Bakara suresi

Bakara suresi, 64. ayet

Bakara suresi, 64. ayet. ثُمَّ تَوَلَّيْتُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ لَكُنتُم مِّنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

ŝümme tevelleytüm mim ba`di ẕâlik. felevlâ faḍlü-llâhi `aleyküm veraḥmetühû leküntüm mine-lḫâsirîn.

Diyanet İşleri

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 61–67 · surenin 64. ayeti / 286

Konu Tûr'un kaldırılması ve Cumartesi yasağı Bakara 63–66 3

  1. Bakara 61

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

  2. Bakara 62

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).

  3. Bakara 63

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

  4. 64

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  5. Bakara 65

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

  6. Bakara 66

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  7. Bakara 67

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" demişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

64. “Sonra onun ardından” bu kesin pekiştirmeden sonra “yine yüz çevirdiniz.” Bu ise başınıza en ağır cezaların indirilmesini gerektirirdi “Eğer üzerinizde Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizden sapasağlam söz aldıktan sonra bazılarınız yüz çevirdi ve karşı geldi. Eğer Allah’ın yaptıklarınızı affetme lütfu ve tövbenizi kabul etme hususundaki merhameti olmasaydı, elbette yüz çevirmeniz ve karşı gelmenizden dolayı hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. تَوَلَّيْتُم tevelleytum dönmüştünüz kök: ولي
  3. مِّنۢ min -ından
  4. بَعْدِ bea'di ard- kök: بعد
  5. ذَٰلِكَ ۖ zalike bunun
  6. فَلَوْلَا felevla eğer olmasaydı
  7. فَضْلُ fedlu iyiliği kök: فضل
  8. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  9. عَلَيْكُمْ aleykum size
  10. وَرَحْمَتُهُۥ ve rahmetuhu ve merhameti kök: رحم
  11. لَكُنتُم lekuntum elbette olurdunuz kök: كون
  12. مِّنَ mine -dan
  13. ٱلْخَـٰسِرِينَ l-hasirine ziyana uğrayanlar- kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Kim İslam'dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Allah'ın iyiliği ve merhameti sizin üzerinize olmasaydı, şüphesiz ki zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Mustafa İslamoğlu

Bunun ardından bir kez daha sözünüzden döndünüz. Eğer Allah size lutfedip acımasaydı, kesinlikle kaybetmiştiniz.

Muhammed Esed

Ama siz ondan sonra sözünüzden döndünüz! Eğer Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı kendinizi muhakkak ziyana uğrayanlar arasında bulurdunuz.

Ahmed Hulusi

Oysa bunun ardından yine yüz çevirip eski halinize döndünüz! Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasa kesin hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Ali Bulaç

Siz ise, bundan sonra da yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın üzerinizdeki fazlı (lütuf ve ihsanı) ve rahmeti olmasaydı, siz gerçekten hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Ali Özek ve heyeti

bundan sonra sözünüzden (yine) dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı, muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Ali Rıza Safa

Sonra, işte bunun ardından döndünüz. Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı, kesinlikle yitime uğramış olurdunuz.

Bayraktar Bayraklı

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın iyiliği ve merhameti üzerinizde olmasaydı, manen iflas etmiş olacaktınız.

Edip Yüksel

Fakat bundan sonra da yüz çevirdiniz. ALLAH'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı kaybederdiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Fakat bundan sonra da yüz çevirdiniz. ALLAH'ın size bol nimeti ve merhameti olmasaydı kaybederdiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onun arkasından yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı her halde zarara uğrayanlardan olurdunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

sonra onun arkasından yüz çevirdiniz, eğer üzerinize Allahın fazl-ü rahmeti olmasa idi her halde hüsrana düşenlerden olurdunuz

Erhan Aktaş

Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yine de yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın iyilikseverliği ve bağışlayıcılığı olmasaydı elbette kaybedenlerden olurdunuz.

Gültekin Onan

Siz ise bundan sonra da yüz çevirdiniz / döneklik ettiniz (tevelleytüm). Tanrı'nın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı kaybedenlerden / hüsrana uğrayanlardan / kendini aldatanlardan / aldatılanlardan (hasiriyn) olurdunuz.

Hasan Basri Çantay

Sonra onun (Tevratı kabul edişinizin) arkasından yine yüz çevirmişdiniz. İşte eğer üzerinizde Allanın fazl-u rahmeti olmasaydı elbette maddi ve ma'nevi en büyük zarara uğrayanlardan olacakdınız (mahvolacakdınız).

