68. sure

Kalem Suresi القلم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin 1–7 karşılaştır — Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin
  2. Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi 8–16 karşılaştır — Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi
  3. Bahçe sahipleri kıssası 17–33 karşılaştır — Bahçe sahipleri kıssası
  4. Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" 34–41 karşılaştır — Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?"
  5. Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet 42–47 karşılaştır — Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet
  6. Sabret, balık sahibi gibi olma 48–52 karşılaştır — Sabret, balık sahibi gibi olma

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin 1–7

  1. Kalem suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 1. ayet. نٓ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ

    nûn. velḳalemi vemâ yesṭurûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Nun dipnot 1 ! Kaleme ve (onunla) yazanların dipnot 2 satır satır yazdıklarına yemin olsun ki dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Onunla yazanların" şeklinde tercüme edilen ifadenin öznesi belirli değildir. Satır satır yazma işinin faili insanlar olabileceği gibi (Alak 96/4-5) melekler (Kamer 54/53) de olabilir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayet, kalemle yazı yazmanın önemine vurgu yapmaktadır. Günümüzde, kalemle yazmanın, klavyeyle yazmaya kıyaslandığı pek çok araştırma yapılmış, sonuçlarda, kalemle yazmanın eylem-algı bağlantısını kurması nedeniyle öğrenmeyi kolaylaştırdığı gözlenmiştir. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4710970/

    Ayet detayı — Kalem suresi, 1. ayet

  2. Kalem suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 2. ayet. مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ

    mâ ente bini`meti rabbike bimecnûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbinin nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her nebiye, cinlerin etkisinde kaldığı, aklını kaybettiği şeklinde suçlamalar yöneltilmiştir (Hud 11/87, Hicr 15/6, Şuara 26/27). Muhammed aleyhisselama da yöneltilen bu suçlamalar ayetlerle çürütülmüştür (A'raf 7/184, Mü'minun 23/70, Sebe 34/46, Tur 52/29, Tekvir 81/22). Nebiler vahiy alırken yanlarına şeytanların yaklaştırılmadığı ve meleklerle korundukları (Cin 72/26-28), bunun dışında şeytanların onlara vesvese vermeye çalıştıkları ama Allah'ın o vesveseyi giderdiği bildirilmektedir (Hac 22/52).

    Ayet detayı — Kalem suresi, 2. ayet

  3. Kalem suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 3. ayet. وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ

    veinne leke leecran gayra memnûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 3. ayet

  4. Kalem suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 4. ayet. وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

    veinneke le`alâ ḫulüḳin `ażîm.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 4. ayet

  5. Kalem suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 5. ayet. فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ

    fesetübṣiru veyübṣirûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 5. ayet

  6. Kalem suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 6. ayet. بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ

    bieyyikümü-lmeftûn.

    Süleymaniye Vakfı

    hanginizin cinlerin /şeytanın fitnesine kapılmış dipnot 1 olduğunu!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki kelime meftun'dur. "Fitneye kapılmış" anlamındadır. Bilindiği gibi İblis cinlerdendir (Kehf 18/50). İnsanların ve cinlerin, başka kimseleri yoldan çıkarmaya çalışanlarına şeytan denir (Nas 114/5-6). Muhammed aleyhisselamın cinlerin etkisine girmekle itham edilmesi, şeytanın etkisine girdiğinin iddia edilmesidir. Şeytan insanı fitneye sokar (A'raf 7/27, Kalem 68/2).

    Ayet detayı — Kalem suresi, 6. ayet

  7. Kalem suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 7. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlih. vehüve a`lemü bilmühtedîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 7. ayet

Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi 8–16

  1. Kalem suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 8. ayet. فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    felâ tüṭi`i-lmükeẕẕibîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 8. ayet

  2. Kalem suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 9. ayet. وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

    veddû lev tüdhinü feyüdhinûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 9. ayet

  3. Kalem suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 10. ayet. وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ

    velâ tüṭi` külle ḥallâfim mehîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 10. ayet

  4. Kalem suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 11. ayet. هَمَّازٍ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍ

    hemmâzim meşşâim binemîm.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 11. ayet

  5. Kalem suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 12. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

    mennâ`il lilḫayri mü`tedin eŝîm.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 12. ayet

  6. Kalem suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 13. ayet. عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ

    `utüllim ba`de ẕâlike zenîm.

