahları örterim, ikramım da boldur.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 49. ayet

  6. Hicr suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 50. ayet. وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ

    veenne `aẕâbî hüve-l`aẕâbü-l'elîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Azabım da şiddetlidir, can yakan bir azaptır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 50. ayet

İbrâhim'in misafirleri 51–60

  1. Hicr suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 51. ayet. وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ

    venebbi'hüm `an ḍayfi ibrâhîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara İbrahim'in konuklarından da haber ver.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 51. ayet

  2. Hicr suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 52. ayet. إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

    iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle innâ minküm vecilûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün İbrahim'in yanına girmişler ve "Selam(esenlik ve güvenlik dileriz)" demişlerdi. İbrahim: "Biz sizden kuşku duyuyoruz" dedi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 52. ayet

  3. Hicr suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 53. ayet. قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ

    ḳâlû lâ tevcel innâ nübeşşiruke bigulâmin `alîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Kuşkulanma" dediler. "Sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 53. ayet

  4. Hicr suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 54. ayet. قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

    ḳâle ebeşşertümûnî `alâ em messeniye-lkiberu febime tübeşşirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Yaşlılık üzerime iyice çökmüşken mi müjde getiriyorsunuz? Neyin müjdesini veriyorsunuz?"

    Ayet detayı — Hicr suresi, 54. ayet

  5. Hicr suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 55. ayet. قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ

    ḳâlû beşşernâke bilḥaḳḳi felâ teküm mine-lḳâniṭîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dediler ki "Sana bir gerçeği müjdeliyoruz. Sakın umudunu kesenlerden olma."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 55. ayet

  6. Hicr suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 56. ayet. قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

    ḳâle vemey yaḳneṭu mir raḥmeti rabbihî ille-ḍḍâllûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dedi ki "Sapkınlar dışında kim Rabbinin ikramından umudunu keser?"

    Ayet detayı — Hicr suresi, 56. ayet

  7. Hicr suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 57. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

    ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İbrahim dedi ki "Ey elçiler! Asıl işiniz nedir?

    Ayet detayı — Hicr suresi, 57. ayet

  8. Hicr suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 58. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

    ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dediler ki "Aslında biz, günaha batmış bir topluluğa gönderildik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 58. ayet

  9. Hicr suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 59. ayet. إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

    illâ âle lûṭ. innâ lemüneccûhüm ecme`în.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama Lut'un ailesi onlardan değildir; ailesinin bütün fertlerini kurtaracağız.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 59. ayet

  10. Hicr suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 60. ayet. إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

    ille-mraetehû ḳaddernâ innehâ lemine-lgâbirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama karısını değil. Onun davranışlarını ölçtük, küller altında kalacaklardan olduğu ortaya çıktı."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 60. ayet

Lût kavminin helâki 61–77

  1. Hicr suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 61. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ

    felemmâ câe âle lûṭini-lmürselûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Elçiler Lut ailesine vardılar,

    Ayet detayı — Hicr suresi, 61. ayet

  2. Hicr suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 62. ayet. قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

    ḳâle inneküm ḳavmüm münkerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut dedi ki "Sizler tanınmamış bir topluluksunuz."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 62. ayet

  3. Hicr suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 63. ayet. قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

    ḳâlû bel ci'nâke bimâ kânû fîhi yemterûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dediler ki "Hayır, sana bunların inanmak istemedikleri şeyi getirdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 63. ayet

  4. Hicr suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 64. ayet. وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

    veeteynâke bilḥaḳḳi veinnâ leṣâdiḳûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana bunların hak ettiği şeyi getirdik. Bizler dosdoğru kimseleriz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 64. ayet

  5. Hicr suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 65. ayet. فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

    feesri biehlike biḳiṭ`im mine-lleyli vettebi` edbârahüm velâ yeltefit minküm eḥadüv vemḍû ḥayŝü tü'merûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar; sen de arkalarından git. İçinizden kimse geriye dönüp bakmasın. Sizden istenen yere kadar geçip gidin."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 65. ayet

  6. Hicr suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 66. ayet. وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

    veḳaḍaynâ ileyhi ẕâlike-l'emra enne dâbira hâülâi maḳṭû`um muṣbiḥîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şu kesin kararı ona bildirdik: "Sabaha girdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 66. ayet

  7. Hicr suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 67. ayet. وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

    vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bundan önce şehir halkı, bir birlerine müjdeler vererek gelmişlerdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 67. ayet

  8. Hicr suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 68. ayet. قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ

    ḳâle inne hâülâi ḍayfî felâ tefḍaḥûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut şöyle demişti: "Bunlar benim konuklarım; onların yanında beni utandırmayın.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 68. ayet

  9. Hicr suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 69. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ

    vetteḳu-llâhe velâ tuḫzûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinin de beni rezil etmeyin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 69. ayet

  10. Hicr suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 70. ayet. قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâlû evelem nenheke `ani-l`âlemîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar şu karşılığı vermişlerdi: "Sana kimsenin işine karışma dememiş miydik?"