İbni Kesir

Sonra o sözü müteakip yine yüz çevirdiniz. Eğer üstünüzde Allah'ın fazlu rahmeti olmasaydı hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz. Eğer Allah’ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Süleyman Ateş

Ardından yine dönmüştünüz; eğer Allah'ın size iyiliği ve merhameti olmasaydı, elbette ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

Süleymaniye Vakfı

Buna rağmen daha sonra yüz çevirmiştiniz. dipnot 1 Eğer Allah'ın size lütfu ve ikramı olmasaydı kesinlikle kaybedenlerden olurdunuz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra bunun ardından yüz çevirmiştiniz. Eğer üzerinizde Allah'ın ikramı ve iyiliği olmasaydı, kaybedenlere karışır giderdiniz.

Şaban Britch

Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz; eğer Allah’ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Şaban Piriş

Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz; eğer Allah'ın size bol nimet ve merhameti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun ardından da yüz çevirip döndünüz. Eğer Allah'ın size lütfu ve rahmeti olmasaydı, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olacaktınız,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" Thus still you have been disobedient, and had it not been for Allah's efficacious grace and mercy abounding in you, you would have incurred privation and suffered a great loss".

Abdul Haleem

Even after that you turned away. Had it not been for God’s favour and mercy on you, you would certainly have been lost.

Abdullah Yusuf Ali

But ye turned back thereafter: Had it not been for the Grace and Mercy of Allah to you, ye had surely been among the lost.

Abul A'la Maududi

Then you turned away from your covenant, and had it not been for Allah’s grace and mercy upon you, you would have long been utter losers.

Aisha Bewley

Then after that you turned away, and were it not for Allah's favour to you and His mercy, you would have been among the lost.

Al-Hilali & Khan

Then after that you turned away. Had it not been for the Grace and Mercy of Allâh upon you, indeed you would have been among the losers.

Ali Quli Qarai

Then after that you turned away; and were it not for Allah’s grace on you and His mercy, you would surely have been among the losers.

Amatul Rahman Omar

Then, (even) after that you went back (upon your covenant). Had it not been for the grace of Allâh and His mercy upon you, you would have certainly been of the losers.

Arthur John Arberry

Then you turned away thereafter, and but for the bounty and mercy of God towards you, you had been of the losers.

Bijan Moeinian

After that [and in spite of such an impress event] you broke your promise! Nevertheless, I did not deprive you of My grace and mercy. Had I done so, you would have certainly been included among the losers.

E. Henry Palmer

Then did ye turn aside after this, and were it not for God's grace towards you and His mercy, ye would have been of those who lose.

Edip-Layth

Then you turned away after this. Had it not been for God's favor upon you and His mercy, you would have been of the losers.

George Sale

After this ye again turned back, so that if it had not been for God's indulgence and mercy towards you, ye had certainly been destroyed.

Hamid S. Aziz

Then even after that did you turn aside, and were it not for Allah's grace towards you and His mercy, you would have been of those who lose.

Mahmoud Ghali

Thereafter you turned away even after that, so had it not been for the Grace of Allah towards you and His mercy, indeed you would have been of the losers.

Marmaduke Pickthall

Then, even after that, ye turned away, and if it had not been for the grace of Allah and His mercy ye had been among the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

But you went back (on your word), and but for the mercy and grace of God you were lost.

Muhammad Asad

And you turned away after that-! And had it not been for God's favour upon you and His grace, you would surely have found yourselves among the lost;

Mustafa Khattab

Yet you turned away afterwards. Had it not been for Allah’s grace and mercy upon you, you would have certainly been of the losers.

Progressive Muslims

Then you turned away after this. And had it not been for God's favour upon you and His mercy, you would have been of the losers.

Rashad Khalifa

But you turned away thereafter, and if it were not for GOD's grace towards you and His mercy, you would have been doomed.

Sahih International

Then you turned away after that. And if not for the favor of Allah upon you and His mercy, you would have been among the losers.

Sam Gerrans

Then you turned away after that; and were it not for the bounty of God upon you and His mercy, you would have been among the losers.

Shabbir Ahmed

Even then you turned away and were it not for the Grace of Allah and His Mercy, you would have been among the losers.

Syed Vickar Ahamed

But you turned back after that: Had it not been for the Grace and Mercy of Allah to you, you surely had been among the lost.

Taqi Usmani

Then even after that, you turned away. So, had it not been for the grace of Allah upon you, and His mercy, you would have been among the losers.

The Monotheist Group

Then you turned away after this. And had it not been for the grace of God upon you and His mercy, you would have been of the losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 64. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 64. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 64. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