51. sure

Zâriyât Suresi الذاريات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Yeminler ve ceza günü 1–14 karşılaştır — Yeminler ve ceza günü
  2. Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller 15–23 karşılaştır — Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller
  3. İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi 24–37 karşılaştır — İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi
  4. Mûsâ, Âd, Semûd ve Nûh kavimleri 38–46 karşılaştır — Mûsâ, Âd, Semûd ve Nûh kavimleri
  5. Göğün kurulması; "Allah'a koşun" 47–51 karşılaştır — Göğün kurulması; "Allah'a koşun"
  6. Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış 52–60 karşılaştır — Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yeminler ve ceza günü 1–14

  1. Zâriyât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 1. ayet. وَٱلذَّٰرِيَٰتِ ذَرْوًا

    veẕẕâriyâti ẕervâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Zirveye tırmananlar

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 1. ayet

  2. Zâriyât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 2. ayet. فَٱلْحَٰمِلَٰتِ وِقْرًا

    felḥâmilâti viḳrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yük altına girenler

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 2. ayet

  3. Zâriyât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 3. ayet. فَٱلْجَٰرِيَٰتِ يُسْرًا

    felcâriyâti yüsrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kolayca yol bulanlar

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 3. ayet

  4. Zâriyât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 4. ayet. فَٱلْمُقَسِّمَٰتِ أَمْرًا

    felmüḳassimâti emrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ve işi paylaştıranlar önemli olduğu gibi

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 4. ayet

  5. Zâriyât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 5. ayet. إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌ

    innemâ tû`adûne leṣâdiḳ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Size verilen sözlerin doğruluğunda şüphe etmemeniz de önemlidir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yemin…. تفسير القرطبي - (17 / 29) وإذا أقسم الرب بشيء أثبت له شرفا وقيل المعنى ورب الذاريات والجواب { إنما توعدون } أي الذي توعدونه من الخير والشر والثواب والعقا { لصاد } لا كذب فيه ومعنى لصادق لصدق وقع الاسم موقع المصدر { وإن الدين لواقع } يعني الجزاء نازل بكم ثم ابتدأ

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 5. ayet

  6. Zâriyât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 6. ayet. وَإِنَّ ٱلدِّينَ لَوَٰقِعٌ

    veinne-ddîne levâḳi`.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Evet, hesap verme günü gerçekleşecektir.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 6. ayet

  7. Zâriyât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 7. ayet. وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْحُبُكِ

    vessemâi ẕâti-lḥubük.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yörüngelerle dolu gök de önemlidir.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 7. ayet

  8. Zâriyât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 8. ayet. إِنَّكُمْ لَفِى قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ

    inneküm lefî ḳavlim muḫtelif.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin çelişkili bir söylem içinde olduğunuzu bilmeniz de önemlidir

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 8. ayet

  9. Zâriyât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 9. ayet. يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ أُفِكَ

    yü'fekü `anhü men üfik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hesap verme inancından çevrilen çevrilene.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 9. ayet

  10. Zâriyât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 10. ayet. قُتِلَ ٱلْخَرَّٰصُونَ

    ḳutile-lḫarrâṣûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kurgularını gerçek gibi sunanlar kahrolsunlar.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 10. ayet

  11. Zâriyât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ فِى غَمْرَةٍ سَاهُونَ

    elleẕîne hüm fî gamratin sâhûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar bir beklentiyle hoş görünenlerdir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki sehv, kendi yanlışından kaynaklanan sehivdir. Allah Teala şöyle buyurur: 4) İbadet de eden bu gibi kimselerin çekecekleri var. 5) Bunlar ibadetlerini önemsemezler. 6) Onlar gösteriş yaparlar. 7) Küçük yardımlara bile engel olurlar. (Maun 107/4-7) Burada anlatılan kişiler de kendilerini iyi göstererek kurgular kuran ve dini arzulara uyduranlardır.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 11. ayet

  12. Zâriyât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 12. ayet. يَسْـَٔلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلدِّينِ

    yes'elûne eyyâne yevmü-ddîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hesap verme günü ne zaman diye sorarlar.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 12. ayet

  13. Zâriyât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 13. ayet. يَوْمَ هُمْ عَلَى ٱلنَّارِ يُفْتَنُونَ

    yevme hüm `ale-nnâri yüftenûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sordukları, kendilerinin ateşte yanacakları gündür!

