Diyanet İşleri
Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
A'râf suresi
A'râf suresi, 97. ayet. أَفَأَمِنَ أَهْلُ ٱلْقُرَىٰٓ أَن يَأْتِيَهُم بَأْسُنَا بَيَٰتًا وَهُمْ نَآئِمُونَ
efeemine ehlü-lḳurâ ey ye'tiyehüm be'sünâ beyâtev vehüm nâimûn.
Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Memleketlerin sınanması ve Allah'ın tuzağından emin olmak A'râf 94–102 3
Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.
Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): "Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı" dediler. Biz de, farkında değillerken onları ansızın yakaladık.
Eğer, o memleketlerin halkları iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereketler(in kapılarını) açardık. Fakat onlar yalanladılar, biz de kendilerini işledikleri günahlarından dolayı yakalayıverdik.
Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Yoksa Allah'ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.
Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
97. “Acaba o ülkelerin halkı” ayetlerin gelişinden de anlaşılacağı üzere bunlar peygamberleri yalanlan kavimlerdir “geceleyin uyurlarken” yani gafil bir halde dinlenmekte iken, hiç beklemedikleri bir anda o çetin ”azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa yalanlayan o ülkelerin halkı azabımızın geceleyin, onlar uykuda rahat ve tam sükûnet içerisinde iken başlarına gelmesinden güvende mi oldular?
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış…
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır,…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…
Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: نوم (9 geçiş)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O şehirlerin halkı, uyurlarken geceleyin kendilerine azabımızın gelmesinden güvende miydi!
Şu halde bu ülkelerin insanları, azabımızın gece vakti onlar uykudayken ansızıp gelip çatmayacağından emin olabilirler miydi?
O halde, artık hangi toplumun insanları, azabımızın, geceleyin daha onlar uykudayken ansızın başlarına kopmayacağından emin olabilirler?
O bölgelerin halkları, gecenin bir vakti uyurlarken, kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden eminler mi?
O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
Yoksa o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Yoksa o kentlerin halkının, geceleyin onlar uykudayken, cezamızın gelmeyeceğine ilişkin güvenceleri mi var?
Yoksa o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin miydiler?
Ülkelerin halkları, azabımızın geceleyin onlar uyurlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Ülkelerin halkları, azabımızın geceleyin onlar uyurlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Şimdi şu köy, kasaba halkı geceleyi uyurlarken, kendilerine azabımızın baskın halinde gelmeyeceğinden emin miydiler?
Ya şimdi şu köy, kasaba ahalisi geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine baskın halinde gelivermiyeceğinden emin mi oldular?
O beldelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
O beldelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
O beldelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
O ülkeler ehli, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvencede (emin) miydiler?
O memleketlerin halkı, kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelib çatmasından (korkmayıb) emin mi oldu (lar)?
Kasabaların halkı; kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelip çatmasından emin mi oldular?
(94-102) Resul gönderdiğimiz her memlekette ehlini / mensuplarını zorlu sıkıntılar ve zararlar ile aldık, böylelikle belki yalvarırlar / yakarırlar. Sonra da kötülüğün yerine güzelliği getirdik, Bir zaman geldi şımardılar ve dediler ki babalarımıza da böylesi zararlar da dokundu ve kolaylıklar da dokundu (zaman içerisinde böyle şeyler olur) biz de onları ansızın, bilincinde olmadıklarında / şuurunda olmadıklarında yakalayıverdik. Şayet iman ederlerse ve sakınırlarsa, biz de onlara göklerden ve yerden bolluk / bereket açarız ve lakin onlar yalanladılar ve böylece bizde onları, kazandıklarından dolayı yakaladık. Memleketlerin halkları, onlara gece vakti uyurlarken azabımızın gelmesinden emin mi oldular? Memleketlerin halkları, onlara gündüzleyin oyalanırlarken / oynarlarken azabımızın gelmesinden emin mi oldular? Allah’ın kurduğu tuzak planından / mekrinden emin mi oldular ? Allah’ın kurduğu tuzak planından, hasara uğramış kavimler hariç, kim emin olabilir ki ? Halkından sonra arza , varis olan kimseler , hâlâ hidayete eremediler mi? Eğer ki biz isteseydik , onlara günahlarından dolayı musibet uğratırdık / yaralardık , kalplerini tab ederiz / mühürleriz de onlar işitmezler. İşte ş u memleketler ki başlarına gelenleri sana anlatıyoruz / kıssa ediyoruz , gerçekten onlara Resulleri açık delillerle geldiler, daha önceden yalanlamış olmaları nedeniyle iman etmediler, böylece Allah, kafi rlerin kal plerini mühürlüyor / tab ediyor. Onların çoğunu / ekserisini sözleşmeleri üzre bulamadık, onların çoğunu yoldan çıkmışlar olarak bulduk.
