A'râf suresi

A'râf suresi, 88. ayet

A'râf suresi, 88. ayet. قَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ لَنُخْرِجَنَّكَ يَٰشُعَيْبُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَكَ مِن قَرْيَتِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا قَالَ أَوَلَوْ كُنَّا كَٰرِهِينَ

ḳâle-lmeleü-lleẕîne-stekberû min ḳavmihî lenuḫricenneke yâ şu`aybü velleẕîne âmenû me`ake min ḳaryetinâ ev lete`ûdünne fî milletinâ. ḳâle evelev künnâ kârihîn.

Diyanet İşleri

Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 85–91 · surenin 88. ayeti / 206

Konu Şu'ayb ve Medyen halkı A'râf 85–93 3

  1. A'râf 85

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır."

  2. A'râf 86

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?"

  3. A'râf 87

    "Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."

  4. 88

    Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.

  5. A'râf 89

    "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."

  6. A'râf 90

    Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."

  7. A'râf 91

    Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

88. “Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler” Bunlar, hevalarına uyan ve zevkleri ile oyalanan soylular ve ileri gelenlerdir. Bunlara hak geldiğinde onun, kendi alçak arzularına uygun düşmediğini görünce hakkı reddettiler ve ona karşı büyüklük tasladılar. Peygamberleri Şuayb aleyhisselâm’a ve onunla birlikte zayıf gördükleri mü’minlere “şöyle dediler: Ey Şuayb, andolsun seni de seninle beraber iman edenleri de ülkemizden çıkaracağız ya da kaçarı yok siz bizim dinimize döneceksiniz!” Hakka karşı aslan kesilerek güç kullandılar. Ne dine, ne anlaşmaya ne de hakka hukuka riâyet etmediler. Sadece ve sadece hevalarının, kendilerini bu anlamsız ve tutarsız sözleri söylemeye iten düşük akıllarının peşine takıldılar ve dediler ki: Ya sen ve seninle beraber iman edenler dinimize geri döneceksiniz yahut da andolsun ki sizleri ülkemizden çıkartacağız.

Şuayb aleyhisselâm, önceleri iman ederler ümidi ile onları davet ediyordu. Ancak sonra öyle bir duruma geldi ki onların şerrinden yana emin olamadı. Zira kavmi, kendilerine tâbi olmayacak olursa onu ve beraberindekileri vatanından sürmekle tehdit ettiler. Oysa Şuayb ve beraberindekiler o vatanda kalmaya onlardan daha fazla hak sahibidirler. Bu yüzden de Şuayb aleyhisselâm onların bu sözlerine hayret ederek: “Biz istemesek de mi?! dedi.” Yani biz, batıl olduğunu bildiğimiz için sizin dininize girmeyi kabul etmeyecek olsak bile yine de böyle mi yapacaksınız? Halbuki o dine ancak ona girmeyi arzu eden kimseler çağrılabilir. Onu izlemeyi açıktan açığa alıkoymaya çalışan ve izleyenleri de yanlışlarını söyleyerek tenkit eden kimseler, nasıl olur da o dini kabule çağırılabilirler?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şuayb'ın kavminden büyüklük taslayanlardan ileri gelen önderleri Şuayb -aleyhisselam-'a dediler ki: "Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte seni tasdik edenleri mutlaka memleketimizden çıkaracağız yahut mutlaka dinimize döneceksiniz." Şuayb onlara şaşırarak ve düşünceli bir şekilde: "Üzerinde bulunduğunuzun batıl olduğunu bilmemize rağmen dininize ve milletinize istemeye istemeye mi tabi olalım?" dedi.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dediler ki kök: قول
  2. ٱلْمَلَأُ l-meleu ileri gelenler kök: ملا
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. ٱسْتَكْبَرُوا۟ stekberu büyüklük taslayan kök: كبر
  5. مِن min -nden
  6. قَوْمِهِۦ kavmihi kavmi- kök: قوم
  7. لَنُخْرِجَنَّكَ lenuhricenneke mutlaka seni çıkarırız kök: خرج
  8. يَـٰشُعَيْبُ ya şuaybu Şu'ayb
  9. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseleri
  10. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(ları) kök: امن
  11. مَعَكَ meake seninle beraber
  12. مِن min -den
  13. قَرْيَتِنَآ karyetina kentimiz- kök: قري
  14. أَوْ ev ya da
  15. لَتَعُودُنَّ leteudunne dönersiniz kök: عود
  16. فِى fi
  17. مِلَّتِنَا ۚ milletina dinimize kök: ملل
  18. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  19. أَوَلَوْ evelev bile mi?
  20. كُنَّا kunna biz kök: كون
  21. كَـٰرِهِينَ karihine istemezsek kök: كره