    Süleymaniye Vakfı

    saygısızlara, bütün bunlardan sonra kötülükle damgalananlara dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Zenim (زنيم)" kötülükle, cimrilikle ve seviyesizlikle damgalanan kişi (Lisan'ul-arab) anlamına gelir. Kelimenin kök anlamı bir şeyi bir şeye bağlamaktır (Mekayis'ul-luğa). Araplar, 'zenim' ifadesini veled-i zina anlamında da kullandıklarından, bazı meallerde bu anlam tercih edilmiştir. Ancak bir kimsenin gayrimeşru bir ilişkiden doğmuş olması kendi suçu ve tercihi olmadığından, Allah kimseyi bununla suçlamaz (Necm 53/38-41). Bu yüzden bu mealde, 'zenim' kelimesine "kötülükle damgalanan" anlamı verilmiştir.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 13. ayet

  7. Kalem suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 14. ayet. أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ

    en kâne ẕâ mâliv vebenîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 14. ayet

  8. Kalem suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 15. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Böyle birine ayetlerimiz bağlantılarıyla birlikte okununca, "Bunlar, öncekilerin yazıları! dipnot 1 " der.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir (En'am 6/25, Enfal 8/31, Nahl 16/24, Mü'minun 23/83, Furkan 25/5, Neml 27/68, Ahkaf 46/17, Mutaffifin 83/13).

    Ayet detayı — Kalem suresi, 15. ayet

  9. Kalem suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 16. ayet. سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ

    senesimühû `ale-lḫurṭûm.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 16. ayet

Bahçe sahipleri kıssası 17–33

  1. Kalem suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 17. ayet. إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ

    innâ belevnâhüm kemâ belevnâ aṣḥâbe-lcenneh. iẕ aḳsemû leyaṣrimünnehâ muṣbiḥîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şu bahçenin sahiplerini yıpratıcı bir imtihandan geçirdiğimiz gibi böylelerini de kesinlikle yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz dipnot 1 : Bir gün sahipleri, bahçedeki ürünleri sabahleyin mutlaka toplayacaklarına yemin etmişlerdi.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir kıssa için bkz: Kehf 18/32-44.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 17. ayet

  2. Kalem suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 18. ayet. وَلَا يَسْتَثْنُونَ

    velâ yesteŝnûn.

    Süleymaniye Vakfı

    (Muhtaçlara) hiçbir şey bırakmayacaklardı dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kalem 68/16 ayetinden, burada anlatılan olayın, Kur'an'ın indirilmesinden önce yaşandığı anlaşılmaktadır. Tevrat'ta, her hasatta geçerli olan şu kurallar yer alır: Tarlaların en kenar ve köşelerinin biçilmemesi, artakalan başakların toplanmaması, bağ bozumunda olgun olmayan üzümlerin devşirilmemesi, düşen üzümlerin toplanmaması, bütün bunların yoksullara ve yolculara bırakılması (
      Levililer 19:9-11 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 19:9

      “ ‹Ülkenizdeki ekinleri biçerken tarlanızı sınırlarına kadar biçmeyeceksiniz. Artakalan başakları toplamayacaksınız.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ). Demek ki bahçenin kenarlarında bir şey bırakmadan ürünün tamamını toplamak Kur'an'dan önceki şeriate göre suçtur. Bahçe sahipleri, bu emirlere karşı gelerek, başkaları için bahçede bırakmaları gereken kısmı da toplamaya yemin ettiklerinden, cezayı hak etmişlerdir.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 18. ayet

  3. Kalem suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 19. ayet. فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ

    feṭâfe `aleyhâ ṭâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu yüzden, onlar uykudayken dipnot 1 Rabbinden gelen bir hortum dipnot 2 bahçeyi sardı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen "taif (طَائِفٌ)" kelimesi, "bir şeyin etrafında dönen şey/kimse" demektir. Bahçeyi kökünden sökülmüş hale getirebilecek afet, ancak güçlü bir rüzgar olabilir. Kendi ekseni etrafında dönen iki tür rüzgar fırtınası vardır. Biri tayfun, diğeri hortumdur. Kendi etrafında dönerek ilerleyen bir bulutla başlayan ve yerle temas ettiğinde de daireler halinde küçük bir alanda dolaşmaya devam eden, huni şeklini almış güçlü hava sütununa hortum denir. Hortumun etki alanı küçük olmasına rağmen şiddeti büyüktür ve her yerde görülebilir. Buna karşılık tayfunlar, çok büyük bir alanı kaplayan, dünyanın dönüş yönüne zıt bir şekilde doğudan batıya doğru kendi ekseni etrafında dönen, sadece tropik enlemlerde ve okyanusların sıcak suları üzerinde hareket eden dev rüzgar fırtınalarıdır. Bu ayette sözü edilen afet sadece belli bir bölgede güçlü bir etki oluşturduğu için, burada geçen 'taif' kavramına 'hortum" anlamı verilmiştir.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 19. ayet

