A'râf suresi

A'râf suresi, 89. ayet

A'râf suresi, 89. ayet. قَدِ ٱفْتَرَيْنَا عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا إِنْ عُدْنَا فِى مِلَّتِكُم بَعْدَ إِذْ نَجَّىٰنَا ٱللَّهُ مِنْهَا وَمَا يَكُونُ لَنَآ أَن نَّعُودَ فِيهَآ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا ٱفْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِٱلْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْفَٰتِحِينَ

ḳadi-fteraynâ `ale-llâhi keẕiben in `udnâ fî milletiküm ba`de iẕ neccâne-llâhü minhâ. vemâ yekûnü lenâ en ne`ûde fîhâ illâ ey yeşâe-llâhü rabbünâ. vesi`a rabbünâ külle şey'in `ilmâ. `ale-llâhi tevekkelnâ. rabbene-ftaḥ beynenâ vebeyne ḳavminâ bilḥaḳḳi veente ḫayru-lfâtiḥîn.

Diyanet İşleri

"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 86–92 · surenin 89. ayeti / 206

Konu Şu'ayb ve Medyen halkı A'râf 85–93 3

  1. A'râf 86

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?"

  2. A'râf 87

    "Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."

  3. A'râf 88

    Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.

  4. 89

    "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."

  5. A'râf 90

    Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler olursunuz."

  6. A'râf 91

    Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

  7. A'râf 92

    Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

89. “Allah bizi ondan kurtardıktan sonra tekrar sizin dininize dönecek olursak kesinlikle Allah’a iftira etmiş oluruz.” Yani Allah, bizi ondan kurtarmış ve onun kötülüğünden korumuşken, biz tekrar sizin dininize dönecek olursak şahit olun ki biz, Allah’a karşı yalan uyduran ve iftira eden kimseleriz. Çünkü biz kesinlikle şunu biliyoruz ki Allah’a ortak koşan kimsenin iftirasından daha büyük bir iftira olamaz. Çünkü O birdir ve tektir, eşsizdir, hiç kimseye muhtaç olmayan Samed’dir. Eş ve çocuk edinmemiştir, mülkünde de O’nun hiçbir ortağı yoktur.

“Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi hariç ona dönmemiz olacak şey değildir.” Yani bizim gibi kimselerin tekrar sizin dininize dönmesine imkân yoktur. Böyle bir şey muhaldir. Şuayb aleyhisselâm onlara herhangi bir şekilde uymalarının mümkün olmadığını birkaç şekilde ifade etmiştir:

1. Öncelikle kavimlerinin dininden tiksindiklerini ve işlemekte oldukları şirke kin beslediklerini ifade etmiştir.

2. Diğer taraftan onların izledikleri yolun, yalan ve iftira olduğunu belirtip eğer kendisi ve yanındakiler de onların dinine uyacak olurlarsa kendilerinin de yalan ve iftira sahibi olacaklarına dair kavmini şahit tutmuştu.

3. Allah'ın kendilerini o dinden kurtarmasını bir nimet olarak sunmuştur.

4. Allah, kendilerine hidâyet verdikten sonra bu batıl dine geri dönüşlerinin imkânsız bir şey olduğunu ifade etmekle de kavimlerinin bu doğrultudaki ümitlerini kesmişlerdir. Çünkü mevcut halleri, kalplerinde Yüce Allah’ı tazim etmeleri, Allah’ın ubudiyetini, O’ndan başka hiçbir ilah olmadığını, yalnızca O’na ibadet edilmesi ve O’na ortak koşulmaması gerektiğini, müşriklerin kabul ettikleri uydurma ilahların batılın en batılı ve imkânsızın en imkânsızı olduklarını itiraf etmeleri ile böyle bir dine tekrar dönmelerinin imkânsız olduğunu ifade etmiş oluyorlardı. Zira Yüce Allah’ın ihsan ettiği akıllar vasıtası ile hakkı batıldan, doğruyu sapıklıktan ayırt edebilecek durumdaydılar.

