A'râf suresi · 80–84. ayetler

Lût

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. A'râf suresi, 80. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 80. ayet. وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنْ أَحَدٍ مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

    Mehmet Okuyan

    Lut'u da (peygamber göndermiştik de) kavmine şöyle demişti: "Sizden önce âlemlerden (insanlardan) kimsenin yapmadığı bir çirkinliği mi yapıyorsunuz?

    Mustafa İslamoğlu

    Lut'u da (gönderdik). Hani o toplumuna şöyle çıkışmıştı: "Sizden önceki toplumlardan hiç birinin yapmadığı (düzeyde) bir irtikap etmekte ısrarcı mısınız?

    Muhammed Esed

    Ve Lut(u hatırlayın ki, hani o) kavmine şöyle demişti: "Dünyada sizden önce hiç kimsenin yapmadığı iğrençlikleri mi işleyeceksiniz?

    Ahmed Hulusi

    Lut. . . Hani kavmine dedi ki: "Geçmişte, dünyada hiç kimsenin yapmadığı o çirkin fiilleri mi yapıyorsunuz?"

    Ali Bulaç

    Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?

    Ali Özek ve heyeti

    Lût'u da (peygamber olarak gönderdik). Kavmine dedi ki: «Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyorsunuz?

    Ali Rıza Safa

    Lut da toplumuna, şöyle demişti: "Sizden önce evrenlerde hiç kimsenin yapmadığı, sağtöreye uygun olmayan ilişkilere giriyorsunuz; öyle mi?"

    Bayraktar Bayraklı

    Lut da toplumuna şöyle demişti: "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"

    Edip Yüksel

    Ve Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: "Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: 'Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Lut'u da gönderdik. O, kavmine: "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı hayasızlığı siz mi yapıyorsunuz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Lut Peygamberi de ki bir vakıt kavmine, dedi: Sizden evvel alemlerden hiç birinin yapmadığı şenaatı siz mi yapıyorsunuz?

    Erhan Aktaş

    Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aşırılığı. Sapıklığı. Eşcinselliği.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aşırılığı. Sapıklığı. Eşcinselliği.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aşırılığı. Sapıklığı. Eşcinselliği.

    Gültekin Onan

    Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?"

    Hasan Basri Çantay

    Lutu (gönderdik). Hani o, kavmine: "Sizden evvel, demişdi, alemlerden hiç birinin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz"?

    İbni Kesir

    Lüt'u da. Hani o, kavmine demişti ki: Sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani Lût da kavmine şöyle demişti: "Sizden evvel âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?”

    Süleyman Ateş

    Lut'u da (gönderdik). Kavmine dedi ki: "Siz, sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"

    Süleymaniye Vakfı

    Lut'u da elçi gönderdik. Bir gün o, halkına şöyle demişti: "Siz o çirkin işi mi yapıyorsunuz/ eşcinsel ilişkide dipnot 1 mi bulunuyorsunuz!? Hiçbir toplum bu çirkin işte sizin kadar ileri gitmedi dipnot 2 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Eşcinsellik diye meal verdiğimiz kelime, fuhuş anlamında olan (el-fahişe = الْفَاحِشَةَ)'dir. Türkçede para karşılığı yapılan cinsel ilişkiye fuhuş dendiği için, yanlış anlamaya yol açmasın diye bu anlam verilmiştir. Kur'an'a göre, erkek erkeğe, kadın kadına ve nikahsız olarak kadınla erkek arasındaki ilişkilere fuhuş denir. Ayrıntılar için bkz. Nisa 4/15-16 ve dipnotları.
    2. metne dön, dipnot 2
      Lut kavmi, eşcinselliği ulu orta, zor kullanarak ve örgütlü bir şekilde yapıyordu (Hud 11/78-79, Hicr 15/67-70, Neml 27/54, Ankebut 29/29, Kamer 54/37). Bu konuda onları geçen hiçbir toplum olmamıştı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut'u da elçi gönderdik, halkına şöyle demişti: "Sizden önce kimsenin yapmadığı o çirkin işi mi yapıyorsunuz?

