Bakara suresi

Bakara suresi, 262. ayet

Bakara suresi, 262. ayet. ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَآ أَنفَقُوا۟ مَنًّا وَلَآ أَذًى لَّهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

elleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm fî sebîli-llâhi ŝümme lâ yütbi`ûne mâ enfeḳû mennev velâ eẕel lehüm ecruhüm `inde rabbihim. velâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Diyanet İşleri

Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 259–265 · surenin 262. ayeti / 286

Konu İnfakın örnekleri ve âdâbı Bakara 261–274 3

  1. Bakara 259

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

  2. Bakara 260

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."

  3. Bakara 261

    Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  4. 262

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

  5. Bakara 263

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

  6. Bakara 264

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

  7. Bakara 265

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

262. Daha sonra Yüce Allah, bir başka mükâfaat daha söz konusu etmiştir ki o, şartlarını eksiksiz taşıyan ve olmaması gereken nitelikleri de bulunmayan bir halde kendi yolunda mallarını infak edenler için. Onlar, infaklarının akabinde bu iyiliklerini infak ettikleri kimselerin başına kakmayan, iyiliklerini sayıp dökmeyen ve onlara sözlü ya da fiili hiçbir eziyet vermeyen kimselerdir. İşte böylelerinin “Rab’leri yanında” O’nun bu husustaki bilgisine göre, nafakalarına, nafakalarının faydasına göre “mükâfaatları vardır.” Bu, O’nun lütfundandır, yoksa onların sadakaları bu seviyeye ulaşamaz.

“Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.” Yüce Allah üzülmeyeceklerini belirterek geçmişte hoşlarına gitmeyecek şeyleri ortadan kaldıracağını, korku olmayacağını belirterek de gelecekte korkmayacaklarını belirtmektedir. Böylelikle onlar sevdiklerini elde etmiş, hoşlanmadıklarından da uzaklaşmış olurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Mallarını Allah'a itaat etme ve O'nun rızasını kazanmak uğrunda harcayıp, bu çabalarından sonra yaptıklarının sevabını boşa çıkaracak, başa kakma ve minnet altında bırakma gibi davranışlarda bulunmayanların mükâfatları Rableri katındadır. Karşılaşacakları şeyler hususunda da onlara bir korku yoktur. Onlar elde ettikleri yüce nimetlerden dolayı geçmişte olanlara üzülmeyeceklerdir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  2. يُنفِقُونَ yunfikune infak eden kök: نفق
  3. أَمْوَٰلَهُمْ emvalehum mallarını kök: مول
  4. فِى fi
  5. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  6. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  7. ثُمَّ summe sonra
  8. لَا la
  9. يُتْبِعُونَ yutbiune ardından kök: تبع
  10. مَآ ma şeyleri
  11. أَنفَقُوا۟ enfeku verdikleri kök: نفق
  12. مَنًّۭا mennen başa kakmayan kök: منن
  13. وَلَآ ve la
  14. أَذًۭى ۙ ezen ve eziyet etmeyenlerin kök: اذي
  15. لَّهُمْ lehum vardır
  16. أَجْرُهُمْ ecruhum ödülleri kök: اجر
  17. عِندَ inde katında kök: عند
  18. رَبِّهِمْ rabbihim Rableri kök: ربب
  19. وَلَا ve la yoktur
  20. خَوْفٌ havfun korku kök: خوف
  21. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  22. وَلَا ve la
  23. هُمْ hum ve onlar
  24. يَحْزَنُونَ yehzenune üzülmeyeceklerdir kök: حزن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)

    Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun…

  • Aynı kök: اذي (24 geçiş) · Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükafatları…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Allah'a ve Resulüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda)…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Ey iman edenler! Mü'min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Mallarını Allah yolunda infak edip (verip) arkasından başa kakmayan, (fakirleri) incitmeyenler var ya onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de.

Mustafa İslamoğlu

Mallarını Allah yolunda infak edip de, sonra infak ettiklerini başa kakıp gönül incitmeye kalkışmayanlar, ödüllerini yalnızca Rableri katında bulacaklardır. Artık onlar gelecekten endişe duymayacaklar, geçmişten dolayı mahzun olmayacaklar.

Muhammed Esed

Allah yolunda mallarını harcayan ve sonra iyiliklerini başa kakıp (muhtaç kişinin duygularını) inciterek (bu) harcamalarının değerini düşürmeyenler mükafatlarını Rableri katında bulacaklar; onlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü.

Ahmed Hulusi

Mallarını Allah'a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayan, sonrasında da bu yaptıklarına başa kakma ya da eziyet gibi davranışlar eklemeyenlerin, Rableri indinde (nefslerinin hakikatini meydana getiren Esma bileşimlerinden kaynaklanan) özel ecirleri vardır. Onlara korkacakları bir şey yoktur, hüzün duyacakları bir şey de!

Ali Bulaç

Mallarını Allah yolunda infak edenler, sonra infak ettikleri şeyin peşinden başa kakmayan ve eziyet vermeyenlerin ecirleri Rableri katındadır, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında (has) mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın yolunda yardımlaşmak amacıyla mallarını paylaşan ve verdikleri şeyin arkasından başa kakmayan ve incitmeyenlerin ödülleri, Efendilerinin katındadır. Üstelik onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler.