Yüce Allah’ın meşieti, yaratıkları hakkında geçerli olan ve hiçbir kimsenin dışına çıkma imkânını bulamadığı iradesi açısından da eğer bütün sebepler bir araya gelse ve bütün güçler bir arada toplansa dahi onlar, hiçbir zaman kendileri hakkında bir şeyi yapabileceklerine yahut o şeyi terk edebileceklerine dair kesin hüküm veremezler. İşte bu yüzden Şuayb aleyhisselam: “Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi hariç” diyerek istisnada bulunmuştur. Yani bizim de başka kimselerin de Allah’ın ilim ve hikmetine tâbi olan meşietinin dışına çıkabilme imkânımız yoktur. Çünkü “Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır.” O, neyin kullarının faydasına olduğunu ve hangi esaslar çerçevesinde onların işlerini çekip çevirdiğini çok iyi bilendir.

“Biz ancak Allah’a güvenip dayandık.” Bizler bize dosdoğru yol üzerinde sebat vereceği ve cehenneme ulaştıran bütün yollardan da bizi koruyacağı hususunda yalnız O’na güvendik. Şüphesiz ki Allah kendisine güvenip dayananlara yeter, onlara dinini de dünyasını da kolaylaştırır.

“Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında hak ile hükmet!” Mazlum ve hak sahibi kimselere, hakka karşı inatlaşan zalime karşı yardım et ve zafer ver. “Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” Yüce Allah’ın kulları hakkındaki hükmü iki türlüdür: Birincisi hakkı batıldan, doğruyu sapıklıktan, dosdoğru yol üzerinde yürüyenleri, o yoldan sapmış olanlardan ayırdetmeyi sağlayan ilmî (bilgiye dair) hükmü. İkincisi de Yüce Allah’ın zalimleri cezalandırması, salih kimseleri de kurtarıp onlara lütfunu ihsan etmesi şeklindeki hükmüdür. İşte mü’minler de Yüce Allah’ın kendileri ile kavimleri arasında hak ve adalet ile hüküm vermesini, kendilerine her iki kesimi birbirinden ayıracı hükmü teşkil edecek şekilde âyetlerini, mucize ve ibretlerini göstermesini istemişlerdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bizler üzerinde bulunduğunuz şirk ve küfre Yüce Allah'ın bizi bunlardan selamette kılmasından sonra inanacak olursak Allah'a karşı yalan söylemiş oluruz. Sizin batıl olan bu dininize tekrardan dönmemiz asla doğru ve isabetli olmaz. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın dilemesi başka. Zira her canlı Yüce Allah'ın dilemesine boyun eğmiştir. Rabbimiz ilmiyle her şeyi kuşatmıştır, hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bizi dosdoğru yolda sabit kılması ve cehennemin yollarından koruması için yalnızca Allah'a dayanıp güvendik. Rabbimiz! Bizimle kâfir kavmimizin arasında adaletle hükmet! Sen, mazlum hak sahibine inatçı zalim karşısında yardım et! Rabbimiz! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.

