Bakara suresi

Bakara suresi, 12. ayet

Bakara suresi, 12. ayet. أَلَآ إِنَّهُمْ هُمُ ٱلْمُفْسِدُونَ وَلَٰكِن لَّا يَشْعُرُونَ

elâ innehüm hümü-lmüfsidûne velâkil lâ yeş`urûn.

Diyanet İşleri

İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 9–15 · surenin 12. ayeti / 286

Konu Münafıklar ve iki benzetme Bakara 8–20 3

  1. Bakara 9

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  2. Bakara 10

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.

  3. Bakara 11

    Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

  4. 12

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  5. Bakara 13

    Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

  6. Bakara 14

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.

  7. Bakara 15

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. “İyi bilin ki onlar fesatçıların tâ kendileridirler.” Çünkü Allah’ın âyetlerini inkar edip Allah yolundan alıkoyan, Allah’ı ve O’nun dostlarını aldatmaya çalışan, Allah ve Rasûlü’ne karşı savaş açanları dost bilen ve bütün bunlarla birlikte bu işin ıslah/düzelticilik olduğuna dair asılsız iddialarda bulunan bir kimseden daha büyük bir fesatçı bulunamaz. Bu fesadın ötesinde fesat olabilir mi? [“Ancak farkında değillerdir.”] Fakat onlar -kendileri aleyhinde delil olacak bir bilgiye sahip olmuş olsalar da- kendilerine fayda sağlayacak bir bilgiye sahip değildirler. Yeryüzünde günahlar işlemek fesat çıkarmaktır, çünkü bu, yeryüzünde bulunan bitki, meyve, ağaç ve birçok mahsullerin fesadının/bozulmasının sebebidir. Zira bunlar yeryüzünde işlenen masiyetler sebebi ile görülen çeşitli âfetlerle ortaya çıkar. Diğer taraftan yeryüzünün ıslahı/düzelmesi de Allah’a itaat ve O’na iman etmek ile sağlanır. Çünkü Allah insanları bunun için yaratmış, bunun için yeryüzünde yerleştirmiş ve onlara rızıklar ihsan etmiştir. Tâ ki onlardan istifade ederek Allah’a ibadet ve itaat etsinler. İşte bunun zıddı yapılacak olursa, orada fesat çıkartılmış ve yeryüzü yaratılış maksadından uzaklaştırılarak tahrip edilmiş olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hakikatte onlar bozgunculardır. Ancak onlar bunu hissetmezler. Amellerinin bozgunculuğun ta kendisi olduğunu da hissetmezler.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَآ ela İyi bilin ki
  2. إِنَّهُمْ innehum muhakkak
  3. هُمُ humu onlar
  4. ٱلْمُفْسِدُونَ l-mufsidune bozgunculardır kök: فسد
  5. وَلَـٰكِن velakin fakat
  6. لَّا la değildir
  7. يَشْعُرُونَ yeş'urune anlayanlardan kök: شعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

48 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dikkat edin! Onlar bozguncuların ta kendileridir fakat farkına varmazlar.

Mustafa İslamoğlu

Aman dikkat, kesinlikle onlar fesatçıların ta kendileridirler, ama bunun farkında dahi değiller.

Muhammed Esed

Gerçekte onlar yozlaşmaya ve çürümeye yol açan kimselerdir, ama bunu (kendileri de) idrak etmezler.

Ahmed Hulusi

Biline ki, kesinlikle onlar ifsat edenlerdir (olayı olması gerekenden saptıranlar); ne var ki bunun şuurunda değillerdir.

Ali Bulaç

Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler.

Ali Özek ve heyeti

Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.

Ali Rıza Safa

İyi bilin ki, gerçek bozguncular onlardır; fakat ayırdında değiller.

Bayraktar Bayraklı

Onların bozguncu olduklarını iyi bilin. Lakin onlar bunun farkında değillerdir.

Edip Yüksel

Oysa onlardır asıl bozguncu; farkında bile değiller.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Oysa onlardır asıl bozguncu; farkında bile değiller.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ha! Doğrusu bunlar ortalığı karıştıranlardır. Fakat şuurları olmadığından farkında değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ha! Doğrusu bunlar ortalığı ifsat edenlerdir bunlar lakin şuurları yok farkında değillerdir

Erhan Aktaş

İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat bunun ayırdında değiller.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat bunun ayırdında değiller.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat bunun ayırdında değiller.

Gültekin Onan

Oysa asıl bozguncular / fesad çıkarıcılar onlardır; bilincinde (şuurunda) bile değiller.

Hasan Basri Çantay

Gözünü aç, onlar muhakkak ki fesadcıların ta kendileridir. Fakat şuurlarını işletmezler.

İbni Kesir

Bilesin ki onlar, fesadçıların ta kendileridir de bunun farında değiller.

