Diyanet İşleri
Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."
A'râf suresi
A'râf suresi, 90. ayet. وَقَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ لَئِنِ ٱتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا إِنَّكُمْ إِذًا لَّخَٰسِرُونَ
veḳâle-lmeleü-lleẕîne keferû min ḳavmihî leini-tteba`tüm şu`ayben inneküm iẕel leḫâsirûn.
Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Medyen halkı A'râf 85–93 3
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.
"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."
Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."
Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.
(Şu'ayb) onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: "Ey kavmim! Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini ulaştırdım. Size nasihat de ettim. Şimdi ben, inkarcı bir topluluğa nasıl üzülürüm?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
90. “Kavminden kâfir olan ileri gelenler” Şuayb’e uymaktan sakındırmak üzere “Eğer Şuayb’a uyarsanız o takdirde siz, andolsun ki büyük bir zarara uğrayacaksınız” dediler” Ancak bu, nefislerinin kendilerine süslediği bir batıldan ibaretti. Onlara göre bedbahtlık ve zarar, doğruluğa ve hidâyete tâbi olmaktadır. Oysa onlar, en ileri derecedeki zararın, üzerinde bulundukları sapıklığın ve saptırmanın devamı olduğunu bilmiyorlardı. Bu gerçeği ancak ibretli ceza ve intikam gelip kendilerini bulduğunda öğrenebildiler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şuayb'ın kavminden büyüklük taslayan, tevhit davetini reddeden ileri gelen kâfirler, Şuayb ve dininden tahzir ederek şöyle dediler: "Ey Kavmimiz! Eğer Şuayb'ın dinine girerseniz, kendi dininizi ve babalarınızın dinini terk etmiş olursunuz. Bundan dolayı siz mutlaka helak olursunuz."
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: ملا (40 geçiş)
Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve…
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…
Tamamı: yazma kataloğu
Harita
Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.
Medyen'in modern coğrafi konumu için kuzeybatı Arabistan ve Akabe Körfezi çevresinde çeşitli eşleştirmeler bulunmaktadır. Bu görüntü adaylardan birinin bugünkü hâlidir.
Ayet: A'râf 85-93 · Kasas 22-28
Wyvern Inc. · Wyvern Inc. via their AWS S3 Bucket. Further data via STAC API . View in STAC Browser . · CC BY 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kavminin kâfir olan yöneticileri "Şuayb'a uyarsanız bu durumda siz kaybedersiniz!" demişlerdi.
Ve kavminden inkarda direnen seçkinler: "Eğer Şuayb'e uyacak olursanız kesinlikle kaybeden siz olacaksınız!" diye tehdit ettiler.
Ne var ki, kavimleri arasından, hakkı inkara şartlanmış olan elebaşları, (Şuaybın yandaşlarına:) "Doğrusu, eğer Şuayba uyarsanız, bilin ki, kaybedenlerden olacaksınız!" dediler.
Halkından hakikat bilgisini inkar eden ileri gelenler: "Eğer Şuayb'a tabi olursanız, o takdirde mutlaka hüsrana uğrayanlar olursunuz" dediler.
Kavminin önde gelenlerinden inkar edenler, dediler ki: "Andolsun, Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."
Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Eğer Şuayb'e uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız.
Toplumu arasındaki nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Şuayb'ı izlerseniz, kesinlikle yitime uğrarsınız!"
Kavminden ileri gelen inkarcılar: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız, muhakkak siz ziyana uğrarsınız!" dediler.
Halkının ileri gelen inkarcıları, "Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz" dediler.
Halkının ileri gelen inkarcıları, 'Şuayb'a uyarsanız kaybedenlerden olursunuz,' dediler.
Kavminden ileri gelen kafirler dediler ki: "Eğer Şuayb'a uyarsanız andolsun ki, o takdirde mutlaka zarara düşersiniz."
Kavminden küfreden cumhur cemaat da yemin ederiz, dediler: eğer Şuaybe uyarsanız hiç şüphe yok o takdirde siz kat'i husrane düşeceksiniz
Halkından Kafir dipnot 1 meleler: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.
Halkından Kafir dipnot 1 meleler: dipnot 2 "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.
Halkından gerçeği yalanlayan nankör ileri gelenler: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler.
Kavminin önde gelenlerinden küfredenler dediler ki: "Andolsun, eğer Şuayb'a uyacak olursanız, kuşkusuz kayba uğrayanlardan olursunuz."
Onun kavminden kafir olan ileri gelirler: "(Dininizi terk ile) Şuaybe uyarsanız, andolsun ki, o takdirde muhakkak en büyük zarara uğramış kimseler olacaksınız" dedi.
Kavminden küfretmiş olan ileri gelenler dediler ki: Şuayb'a uyarsanız; andolsun ki siz, o zaman hüsrana uğrayanlardansınız.