Bayraktar Bayraklı

Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Rabbleri katında has ödülleri vardır. Onlara hiç korku olmadığı gibi, onlar üzülmeyeceklerdir de.

Edip Yüksel

Paralarını ALLAH yolunda harcadıktan sonra iyiliklerini başa kakıp eziyet etmeyenler için Efendi'leri katında ödülleri vardır. Onlara korku ve üzüntü yok.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Paralarını ALLAH yolunda harcadıktan sonra iyiliklerini başa kakıp eziyet etmeyenler için Rab'leri katında ödülleri vardır. Onlara korku ve üzüntü yok.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mallarını Allah yolunda harcayan sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayan ve gönül incitmeyen kimselerin Rableri katında mükafatları vardır. Onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fisebilillah mallarını infak eden, sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı gönül incitmeyi reva görmeyen kimseler, rabları indinde onların ecirleri vardır, onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun olmıyacaklardır.

Erhan Aktaş

Mallarını Allah yolunda infak dipnot 1 edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak dipnot 2 yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım etmek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Minnet altında bırakmayarak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mallarını Allah yolunda infak dipnot 1 edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak dipnot 2 yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım etmek.
  2. metne dön, dipnot 2
    Minnet altında bırakmayarak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mallarını Allah yolunda infak dipnot 1 edip de, ardından yaptığı iyiliği başa kakarak, yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolunda ve ihtiyaç sahipleri için harcayan.

Gültekin Onan

Mallarını Tanrı yolunda infak edenler, sonra infak ettikleri şeyin peşinden başa kakmayan ve eziyet vermeyenlerin ecirleri rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Mallarını (Allah yolunda) harcayıb da sonra o harcadıklarının arkasından bir başa kakış ve bir eziyyet takıb katmayanlar (yok mu?) Onların Rableri yanında mükafatları vardır. Onlara hiç bir korku yokdur, mahzun da olacak değillerdir onlar.

İbni Kesir

Mallarını Allah yolunda infak edip de, sonra infak ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin mükafaatı, Rabbları katındadır. Onlara korku yoktur. Ve mahzun da olacak değillerdir.

Mehmet Alagaş

(262-264) Mallarını Allah yolunda harcayanların misali, bir hububat tanesine benzer. O yedi başak sürgünlemiştir / bitirmiştir. Her bir başakta /sümbülde de yüz hububat danesi vardır. Allah istediği kimseye daha da artırır, Allah kapsayıcıdır / geniştir bilendir. Mallarını Allah yolunda harcayanlar, sonra da infak ettikleri hakkında başa kakma veya eziyet yapmayanlar işte onların ücretleri / ecirleri rableri yanındadır, onlara korku yoktur, onlara üzüntü de yoktur. Toplumda iyi bilinen bir söz / maruf bir söz ve bağışlamak , takibinde eziyet olan bir sadakadan hayırlıdır , Allah zengindir ve yumuşak davranandır / nazik davranandır. Ey iman edenler, sadakalarınızı başa ka karak ve eziyet haline getirerek, insanlara gösteriş için sadaka verenler gibi ve de Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyenler gibi geçersiz hale getirmeyin. (“O kadar iyilik yaptık sana” deme eziyeti) Onun misali şuna, kaya üzerindeki toprağa benzer ki yağmur isabet ettiğinde onu terk eder, topraksız / yalçın olarak kalır , kazandıkları şeylerin hiçbirine güç yetiremezler. (Ellerinden, sulu toprak gibi akar gider) Allah kafir kavmi yola iletmez / onlara kılavuzluk etmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mallarını Allah yolunda infak edip sonra infak ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleyman Ateş

Mallarını Allah yolunda verip de sonra verdiklerinin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin, Rableri katında ödülleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da yaptıkları iyiliği başa kakmayan ve incitmeyenler dipnot 1 var ya onlara Rableri katında ödül vardır. Onların üzerinde ne bir korku olur ne de üzülürler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mallarını Allah yolunda harcayan sonra da yaptıkları iyiliği başa kakmayan ve incitmeyenler var ya, onlara Rableri (Sahipleri) katında ödül vardır. Onlar ne bir korku duyar ne de üzülürler.

Şaban Britch

Mallarını Allah yolunda harcama yapıp, sonra da verdiklerinin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin, Rab’leri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Şaban Piriş

Mallarını Allah yolunda harcama yapıp, sonra da verdiklerinin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Mallarını Allah yolunda harcayıp sonra bu harcadıklarına bir eziyet ve başa kakma eklemeyenlerin, Rableri katında kendilerine has ödülleri vardır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who spend of their wealth in divine service and do not later remind the recipient reproachfully of past favours contributing to his mental anguish shall receive their reward in heaven, they shall have no basis for alarm nor shall fear or dread fall upon them nor shall they grieve.

Abdul Haleem

Those who spend their wealth in God’s cause, and do not follow their spending with reminders of their benevolence or hurtful words, will have their rewards with their Lord: no fear for them, nor will they grieve.