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça,…

  • Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    İnkar edenler, peygamberlerine; "Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz" dediler. Rableri de onlara şöyle…

  • Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: ملا (40 geçiş)

    Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Ortak kavram: Kibir

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    (45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Harita1
  • Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Harita

    Al-Bad' bölgesi — uydu görüntüsü

    Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Medyen'in modern coğrafi konumu için kuzeybatı Arabistan ve Akabe Körfezi çevresinde çeşitli eşleştirmeler bulunmaktadır. Bu görüntü adaylardan birinin bugünkü hâlidir.

    Ayet: A'râf 85-93 · Kasas 22-28

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Wyvern Inc.
    Tarih
    Taken on 2 June 2025, 07:05:12
    Lisans
    CC BY

    Wyvern Inc. · Wyvern Inc. via their AWS S3 Bucket. Further data via STAC API . View in STAC Browser . · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Şuayb'ın) kavminden kibirli yöneticiler demişti ki: "Ey Şuayb! Ya mutlaka seni ve seninle birlikte inananları şehrimizden çıkaracağız dipnot 1 ya da dinimize döneceksiniz!" dipnot 2 (Şuayb şu) cevabı vermişti: "İstememiş olsak da mı?

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Medyenliler Hz. Şuayb'ı ve müminleri iki seçenekle baş başa bırakmışlardı. Seçeneklerden ilki tehdit idi. Buna göre, müminleri şehirden, yani ülkeden çıkarmakla tehdit etmişlerdi. Ülkeden sürülme tehdidi başka peygamberlerin kavimlerinde de görülen bir durumdu. Nitekim A‘râf 7:82, Şu‘arâ 26:167 ve Neml 27:56'da "Hz. Lut'un"; Şu‘arâ 26:116'da "Hz. Nuh'un"; Meryem 19:46'da "Hz. İbrahim'in" ve İbrâhîm 14:13 ve Yâsîn 36:18'de "bütün peygamberlerin" sürgünle tehdit edildikleri ifade edilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: İbrâhîm 14:13.

Mustafa İslamoğlu

Kavminin büyüklük taslayan seçkinleri "Ey Şuayb!" dediler, "Ya seni ve beraberindeki mü'minleri yurdumuzdan sürüp çıkarırız, ya da bizim inanç sistemimize geri dönersin!" (Şuayb) dedi ki: "Peki, ya razı olmazsak?

Muhammed Esed

Kavmi içinde ileri gelen, kendini beğenmiş o kurumlu kimseler: "Ey Şuayb!" dediler, "Hiç şüphen olmasın ki, seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz, meğer ki, kesin bir biçimde bizim yolumuza dönersiniz!" (Şuayb): "Peki, ya bunu yürekten istemiyorsak?" dedi,

Ahmed Hulusi

(Şuayb'ın) halkından, kendilerini büyük gören ileri gelenler dediler ki: "Ey Şuayb! Kesinlikle, ya seni ve seninle beraber iman edenleri şehrimizden çıkaracağız ya da mutlaka bizim atalarımızın dinine döneceksiniz". . . (Şuayb da): "İstemesek de mi?" dedi.

Ali Bulaç

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz." (Şuayb:) "Biz istemesek de mi?" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, (Şuayb'a) şöyle demişlerdi: "Ey Şuayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri mutlaka ülkemizden çıkaracağız; ya da dinimize geri döneceksiniz." Şuayb da demişti ki: (ülkemizden çıkmayı, yahut dininize dönmeyi) istemesek de mi? dedi.

Ali Rıza Safa

Toplumu arasındaki büyüklük taslayanların ileri gelenleri, şöyle dediler: "Ey Şuayb! Seni ve seninle birlikte inananları, ya kesinlikle kentimizden çıkarırız ya da kesinlikle bizim dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "Ya istemiyorsak?"