    Şaban Britch

    Lût’u da gönderdik. Kavmine: Sizden önce tüm alemlerde hiç kimsenin yapmadığı ahlaksızlığı mı yapıyorsunuz?

    Şaban Piriş

    Lut'u da gönderdik. Kavmine: -Sizden önce dünyada hiç kimsenin yapmadığı ahlaksızlığı mı yapıyorsunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve Lut... Toplumuna şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı bir iğrençliğe mi girişiyorsunuz?"

  2. A'râf suresi, 81. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 81. ayet. إِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ شَهْوَةً مِّن دُونِ ٱلنِّسَآءِ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ مُّسْرِفُونَ

    Diyanet İşleri

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan bir topluluksunuz." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetler Neml 27:54-55 ve ‘Ankebût 29:28-29. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ki, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten de haddi aşan bir topluluksunuz.

    Muhammed Esed

    Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten ölçüyü aşan bir topluluksunuz!"

    Ahmed Hulusi

    "Siz, kadınları bırakıp erkeklerle yatıyorsunuz! Hayır siz, sınırları aşan bir toplumsunuz!"

    Ali Bulaç

    "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü siz, şehveti tatmin için kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan taşkın bir milletsiniz.»

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, kadınlardan başka bir de ayrıca, eşeysel tutkularla erkeklere yöneliyorsunuz!" "Hayır, siz, ölçüyü aşan bir toplumsunuz!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz taşkınlık yapan bir topluluksunuz."

    Edip Yüksel

    "Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yöneliyorsunuz. Siz sınırı aşan bir topluluksunuz!"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yöneliyorsunuz. Siz sınırı aşan bir topluluksunuz!'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz. Hayır, siz pek haddi aşan bir topluluksunuz!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    hakıkaten kadınları geçib de şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Yok siz pek müsrif bir kavimsiniz

    Erhan Aktaş

    "Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif dipnot 1 bir halksınız."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif dipnot 1 bir halksınız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif dipnot 1 bir kavimsiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.

    Gültekin Onan

    "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."

    Hasan Basri Çantay

    "Çünkü siz kadınları bırakıb da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz haddi aşan bir kavm imişsiniz".

    İbni Kesir

    Siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, çok aşırı giden bir kavimsiniz.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Siz, kadınları bırakıp da erkeklere şehvetle yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz ölçüyü aşmış bir toplumsunuz.”

    Süleyman Ateş

    "Siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Doğrusu siz, israfçı (aşırı) bir kavimsiniz!"

    Süleymaniye Vakfı

    Siz kadınları ikinci sıraya atıyor, şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Aslında siz aşırı giden bir topluluksunuz."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siz kadınlara değil, şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Aslında siz aşırılık eden bir topluluksunuz."

    Şaban Britch

    Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz, (koyulan sınırları) aşan bir toplummuşsunuz!” dediği vakit;

    Şaban Piriş

    Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz, alçaklık sınırlarını aşan bir toplummuşsunuz!" dediği vakit

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz sınır tanımayan bir topluluksunuz."

  3. A'râf suresi, 82. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 82. ayet. وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَخْرِجُوهُم مِّن قَرْيَتِكُمْ إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.

    Mehmet Okuyan

    Kavminin cevabı "Onları (Lut'u ve arkadaşlarını) şehrinizden çıkarın; çünkü onlar (güya) temizlik taslayan insanlarmış!" dipnot 1 sözünden başka bir şey olmamıştı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu söz açıkça alaycılık içermektedir; çünkü ahlaklı olmak onlar tarafından ayıplanacak bir husus olarak görülmekteydi. "Onlar temiz kalmak istiyorlarmış, bizim aramızda kalarak kirlenmesinler" demeye getirerek, kendilerince muhataplarını aşağılamaktan da geri kalmamışlardı. Benzer mesaj: Neml 27:56.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama kavminin cevabı şundan ibaret oldu: "Sürüp çıkarın yurdunuzdan onları! Besbelli bunlar pek temiz insanlarmış!"