Acaba o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine geleceğinden güvende mi oldular?
Peki (o) ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?
O kentlerin ahalisi, gece yatarken baskınımıza karşı güvende miydiler?
Bu gibi kentlerin ahalisi gece uykuda iken baskınımıza uğramayacaklarından emin midirler?
Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelivermesinden emin mi oldular?
(97-99) Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Ya da ülkelerin halkı azabımızın güpegündüz onlar eğlencede iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Allah'ın tuzağından emin midirler? Allah'ın tuzağından mahvolmuş toplumdan başkası asla emin olmaz.
O kentlerin halkı, uyudukları bir sırada, şiddetimizin bir gece kendilerine gelmeyeceğinden emin mi idiler?
Are the town's folk certain in their minds they are secure against Our wrath which may speak thunder and be displayed in action at night while they are asleep!
Do the people of these towns feel secure that Our punishment will not come upon them by night, while they are asleep?
Did the people of the towns feel secure against the coming of Our wrath by night while they were asleep?
Do the people of those towns feel secure that Our punishment will not come to them at night while they are asleep?
Do the people of the cities feel secure against Our violent force coming down on them in the night while they are asleep?
Did the people of the towns then feel secure against the coming of Our punishment by night while they were asleep?
Do the people of the towns feel secure from Our punishment overtaking them at night while they are asleep?
Do the people of these townships feel secure against the coming of Our punishment upon them by night while they are asleep?
Do the people of the cities feel secure Our might shall not come upon them at night while they are sleeping?
How can today's citizens be sure that they will not be subject to My sudden punishment at night?
Were the people of these cities then secure that our violence would not come on them by night, while they slept?
Are the people of the towns sure that Our punishment will not come to them at night while they are sleeping?
Are the people of these towns then secure from the coming of Our punishment upon them by night while they are asleep?
Were, then, the people of these cities secure that Our Wrath would not come on them by night, while they slept?
So, do the population of the towns feel secure that Our violence will not come up to them (in their homes) at night (while) they are sleeping?
Are the people of the townships then secure from the coming of Our wrath upon them as a night-raid while they sleep?
Are the people of the region so secure that they lie asleep unaware as Our punishment overtakes them?
Can, then, the people of any community ever feel secure that Our punishment will not come upon them by night, while they are asleep?
Did the people of those societies feel secure that Our punishment would not come upon them by night while they were asleep?
Are the people of the towns sure that Our punishment will not come to them at night while they are sleeping
Did the people of the present communities guarantee that our retribution will not come to them in the night as they sleep?
Then, did the people of the cities feel secure from Our punishment coming to them at night while they were asleep?
Did then the people of the cities feel secure from Our might coming upon them by night while they slept?
Can the people of any community ever feel secure that Our Requital will not come upon them at night, while they are asleep?
Did the people of the towns feel safe against the coming of Our anger (on them) during the night while they slept?
So, do the people of the towns feel themselves immune from Our punishment that may befall them at night while they are asleep?
Are the people of the towns sure that Our punishment will not come to them at night while they are sleeping?