    Ayet detayı — Hicr suresi, 70. ayet

  11. Hicr suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 71. ayet. قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ

    ḳâle hâülâi benâtî in küntüm fâ`ilîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut da şöyle demişti: "Eğer yaklaşmak istiyorsanız, işte kızlarım, (onlarla evlenin dipnot 1 .)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın Elçisinin evlilik dışı ilişkiyi onaylaması mümkün olmadığından burada (onlarla evlenin) sözünün gizli emir olarak yer alması zorunludur. Cümleyi yarım bırakmış olması, halkın Lut aleyhisselamı çok bunalttığını gösterir. Bu ayet, din farkının evlenmeyi haram kılmadığını da gösterir. Çünkü Tahrim Suresi 10. ayete göre Lut'un karısı kafirdi ama onun eşi olmaya devam ediyordu. Müslüman kadının müslüman olmayan erkekle evlenmesini caiz görmeyenler şu ayete dayanırlar: "İman edene kadar, müşrik kadınlarla evlenmeyin. İman etmiş esir kadın, müşrik kadından elbette iyidir; isterse sizi çok etkilemiş olsun. İman edene kadar, müşrik erkeklere kız vermeyin. İman etmiş esir erkek, müşrikten elbette daha iyidir; isterse sizi çok etkilemiş olsun. Onlar sizi ateşe çağırırlar, Allah ise kendi izniyle Cennet'e ve günahlardan arınmaya çağırır. Allah ayetlerini insanlara açıklar ki akıllarını başlarına toplasınlar." (Bakara 2/221) Ayette geçen "daha iyi" ifadeleri, böyle bir evliliğin tavsiye edilmediğini gösterir ama haram kılmaz. Zaten Lut kavminin tamamının kafir olması, kızlarının kafirden başkasıyla evlenmesini imkansız kılar. Nebimiz'in kızı Zeyneb'in eşi Ebü'l-As b. er-Rebi de hicretin 6. yılına kadar müslüman olmamıştı. Nebimizin, din farkından dolayı kimseyi eşinden ayırmamış olması da bunu destekler..

    Ayet detayı — Hicr suresi, 71. ayet

  12. Hicr suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 72. ayet. لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

    le`amruke innehüm lefî sekratihim ya`mehûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Muhammed!) Senin hayatına yemin ederim ki onlar sarhoşlukları içinde bocalar halde duruyorlardı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 72. ayet

  13. Hicr suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 73. ayet. فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

    feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü müşriḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gün doğarken dehşet bir sesle sarsıldılar.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 73. ayet

  14. Hicr suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 74. ayet. فَجَعَلْنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ

    fece`alnâ `âliyehâ sâfilehâ veemṭarnâ `aleyhim ḥicâratem min siccîl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine pişmiş balçıktan taşlar yağdırdık.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 74. ayet

  15. Hicr suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 75. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

    inne fî ẕâlike leâyâtil lilmütevessimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnceleme yapmak isteyenler için dipnot 1 bunda kesin belgeler (ayetler) vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      لِّلْمُتَوَسِّمِينَ (li el mutevessimine) : Sözlüklere bakınca "inceleme yapacaklar için" anlamı çıkıyor.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 75. ayet

  16. Hicr suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 76. ayet. وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ

    veinnehâ lebisebîlim müḳîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orası bugün bir yol üzerinde durmaktadırlar.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 76. ayet

  17. Hicr suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 77. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunda inananlar için kesin bir belge (ayet) vardır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 77. ayet

Eyke halkı ve Hicr halkı 78–84

  1. Hicr suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 78. ayet. وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ

    vein kâne aṣḥâbü-l'eyketi leżâlimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir başka gerçek de Eyke ahalisinin zalimlikleridir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yanlış yapmak, yanlışlar içinde olmak

    Ayet detayı — Hicr suresi, 78. ayet

  2. Hicr suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 79. ayet. فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

    fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu ikisi aynı ana yol üzerinde açıkça görülmektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu ikisi aynı ana yol üzerinde açıkça görülmektedir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 79. ayet

  3. Hicr suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 80. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veleḳad keẕẕebe aṣḥâbü-lḥicri-lmürselîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hicr ahalisi de gelen elçileri yalancı saymışlardı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 80. ayet

  4. Hicr suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 81. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

    veâteynâhüm âyâtinâ fekânû `anhâ mü`riḍîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Halbuki onlara mucizeler (ayetler) vermiştik ama yüz çevirmişlerdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 81. ayet

