Diyanet İşleri
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
A'râf suresi · 80–84. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
A'râf suresi, 80. ayet. وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنْ أَحَدٍ مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Lut'u da (peygamber göndermiştik de) kavmine şöyle demişti: "Sizden önce âlemlerden (insanlardan) kimsenin yapmadığı bir çirkinliği mi yapıyorsunuz?
Lut'u da (gönderdik). Hani o toplumuna şöyle çıkışmıştı: "Sizden önceki toplumlardan hiç birinin yapmadığı (düzeyde) bir irtikap etmekte ısrarcı mısınız?
Ve Lut(u hatırlayın ki, hani o) kavmine şöyle demişti: "Dünyada sizden önce hiç kimsenin yapmadığı iğrençlikleri mi işleyeceksiniz?
Lut. . . Hani kavmine dedi ki: "Geçmişte, dünyada hiç kimsenin yapmadığı o çirkin fiilleri mi yapıyorsunuz?"
Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?
Lût'u da (peygamber olarak gönderdik). Kavmine dedi ki: «Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyorsunuz?
Lut da toplumuna, şöyle demişti: "Sizden önce evrenlerde hiç kimsenin yapmadığı, sağtöreye uygun olmayan ilişkilere giriyorsunuz; öyle mi?"
Lut da toplumuna şöyle demişti: "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"
Ve Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: "Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?"
Ve Lut'u da gönderdik. Halkına dedi ki: 'Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?'
Lut'u da gönderdik. O, kavmine: "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı hayasızlığı siz mi yapıyorsunuz?
Lut Peygamberi de ki bir vakıt kavmine, dedi: Sizden evvel alemlerden hiç birinin yapmadığı şenaatı siz mi yapıyorsunuz?
Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"
Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"
Hani Lut da halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir fahişeliği dipnot 1 mi yapıyorsunuz?"
Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?"
Lutu (gönderdik). Hani o, kavmine: "Sizden evvel, demişdi, alemlerden hiç birinin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz"?
Lüt'u da. Hani o, kavmine demişti ki: Sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?
(80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.
Hani Lût da kavmine şöyle demişti: "Sizden evvel âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?”
Lut'u da (gönderdik). Kavmine dedi ki: "Siz, sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?"
Lut'u da elçi gönderdik. Bir gün o, halkına şöyle demişti: "Siz o çirkin işi mi yapıyorsunuz/ eşcinsel ilişkide dipnot 1 mi bulunuyorsunuz!? Hiçbir toplum bu çirkin işte sizin kadar ileri gitmedi dipnot 2 !
Lut'u da elçi gönderdik, halkına şöyle demişti: "Sizden önce kimsenin yapmadığı o çirkin işi mi yapıyorsunuz?
Lût’u da gönderdik. Kavmine: Sizden önce tüm alemlerde hiç kimsenin yapmadığı ahlaksızlığı mı yapıyorsunuz?
Lut'u da gönderdik. Kavmine: -Sizden önce dünyada hiç kimsenin yapmadığı ahlaksızlığı mı yapıyorsunuz?
Ve Lut... Toplumuna şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı bir iğrençliğe mi girişiyorsunuz?"
A'râf suresi, 81. ayet. إِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ شَهْوَةً مِّن دُونِ ٱلنِّسَآءِ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ مُّسْرِفُونَ
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
Şüphesiz ki siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan bir topluluksunuz." dipnot 1
Siz ki, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten de haddi aşan bir topluluksunuz.
Kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz: Yoo, siz gerçekten ölçüyü aşan bir topluluksunuz!"
"Siz, kadınları bırakıp erkeklerle yatıyorsunuz! Hayır siz, sınırları aşan bir toplumsunuz!"
"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."
Çünkü siz, şehveti tatmin için kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan taşkın bir milletsiniz.»
"Aslında, kadınlardan başka bir de ayrıca, eşeysel tutkularla erkeklere yöneliyorsunuz!" "Hayır, siz, ölçüyü aşan bir toplumsunuz!"
"Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz taşkınlık yapan bir topluluksunuz."
"Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yöneliyorsunuz. Siz sınırı aşan bir topluluksunuz!"
'Siz kadınları bırakıp erkeklere cinsel duygularla yöneliyorsunuz. Siz sınırı aşan bir topluluksunuz!'
Gerçekten siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz. Hayır, siz pek haddi aşan bir topluluksunuz!" dedi.
hakıkaten kadınları geçib de şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Yok siz pek müsrif bir kavimsiniz
"Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif dipnot 1 bir halksınız."
"Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif dipnot 1 bir halksınız."
Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif dipnot 1 bir kavimsiniz.
"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."
"Çünkü siz kadınları bırakıb da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz haddi aşan bir kavm imişsiniz".
Siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, çok aşırı giden bir kavimsiniz.
(80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.
