Neml suresi

Neml suresi, 49. ayet

Neml suresi, 49. ayet. قَالُوا۟ تَقَاسَمُوا۟ بِٱللَّهِ لَنُبَيِّتَنَّهُۥ وَأَهْلَهُۥ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّهِۦ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ أَهْلِهِۦ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

ḳâlû teḳâsemû billâhi lenübeyyitennehû veehlehû ŝümme leneḳûlenne liveliyyihî mâ şehidnâ mehlike ehlihî veinnâ leṣâdiḳûn.

Diyanet İşleri

Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 46–52 · surenin 49. ayeti / 93

Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3

  1. Neml 46

    Salih, onlara "Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah'tan bağışlanma dileseniz ya!"

  2. Neml 47

    Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.

  3. Neml 48

    Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.

  4. 49

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."

  5. Neml 50

    Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.

  6. Neml 51

    Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.

  7. Neml 52

    İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

49. Onlar, bu çirkin hallerini sürdürdüler ve ihâyet bu düşmanlıkları sonucunda “kendi aralarında” her birisi diğerine “Allah adına yemin ederek dediler ki: Andolsun Salih’e ve ailesine gece baskın yapacağız” gece gidip onları öldüreceğiz. “Sonra da velisine” bize karşı çıkıp bizim hakkımızda davacı olacak ve bizim onları öldürdüğümüzü iddia edecek olursa, biz bunu inkâr edeceğiz ve yemin edip: “Biz, onun ailesi öldürüldüğü sırada orada değildik. Gerçekten biz, doğru söylüyoruz, diyeceğiz.” Böylece kendi aralarında anlaştılar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Birbirlerine şöyle dediler: "Sizden her biriniz gece onun evine geleceğine dair Allah adına yemin etsin. Ardından hep birlikte onu ve ailesini öldürelim. Sonra da onun kan davasını güden velisine şöyle diyelim: Biz Salih ve ailesinin öldürülmesi sırasında hazır bulunmadık. Gerçekten biz söylediğimiz sözde doğru söyleyen kimseleriz.''

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. تَقَاسَمُوا۟ tekasemu and içerek kök: قسم
  3. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  4. لَنُبَيِّتَنَّهُۥ lenubeyyitennehu biz gece ona baskın yapalım kök: بيت
  5. وَأَهْلَهُۥ ve ehlehu ve ailesine kök: اهل
  6. ثُمَّ summe sonra
  7. لَنَقُولَنَّ lenekulenne diyelim kök: قول
  8. لِوَلِيِّهِۦ liveliyyihi velisine kök: ولي
  9. مَا ma
  10. شَهِدْنَا şehidna şahit olmadık kök: شهد
  11. مَهْلِكَ mehlike helakine kök: هلك
  12. أَهْلِهِۦ ehlihi ailesinin kök: اهل
  13. وَإِنَّا ve inna ve biz
  14. لَصَـٰدِقُونَ lesadikune gerçekten doğrulardanız kök: صدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: قسم (33 geçiş)

    "Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Yusuf, "O, benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bu çete) Allah'a yeminleşerek birbirlerine şöyle demişlerdi: "Ona ve ailesine gece baskın yapıp (hepsini öldürelim); sonra da (Salih'in) dostu olan kişiye ‘Biz (Salih'in) ailesinin yok edilişini görmedik, gerçekten doğru söylüyoruz!' diyelim."

Mustafa İslamoğlu

Allah adına yemin ederek dediler ki: "Ona ve yakınlarına geceleyin baskın yapıp (ortadan kaldıralım); ardından da kanını dava edecek olanlara 'Biz onun ailesinin ortadan kaldırılmasına asla karışmadık; çünkü biz kesinlikle özü sözü doğru insanlarız' diyelim" demişlerdi.