(85-93) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, dedi ki ey kavmim, Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok, hakikaten size Rabbinizden apaçık bir delil geldi, ölçü ve tartıda vefalı olun, İnsanlara eşyalarını eksilterek vermeyin, düzelmesi / ıslahı sonrasında arzda bozgunculuk / ifsat çıkarmayın , eğer mümin iseniz, bu sizin için hayırlıdır. Her yola oturup da tehdit etmeyin, Allah’ın yolundan ona inanan kimse leri alıkoymayın, o yolun eğrilmesini istemeyin, Hatırlayın az idiniz sizi çoğalttı, bakın, bozguncuların / ifsat edenlerin sonu nasıl oldu. Sizden bir grup / bir taife bana indirilene inandı ve bir grup ta inanmadıysa, Allah aramızda hüküm verinceye kadar sabredin , O ki hakimlerin / hüküm verenlerin hayırlısıdır. Kavminden büyüklenen seçkinler ey Şuayb seni ve beraberindeki iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut toplumumuza / milletimize geri dönersiniz dediler , Şuayb, şayet bundan hoşlanmasak ta mı? dedi. Kesin olan şu ki, sizin milletinize geri dönersek ondan bizi kurtardıktan sonra, Allah ’a karşı yalanı iftira etmiş oluruz , Rabbimiz Allah’ın dilemesi hariç, size dönmemiz , bize göre olacak şey değildir , Rabbimiz her şeyi ilmen kuşatmıştır , vekaletimiz Allah üzerinedir , Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasını hakikat ile aç, sen ki açanların en hayırlısısın. Kavminden kafir ileri gelenler dediler ki , Şuayb’e uy duğunuz taktirde, işte o zaman sizler kesin likle hasara uğrayacaksınız. Onları şiddetli sarsıntı / racfe aldı. Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada faydalanmamış gibi oldular , Şuayb’ı yalanlayanlar onlar hasara uğradılar. Onlardan yüz çevirdi ve dedi ki ey kavmim kesin olan şu ki Rabbimin mesajların a / risalelerin e dair sizi bilgilendirdim / tebliğ ettim , size öğütte bulundum / nasihatte bulundum. Şimdi nasıl olur da kafir kavme üzülürüm / acırım.
(Şuayb’ın) kavminden kâfir olan ileri gelenler dediler ki: “(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şuayb’a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz.”
Kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız muhakkak siz ziyana uğrarsınız!"
Halkının önde gelenlerinden, ayetleri görmezlikte direnenler şöyle dediler: "Hele Şuayb'a uyun, kesinlikle kaybedeceksiniz!"
Halkının itibarlı kişilerinden ayetleri görmezden gelenler (kafirler) şöyle dediler: "Hele Şuayb'a uyun; kesin olarak kaybedersiniz."
Toplumun önde gelen kâfirleri dediler ki: Şuayb’e uyarsanız o zaman mahvolursunuz!
Toplumun önde gelen kafirleri dediler ki: -Şuayb'e uyarsanız o zaman mahvolursunuz!
Toplumunun küfre sapan kodamanları dedi ki: "Eğer Şuayb'ın ardısıra giderseniz hüsrana gömülenler olursunuz."
There and then said the wicked leaders among his people to those who did not gather to their leaders' standard: " If you should take Shu'aib as a guide and espouse his cause, then you shall be great losers".
The disbelieving leaders among his people said, ‘You will certainly be losers if you follow Shuayb’-
The leaders, the unbelievers among his people, said: "If ye follow Shu'aib, be sure then ye are ruined!"
The elders of his people who disbelieved said: 'Should you follow Shu'ayb, you will be utter losers. dipnot 1
The ruling circle of those of his people who were kafir said, ‘If you follow Shu‘ayb, you will definitely be lost. ’
The chiefs of those who disbelieved among his people said (to their people): "If you follow Shu‘aib, be sure then you will be the losers!"
The elite of his people who were faithless said, ‘If you follow Shu‘ayb, you will indeed be losers. ’
The chiefs who had disbelieved from among his people then said, `If you follow Shu`aib you shall then, truly be the losers. '
Said the Council of those of his people who disbelieved, 'Now, if you follow Shuaib, assuredly in that case you will be losers. '
The leaders of his people (who had chosen to reject the message of God) said to the people: "If you accept the Shu'aib's way of life, we will be all ruined.
And the chiefs of those who disbelieved amongst his people said, 'If ye follow Shohaib, verily, ye shall be the losers;'
The leaders who rejected from among his people said, "If you follow Shuayb, then you are losers."
And the chief men of his people, who disbelieved, said, 'If you follow Shu'aib, you shall then certainly be of the losers. '
But the chiefs of those who disbelieved amongst his people said, "If you follow Shu'eyb, verily, you shall be the losers;"
And the chiefs who disbelieved from among his people said, "Indeed in case you (ever) follow Shuaayb, lo, surely in that case you will indeed be losers. "
But the chieftains of his people, who were disbelieving, said: If ye follow Shu'eyb, then truly ye shall be the losers.
The chiefs among his people who did not believe said (to them): "If you follow Shu'aib and his way you will surely be ruined. "
But the great ones among his people, who were bent on denying the truth, said [to his followers]: "Indeed, if you follow Shu'ayb, you will, verily, be the losers!"
The disbelieving chiefs of his people threatened, "If you follow Shu’aib, you will surely be losers!"
And the leaders who rejected from among his people said: "If you follow Shu'ayb, then you are losers. "
The disbelieving leaders among his people said, "If you follow Shu'aib, you will be losers."
Said the eminent ones who disbelieved among his people, "If you should follow Shu'ayb, indeed, you would then be losers. "
And said the eminent ones who disbelieved among his people: “If you follow Shuʿayb, you will then be the losers.”
But the disbelieving chiefs of his nation said, "O People! If you follow Shoaib, then truly we will be ruined (as we lose the big profits in our trade). "
The leaders of the disbelievers from his people, said to their people: "If you follow Shu’aib, be sure then you will be the losers!"
The chiefs of his people who disbelieved said, "If you are to follow Shu‘aib, then you will be utter losers."
And the leaders who rejected from among his people said: "If you follow Shu'ayb, then you are losers."