“Siz, kadınları bırakıp da erkeklere şehvetle yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz ölçüyü aşmış bir toplumsunuz.”
"Siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere gidiyorsunuz ha! Doğrusu siz, israfçı (aşırı) bir kavimsiniz!"
Siz kadınları ikinci sıraya atıyor, şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Aslında siz aşırı giden bir topluluksunuz."
Siz kadınlara değil, şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Aslında siz aşırılık eden bir topluluksunuz."
Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz, (koyulan sınırları) aşan bir toplummuşsunuz!” dediği vakit;
Siz, kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz, alçaklık sınırlarını aşan bir toplummuşsunuz!" dediği vakit
"Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz sınır tanımayan bir topluluksunuz."
A'râf suresi, 82. ayet. وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَخْرِجُوهُم مِّن قَرْيَتِكُمْ إِنَّهُمْ أُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.
Kavminin cevabı "Onları (Lut'u ve arkadaşlarını) şehrinizden çıkarın; çünkü onlar (güya) temizlik taslayan insanlarmış!" dipnot 1 sözünden başka bir şey olmamıştı.
Ama kavminin cevabı şundan ibaret oldu: "Sürüp çıkarın yurdunuzdan onları! Besbelli bunlar pek temiz insanlarmış!"
Fakat kavminin cevabı yalnızca şu oldu: "Sürün ülkenizden onları! Besbelli, kendilerini temize çıkaran insanlar, bunlar!"
Toplumunun cevabı ancak: "Çıkarın onları şehrinizden. . . Çünkü onlar (bu işlerden) arınmış insanlar" demek oldu.
Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı.
Kavminin cevabı: «Onları (Lût'u ve taraftarlarını) memleketinizden çıkarın; çünkü onlar (bizim yaptıklarımızdan uzak duran ve fazla) temizlenen insanlardır» demelerinden başka bir şey olmadı.
Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Bunları kentinizden çıkarın; bunlar, temiz insanlarmış!"
Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Çıkarın şunları memleketinizden. Çünkü onlar, temizlik taslayan insanlardır."
Halkının cevabı, ancak şunları söylemek oldu: "Onları kentinizden çıkarın. Bunlar çok temiz insanlarmış!"
Halkının cevabı, ancak şunları söylemek oldu: 'Onları kentinizden çıkarın. Bunlar çok temiz insanlarmış!'
Kavminin cevabı ise: "Çıkarın şunları memleketinizden; çünkü onlar, eteklerini çok temiz tutan insanlardır!" demelerinden başka birşey değildi.
Kavminin ise şöyle demelerinden başka cevabı olmadı: çıkarın bunları memleketinizden, çünkü bunlar eteklerini çok temiz tutan insanlar
Halkının cevabı yalnızca şu oldu: "Çıkarın onları yurtlarınızdan, zira o insanlar, kendilerini çok temiz görüyorlar."
Halkının cevabı yalnızca şu oldu: "Çıkarın onları yurtlarınızdan, zira o insanlar, kendilerini çok temiz görüyorlar."
Halkının cevabı yalnızca şu oldu: "Çıkarın onları yurtlarınızdan, zira o insanlar, kendilerini çok temiz görmekteler."
Kavminin cevabı: "Yurudunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış" demekten başka olmadı.
Kavminin cevabı "Çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar fazla temizlik yapar insanlardır" demelerinden başka (bir şey) olmadı.
Kavminin cevabı sadece; çıkarın onları memleketinizden. Çünkü onlar, fazla temizlik yapan insanlarmış, demek oldu.
(80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.
Kavminin cevabı yalnızca: “Çıkarın onları (Lût’u ve ona uyanları) ülkenizden. Çünkü onlar fazla temiz kalmak isteyen insanlarmış” demek oldu.
Kavminin cevabı: "Onları (şu Lut taraftarlarını) kentinizden çıkarın, çünkü onlar, fazla temizlenen insanlarmış!" demelerinden başka olmadı.
Halkının ona cevabı: "Çıkarın onları ülkenizden! Onlar temiz kalmaya çalışan insanlardır!" demekten başka bir şey olmadı.
Halkı kısaca şu cevabı verdi: "Çıkarın onları ülkenizden, besbelli onlar pek temiz insanlar."
Kavminin cevabı: Çıkarın onları memleketinizden, ! demekten başka bir şey olmadı. Zira onlar (bu günahtan) temiz olan insanlardır.
Kavminin cevabı: -Çıkarın onları memleketinizden, çünkü onlar temiz olmaya özenen insanlarmış! demekten başka bir şey olmadı.
Toplumunun cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Çıkarın şunları kentimizden. Çünkü onlar, temizlik tutkunu insanlardır."
A'râf suresi, 83. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtarmıştık. Yalnız hanımı hariç; o, geride kalanlardandı. dipnot 1
Bunun ardından onu ve yakınlarını kurtardık; ne ki eşi (yolda) dökülenlerden biri oldu.