Kelimeler

42 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَدِ kadi muhakkak
  2. ٱفْتَرَيْنَا fterayna atmış oluruz kök: فري
  3. عَلَى ala üzerine
  4. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  5. كَذِبًا keziben yalan kök: كذب
  6. إِنْ in eğer
  7. عُدْنَا udna tekrar ona dönersek kök: عود
  8. فِى fi
  9. مِلَّتِكُم milletikum sizin dininize kök: ملل
  10. بَعْدَ bea'de sonra kök: بعد
  11. إِذْ iz ne zaman ki
  12. نَجَّىٰنَا neccana bizi kurtardı kök: نجو
  13. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  14. مِنْهَا ۚ minha ondan
  15. وَمَا ve ma değildir
  16. يَكُونُ yekunu mümkün kök: كون
  17. لَنَآ lena bizim için
  18. أَن en
  19. نَّعُودَ neude dönmemiz kök: عود
  20. فِيهَآ fiha ona
  21. إِلَّآ illa dışında
  22. أَن en
  23. يَشَآءَ yeşa'e dilemesi kök: شيا
  24. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  25. رَبُّنَا ۚ rabbuna Rabbimiz kök: ربب
  26. وَسِعَ vesia kuşatmıştır kök: وسع
  27. رَبُّنَا rabbuna Rabbimiz kök: ربب
  28. كُلَّ kulle her kök: كلل
  29. شَىْءٍ şey'in şeyi kök: شيا
  30. عِلْمًا ۚ ilmen bilgice kök: علم
  31. عَلَى ala
  32. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  33. تَوَكَّلْنَا ۚ tevekkelna dayanmışız kök: وكل
  34. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  35. ٱفْتَحْ fteh aç(ığa çıkar) kök: فتح
  36. بَيْنَنَا beynena aramızı kök: بين
  37. وَبَيْنَ ve beyne ve arasını kök: بين
  38. قَوْمِنَا kavmina kavmimizin kök: قوم
  39. بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçekle kök: حقق
  40. وَأَنتَ ve ente muhakkak ki sen
  41. خَيْرُ hayru en iyisisin kök: خير
  42. ٱلْفَـٰتِحِينَ l-fatihine aç(ığa çıkar)anlanın kök: فتح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ملل (18 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    (Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    "Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur.…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Harita1
  • Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Harita

    Al-Bad' bölgesi — uydu görüntüsü

    Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Medyen'in modern coğrafi konumu için kuzeybatı Arabistan ve Akabe Körfezi çevresinde çeşitli eşleştirmeler bulunmaktadır. Bu görüntü adaylardan birinin bugünkü hâlidir.

    Ayet: A'râf 85-93 · Kasas 22-28

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Wyvern Inc.
    Tarih
    Taken on 2 June 2025, 07:05:12
    Lisans
    CC BY

    Wyvern Inc. · Wyvern Inc. via their AWS S3 Bucket. Further data via STAC API . View in STAC Browser . · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah bizi o (yanlış inanış)tan kurtardıktan sonra sizin dininize dönersek Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi hariç, ona (Medyenlilerin dinine) dönmemiz mümkün değildir. Rabbimiz ilim bakımından her şeyi kapsamıştır. Biz yalnızca Allah'a güvendik! Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmü sen ver! Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın."

Mustafa İslamoğlu

Hem Allah bizi ondan kurtardıktan sonra kalkıp sizin inanç sisteminize dönecek olursak, uydurduğumuz yalanı Allah'a isnat etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece inancınıza dönmemiz asla mümkün değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır (ve) biz Allah'a güvenmişizdir: Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasındaki engelleri kaldır! Çünkü Sen, engel kaldıranların en hayırlısısın!"

Muhammed Esed

"Çünkü, bakın,kalkıp yeniden sizin yolunuza dönecek olsaydık -hem de Allah bizi ondan kurtardıktan sonra- o zaman, Allaha düpedüz yalan yakıştırmış olurduk. Rabbimiz Allah bunu bizden istemediği sürece, bizim sizin yolunuza dönmemiz asla doğru olmaz. Rabbimiz sınırsız bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır; biz de güvenimizi Allaha bağışlamışız. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında hak neyse, ortaya çıkar; çünkü hakkı ortaya çıkaranların en hayırlısı Sensin!"

Ahmed Hulusi

"Allah bizi, o asılsız din anlayışından kurtardıktan sonra, eğer sizin atasal dininize geri dönersek, gerçekten Allah üzerine yalan uydurmuş oluruz. . . Ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir! Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi hariç. . . Rabbimiz, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. . . Allah'a tevekkül ettik (hakikatimizdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman ettik). . . Rabbimiz, bizimle toplumumuzun arasını Hak üzere birleştir. . . Sen en hayırlı Fatih'sin!"

Ali Bulaç

"Allah bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Allah'a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a tevekkül ettik. 'Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında 'Sen hak ile hüküm ver,' Sen 'hüküm verenlerin' en hayırlısısın."