    Muhammed Esed

    Fakat kavminin cevabı yalnızca şu oldu: "Sürün ülkenizden onları! Besbelli, kendilerini temize çıkaran insanlar, bunlar!"

    Ahmed Hulusi

    Toplumunun cevabı ancak: "Çıkarın onları şehrinizden. . . Çünkü onlar (bu işlerden) arınmış insanlar" demek oldu.

    Ali Bulaç

    Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı.

    Ali Özek ve heyeti

    Kavminin cevabı: «Onları (Lût'u ve taraftarlarını) memleketinizden çıkarın; çünkü onlar (bizim yaptıklarımızdan uzak duran ve fazla) temizlenen insanlardır» demelerinden başka bir şey olmadı.

    Ali Rıza Safa

    Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Bunları kentinizden çıkarın; bunlar, temiz insanlarmış!"

    Bayraktar Bayraklı

    Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Çıkarın şunları memleketinizden. Çünkü onlar, temizlik taslayan insanlardır."

    Edip Yüksel

    Halkının cevabı, ancak şunları söylemek oldu: "Onları kentinizden çıkarın. Bunlar çok temiz insanlarmış!"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Halkının cevabı, ancak şunları söylemek oldu: 'Onları kentinizden çıkarın. Bunlar çok temiz insanlarmış!'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kavminin cevabı ise: "Çıkarın şunları memleketinizden; çünkü onlar, eteklerini çok temiz tutan insanlardır!" demelerinden başka birşey değildi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kavminin ise şöyle demelerinden başka cevabı olmadı: çıkarın bunları memleketinizden, çünkü bunlar eteklerini çok temiz tutan insanlar

    Erhan Aktaş

    Halkının cevabı yalnızca şu oldu: "Çıkarın onları yurtlarınızdan, zira o insanlar, kendilerini çok temiz görüyorlar."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Halkının cevabı yalnızca şu oldu: "Çıkarın onları yurtlarınızdan, zira o insanlar, kendilerini çok temiz görüyorlar."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Halkının cevabı yalnızca şu oldu: "Çıkarın onları yurtlarınızdan, zira o insanlar, kendilerini çok temiz görmekteler."

    Gültekin Onan

    Kavminin cevabı: "Yurudunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış" demekten başka olmadı.

    Hasan Basri Çantay

    Kavminin cevabı "Çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar fazla temizlik yapar insanlardır" demelerinden başka (bir şey) olmadı.

    İbni Kesir

    Kavminin cevabı sadece; çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar, fazla temizlik yapan insanlarmış, demek oldu.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kavminin cevabı yalnızca: “Çıkarın onları (Lût’u ve ona uyanları) ülkenizden. Çünkü onlar fazla temiz kalmak isteyen insanlarmış” demek oldu.

    Süleyman Ateş

    Kavminin cevabı: "Onları (şu Lut taraftarlarını) kentinizden çıkarın, çünkü onlar, fazla temizlenen insanlarmış!" demelerinden başka olmadı.

    Süleymaniye Vakfı

    Halkının ona cevabı: "Çıkarın onları ülkenizden! Onlar temiz kalmaya çalışan insanlardır!" demekten başka bir şey olmadı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Halkı kısaca şu cevabı verdi: "Çıkarın onları ülkenizden, besbelli onlar pek temiz insanlar."

    Şaban Britch

    Kavminin cevabı: Çıkarın onları memleketinizden, ! demekten başka bir şey olmadı. Zira onlar (bu günahtan) temiz olan insanlardır.