Bunun üzerine onun ve geride kalanlar arasında bulunan karısı dışında yandaşlarını kurtardık.
Onu ve Onun inananlarını kurtardık. . . Karısı hariç! O gelmeyip, yere göçenlerden oldu!
Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı.
Bunun üzerine biz de, geride kalanlardan olan karısı dışında, hem Lût u, hem de ehlini kurtarmıştık.
Bunun üzerine, Onu ve ailesini kurtardık; karısı dışında. O, geride kalanlar arasındaydı.
Biz de onu ve hanımından başka aile fertlerini kurtardık; çünkü hanımı geride kalanlardan idi.
Onu ve ailesini kurtardık. Karısı hariç. O geride kalanlardan oldu.
Onu ve ailesini kurtardık. Karısı hariç. O geride kalanlardan oldu.
Biz de onu ve ailesini kurtardık; ancak karısı kalıp yere geçenlerden oldu.
Biz de onu ve ehlini kurtardık, ancak karısı kalıb yere geçenlerden oldu
Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.
Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.
Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.
Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ehlini (ailesini) kurtardık; o (karısı) ise [yok edilenler arasında] geride kalanlardandı.
Bunun üzerine biz de hem onu, hem geride kalanlardan olan karısından başka bütün ehlini kurtardık.
Bunun üzerine Biz de, hem onu, hem de ehlini kurtardık. Ancak karısı, geride kalanlardan oldu.
(80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.
Bunun üzerine Biz de hem onu hem de ehlini kurtardık. Ancak karısı geride kalıp helâk edilenlerden oldu.
Biz de onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısı geride kalanlardan oldu.
Onu ve karısı dışındaki ailesini kurtardık. Karısı, (bedeninin) kalıntısı kalanlardan oldu dipnot 1 .
Biz de onu ve karısı dışında bütün ailesini kurtardık. Karısı (yanardağ) külleri altında kalanlardan oldu. dipnot 1
Biz de Lût’u ve âilesini kurtardık; yalnız karısı geride kalanlardan oldu.
Biz de Lut'u ve ailesini kurtardık; yalnız karısı geride kalanlardan oldu.
Biz de onu ve ailesini kurtardık karısı müstesna. O, yere geçenlerden oldu.
A'râf suresi, 84. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Bak ki suçluların sonu nasıl olmuştu! dipnot 1
Sonunda sağanak (gibi bela) yağdırdık üzerlerine: Gör ki günaha gömülüp gidenlerin sonu nice olurmuş!
Bu arada, (helak edici) bir yağmur yağdırdık berikilerin üzerine: İşte görün, günaha gömülüp gidenlerin başına geleni!
Onların üzerine azabı bir yağmur gibi yağdırdık (volkan patlaması olduğu rivayet edilir)! Bir bak, suçluların sonu nasıl oldu!
Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.
Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
Ve onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Artık, suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak?
Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Bak, günahkarların sonunasıl oldu?
Üstlerine bir yağmur yağdırdık. Suçluların sonuna bak!
Üstlerine bir yağmur yağdırdık. Suçluların sonuna bak!
Onların üzerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Ve üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık, işte bak mücrimlerin akıbeti nasıl oldu
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin dipnot 1 sonu nasıl oldu!
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, suçluların sonu nasıl oldu!
Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak.
Onların üzerine bir (azab) yağmur (u) yağdırdık. İşte bak günahkarların sonu nice olmuşdur!
Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki; bir bak, işte suçluların sonu nasıl olmuştur.
(80-84) Ve Lut, O bir vakit kavmine dedi ki, sizler, alemlerde sizden öncekilerde kimsenin sizi geçemediği iğrenç bir hususu / fahişe bir hususu mu ediniyorsunuz? S izler, kadınlar dışında erkeklere şehvetle ediniyorsunuz, Bilakis sizler hadsiz davrananlarsınız / müsriflersiniz. Kavminin cevabı ise, onları memleketinizden çıkarın , gerçekten onlar, temiz kalma tutkusu olan insanlar demeleri şeklinde oldu. Bunun üzerine O’nu ve yakın çevresini / ehlini karısı hariç kurtardık. O ise geride kalanlardan / kalıntı oldu. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki (taşlı yağmur) hele bir bak suçluların sonu / akıbeti nasıl oldu.
Geriye kalanların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Ve üzerlerine bir (taş) yağmur(u) yağdırdık; bak, işte suçluların sonu nasıl oldu!
Üzerlerine bir yağmur (pişmiş balçıktan taş ve kül yağmuru) dipnot 1 yağdırmıştık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün!
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün.
Onlara azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günahkârların sonu nasıl oldu!
Onlara azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günahkarların sonu nasıl oldu!
Üzerlerine bir de yağmur indirdik. Bak nasıl oldu suçluların sonu!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.