Diyanet İşleri
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
A'râf suresi
A'râf suresi, 4. ayet. وَكَم مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا فَجَآءَهَا بَأْسُنَا بَيَٰتًا أَوْ هُمْ قَآئِلُونَ
vekem min ḳaryetin ehleknâhâ fecâehâ be'sünâ beyâten ev hüm ḳâilûn.
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitaba uyun; helâk edilen memleketler ve amellerin tartılması A'râf 1–10 3
Elif Lam Mim Sad.
Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.
Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız.
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4-5. Yüce Allah, peygamberlerin getirdiklerini yalanlayan geçmiş ümmetlerin cezalandırılmalarını hatırlatarak kulları sakındırmakta ve bu şekilde cezalandırılan geçmiş ümmetlere benzememelerini isteyerek şöyle buyurmaktadır: “Nice şehirleri helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin veya gündüzün uyurlarken” yani gafil oldukları bir sırada, hiç farkına varmadıkları ve helak olmayı akıllarından bile geçirmedikleri bir vakitte “geldi.” Bu şiddetli azap onlara geldiğinde onu kendilerinden uzaklaştıramadılar. Daha önce kendilerinden bir fayda umdukları ilahlarının da onlara herhangi bir faydası olmadı. Ayrıca işledikleri zulüm ve isyanları da inkar edemediler; aksine: “Azabımız onlara geldiğinde feryatları: “Biz gerçekten zalimlermişiz” demelerinden başka bir şey olmadı.” Bu buyruk, Yüce Allahın şu buyruklarını andırmaktadır:
“Zalim olan nice şehirleri helâk ettik de onlardan sonra başka kavimler yarattık. Azabımızı gördüklerinde hemen hızlıca oradan kaçışıyorlardı. ‘Kaçışmayın, içinde bulunduğunuz refaha ve evlerinize dönün. Çünkü siz sorguya çekileceksiniz.’ (dendi). Onlar: ‘Vay bize! Çünkü biz gerçekten zalimlerdik’ dediler. Biz onları tırpanla biçilmiş bir ekin, alevi sönmüş bir ateş haline getirinceye kadar feryadları bu oldu.” (el-Enbiya, 21/11-15)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Pek çok şehirleri küfür ve sapıklıklarında ısrar etmelerinden ötürü azabımızla helak ettik. Gece veya gündüz gaflet halinde oldukları bir sırada üzerlerine şiddetli azabımız iniverdi. Ne onlar, ne de onların sözde ilahları başlarına gelen bu azabı onlardan uzaklaştırmayı başaramadılar.
Aynı kök: قيل (2 geçiş)
O gün cennetliklerin kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer daha güzeldir.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Nice şehirler vardı ki biz onları helak etmiştik. Azabımız onlara gece veya gündüz uyurlarken gelmişti.
Biz nice (asi) toplulukları helak etmişizdir; kahredici gazabımız bir gece vakti ya da gün ortasında dinlenirken gelip çatıvermiştir.
Biz (baş kaldıran) topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.
Nice şehirlerdeki toplulukları helak ettik; gece veya gündüz uykusu içindeyken, azabımız onlara geldi!
Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.
Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.
Nice kentleri yıkıma uğrattık; gece zamanı veya gündüz dinlenirken cezamız onlara geldi.
Nice memleketler var ki biz onları helak ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.
Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.
Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.
Biz, nice memleketler helak etmişizdir ki, onlara baskınımız gece yatarlarken veya gündüz uyurken gelmiştir.
Biz nice memleket helak etmişizdir ki gece yatarlarken yahud gündüz uyurlarken baskınımız ona gelivermiştir
Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken dipnot 1 onlara azabımız gelip çattı.
Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken dipnot 1 onlara azabımız gelip çattı.
Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken dipnot 1 onlara azabımız gelip çattı.
Biz nice ülkeleri (veya toplulukları) yıkıma uğrattık. Gece uyurlarken ya da gündüz dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.
Biz nice memleketler (ehalisin) i helak etdik. Öyle ki (kah) geceleyin, kah onlar kaylule ederlerken azabımız gelib çatdı onlara.
Nice kasabalar vardır ki; Biz, onları helak etmişizdir. Geceleyin uyurken, öğleyin dinlenirken, baskınımız gelip çattı onlara.