Mehmet Alagaş

(8-20) İnsanlardan Allah’a ve diğer güne / ahiret gününe inanıyoruz diyenler var, onlar iman etmiş değillerdir, Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya / kandırmaya çalışırlar oysa onlar ancak kendilerini aldatıyorlar ve bilincinde değiller / şuurunda değiller, k alplerinde hastalık vardır, Allah’ta hastalıklarını / marazlarını artırmıştır. Onlara, yalanlıyor olmalarından dolayı acıtıcı /elemli bir azap vardır , onlara, arzda bozgun / fesat çıkarmayın denildiğinde derler ki biz ıslah edicileriz , hayır onlar kesinlikle ve kesinlikle bozguncudurlar ve fakat bilincinde değillerdir , onlara insanların iman ettiği gibi siz de iman edin denildiğinde akılsızların / sefihlerin imanı gibi mi iman edeceğiz derler , hayır asıl onlar akılsızdırlar/sefihtirler ve fakat bilmiyorlar , iman edenlerle buluştuklarında iman ettik derler, şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise biz sizle beraberiz biz onlarla alay ediyoruz derler, Allah’ ta onlarla alay eder ve taşkınlıkları içerisinde bocalasınlar diye de onlara süre tanır, (Münafığın bu şekil imanı onu ölünceye kadar emniyette tutar, öldükten sonrası felaket.) Sapıklığı, yola girmiş olmaya tercih edip satın alanlar, ticaretlerinde kâr edemediler onlar yolu da bulamadılar, onların misali, ateş yakan birisine benzer, yakılan ateş etrafını ışıklandırınca, Allah’ın onların ışığını gidermesi ile onları karanlıkta bırakması ve onların artık görememesi gibidir, sağırdırlar dilsizdirler, kördürler, onlar gerisin geri dönemezler (karanlıktaki halleri budur) yahut o kişi, gökten boşalan, içinde karanlığın, gök gürültüsünün ve şimşeğin olduğu yağışa tutulan birileri gibidir, yıldırımdan dolayı ölüm korkusu ile parmaklarını kulaklarına tıkarlar, Allah, kafirleri kuşatmıştır, şimşek çakar gözleri kamaşır , her bir aydınlanmasında o yağmurda ancak yürüyebilirler, karanlıktayken / şimşek çakmazken de ayakta kalakalırlar, eğer Allah dileseydi işitmelerini de görmelerini de giderirdi (ne şimşek görürlerdi ne gök gürültüsü duyarlardı) Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

Süleyman Ateş

İyi bilin ki, onlar bozgunculardır; fakat anlamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dikkat edin, düzeni bozanlar onlardır ama farkında olmazlar.

Şaban Britch

İyi bilin ki asıl bozguncular kendileridir, fakat farkında değillerdir.

Şaban Piriş

İyi bilin ki asıl bozguncular kendileridir, fakat farkında değillerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Dikkat edin, gerçekte onlar, bozgun getirenlerin ta kendileridir de bunun bilincinde olmuyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, the reform they claim is nothing but a euphemism for ruin, they are composed more of mischief than ill-will, but they fail to perceive,

Abdul Haleem

but really they are causing corruption, though they do not realize it.

Abdullah Yusuf Ali

Of a surety, they are the ones who make mischief, but they realise (it) not.

Abul A'la Maududi

They are the mischief makers, but they do not realize it.

Aisha Bewley

No indeed! They are the corrupters, but they are not aware of it.

Al-Hilali & Khan

Verily! They are the ones who make mischief, but they perceive not.

Ali Quli Qarai

Look! They are themselves the agents of corruption, but they are not aware.

Amatul Rahman Omar

Beware! they alone are the peace breakers, but they do not perceive (its evil consequences).

Arthur John Arberry

Truly, they are the workers of corruption but they are not aware.

Bijan Moeinian

The fact of the matter is: they are corrupt, but they do not realize it.

E. Henry Palmer

Are not they the evildoers? and yet they do not perceive.

Edip-Layth

No, they are the evildoers, but they do not perceive.

George Sale

Are not they themselves corrupt doers? But they are not sensible thereof.

Hamid S. Aziz

Are not they the evildoers? And yet they do not perceive!

Mahmoud Ghali

Verily, they, (only) they, are surely the corruptors, but they are not aware.

Marmaduke Pickthall

Are not they indeed the mischief-makers? But they perceive not.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.

Muhammad Asad

Oh, verily, it is they, they who are spreading corruption but they perceive it not?

Mustafa Khattab

Indeed, it is they who are the corruptors, but they fail to perceive it.

Progressive Muslims

No, they are the evildoers, but they do not perceive.

Rashad Khalifa

In fact, they are evildoers, but they do not perceive.

Sahih International

Unquestionably, it is they who are the corrupters, but they perceive [it] not.

Sam Gerrans

In truth, it is they who are the workers of corruption; but they perceive not.

Shabbir Ahmed

Oh, verily, they are indeed corruptors, but they perceive it not.

Syed Vickar Ahamed

Surely, they are the ones who make mischief, but they do not realize it.

Taqi Usmani

Beware, it is, in fact, they who spread disorder, but they do not appreciate.

The Monotheist Group

No, they are the corruptors, but they do not perceive.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