Ali Özek ve heyeti

Allah bizi, sizin dininizden kurtardıktan sonra, dininize tekrar döndüğümüz takdirde, elbette Allah'a yalan iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah dilemedikten sonra bizim için artık, (sizin) dine dönmemiz (mümkün) olmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adâletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.

Ali Rıza Safa

"Allah, bizi ondan kurtardıktan sonra, tekrar sizin dininize dönersek, Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira etmiş oluruz. Efendimiz Allah dilemedikçe, ona geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Efendimiz, bilgisiyle her şeyi kaplamıştır. Biz, yalnızca Allah'a güvendik!" "Efendimiz! Bizimle toplumumuz arasında adaletle yargı ver. Çünkü Sen, yargı verenlerin en iyisisin!"

Bayraktar Bayraklı

"Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer tekrar ona dönersek, Allah hakkında yalan söylemiş oluruz. Rabbimiz Allah dilemedikten sonra, sizin dininize dönmemiz bizim için olur şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasındaki işi gerçekle açığa çıkar. Muhakkak ki sen gerçekleri açığa çıkaranların en üstünüsün!"

Edip Yüksel

"ALLAH bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra ona dönersek ALLAH'a yalan yakıştırmış oluruz. Efendimiz ALLAH dilemedikçe ona tekrar dönmemiz söz konusu olamaz. Efendimiz her şeyi bilgisiyle kuşatmıştır. Biz yalnız ALLAH'a güvendik. Bizimle halkımızın arasını hak ile aç ey Efendimiz. Sen açığa çıkaranların en hayırlısısın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'ALLAH bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra ona dönersek ALLAH'a yalan yakıştırmış oluruz. Rabbimiz ALLAH dilemedikçe ona tekrar dönmemiz söz konusu olamaz. Rabbimiz her şeyi bilgisiyle kuşatmıştır. Biz yalnız ALLAH'a güvendik. Bizimle halkımızın arasını hak ile aç ey Rabbimiz. Sen açığa çıkaranların en hayırlısısın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu Allah bizi ondan kurtarmış iken sizin dininize dönecek olursak bir yalan söyleyerek Allah'a iftira etmişiz demek olur. Ona tekrar dönmemiz bizim için olacak şey değildir, meğer ki, Rabbimiz olan Allah dilemiş olsun! Rabbimiz herşeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz Allah'a güvenmişiz. Ey, bizim Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında hak ile hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu Allah bizi kurtarmış iken sizin milletinize dönecek olur isek bir yalan söyliyerek Allaha iftira etmiş imişiz demek olur, ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir, meğer ki rabbımız Allah dilemiş olsun, rabbımız her şeyi ılmiyle kuşatmış, biz Allaha dayanmışız, ey bizim rabbımız kavmimizle bizim aramızı hakk ile fetih buyur, sen fatihlerin en hayırlısısın

Erhan Aktaş

"O, bizi ondan kurtardıktan sonra, eğer tekrar sizin milletinize dönersek, Allah'a karşı yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabb'imiz Allah dilemedikçe dipnot 1 bizim ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabb'imizin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah'a tevekkül dipnot 2 ettik. Ey Rabb'imiz! Bizimle halkımız arasında gerçeği ortaya çıkar. Sen, gerçeği ortaya çıkaranların en hayırlısısın."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, bizi zorla ona döndürmedikçe.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"O, bizi ondan kurtardıktan sonra, eğer tekrar sizin milletinize dönersek, Allah'a karşı yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabb'imiz Allah dilemedikçe dipnot 1 bizim ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabb'imizin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah'a tevekkül[3] ettik. Ey Rabb'imiz! Bizimle halkımız arasında gerçeği ortaya çıkar. Sen, gerçeği ortaya çıkaranların en hayırlısısın."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, bizi zorla ona döndürmedikçe.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, bizi ondan kurtardıktan sonra, eğer tekrar sizin milletinize dipnot 1 dönersek, Allah'a karşı yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabb'imiz Allah dilemedikçe dipnot 2 bizim ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabb'imizin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah'a tevekkül dipnot 3 ettik. Ey Rabb'imiz! Bizimle kavmimizin arasında gerçeği ortaya çıkar. Sen, gerçeği ortaya çıkaranların en hayırlısısın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaşam tarzınıza, uygarlığınıza, kültürünüze.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah, bizi zorla ona döndürmedikçe.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