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 13. ayet

  14. Zâriyât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 14. ayet. ذُوقُوا۟ فِتْنَتَكُمْ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ

    ẕûḳû fitneteküm. hâẕe-lleẕî küntüm bihî testa`cilûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün onlara; "Yaktığınız ateşin tadına varın; bir an önce gelmesini istediğiniz işte bu" denecek.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 14. ayet

Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller 15–23

  1. Zâriyât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 15. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendini bozmamış olanlar dipnot 1 ise bahçelerde ve pınar başlarında olurlar,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muttaki - (takva sahipleri): Allah'tan çekinerek korunan ve kendini bozmamış olan kimselerdir. Bakınız Bakara 2/2.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 15. ayet

  2. Zâriyât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 16. ayet. ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُحْسِنِينَ

    âḫiẕîne mâ âtâhüm rabbühüm. innehüm kânû ḳable ẕâlike muḥsinîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinin (Sahiplerinin) ikramını alırlar. Onlar daha önce iyi davranan kimselerdi.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 16. ayet

  3. Zâriyât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 17. ayet. كَانُوا۟ قَلِيلًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ

    kânû ḳalîlem mine-lleyli mâ yehce`ûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Geceleri az uyurlar.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 17. ayet

  4. Zâriyât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 18. ayet. وَبِٱلْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

    vebil'esḥâri hüm yestagfirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Seher vakitlerinde bağışlanma dilerler.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 18. ayet

  5. Zâriyât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 19. ayet. وَفِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

    vefî emvâlihim ḥaḳḳul lissâili velmaḥrûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mallarından, isteyenlere ve yoksullara pay ayırırlar.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 19. ayet

  6. Zâriyât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 20. ayet. وَفِى ٱلْأَرْضِ ءَايَٰتٌ لِّلْمُوقِنِينَ

    vefi-l'arḍi âyâtül lilmûḳinîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kesin bilgi sahibi olmak isteyenler için yeryüzünde belgeler var!

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 20. ayet

  7. Zâriyât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 21. ayet. وَفِىٓ أَنفُسِكُمْ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

    vefî enfüsiküm. efelâ tübṣirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendinizde de var; gözlemlemiyor musunuz?

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 21. ayet

  8. Zâriyât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 22. ayet. وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

    vefi-ssemâi rizḳuküm vemâ tû`adûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rızkınız göklerde; size söz verilenler de oradadır.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 22. ayet

  9. Zâriyât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 23. ayet. فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ مِّثْلَ مَآ أَنَّكُمْ تَنطِقُونَ

    feverabbi-ssemâi vel'arḍi innehû leḥaḳḳum miŝle mâ enneküm tenṭiḳûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göğün ve yerin Rabbinin (Sahibinin) hakkı için o (söz verilen şey), aranızdaki konuşmalar kadar gerçektir.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 23. ayet

İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi 24–37

  1. Zâriyât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 24. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْمُكْرَمِينَ

    hel etâke ḥadîŝü ḍayfi ibrâhîme-lmükramîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İbrahim'in ikramını gören konukların bilgisi sana ulaştı değil mi?

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 24. ayet

  2. Zâriyât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 25. ayet. إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ سَلَٰمٌ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

    iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle selâm. ḳavmüm münkerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hani yanına girmiş, "Selam!" demişlerdi. O (İbrahim): "Size de selam, tuhaf bir topluluksunuz" demişti.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 25. ayet

  3. Zâriyât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 26. ayet. فَرَاغَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ فَجَآءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ

    ferâga ilâ ehlihî fecâe bi`iclin semîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sezdirmeden hane halkına yönelmiş; besili bir buzağı (pişirtip) getirmişti.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 26. ayet

  4. Zâriyât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 27. ayet. فَقَرَّبَهُۥٓ إِلَيْهِمْ قَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

    feḳarrabehû ileyhim ḳâle elâ te'külûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Önlerine koydu; "Yemez misiniz?" dedi.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 27. ayet

  5. Zâriyât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 28. ayet. فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً قَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ

    feevcese minhüm ḫîfeh. ḳâlû lâ teḫaf. vebeşşerûhü bigulâmin `alîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hallerinden içine korku düştü. "Korkma" dediler ve ona, bilgili bir oğul müjdesi verdiler.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 28. ayet

  6. Zâriyât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 29. ayet. فَأَقْبَلَتِ ٱمْرَأَتُهُۥ فِى صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ

    feaḳbeleti-mraetühû fî ṣarratin feṣakket vechehâ veḳâlet `acûzün `aḳîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Karısı çığlık atarak döndü ve ellerini yüzüne vurarak: "Kocamış kısır bir kadından mı?" dedi.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 29. ayet