  4. Kalem suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 20. ayet. فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ

    feaṣbeḥat keṣṣarîm.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 20. ayet

  5. Kalem suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 21. ayet. فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ

    fetenâdev muṣbiḥîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 21. ayet

  6. Kalem suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 22. ayet. أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ

    eni-gdû `alâ ḥarŝiküm in küntüm ṣârimîn.

    Süleymaniye Vakfı

    "Eğer toplayacaksanız ürünlerinizin başına erkenden varın!"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 22. ayet

  7. Kalem suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 23. ayet. فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ

    fenṭaleḳû vehüm yeteḫâfetûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Hemen yola çıktılar, aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 23. ayet

  8. Kalem suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 24. ayet. أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ

    el lâ yedḫulennehe-lyevme `aleyküm miskîn.

    Süleymaniye Vakfı

    "Bugün herhangi bir miskin /çaresiz, kesinlikle orada yanınıza sokulmamalı dipnot 1 !"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da hasad günü, ürünün hakkının yani sadaka ve zekatının verilmesi istenmekte, sail (isteyen) ve mahrum (isteyemeyen) kimselerin insanların mallarında bilinen bir hakkı olduğu bildirilerek akraba, miskin ve yolcuya hakkının verilmesi emredilmektedir (En'am 6/141, İsra 17/26, Rum 30/38, Zariyat 51/19, Mearic 70/24, Maun 107/3).

    Ayet detayı — Kalem suresi, 24. ayet

  9. Kalem suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 25. ayet. وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍ قَٰدِرِينَ

    vegadev `alâ ḥardin ḳâdirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    (Çaresizleri) mahrum bırakmak amacıyla planladıkları şekilde erkenden gittiler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 25. ayet

  10. Kalem suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 26. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ

    felemmâ raevhâ ḳâlû innâ leḍâllûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bahçeyi görünce şöyle dediler: "Biz, kesinlikle yolumuzu şaşırdık!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 26. ayet

  11. Kalem suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 27. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 27. ayet

  12. Kalem suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 28. ayet. قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

    ḳâle evseṭuhüm elem eḳul leküm levlâ tüsebbiḥûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onların orta yolda olanı şöyle dedi: "Size, 'Keşke (Allah'ın emrine) boyun eğseniz dipnot 1 !' dememiş miydim?"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tesbih, Allah'a kulluk konusunda hızlı hareket etmek, Allah'ı tenzih ve ona uygun olmayan şeyleri ondan uzak bilmek demektir (Müfredat). Bu nedenle metindeki tesbih etme fiiline "Allah'ın emrine boyun eğmek" anlamı verilmiştir.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 28. ayet

  13. Kalem suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    ḳâlû sübḥâne rabbinâ innâ künnâ żâlimîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şöyle dediler: "Rabbimize boyun eğeriz! Biz gerçekten yanlış yapan kimselermişiz!"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 29. ayet

  14. Kalem suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 30. ayet. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَٰوَمُونَ

    feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetelâvemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra da kendi kendilerini kınar bir halde birbirlerine döndüler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 30. ayet

  15. Kalem suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 31. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ

    ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ ṭâgîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şöyle dediler: "Yazık bize! Biz gerçekten taşkınlık eden kimselermişiz!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 31. ayet

  16. Kalem suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 32. ayet. عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ

    `asâ rabbünâ ey yübdilenâ ḫayram minhâ innâ ilâ rabbinâ râgibûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 32. ayet

  17. Kalem suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 33. ayet. كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    keẕâlike-l`aẕâb. vele`aẕâbü-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 33. ayet

Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" 34–41

  1. Kalem suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 34. ayet. إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    inne lilmütteḳîne `inde rabbihim cennâti-nne`îm.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 34. ayet

  2. Kalem suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 35. ayet. أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ

    efenec`alü-lmüslimîne kelmücrimîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 35. ayet

  3. Kalem suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 36. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Süleymaniye Vakfı

    (Ey suçlular!) Size ne oluyor, nasıl karar veriyorsunuz?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 36. ayet