  5. Hicr suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 82. ayet. وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

    vekânû yenḥitûne mine-lcibâli büyûten âminîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dağları yontar, güven duydukları evler haline getirirlerdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 82. ayet

  6. Hicr suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 83. ayet. فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

    feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü muṣbiḥîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar da sabaha girerken dehşet bir sesle sarsılmışlardı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 83. ayet

  7. Hicr suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 84. ayet. فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    femâ agnâ `anhüm mâ kânû yeksibûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kazandıkları şeyler hiçbir işlerine yaramamıştı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 84. ayet

Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet 85–91

  1. Hicr suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 85. ayet. وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

    vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ illâ bilḥaḳḳi. veinne-ssâ`ate leâtiyetün faṣfeḥi-ṣṣafḥa-lcemîl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları başka şekilde değil sadece gerçek varlıklar olarak yarattık. Kıyamet saati nasıl olsa gelecektir. Öyleyse onlara hoş görülü dipnot 1 ve güzel davran.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zuhruf 43/89

    Ayet detayı — Hicr suresi, 85. ayet

  2. Hicr suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 86. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ

    inne rabbeke hüve-lḫallâḳu-l`alîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaratan ve her şeyi bilen Rabbindir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 86. ayet

  3. Hicr suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 87. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ

    veleḳad âteynâke seb`am mine-lmeŝânî velḳur'âne-l`ażîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana o mesaniden dipnot 1 yedi taneyi ve yüce Kur'an'ı verdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      (ٱلْمَثَانِى) el-mesani olarak ifade edilen bilenen mesani'dir.(Zümer 39/23)  "O mesani"  olarak türkçeye çevrilebilir.  Burada mesanilerden yedisine dikkat çekmiştir ki, onlar Fatiha (Fatiha 1/1-7) 'nın ayetleridir. Bu sebeple Fatiha, Kur'an'dan süzülmüş bir öz ve surelerin en yücesi olmuştur.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 87. ayet

  4. Hicr suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 88. ayet. لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

    lâ temüddenne `ayneyke ilâ mâ metta`nâ bihî ezvâcem minhüm velâ taḥzen `aleyhim vaḫfiḍ cenâḥake lilmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan kimine verdiğimiz kat kat nimetlere gözlerini dikme ve onlara karşı üzülme. Sen inanıp güvenenlere kol kanat ol.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 88. ayet

  5. Hicr suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 89. ayet. وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ

    veḳul innî ene-nneẕîru-lmübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Ben her şeyi açıkça ortaya koyan bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Hicr suresi, 89. ayet

  6. Hicr suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 90. ayet. كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

    kemâ enzelnâ `ale-lmuḳtesimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nitekim (dinlerini) bölüp ayıranlara da (cezayı) indireceğiz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 90. ayet

  7. Hicr suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 91. ayet. ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ

    elleẕîne ce`alü-lḳur'âne `iḍîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kur'an'ı parça parça edenlere.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 91. ayet

Emrolunanı açıkça ortaya koy; ölüm gelinceye kadar ibadet 92–99

  1. Hicr suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 92. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

    feverabbike lenes'elennehüm ecme`în.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbine yemin olsun ki hepsini sorguya çekeceğiz,

    Ayet detayı — Hicr suresi, 92. ayet

  2. Hicr suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 93. ayet. عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    `ammâ kânû ya`melûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaptıkları bu işlerden dolayı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 93. ayet

  3. Hicr suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 94. ayet. فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

    faṣda` bimâ tü'meru vea`riḍ `ani-lmüşrikîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Sana ne emredildiyse başlarını çatlatırcasına onlara bildir. Müşriklere de aldırma.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 94. ayet

  4. Hicr suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 95. ayet. إِنَّا كَفَيْنَٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ

    innâ kefeynâke-lmüstehziîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Seni inceden inceye alaya alanlara karşı bizim desteğimiz yeterli olur.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 95. ayet

  5. Hicr suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 96. ayet. ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    elleẕîne yec`alûne me`a-llâhi ilâhen âḫar. fesevfe ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar, Allah ile birlikte başka bir ilah oluşturmuşlardır; nasıl olsa yakında öğrenecekler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 96. ayet

  6. Hicr suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 97. ayet. وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

    veleḳad na`lemü enneke yeḍîḳu ṣadruke bimâ yeḳûlûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İyi biliyoruz ki onların sözlerinden dolayı için daralıyor.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 97. ayet

  7. Hicr suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 98. ayet. فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    fesebbiḥ biḥamdi rabbike veküm mine-ssâcidîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine ibadet et ve secde edenlerden ol.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 98. ayet

  8. Hicr suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 99. ayet. وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ

    va`büd rabbeke ḥattâ ye'tiyeke-lyeḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O açık gerçek (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kul olmaya devam et.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 99. ayet