Muhammed Esed

bunlar Allah adına yemin ederek aralarında andlaşıp "Ona ve ailesine geceleyin baskın yapalım (ve onların hepsini öldürelim); sonra da o'na arka çıkacak olan kimseye, rahatlıkla, 'Onun ailesinin uğradığı kıyıma biz katılmadık; çünkü biz haktan yana kimseleriz! diyelim" dediler.

Ahmed Hulusi

"Billahi" diye yeminleşerek dediler ki: "Ona ve ailesine gece baskın yapalım (öldürelim), sonra da Onun velisine: Biz Onun ve ailesinin öldürülmesinden habersiziz; kesinlikle doğruyu söylüyoruz" deriz.

Ali Bulaç

Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim."

Ali Özek ve heyeti

Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: Gece ona ve ailesine baskın yapalım (hepsini öldürelim); sonra da velisine: «Biz (Sâlih) ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz» diyelim.

Ali Rıza Safa

Allah'a yemin ederek, şöyle dediler: "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım. Ve sonra, ailesinin öldürülüşüne tanık olmadığımızı ve kesinlikle doğruyu söylediğimizi, Ona destek verenlere söyleyelim!"

Bayraktar Bayraklı

Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: "Gece, ona ve ailesine baskın yapalım, sonra da velisine,'Biz ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik. İnanın ki doğru söylüyoruz' diyelim."

Edip Yüksel

ALLAH'a and içerek birbirlerine, "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım ve sonra onun kabilesine, onların ölümü hakkında bir şey bilmediğimizi ve doğru konuştuğumuzu söyleyelim" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'a and içerek birbirlerine, 'Onu ve ailesine bir gece baskını yapalım ve sonra onun kabilesine, onların ölümü hakkında hiç bir şey bilmediğimizi ve doğru konuştuğumuzu söyleyelim,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a and içerek, birbirlerine şöyle dediler: "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım, sonra da velisine yemin edelim: Biz onun öldürülmesi sırasında orada değildik; gerçekten sözümüz sözdür, doğru söylüyoruz, diyelim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Allaha yeminleşerek kavlettiler, and olsun ona ve ehline bir gece baskını yapalım, sonra da veliysine: yemin edelim biz onun helakine şahid olmadık diyelim, şübhesiz sözümüz sözdür, sadıkızdır dediler

Erhan Aktaş

Allah'a yemin ederek dediler ki: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun velisine dipnot 1 ailesinin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok, biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ona sahip çıkanlara, koruyup kollayan yakınlarına.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'a yemin ederek dediler ki: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun velisine dipnot 1 ailesinin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok, biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ona sahip çıkanlara, koruyup kollayan yandaşlarına.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'a yemin ederek dediler ki: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun yandaşlarına Bizim, o ailenin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim." dediler.

Gültekin Onan

Kendi aralarında Tanrı adına and içerek dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ehline (ailesine) bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: 'Ehlinin (ailesinin) yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz' diyelim."

Hasan Basri Çantay

(Birbirine), Allah (adı) ile andlaşarak, dediler ki: "Ona ve ehline herhalde bir gece baskın yapalım (hepsini öldürelim). Sonra da velisine: — andolsun biz o aailenin helakinde haazır değildik. Şübhesiz ki biz (bu sözümüzde) elbette saadıklarız, diyelim"!

İbni Kesir

Aralarında Allah'a yemin ederek: Gece, biz ona ve ailesine baskın verelim. Sonra da onun dostuna; ailesinin yok edilişinde bulunmadığımızı şüphesiz doğru söylediğimizi bildirelim, dediler.

Mehmet Alagaş

(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar kendi aralarında Allah adına yemin ederek dediler ki: “Ona ve aile halkına gece baskın yapalım. Sonra da velisine: Biz aile halkının helak edildikleri yere bile tanık olmadık. Biz gerçekten doğru söyleyenlerdeniz, diyelim.”