Gültekin Onan

"Tanrı bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Tanrı'ya karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. rabbimiz olan Tanrı'nın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Biz Tanrı'ya tevekkül ettik. 'Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında Sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın."

Hasan Basri Çantay

"(Öyle amma) Allah bizi ondan kurtardıkdan sonra yine sizin dininize dönersek Allaha karşı muhakkak yalan düşmüş, iftira etmişizdir (demekdir). Ona dönmemiz bizim için olacak şey değildir, Meğer ki Rabbimiz olan Allah dileye. Rabbimizin ilmi her şey'i kaplamışdır. Biz ancak Allaha güvenib dayandık. Ey Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasında Sen hak olanı hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın".

İbni Kesir

Allah, bizi ondan kurtardıktan sonra yine sizin dininize dönecek olursak; doğrusu Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbımız olan Allah'ın dilemesi bir yana, O'na dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbımızın ilmi her şeyi kuşatmıştır. Ancak Allah'a dayanıp güvendik biz. Rabbımız, kavmimizle bizim aramızda Sen, hak ile hüküm ver. Sen, hüküm verenlerin en hayırlısısın.

Mehmet Alagaş

(85-93) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, dedi ki ey kavmim, Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok, hakikaten size Rabbinizden apaçık bir delil geldi, ölçü ve tartıda vefalı olun, İnsanlara eşyalarını eksilterek vermeyin, düzelmesi / ıslahı sonrasında arzda bozgunculuk / ifsat çıkarmayın , eğer mümin iseniz, bu sizin için hayırlıdır. Her yola oturup da tehdit etmeyin, Allah’ın yolundan ona inanan kimse leri alıkoymayın, o yolun eğrilmesini istemeyin, Hatırlayın az idiniz sizi çoğalttı, bakın, bozguncuların / ifsat edenlerin sonu nasıl oldu. Sizden bir grup / bir taife bana indirilene inandı ve bir grup ta inanmadıysa, Allah aramızda hüküm verinceye kadar sabredin , O ki hakimlerin / hüküm verenlerin hayırlısıdır. Kavminden büyüklenen seçkinler ey Şuayb seni ve beraberindeki iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut toplumumuza / milletimize geri dönersiniz dediler , Şuayb, şayet bundan hoşlanmasak ta mı? dedi. Kesin olan şu ki, sizin milletinize geri dönersek ondan bizi kurtardıktan sonra, Allah ’a karşı yalanı iftira etmiş oluruz , Rabbimiz Allah’ın dilemesi hariç, size dönmemiz , bize göre olacak şey değildir , Rabbimiz her şeyi ilmen kuşatmıştır , vekaletimiz Allah üzerinedir , Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasını hakikat ile aç, sen ki açanların en hayırlısısın. Kavminden kafir ileri gelenler dediler ki , Şuayb’e uy duğunuz taktirde, işte o zaman sizler kesin likle hasara uğrayacaksınız. Onları şiddetli sarsıntı / racfe aldı. Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada faydalanmamış gibi oldular , Şuayb’ı yalanlayanlar onlar hasara uğradılar. Onlardan yüz çevirdi ve dedi ki ey kavmim kesin olan şu ki Rabbimin mesajların a / risalelerin e dair sizi bilgilendirdim / tebliğ ettim , size öğütte bulundum / nasihatte bulundum. Şimdi nasıl olur da kafir kavme üzülürüm / acırım.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah’ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.”