    Şaban Piriş

    Kavminin cevabı: -Çıkarın onları memleketinizden, çünkü onlar temiz olmaya özenen insanlarmış! demekten başka bir şey olmadı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Toplumunun cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Çıkarın şunları kentimizden. Çünkü onlar, temizlik tutkunu insanlardır."

  4. A'râf suresi, 83. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 83. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.

    Mustafa İslamoğlu

    Bunun ardından onu ve yakınlarını kurtardık; ne ki eşi (yolda) dökülenlerden biri oldu.

    Muhammed Esed

    Bunun üzerine onun ve geride kalanlar arasında bulunan karısı dışında yandaşlarını kurtardık.

    Ahmed Hulusi

    Onu ve Onun inananlarını kurtardık. . . Karısı hariç! O gelmeyip, yere göçenlerden oldu!

    Ali Bulaç

    Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunun üzerine biz de, geride kalanlardan olan karısı dışında, hem Lût u, hem de ehlini kurtarmıştık.

    Ali Rıza Safa

    Bunun üzerine, Onu ve ailesini kurtardık; karısı dışında. O, geride kalanlar arasındaydı.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz de onu ve hanımından başka aile fertlerini kurtardık; çünkü hanımı geride kalanlardan idi.

    Edip Yüksel

    Onu ve ailesini kurtardık. Karısı hariç. O geride kalanlardan oldu.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu ve ailesini kurtardık. Karısı hariç. O geride kalanlardan oldu.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz de onu ve ailesini kurtardık; ancak karısı kalıp yere geçenlerden oldu.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz de onu ve ehlini kurtardık, ancak karısı kalıb yere geçenlerden oldu

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ehlini (ailesini) kurtardık; o (karısı) ise [yok edilenler arasında] geride kalanlardandı.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine biz de hem onu, hem geride kalanlardan olan karısından başka bütün ehlini kurtardık.

    İbni Kesir

    Bunun üzerine Biz de, hem onu, hem de ehlini kurtardık. Ancak karısı, geride kalanlardan oldu.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bunun üzerine Biz de hem onu hem de ehlini kurtardık. Ancak karısı geride kalıp helâk edilenlerden oldu.

    Süleyman Ateş

    Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı geride kalanlardan oldu.

    Süleymaniye Vakfı

    Onu ve karısı dışındaki ailesini kurtardık. Karısı, (bedeninin) kalıntısı kalanlardan oldu dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "(Bedeninin) Kalıntısı kalanlardan" anlamı verdiğimiz kelime ğabir (غابر)'dir (Lisan'ul-Arab). Bu kelime sadece, İnanmadıkları için yanardağ patlaması sonucu lav külleri altında kalan Lut aleyhisselamın eşi ve diğerleri ile ilgili olarak bu ayetle birlikte tam yedi ayette geçer (Hicr 15/60, Şuara 26/171, Neml 27/57, Ankebut 29/32-33, Saffat 37/135).Kur'an'da yanardağ patlaması ile helak olduğu bildirilen diğer topluluk Ashab-ı Fil'dir. Orada ğabir kelimesi "içi yenmiş bitki kabuğu gibi" sözü ile örneklendirilir (Fil 105/5). Demek ki yanardağ külleri altında kalan cesetlerin içi yok olur ama dışında bir şeyler kalır. Saffat 37/137-138