Bayraktar Bayraklı

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları şehrimizden çıkartırız, ya da dinimize dönersiniz!" Şu'ayb dedi ki: "İstemesek de mi?"

Edip Yüksel

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Şuayb, ya seni ve seninle beraber iman edenleri kentimizden süreceğiz ya da dinimize geri dönersin!" dediler. O da şöyle dedi: "Biz istemesek de mi?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, 'Şuayb, ya seni ve seninle beraber inananları kentimizden süreceğiz ya da dinimize geri dönersin!,' dediler. O da şöyle dedi: 'Biz istemesek de mi?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur cemaat dediler ki: "Ey Şuayb, mutlaka seni ve seninle birlikte iman edenleri memleketimizden çıkaracağız, ya da muhakkak dinimize döneceksiniz." Dedi ki: "İstemesek de mi?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur cemaat, ya Şuayb! kat'iyyen, dediler: Seni de seninle beraber iyman edenleri de memleketimizden çıkarırız, yahud ki sureti kat'iyede milletimize dönersiniz; ya, dedi, istemezsek de mi?

Erhan Aktaş

Halkının büyüklük taslayan meleleri dediler ki: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize dipnot 1 döneceksiniz." O da: "Kerih dipnot 2 görsek de mi?" dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygarlık, inanç sistemi, yaşam biçimi, yol, sünnet.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yanlış ve kötü.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Halkının büyüklük taslayan meleleri dipnot 1 dediler ki: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize dipnot 2 döneceksiniz." O da: "Kerih dipnot 3 görsek de mi?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Uygarlık, inanç sistemi, yaşam biçimi, yol, sünnet.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yanlış ve kötü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Halkından büyüklük taslayan ileri gelenler, dediler ki: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize dipnot 1 döneceksiniz." O da: "Kerih dipnot 2 görsek de mi?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bizim yaşam sistemimize, yaşam tarzımıza, uygarlığımıza.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yanlış ve kötü.

Gültekin Onan

Kavminin önde gelenlerinden büyüklenenler dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte inananları ya ülkemizden sürüp çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz." (Şuayb) "Biz istemesek de mi?" dedi.

Hasan Basri Çantay

Onun kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen kodamanlar şöyle dedi: "Ey Şuayb, seni ve beraberindeki iman edenleri ya muhakkak memleketimizden çıkaracağız, yahud mutlaka bizim dinimize döneceksiniz". O: "Ya istemesek de mi?" dedi.

İbni Kesir

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: Ey Şuayb; seni ve beraberindeki inanmış olanları, ya memleketimizden çıkarırız veya mutlaka bizim dinimize dönersiniz. Dedi ki: İstemezsek de mi?

Mehmet Alagaş

(85-93) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, dedi ki ey kavmim, Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok, hakikaten size Rabbinizden apaçık bir delil geldi, ölçü ve tartıda vefalı olun, İnsanlara eşyalarını eksilterek vermeyin, düzelmesi / ıslahı sonrasında arzda bozgunculuk / ifsat çıkarmayın , eğer mümin iseniz, bu sizin için hayırlıdır. Her yola oturup da tehdit etmeyin, Allah’ın yolundan ona inanan kimse leri alıkoymayın, o yolun eğrilmesini istemeyin, Hatırlayın az idiniz sizi çoğalttı, bakın, bozguncuların / ifsat edenlerin sonu nasıl oldu. Sizden bir grup / bir taife bana indirilene inandı ve bir grup ta inanmadıysa, Allah aramızda hüküm verinceye kadar sabredin , O ki hakimlerin / hüküm verenlerin hayırlısıdır. Kavminden büyüklenen seçkinler ey Şuayb seni ve beraberindeki iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut toplumumuza / milletimize geri dönersiniz dediler , Şuayb, şayet bundan hoşlanmasak ta mı? dedi. Kesin olan şu ki, sizin milletinize geri dönersek ondan bizi kurtardıktan sonra, Allah ’a karşı yalanı iftira etmiş oluruz , Rabbimiz Allah’ın dilemesi hariç, size dönmemiz , bize göre olacak şey değildir , Rabbimiz her şeyi ilmen kuşatmıştır , vekaletimiz Allah üzerinedir , Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasını hakikat ile aç, sen ki açanların en hayırlısısın. Kavminden kafir ileri gelenler dediler ki , Şuayb’e uy duğunuz taktirde, işte o zaman sizler kesin likle hasara uğrayacaksınız. Onları şiddetli sarsıntı / racfe aldı. Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada faydalanmamış gibi oldular , Şuayb’ı yalanlayanlar onlar hasara uğradılar. Onlardan yüz çevirdi ve dedi ki ey kavmim kesin olan şu ki Rabbimin mesajların a / risalelerin e dair sizi bilgilendirdim / tebliğ ettim , size öğütte bulundum / nasihatte bulundum. Şimdi nasıl olur da kafir kavme üzülürüm / acırım.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şuayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut mutlaka bizim dinimize döneceksiniz." dediler. Şuayb: “İstemesek de mi?” dedi.