Süleyman Ateş

Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer tekrar ona dönersek, Allah'ın üzerine yalan atmış oluruz. Rabbimiz Allah, dilemedikten sonra o(sizin dediğiniz di)ne dönmemiz, bizim için olur şey değildir. Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a dayanmışız. (Ey) Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasın(daki iş)i gerçekle aç(ığa çıkar). Muhakkak ki sen (gerçekleri) aç(ığa çıkar)anlanın en iyisisin!"

Süleymaniye Vakfı

Allah bizi, sizin dini yaşama biçiminizden kurtardıktan sonra tekrar ona dönersek, Allah'a karşı tam bir yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah istemedikçe artık ona dönmemiz olacak şey değildir dipnot 1 . Rabbimizin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a güvenip dayandık. Rabbimiz! Bizimle halkımızın arasını hakka uygun bir biçimde aç. Ayırmayı en iyi yapan sensin!"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Allah'ın bizi kurtarmasından sonra tutar sizin düzeninize dönersek Allah'a karşı tam bir yalan uydurmuş oluruz. Düzeninize dönmemiz olacak şey değildir; Rabbimiz olan Allah döndürürse başka. Rabbimiz bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi halkımızdan en doğru bir biçimde ayır. Ayırmayı en iyi yapan sensin."

Şaban Britch

Allah bizi, ondan kurtardıktan sonra sizin dininize dönersek, Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Bizim için, Rabbimiz Allah dilemedikçe tekrar ona dönmemiz imkansızdır. Rabbimiz ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz, Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz, bizim ile kavmimiz arasında hak ile hükmet. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın!

Şaban Piriş

Allah bizi, ondan kurtardıktan sonra dininize dönersek, Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Bizim için, Rabbimiz Allah dilemedikçe tekrar ona dönmemiz imkansızdır. Rabbimiz ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Biz, Allah'a bağlandık. Rabbimiz, bizim ile kavmimiz arasında hak ile hükmet. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın!

Yaşar Nuri Öztürk

"Allah bizi, milletimizden kurtardıktan sonra tekrar ona dönersek yalan düzüp Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece, sizin milletinize dönmemiz söz konusu edilemez. Rabbimiz, bilgice herşeyi kuşatmıştır. Allah'a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Toplumumuzla bizim aramızda hak ile hükmet. Sen, çözüm getirenlerin en hayırlısısın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"If we should favour your system of faith and worship", said Shu'aib, "then we will have viciously and wrongfully related to Allah falsehood and denied His revelations and signs betokening Omnipotence and Authority". "And how could we turn renegade after we have been graced by Allah Who has delivered us from such an evil system of faith bringing nothing but harm here and Hereafter!" "This shall never happen", he added, "unless it be Allah's will that we be destined to lose our senses and be harmed by courage". "Allah's knowledge encompasses the wide circle of the whole and of all in all and Omniscience is asserted as His own.". " In Allah, our Creator, do we trust and to Him do we and our people plead our causes and He shall justly decide them". "O Allah, our Creator", he prayed, " You are the best and the most competent of all judges Who decide a case as put by opponent parties".

Abdul Haleem

If we were to return to your religion after God has saved us from it, we would be inventing lies about Him: there is no way we could return to it- unless by the will of God our Lord: in His knowledge He comprehends everything. We put our trust in God. Our Lord, expose the truth [and judge] between us and our people, for You are the best judge.’

Abdullah Yusuf Ali

"We should indeed invent a lie against Allah, if we returned to your ways after Allah hath rescued us therefrom; nor could we by any manner of means return thereto unless it be as in the will and plan of Allah, Our Lord. Our Lord can reach out to the utmost recesses of things by His knowledge. In the Allah is our trust. our Lord! decide Thou between us and our people in truth, for Thou art the best to decide."