  7. Zâriyât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 30. ayet. قَالُوا۟ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ

    ḳâlû keẕâliki ḳâle rabbük. innehû hüve-lḥakîmü-l`alîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Aynen öyle; bunu Rabbin (Sahibin) söyledi" dediler. "O, doğru kararlar veren ve her şeyi bilendir"

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 30. ayet

  8. Buradan itibaren cüz 27

    Zâriyât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 31. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

    ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İbrahim: "Elçiler! Asıl göreviniz nedir?" diye sordu.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 31. ayet

  9. Zâriyât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 32. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

    ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Günahkar bir topluluğa gönderildik" dediler.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 32. ayet

  10. Zâriyât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 33. ayet. لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن طِينٍ

    linürsile `aleyhim ḥicâratem min ṭîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Üzerlerine (pişmiş) balçıktan taş yağdırmak için görevlendirildik."

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 33. ayet

  11. Zâriyât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 34. ayet. مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ

    müsevvemeten `inde rabbike lilmüsrifîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Rabbin (Sahibin) katında damgalanmış, aşırı davrananlara özel taşlar..."

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 34. ayet

  12. Zâriyât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 35. ayet. فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    feaḫracnâ men kâne fîhâ mine-lmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada inananlardan kim varsa dışarı çıkardık...

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 35. ayet

  13. Zâriyât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 36. ayet. فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    femâ vecednâ fîhâ gayra beytim mine-lmüslimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir ev dışında Allah'a tam teslim olmuş (müslüman) kimse bulamadık.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 36. ayet

  14. Zâriyât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 37. ayet. وَتَرَكْنَا فِيهَآ ءَايَةً لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    veteraknâ fîhâ âyetel lilleẕîne yeḫâfûne-l`aẕâbe-l'elîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üzüntü verici azaptan korkanlar için orada bir belge (ayet) de bıraktık.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 37. ayet

Mûsâ, Âd, Semûd ve Nûh kavimleri 38–46

  1. Zâriyât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 38. ayet. وَفِى مُوسَىٰٓ إِذْ أَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    vefî mûsâ iẕ erselnâhü ilâ fir`avne bisülṭânim mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir de Musa var. Onu açık bir delil (mucize) ile Firavun'a elçi gönderdik.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 38. ayet

  2. Zâriyât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 39. ayet. فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

    fetevellâ biruknihî veḳâle sâḥirun ev mecnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Firavun ve çevresi ona yakınlık göstermedi: "Ya büyücü, ya da cinlerin etkisine girmiş biri" dediler.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 39. ayet

  3. Zâriyât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 40. ayet. فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ

    feeḫaẕnâhü vecünûdehû fenebeẕnâhüm fi-lyemmi vehüve mülîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nihayet Firavunu tuttuk, ordusuyla birlikte denizin içinde darmadağınık ettik. O sırada o, kendini kınıyordu.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 40. ayet

  4. Zâriyât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 41. ayet. وَفِى عَادٍ إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلْعَقِيمَ

    vefî `âdin iẕ erselnâ `aleyhimü-rrîḥa-l`aḳîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ad Kavmi hakkında da bilgin var. Hani üzerlerine köklerini kurutan bir rüzgar göndermiştik.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 41. ayet

  5. Zâriyât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 42. ayet. مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ

    mâ teẕeru min şey'in etet `aleyhi illâ ce`alethü kelramîm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üstünden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, kül gibi savuruyordu.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 42. ayet

  6. Zâriyât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 43. ayet. وَفِى ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا۟ حَتَّىٰ حِينٍ

    vefî ŝemûde iẕ ḳîle lehüm temette`û ḥattâ ḥîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud topluluğu da öyle. Onlara: "Bir süre oyalanın" denmişti.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 43. ayet

  7. Zâriyât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 44. ayet. فَعَتَوْا۟ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ

    fe`atev `an emri rabbihim feeḫaẕethümu-ṣṣâ`iḳatü vehüm yenżurûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rablerinin (Sahiplerinin) emrinden uzaklaşıp büyüklenmişlerdi. Sonra göz göre göre onları yıldırımlar çarpmıştı.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 44. ayet

  8. Zâriyât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 45. ayet. فَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُوا۟ مُنتَصِرِينَ

    feme-steṭâ`û min ḳiyâmiv vemâ kânû münteṣirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yerlerinden kalkamadılar, kimseden de yardım görmediler.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 45. ayet