Süleyman Ateş

Allah'a and içerek birbirlerini: "Biz, gece ona ve ailesine baskın yap(ıp onları öldür)elim sonra velisine: 'Ailesinin öldürülüşünde bulunmadığımızı, bizim doğru olduğumuzu' söyleyelim" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Aralarında Allah'a ant içip şöyle dediler: "Ona ve ailesine mutlaka gece baskını yapalım, sonra da yakınlarına: 'Ailesinin yok oluşunu görmedik. Biz elbette gerçeği söylüyoruz.' diyelim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Karşılıklı olarak Allah'a ant içip dediler ki; "Kesinlikle ona ve ailesine gece baskını yapacağız, sonra da velisine; "Ailesinin yok oluşunu görmedik. Biz elbette gerçeği söylüyoruz" diyeceğiz.

Şaban Britch

Allah’a yemin ederek şöyle dediler: Ona ve ailesine gece baskın yapalım ve öldürelim, sonra da velisine, “Biz o ailenin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz” diyelim.

Şaban Piriş

Allah'a yemin ederek: -Onu ve ailesini geceleyin öldürelim, sonra da velisine, ailesinin yok edilişini biz görmedik gerçekten doğru söylüyoruz. diyelim, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah adına yeminleşerek şöyle dediler: "Ona ve ailesine bir gece baskını yapalım, sonra da velisine şöyle diyelim: Biz onların ailesinin öldürülüşüne tanık olmadık. Vallahi, doğru söyleyenleriz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They mutually agreed and resolved under oath (their kind of oath) to launch an attack upon him -Saleh- and his people by night to finish them off and rid the town of them and then declare their innocence to his next of kin and insist on their statement, thus: "We", they would say, "were never present at the scene of the massacre of his people and this is the truth".

Abdul Haleem

They said, ‘Swear by God: we shall attack this man and his household in the night, then say to his next of kin, "We did not witness the destruction of his household. We are telling the truth."’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Swear a mutual oath by Allah that we shall make a secret night attack on him and his people, and that we shall then say to his heir (when he seeks vengeance): 'We were not present at the slaughter of his people, and we are positively telling the truth.'"

Abul A'la Maududi

They said: "Swear to one another in the name of Allah that we shall make a sudden night swoop on Salih and his family and will then tell their heirs dipnot 1 that we did not witness the destruction of his family. We are indeed truthful." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "The guardian": the chief of the Prophet Salih’s (peace be upon him) tribe, who, according to the ancient tribal tradition and custom, could make a claim to blood vengeance. The same was the position in Makkah of the Prophet’s uncle (peace be upon him), Abu Talib. The Quraish were hesitant that if they attacked and killed the Prophet (peace be upon him), Abu Talib, the chief of Bani Hashim, would come out with a claim to blood vengeance on behalf of his clan.
  2. metne dön, dipnot 2
    This precisely was the kind of plot which the Makkan chiefs of the clans were devising against the Prophet (peace be upon him), and they devised the same ultimately on the occasion of migration (Hijrah) to kill him. They decided that men from all the clans would attack him in a body so that the Bani Hashim could not hold any one of the clans as responsible for the murder, and, therefore, would find it impossible to fight all of them at one and the same time.

Aisha Bewley

They said, ‘Let us make an oath to one another by Allah that we will fall on him and his family in the night and then say to his protector, "We did not witness the destruction of his family and we are telling the truth. "’

Al-Hilali & Khan

They said: "Swear one to another by Allâh that we shall make a secret night attack on him and his household, and thereafter we will surely say to his near relatives: ‘We witnessed not the destruction of his household, and verily we are telling the truth.’"

Ali Quli Qarai

They said, ‘[Let us] swear together by Allah that we will attack him and his family by night. Then we will surely tell his heir that we were not present at the murder of his family and we indeed speak the truth.’