Süleyman Ateş

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)?

Süleymaniye Vakfı

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri şöyle dediler: "Bak Şuayb! Ya kayıtsız şartsız bizim dini yaşama biçimimize dönersiniz ya da seni ve beraberindeki inananları kesinlikle ülkemizden çıkarırız!" Şuayb dedi ki: "Biz istemesek de mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkı içinden büyüklük taslayan itibarlı kişiler şöyle dediler: "Bak Şuayb! Ne pahasına olursa olsun seni bu ülkeden çıkaracağız, seninle birlikte inananları da öyle. Tek çare bizim düzenimize dönmenizdir." Şuayb dedi ki "Biz istemesek de mi?"

Şaban Britch

Şuayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki:Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden çıkaracağız. (Dininize) İstemesek de mi? (uyalım) dedi.

Şaban Piriş

O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri, dediler ki: -Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden çıkaracağız. Ya da siz bizim yolumuza geri döneceksiniz!

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun büyüklük taslayan kodamanları dediler ki: "Ey Şuayb! Ya kesinlikle milletimize dönersiniz yahutta seni ve seninle birlikte inananları kentimizden çıkarırız." Dedi ki: "Ya istemiyorsak; zor ve baskıyla mı?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But the extravagant in their accounts of themselves among his people in whose hearts reigned vices, follies and falsehood said to him: "We will oust you of our town together with those who have followed you, and drive all of you away unless you desert your system of faith and worship in favour of ours". There, Shu'aib said: "Even though, with execrations, do we detest your system and shrink from it with horror! "

Abdul Haleem

His people’s arrogant leaders said, ‘Shuayb, we will expel you and your fellow believers from our town unless you return to our religion.’ He said, ‘What! Even if we detest it?

Abdullah Yusuf Ali

The leaders, the arrogant party among his people, said: "O Shu'aib! we shall certainly drive thee out of our city - (thee) and those who believe with thee; or else ye (thou and they) shall have to return to our ways and religion." He said: "What! even though we do detest (them)?

Abul A'la Maududi

The haughty elders of his people said: 'O Shu'ayb! We shall certainly banish you and your companions-in-faith from our town, or else you shall return to our faith.' Shu'ayb said: 'What! Even though we abhor [your faith]?

Aisha Bewley

The ruling circle of those of his people who were arrogant said, ‘We will drive you out of our city, Shu‘ayb, you and those who have iman along with you, unless you return to our religion. ’ He said, ‘What, even though we detest it?

Al-Hilali & Khan

The chiefs of those who were arrogant among his people said: "We shall certainly drive you out, O Shu‘aib, and those who have believed with you from our town, or else you (all) shall return to our religion." He said: "Even though we hate it!?"

Ali Quli Qarai

The elite of his people who were arrogant said, ‘O Shu‘ayb, we will surely expel you and the faithful who are with you from our town, or else you shall revert to our creed. ’ He said, ‘What! Even if we should be unwilling?!

Amatul Rahman Omar

The chiefs who considered themselves strong and great among his people said, `We will certainly turn you O Shu`aib! and also those who believe with you, out of our township or else you (all) shall have to revert to our creed. ' He said, `What! (shall we be forced to accept your creed) even though we are unwilling (at heart)?