Abdullah Yusuf Ali

Those who spend their substance in the cause of Allah, and follow not up their gifts with reminders of their generosity or with injury,-for them their reward is with their Lord: on them shall be no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi

Those who spend their wealth in the Way of Allah and do not follow up their spending by stressing their benevolence and causing hurt, will find their reward secure with their Lord. They have no cause for fear and grief. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They need not fear that they will not be amply rewarded or that they will have any reason to feel remorse for spending in the way of God.

Aisha Bewley

Those who spend their wealth in the Way of Allah, and then do not follow what they have spent by demands for gratitude or insulting words will have their reward with their Lord. They will feel no fear and will know no sorrow.

Al-Hilali & Khan

Those who spend their wealth in the Cause of Allâh, and do not follow up their gifts with reminders of their generosity or with injury, their reward is with their Lord. On them shall be no fear, nor shall they grieve.

Ali Quli Qarai

Those who spend their wealth in the way of Allah and then do not follow up what they have spent with reproaches and affronts, they shall have their reward near their Lord, and they will have no fear, nor will they grieve.

Amatul Rahman Omar

Those who spend their wealth in the cause of Allâh, then follow not up what they have spent with a show of obligation, nor (with) injury, they shall have their reward with their Lord. They shall have no cause of fear, nor shall they ever grieve.

Arthur John Arberry

Those who expend their wealth in the way of God then follow not up what they have expended with reproach and injury, their wage is with their Lord, and no fear shall be on them, neither shall they sorrow.

Bijan Moeinian

Those who sincerely spend their money in the cause of God, and do not make a big deal of it, will be generously rewarded by their Lord; they will not be sorry nor will they grieve

E. Henry Palmer

Those who expend their wealth in God's way, then do not follow up what they expend by taunting with it and by annoyance, these have their hire with their Lord, and no fear is on them, neither shall they grieve.

Edip-Layth

Those who spend their money in the cause of God, then do not follow what they have spent with either insult or harm; they will have their reward with their Lord, they have nothing to fear nor will they grieve.

George Sale

They who lay out their substance for the religion of God, and afterwards follow not what they have so laid out by reproaches or mischief, they shall have their reward with their Lord; upon them shall no fear come, neither shall they be grieved.

Hamid S. Aziz

Those who expend their wealth in Allah's way, then do not follow it up by taunting and by annoyance, these have their reward with their Lord, and no fear is on them, neither shall they grieve.

Mahmoud Ghali

(The ones) who expend their riches in the way of Allah (and) thereafter do not follow up whatever they have expended with reproach or hurt, have their reward in the Providence of their Lord, and no fear will be upon them, neither will they grieve.

Marmaduke Pickthall

Those who spend their wealth for the cause of Allah and afterward make not reproach and injury to follow that which they have spent; their reward is with their Lord, and there shall no fear come upon them, neither shall they grieve.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who spend in the way of God, and having spent do not boast or give pain (by word or deed), will get their reward from their Lord, and will neither have fear nor regret.

Muhammad Asad

They who spend their possessions for the sake of God and do not thereafter mar their spending by stressing their own benevolence and hurting [the feelings of the needy] shall have their reward with 'their Sustainer, and no fear need they have, and neither shall they grieve.

Mustafa Khattab

Those who spend their wealth in the cause of Allah and do not follow their charity with reminders of their generosity or hurtful words—they will get their reward from their Lord, and there will be no fear for them, nor will they grieve.

Progressive Muslims

Those who spend their money in the cause of God, then they do not follow what they have spent with either insult or harm; they will have their reward with their Lord, there is no fear over them nor will they grieve.

Rashad Khalifa

Those who spend their money in the cause of GOD, then do not follow their charity with insult or harm, will receive their recompense from their Lord; they have nothing to fear, nor will they grieve.

Sahih International

Those who spend their wealth in the way of Allah and then do not follow up what they have spent with reminders [of it] or [other] injury will have their reward with their Lord, and there will be no fear concerning them, nor will they grieve.

Sam Gerrans

Those who spend their wealth in the cause of God, then follow not what they have spent with condescension or hindrance, they have their reward with their Lord; and no fear will be upon them, nor will they grieve.

Shabbir Ahmed

Those who spend their wealth in the Cause of Allah, must remember that they have not obliged any persons. Therefore they do not afflict them with reminders of their generosity ((17:26), (30:38)). Their reward is with their Lord. (The society will return their generosity in this life as well). There will be no fear for them from without, nor grief will touch them from within.

Syed Vickar Ahamed

Those who spend what they own in the cause of Allah, and do not follow up their gifts with reminders of their generosity, or with injury— For those their reward is with their Lord: On them shall be no fear, and they shall not be in grieve.

Taqi Usmani

Those who spend their wealth in the way of Allah, then do not make their spending followed by boasting about favour, or with causing hurt,- they have their reward with their Lord and there is no fear for them nor shall they grieve.

The Monotheist Group

Those who spend their money in the cause of God, then they do not follow what they have spent with either insult or harm; they will have their recompense with their Lord, there is no fear over them nor will they grieve.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 262. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 262. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 262. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