Abul A'la Maududi

If we return to your faith after Allah has delivered us from it we would be fabricating a lie against Allah. nor can we return to it again unless it be by, the will of Allah, our Lord. dipnot 1 Our Lord has knowledge of all things, and in Allah we put our trust. Our Lord! Judge rightly between us and our people, for You are the best of those who judge.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This phrase signifies substantively what is meant by the commonly used Islamic formula In-sha' Allah ('If Allah so wills'). Its meaning is evident from( al-Kahf 18: 23-4), in which the believers are directed not to make definitive statements about what they will do without making such actions contingent on God's will. This is understandable since a believer firmly believes in God's power and is ever conscious that his destiny is inalienably tied to God's will. It is impossible for such a person to make foolish statements about what he will do and what he will not do. He is bound to make it clear that he will accomplish what he intends only, if 'God so wills'.

Aisha Bewley

We would be inventing lies against Allah if we returned to your religion after Allah has saved us from it. We could never return to it unless Allah our Lord so willed. Our Lord encompasses everything in His knowledge. We have put our trust in Allah. Our Lord, judge between us and our people with truth. You are the best of judges.’

Al-Hilali & Khan

"We should have invented a lie against Allâh if we returned to your religion, after Allâh has rescued us from it. And it is not for us to return to it unless Allâh, our Lord, should will. Our Lord comprehends all things in His Knowledge. In Allâh (Alone) we put our trust. Our Lord! Judge between us and our people in truth, for You are the Best of those who give judgment."

Ali Quli Qarai

We would be fabricating a lie against Allah should we revert to your creed after Allah had delivered us from it. It does not behoove us to return to it, unless Allah, our Lord, should wish so. Our Lord embraces all things in [His] knowledge. In Allah we have put our trust.’ ‘Our Lord! Judge justly between us and our people, and You are the best of judges!’

Amatul Rahman Omar

`We should indeed be forging a lie against Allâh, if we revert to your creed after Allâh has delivered us from it, and it is in no way possible for us to revert thereto unless Allâh, our Lord, should (so) will. Our Lord comprehends all things in His knowledge. In Allâh alone do we put our trust, (so Him do we beseech,) "O our Lord! decide between us and our people rightly for You are the Best of all Who open (the truth)".'

Arthur John Arberry

We should have forged against God a lie if we returned into your creed; after God delivered us from it. It is not for us to return into it, unless God our Lord so will. Our Lord embraces all things in His knowledge. In God we have put our trust. Our Lord, give true deliverance between us and our people; Thou art the best of deliverers.'

Bijan Moeinian

"We will be guilty of not adopting the Lord's prescribed way of life; especially after Him having [done a favor and] revealed to us the right path. God willing, we will never return to your way of life. Know that the Lord is the Most Knowledgeable [and knows which way of life is the best for His people.] and we put our trust in God. O Lord, please judge between us with truth as your criterion; we trust that you are the best of judges."

E. Henry Palmer

We shall have devised a lie against God if we return unto your faith, after God has saved us from it; and what should ail us that we should return thereto, unless that God our Lord should please? our Lord embraces everything in His knowledge; - on God do we rely. O our Lord! open between us and between our people in truth, for Thou art the best of those who open.'

Edip-Layth

"We would then be inventing lies about God if we return to your creed after God had saved us from it; and we would not return to it except if God our Lord wishes. Our Lord encompasses everything with knowledge. In God we put our trust. Our Lord, separate between us and between our people with truth, you are the best separator."

George Sale

If we return to your religion after Allah has saved us therefrom, we would indeed admit that we had been forging a lie against Allah. And it behoves us not to return thereto except that Allah, our Lord, should so will. Our Lord comprehends all things in His knowledge. In Allah have we put our trust. So, Our Lord, decide Thou between us and between our people with truth and Thou art the Best of those who decide.

Hamid S. Aziz

"We shall have devised a lie against Allah if we return unto your faith, after Allah has saved us from it; and what should ail us that we should return thereto, unless that Allah our Lord should please? Our Lord is All-comprehending in His knowledge. In Allah do we place our trust. Our Lord! Decide with truth between us and our people, for you are the best of those who decides.