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz de onu ve karısı dışında bütün ailesini kurtardık. Karısı (yanardağ) külleri altında kalanlardan oldu. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Lav külleri altında kalanlar, Lut aleyhisselama inanmamış olanlardı. Görevli melekler ile İbrahim aleyhisselam arasında şöyle bir konuşma geçmişti: İbrahim: "Elçiler! Asıl göreviniz nedir?" diye sordu. "Biz günahkar bir topluluğa gönderildik" dediler "Üzerlerine (pişmiş) balçıktan taş yağdırmakla görevlendirilmiştik." "Rabbinin katında damgalanmış, aşırı davrananlara özel taşlar... Orada inanmış olan kim varsa dışarı çıkardık... Bir ev dışında Allah'a tam teslim olmuş (müslüman) kimse bulamadık. (Zariyat 51/31-36) Lut aleyhisselamın da karısı kafirdi. Bunu gösteren ayet şudur: Allah, ayetleri görmezlikten gelenler için Nuh'un karısı ile Lut'un karısını örnek verir. Onlar, iyi kullarımızdan ikisinin nikahı altında idiler. Kocalarına ihanet ettiler. Kocaları onlara, Allah'tan gelen hiç bir şeyi engelleyemeyecektir. Onlara "Ateşe girenlerle birlikte siz de girin" denecektir. (Tahrim 66/10)

    Şaban Britch

    Biz de Lût’u ve âilesini kurtardık; yalnız karısı geride kalanlardan oldu.

    Şaban Piriş

    Biz de Lut'u ve ailesini kurtardık; yalnız karısı geride kalanlardan oldu.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz de onu ve ailesini kurtardık karısı müstesna. O, yere geçenlerden oldu.

  5. A'râf suresi, 84. ayet — bütün mealleriyle aç

    A'râf suresi, 84. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ

    Diyanet İşleri

    Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.

    Mehmet Okuyan

    Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Bak ki suçluların sonu nasıl olmuştu! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Neml 27:58'de de bildirildiği üzere, Yüce Allah Hicr 15:73'te bu azap kasırgasından önce Hz. Lut'un kavminin helakiyle ilgili olarak gün doğarken korkunç bir gürültüyle meydana gelen depremin kendilerini yakaladığını haber vermektedir. Lut kavminin helak başlangıcının sabaha karşı gerçekleşen bu korkunç gürültü olduğu anlaşılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonunda sağanak (gibi bela) yağdırdık üzerlerine: Gör ki günaha gömülüp gidenlerin sonu nice olurmuş!

    Muhammed Esed

    Bu arada, (helak edici) bir yağmur yağdırdık berikilerin üzerine: İşte görün, günaha gömülüp gidenlerin başına geleni!

    Ahmed Hulusi

    Onların üzerine azabı bir yağmur gibi yağdırdık (volkan patlaması olduğu rivayet edilir)! Bir bak, suçluların sonu nasıl oldu!

    Ali Bulaç

    Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!

    Ali Rıza Safa

    Ve onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Artık, suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak?

    Bayraktar Bayraklı

    Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Bak, günahkarların sonunasıl oldu?

    Edip Yüksel

    Üstlerine bir yağmur yağdırdık. Suçluların sonuna bak!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Üstlerine bir yağmur yağdırdık. Suçluların sonuna bak!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onların üzerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak mücrimlerin sonu nasıl oldu!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık, işte bak mücrimlerin akıbeti nasıl oldu

    Erhan Aktaş

    Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin dipnot 1 sonu nasıl oldu!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, suçluların sonu nasıl oldu!

    Gültekin Onan

    Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak.

    Hasan Basri Çantay

    Onların üzerine bir (azab) yağmur (u) yağdırdık. İşte bak günahkarların sonu nice olmuşdur!

    İbni Kesir

    Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki; bir bak, işte suçluların sonu nasıl olmuştur.

    Mehmet Alagaş

    (80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Geriye kalanların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

    Süleyman Ateş

    Ve üzerlerine bir (taş) yağmur(u) yağdırdık; bak, işte suçluların sonu nasıl oldu!

    Süleymaniye Vakfı

    Üzerlerine bir yağmur (pişmiş balçıktan taş ve kül yağmuru) dipnot 1 yağdırmıştık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün.

    Şaban Britch

    Onlara azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günahkârların sonu nasıl oldu!

    Şaban Piriş

    Onlara azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günahkarların sonu nasıl oldu!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Üzerlerine bir de yağmur indirdik. Bak nasıl oldu suçluların sonu!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.