Amatul Rahman Omar

They said one to another, `Let us swear by Allâh that we will surely make a raid on him (-Sâlih) and his family by night and then we will say to his claimant (- the next of kin, if he seeks vengeance) that we were not present at the time and place of the destruction of his family and most surely we speak the truth. '

Arthur John Arberry

they said, 'Swear you, one to another, by God, "We will attack him and his family by night, then we will tell his protector, We were not witnesses of the destruction of his family; and assuredly we are truthful men. "'

Bijan Moeinian

They got together and said: "Let us kill Saleh and his followers and then deny the whole thing. However, we have to swear to God that this will remain a secret of ours."

E. Henry Palmer

Said they, 'Swear to each other by God, we will surely fall on him by night and on his people; then we will surely say unto his next of kin, " We witnessed not the destruction of his people, and we do surely tell the truth!"'

Edip-Layth

They said, "Swear by God to one another that we will attack him and his family at night, and we will then say to his supporters: 'We did not witness who murdered his family, and we are being truthful.'"

George Sale

And they said unto one another, swear ye reciprocally by God, that we will fall upon Saleh and his family by night: And afterwards we will say unto him who hath right to avenge his blood, we were not so much as present at the destruction of his family; and we certainly speak the truth.

Hamid S. Aziz

And there were in the city nine persons who despoiled the land and reformed not.

Mahmoud Ghali

They said, "Swear, one to another, by Allah that indeed we will definitely attack him and his family by night. Thereafter indeed we will definitely say to his patron, "In no way did we testify to the perishing of his family; and surely we are indeed sincere (men)."

Marmaduke Pickthall

They said: Swear one to another by Allah that we verily will attack him and his household by night, and afterward we will surely say unto his friend: We witnessed not the destruction of his household. And lo! we are truthtellers.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Let us swear by God that we will attack Saleh and his family at night, and later tell his heirs: 'We did not see his family destroyed, and we speak the truth. '"

Muhammad Asad

[and] after having bound one another by an oath in God’s name, they said: "Indeed, we shall suddenly fall upon him and his household by night [and slay them all]; and then we shall boldly say to his next of kin, ‘We did not witness the destruction of his household - and, behold, we are indeed men of truth!’"

Mustafa Khattab

They vowed, "Let us swear by Allah that we will take him and his family down by night. Then we will certainly say to his ˹closest˺ heirs, ‘We did not witness the murder of his family. We are definitely telling the truth.’"

Progressive Muslims

They said: "Swear by God to one another that we will attack him and his family at night, and we will then say to his supporters: "We did not witness who murdered his family, and we are being truthful""

Rashad Khalifa

They said, "Let us swear by GOD that we kill him and his people, then tell his tribe, 'We know nothing about their death. We are truthful.' "

Sahih International

They said, "Take a mutual oath by Allah that we will kill him by night, he and his family. Then we will say to his executor, 'We did not witness the destruction of his family, and indeed, we are truthful.' "

Sam Gerrans

They said: “Swear one to another, by God, that we will attack him and his household by night. Then we will say to his ally: ‘We witnessed not the destruction of his household, and we are the truthful.’”

Shabbir Ahmed

They called a meeting and after swearing to one another in the name of Allah, said, "Indeed, we shall ambush him and his family by night, and afterward we shall boldly say to his tribe, We know nothing about their death. And, behold, we are men of truth.' "

Syed Vickar Ahamed

(Among themselves) they said: "Make a common oath by Allah that we shall make a secret night-attack on him (Sálih) and his household, and that we shall then tell his heirs (when they want to punish us): 'We were not there at the killing of his household, and verily, we are surely telling the truth'. "

Taqi Usmani

They said, "Let us swear a mutual oath by Allah that we shall attack him (SāliH) and his family at night, then will say to his heir, ‘We did not witness the destruction of his family, and we are really truthful.’"

The Monotheist Group

They said: "Swear by God to one another that we will attack him and his family at night, and we will then say to his supporters: 'We did not witness who murdered his family, and we are being truthful'"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