  4. Kalem suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 37. ayet. أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ

    em leküm kitâbün fîhi tedrusûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 37. ayet

  5. Kalem suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 38. ayet. إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ

    inne leküm fîhi lemâ teḫayyerûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onda: "Tercih ettiğiniz her şey, kesinlikle sizindir!" diye bir şey mi var?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 38. ayet

  6. Kalem suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 39. ayet. أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ

    em leküm eymânün `aleynâ bâligatün ilâ yevmi-lḳiyâmeti inne leküm lemâ taḥkümûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa "Kesinlikle her konuda karar verme hakkınız var" diye sizin lehinize ettiğimiz, kıyamet gününe kadar geçerli yeminlerimiz mi var?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 39. ayet

  7. Kalem suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 40. ayet. سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ

    selhüm eyyühüm biẕâlike za`îm.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara sor bakalım, hangisi buna kefilmiş!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 40. ayet

  8. Kalem suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 41. ayet. أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

    em lehüm şürakâ'. felye'tû bişürakâihim in kânû ṣâdiḳîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 41. ayet

Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet 42–47

  1. Kalem suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 42. ayet. يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ

    yevme yükşefü `an sâḳiv veyüd`avne ile-ssücûdi felâ yesteṭî`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    O gün dizlerinin bağı çözülecek! Secdeye (kapanmaya) çağrılacaklar ama güçleri yetmeyecek dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünyada iken secde etmeyen bu kimseler, ahirette isteseler de secde edemeyecek ve bu şekilde manevi bir azap yaşayacaklar.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 42. ayet

  2. Kalem suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 43. ayet. خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ

    ḫâşi`aten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. veḳad kânû yüd`avne ile-ssücûdi vehüm sâlimûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 43. ayet

  3. Kalem suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 44. ayet. فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ

    feẕernî vemey yükeẕẕibü bihâẕe-lḥadîŝ. senestedricühüm min ḥayŝü lâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 44. ayet

  4. Kalem suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 45. ayet. وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ

    veümlî lehüm. inne keydî metîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 45. ayet

  5. Kalem suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 46. ayet. أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

    em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 46. ayet

  6. Kalem suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 47. ayet. أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

    em `indehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 47. ayet

Sabret, balık sahibi gibi olma 48–52

  1. Kalem suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 48. ayet. فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌ

    faṣbir liḥukmi rabbike velâ tekün keṣâḥibi-lḥût. iẕ nâdâ vehüve mekżûm.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 48. ayet

  2. Kalem suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 49. ayet. لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

    levlâ en tedârakehû ni`metüm mir rabbihî lenübiẕe bil`arâi vehüve meẕmûm.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer Rabbinden bir nimet onun imdadına yetişmeseydi yerilmiş bir halde çıplak bir alana atılacaktı dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yunus (a.s.) görev yerini, izinsiz olarak terk edip dolu bir gemiye binmişti. Birini gemiden atmak için kura çekildi. Kura kendisine çıkınca denize atıldı ve bir balık onu yuttu. O, bu sırada balığın karnında olduğu halde kendisinin karanlıklar içinde kaldığını sanmış, pişmanlık içinde tövbe etmişti. Bu onun için bir nimetti; çünkü balığın yuttuğunu fark etseydi ölmek üzere olduğunu anlayacağı için tövbesi kabul edilmezdi (Nisa 4/17-18, Enbiya 21/87-88, Saffat 37/139-148).

    Ayet detayı — Kalem suresi, 49. ayet

  3. Kalem suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 50. ayet. فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    fectebâhü rabbühû fece`alehû mine-ṣṣâliḥîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 50. ayet

  4. Kalem suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 51. ayet. وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ

    veiy yekâdü-lleẕîne keferû leyüzliḳûneke biebṣârihim lemmâ semi`ü-ẕẕikra veyeḳûlûne innehû lemecnûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler, bu zikri dipnot 1 /Kur'an'ı işittiklerinde neredeyse bakışlarıyla seni öldürecek gibi olurlar ve şöyle derler: "O, kesinlikle cinlerin etkisinde dipnot 2 !"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Zikretmek, o bilgiyi dikkate alıp kullanmaktır. Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209, Haşr 59/19)
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Kalem suresi, 51. ayet

  5. Kalem suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 52. ayet. وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ

    vemâ hüve illâ ẕikrul lil`âlemîn.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 52. ayet