Arthur John Arberry

Said the Council of those of his people who waxed proud, 'We will surely expel thee, O Shuaib, and those who believe with thee, from our city, unless you return into our creed. ' He said, 'What, even though we detest it?

Bijan Moeinian

The arrogant leaders of his people said: "Be careful Shu, aib! If you and your followers do not return to our way of life, we will kick you all out of this country. " Shu'aib said: "Even if we resent your way of life?"

E. Henry Palmer

Said the crowd of those who were big with pride amongst His people, 'We will of a surety turn thee out, O Shohaib! and those who believe with thee, from our village; or else thou shalt return unto our faith. ' Said he, 'What even if we be averse therefrom?

Edip-Layth

The leaders who became arrogant from among his people said, "We will evict you Shuayb, along with those who acknowledged, or else you will return to our creed!" He said, "Even though we detest?"

George Sale

The chief men of his people who were arrogant said, 'Assuredly we will drive thee out, O Shu'aib, and the believers that are with thee from our town, or you shall return to our religion. ' He said, 'Even though we be unwilling?

Hamid S. Aziz

The chieftains of his people, inflated with arrogance said, "We will of a surety turn you out, O Shu'heyb, and those who believe with you, from our communities, unless you return unto our faith. " Said he, "What! Even if we be averse to it?"

Mahmoud Ghali

The chiefs who waxed proud among his people said, "Indeed we will definitely drive you out, O Shuaayb, and the ones who have believed with you, from our town, or (else) you indeed will definitely go back to our creed. " Said he, "Even if we hate (Literally: and even if we are hating "that") it?

Marmaduke Pickthall

The chieftains of his people, who were scornful, said: Surely we will drive thee out, O Shu'eyb, and those who believe with thee, from our township, unless ye return to our religion. He said: Even though we hate it?

Mohamed Ahmed - Samira

The arrogant leaders of the people replied: "We shall drive you away from our land, O Shu'aib, and those who are with you, unless you come back to your faith. " But he remarked: "Even if we are disgusted with it?

Muhammad Asad

Said the great ones among his people, who gloried in their arrogance: "Most certainly, O Shu'ayb, we shall expel thee and thy fellow-believers from our land, unless you indeed return to our ways!" Said [Shu'ayb]: "Why, even though we abhor [them]?

Mustafa Khattab

The arrogant chiefs of his people threatened, "O Shu’aib! We will certainly expel you and your fellow believers from our land, unless you return to our faith." He replied, “Even if we hate it?

Progressive Muslims

And the leaders who became arrogant form among his people said: "We will drive you out of our town Shu'ayb, along with those who believed with you, or else you will return to our creed!" He said: "Would you force us"

Rashad Khalifa

The arrogant leaders among his people said, "We will evict you, O Shu'aib, together with those who believed with you, from our town, unless you revert to our religion." He said, "Are you going to force us?

Sahih International

Said the eminent ones who were arrogant among his people, "We will surely evict you, O Shu'ayb, and those who have believed with you from our city, or you must return to our religion. " He said, "Even if we were unwilling?"

Sam Gerrans

Said the eminent ones who had waxed proud among his people: “We will turn thee, O Shuʿayb, and those who heed warning with thee, out of our city if you return not to our creed.” He said: “Even though we be unwilling?

Shabbir Ahmed

The arrogant leaders of his community said, "O Shoaib! We will certainly drive you and those who believe with you out of our town unless you return to our ways. " Shoaib said, "Why, even though we detest your ways?"

Syed Vickar Ahamed

The leaders, the proud group from among his people said: "O Shu’aib! We shall really drive you out of our city— (You) and those who believe with you; Or else you (both) will have to return to our ways and religion. " He said: "What! Even though we (strongly) dislike (them)?

Taqi Usmani

The chiefs of his people, who were arrogant, said, "O Shu‘aib, we will expel you and those who believe with you from our town, or you shall have to turn to our faith." He said, “Even if we hate it?

The Monotheist Group

And the leaders who became arrogant from among his people said: "We will drive you out of our town Shu'ayb, along with those who have believed with you, or you shall return to our creed!" He said: "Will you force us?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