Mahmoud Ghali

We would have already fabricated against Allah a lie in case we (ever) went back into your creed, after Allah has finally delivered us from it; and in no way can we return into it, unless Allah, our Lord, so decides. Our Lord embraces everything in (His) knowledge. On Allah h we have put our trust. Our Lord! Arbitrate with the truth between us and our people, and You are The Most Charitable of arbiters."

Marmaduke Pickthall

We should have invented a lie against Allah if we returned to your religion after Allah hath rescued us from it. It is not for us to return to it unless Allah our Lord should (so) will. Our Lord comprehendeth all things in knowledge. In Allah do we put our trust. Our Lord! Decide with truth between us and our folk, for Thou art the best of those who make decision.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall only be guilty of blaspheming God if we accept your way after the people of Noah, and gave you a greater increase in your stature. So think of the favours of God; you may haply be blessed."

Muhammad Asad

We should be guilty of blaspheming against God were we to return to your ways after God has saved us from them! It is not conceivable that we should return to them-unless God, our Sustainer, so wills. All things does our Sustainer embrace within His knowledge; in God do we place our trust. O our Sustainer! Lay Thou open the truth between us and our people -for Thou art the best of all to lay open the truth!"

Mustafa Khattab

We would surely be fabricating a lie against Allah if we were to return to your faith after Allah has saved us from it. It does not befit us to return to it unless it is the Will of Allah, our Lord. Our Lord has encompassed everything in ˹His˺ knowledge. In Allah we trust. Our Lord! Judge between us and our people with truth. You are the best of those who judge."

Progressive Muslims

"We would then be inventing lies about God if we return to your creed after God had saved us from it; and we would not return to it except if God our Lord wishes, our Lord encompasses everything with knowledge, in God we put our trust. Our Lord, open between us and between our people with truth, you are the best opener."

Rashad Khalifa

"We would be blaspheming against GOD if we reverted to your religion after GOD has saved us from it. How could we revert back to it against the will of GOD our Lord? Our Lord's knowledge encompasses all things. We have put our trust in GOD. Our Lord, grant us a decisive victory over our people. You are the best supporter."

Sahih International

We would have invented against Allah a lie if we returned to your religion after Allah had saved us from it. And it is not for us to return to it except that Allah, our Lord, should will. Our Lord has encompassed all things in knowledge. Upon Allah we have relied. Our Lord, decide between us and our people in truth, and You are the best of those who give decision."

Sam Gerrans

“We should have invented a lie about God if we returned to your creed after God has delivered us from it. It is not for us to return to it save if God our Lord should will. Our Lord encompasses all things in knowledge. In God have we placed our trust.” — “Our Lord, decide Thou between us and our people with justice, for Thou art the best of those who give decision.”

Shabbir Ahmed

"Shall we forge a lie against Allah by embracing your ways when He has rescued us from the wrong? How could we revert to your ways and thus violate the Will of Allah, our Sustainer? Our Lord encompasses all things in Knowledge, (and He knows what is right and what is wrong). In Allah do we put our trust. O Our Lord! Make the Truth triumph between our people and us. You are the best Exponent of the Truth."

Syed Vickar Ahamed

"We should really make up a lie against Allah, if we returned to your religion after Allah has saved us from them; And we could not return to it by any way or means, unless it is in the Will and Plan of Allah, Our Lord. Our Lord can reach out to the deepest corners of things by His knowledge. In Allah Alone is our trust. Our Lord! You decide between us and our people in truth, because You are the Best to judge (Qha’ir-ul-Fateheen)."

Taqi Usmani

We will be forging a lie against Allah, if we were to turn to your faith after Allah has saved us from it. It is not for us that we turn to it unless Allah, our Lord, so wills. Our Lord has encompassed everything with His knowledge. In Allah we place our trust. -Our Lord, decide between us and our people, with truth, and You are the best of all judges."

The Monotheist Group

"We will then be inventing lies about God if we return to your creed after God has saved us from it; and we will not return to it except if God our Lord wills, our Lord encompasses everything with knowledge, in God we put our trust. Our Lord, make an opening between us and between our people with the truth, you are the best of openers."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