(1-10) Elif Lam Mim Sad, sana indirilen kitaptır ve müminlere bir hatırlatmadır. Onunla uyarı yapmandan dolayı göğsünde / sadrında bir zorluk / bir haraç olmasın. Rabbinizden size indirilene uyun / tâbi olun. Onun dışındaki dostlar / veliler / evliyalar bilip uymayın / tâbi olmayın. Ne de a z hatırlayıp düşünüyorsunuz. Nice yerleşkeleri / karyeleri helak et tik. Onlara sertliğimizi / be'simiz ya geceleyin geldi veya öğlen dinlenirken geldi. Hışmımız geldiğinde, çağrıları / duaları ise kesinlikle biz zalimler olduk demeleriydi. Kendilerine Resul gönderilenleri sorgulayacağız, Resulleri de sorgulayacağız. Ve dahi onlara belli bir ilimle kesinlikle anlatacağız. Biz kayıp değiliz ki / gayb değiliz ki. Tartı / mizan, o gün gerçektir. Kimin tartısı ağır ise işte onlar kurtulurlar / felaha ererler. Kimin mizanı hafifse onlar, ayetlerimize zulmediyor olmaları nedeniyle kendilerini / nefislerini hasara uğratanlardır. Biz sizi arza yerleştirdik / mekân ettirdik. (Hayatı idame ettiren şeyler, imkânlar) sizin için onda geçim / maişet sağladık. Az teşekkür ediyorsunuz.
Nice yurtları helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken yahut gündüz istirahat hâlinde iken gelmişti.
Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.
Nice kenti helak ettik. Onlara baskınımız, ya gece uykusunda ya da öğlende dinlenirken dipnot 1 geldi.
Biz nice kentleri etkisiz (yaşanmaz) hale getirdik. Baskınımız onlara, ya geceleyin ya da gündüz uykusunda dipnot 1 iken gelmiştir.
Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.
Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.
Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğle uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi.
How many towns did We reduce into a useless form in requital of their wickedness which grew more and more daily. Great was Our indignation against them that it spoke thunder on some at night while asleep* and on others during their siesta**.
How many towns We have destroyed! Our punishment came to them by night or while they slept in the afternoon:
How many towns have We destroyed (for their sins)? Our punishment took them on a sudden by night or while they slept for their afternoon rest.
How many a township We have destroyed! Our scourge fell upon them at night, or when they were taking midday rest.
How many cities We have destroyed! Our violent force came down on them during the night, or while they were asleep during the day.
And a great number of towns (their population) We destroyed (for their crimes). Our torment came upon them (suddenly) by night or while they were taking their midday nap.
How many a town We have destroyed! Our punishment came to it at night, or while they were taking a midday nap.
So many a (rebellious) township have We caused to be ruined; so Our punishment visited them by night or while they were taking their midday rest;
How many a city We have destroyed! Our might came upon it at night, or while they took their ease in the noontide,
If you only knew how many towns of the disbelievers I destroyed in account of their wrong doings. My punishment came to them at night or in the afternoon while they had a siesta.
Yet how many a town have we destroyed, and our violence came upon it by night, or while they slept at noon; and their cry, when our violence came upon them,
How many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.
How many cities have We destroyed; which our vengeance overtook by night, or while they were reposing themselves at noon-day!
Yet how many a town have We destroyed, and Our wrath came upon it by night, or while they slept at noon;
And how many a town We have caused to perish, so Our violence came to it at night (in their homes), or while halting (at midday).
How many a township have We destroyed! As a raid by night, or while they slept at noon, Our terror came unto them.
Many a habitation have We laid low before: Our retribution came upon them in the night or in the midst of siesta at noon.
And how many a [rebellious] community have We destroyed, with Our punishment coming upon it by night, or while they were resting at noontide!
˹Imagine˺ how many societies We have destroyed! Our torment took them by surprise ˹while sleeping˺ at night or midday.
And how many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.
Many a community we annihilated; they incurred our retribution while they were asleep, or wide awake.
And how many cities have We destroyed, and Our punishment came to them at night or while they were sleeping at noon.
And how many a city have We destroyed! Our might came upon it by night, or while they slept at noonday,
(You will find ample documentation in history that when communities ignored Our Permanent Value System they met with destruction. ) How many a community Our Law of Requital has annihilated! Our Requital visited them by night, or while they slept at noon.
And how many towns have We destroyed (for the sins of their people)? Our punishment took them all of a sudden by night or during their sleep for their afternoon rest.
How many a town We have destroyed! Our punishment came upon them at night or when they were having a nap at midday.
And how many a town have We destroyed; for Our punishment came to them while sleeping, or while resting.