  9. Zâriyât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 46. ayet. وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

    veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû ḳavmen fâsiḳîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Daha önce Nuh'un toplumuna da (yardım edilmedi). Onlar da yoldan çıkmış bir topluma dönüşmüşlerdi.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 46. ayet

Göğün kurulması; "Allah'a koşun" 47–51

  1. Zâriyât suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 47. ayet. وَٱلسَّمَآءَ بَنَيْنَٰهَا بِأَيْي۟دٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

    vessemâe beneynâhâ bieydiv veinnâ lemûsi`ûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göğü ellerimizle bina gibi yaptık. Biz bunu yapacak güçteyiz.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 47. ayet

  2. Zâriyât suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 48. ayet. وَٱلْأَرْضَ فَرَشْنَٰهَا فَنِعْمَ ٱلْمَٰهِدُونَ

    vel'arḍa feraşnâhâ feni`me-lmâhidûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünü de dayayıp döşedik. Onu ne güzel beşik yaptık dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ...

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 48. ayet

  3. Zâriyât suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 49. ayet. وَمِن كُلِّ شَىْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

    vemin külli şey'in ḫalaḳnâ zevceyni le`alleküm teẕekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yarattığımız her şeyi iki eş olarak yarattık; belki bilginizi kullanırsınız.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 49. ayet

  4. Zâriyât suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 50. ayet. فَفِرُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    fefirrû ile-llâh. innî leküm minhü neẕîrum mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Öyleyse Allah'a (yoluna) koşun. Ben O'nun size gönderdiği doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 50. ayet

  5. Zâriyât suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 51. ayet. وَلَا تَجْعَلُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    velâ tec`alû me`a-llâhi ilâhen âḫar. innî leküm minhü neẕîrum mübîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Allah'ın yanına başka ilah katmayın. Ben O'nun size gönderdiği doğruları açıklayan bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 51. ayet

Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış 52–60

  1. Zâriyât suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 52. ayet. كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

    keẕâlike mâ ete-lleẕîne min ḳablihim mir rasûlin illâ ḳâlû sâḥirun ev mecnûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hep öyle oldu; daha önce de hangi elçi gelse, ya büyücü ya da cinlerin etkisine girmiş dediler.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 52. ayet

  2. Zâriyât suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 53. ayet. أَتَوَاصَوْا۟ بِهِۦ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

    etevâṣav bih. bel hüm ḳavmün ṭâgûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ağız birliği mi yapıyorlar? Aslında, onlar azgınlar topluluğudur.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 53. ayet

  3. Zâriyât suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 54. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍ

    fetevelle `anhüm femâ ente bimelûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Artık onlarla ilgilenme; sen bundan dolayı kınanacak değilsin.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 54. ayet

  4. Zâriyât suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 55. ayet. وَذَكِّرْ فَإِنَّ ٱلذِّكْرَىٰ تَنفَعُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    veẕekkir feinne-ẕẕikrâ tenfe`u-lmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yalnızca (Kuran'dan) bilgi ver. Çünkü o bilgi inananlar için yararlı olur.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 55. ayet

  5. Zâriyât suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 56. ayet. وَمَا خَلَقْتُ ٱلْجِنَّ وَٱلْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

    vemâ ḫalaḳtü-lcinne vel'inse illâ liya`büdûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cinleri ve insanları, kulluğu sadece bana yapsınlar diye yarattım.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 56. ayet

  6. Zâriyât suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 57. ayet. مَآ أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ

    mâ ürîdü minhüm mir rizḳiv vemâ ürîdü ey yuṭ`imûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan ne bir nimet beklerim ne de beni doyurmalarını isterim.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 57. ayet

  7. Zâriyât suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 58. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلْقُوَّةِ ٱلْمَتِينُ

    inne-llâhe hüve-rrazzâḳu ẕü-lḳuvveti-lmetîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bütün nimetleri veren Allah'tır. O çok güçlüdür; sapasağlamdır.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 58. ayet

  8. Zâriyât suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 59. ayet. فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَٰبِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

    feinne lilleẕîne żalemû ẕenûbem miŝle ẕenûbi aṣḥâbihim felâ yesta`cilûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlış yapanların cezası (aynı suçu işleyen) arkadaşlarının cezasına denk ceza olacaktır ; acele etmesinler.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 59. ayet

  9. Zâriyât suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Zâriyât suresi, 60. ayet. فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن يَوْمِهِمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

    feveylül lilleẕîne keferû miy yevmihimü-lleẕî yû`adûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin), tehdit edildikleri gün gelince çekecekleri var.

    Ayet detayı — Zâriyât suresi, 60. ayet