Bakara suresi

Bakara suresi, 261. ayet

Bakara suresi, 261. ayet. مَّثَلُ ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ أَنۢبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِى كُلِّ سُنۢبُلَةٍ مِّا۟ئَةُ حَبَّةٍ وَٱللَّهُ يُضَٰعِفُ لِمَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

meŝelü-lleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm fî sebîli-llâhi kemeŝeli ḥabbetin embetet seb`a senâbile fî külli sümbületim mietü ḥabbeh. vellâhü yüḍâ`ifü limey yeşâ'. vellâhü vâsi`un `alîm.

Diyanet İşleri

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 258–264 · surenin 261. ayeti / 286

Konu İnfakın örnekleri ve âdâbı Bakara 261–274 3

  1. Bakara 258

    Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim diriltir, öldürür." demiş; o da, "Ben de diriltir, öldürürüm" demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, "Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir" deyince, kafir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

  2. Bakara 259

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

  3. Bakara 260

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."

  4. 261

    Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  5. Bakara 262

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

  6. Bakara 263

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

  7. Bakara 264

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

261. “Mallarını Allah yolunda infak edenlerin durumu…” Bu buyruk Yüce Allah’ın kullarına, mallarını kendi yolunda infak etmelerine dair yaptığı büyük bir teşviktir. O’nun yolu ise O’na ulaştıran yoldur. Bir kimsenin faydalı ilimlerin ilerlemesi için, Allah yolunda cihada hazırlık için, mücahitlerin techiz edilmeleri için ve müslümanlara fayda sağlayacak bütün hayır alanlarında malını infak etmesi bunun kapsamına girmektedir.

Bundan hemen sonra ise ihtiyaç sahiplerine, fakir ve yoksullara infak gelir. Bazan her iki husus bir arada olabilir. O takdirde yapılan bu infakta bir taraftan ihtiyaçlar giderilmekte iken, diğer taraftan hayır ve itaatlere yardımcı olunabilir. Bu şekilde infaklar yedi yüz katına ve bundan da fazlasına kadar kat kat mükâfaatlandırılır. İşte bundan dolayı: “Allah dilediğine kat kat verir.” buyrulmaktadır. Bu da infak edenin kalbindeki iman, eksiksiz ihlâs ve infakının getirdiği sonuçlara ve faydalara göredir. Zira bazı hayır yollarına infakta zincirleme giden faydalar ve pek çok maslahatlar söz konusu olabilir. Bundan dolayı mükâfaat da amelin türündendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Mallarını Allah yolunda harcayan müminlerin örneği, bir çiftçinin verimli bir araziye ektiği yedi başak bitiren bir tane gibidir. Her başakta yüz tane vardır. Allah kullarından dilediğine sevaplarını kat kat, hesapsızca ve bol olarak verir. Allah, ihsanı bol olan ve çokça sevap almayı hak eden kullarını hakkıyla bilendir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَّثَلُ meselu durumu kök: مثل
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  3. يُنفِقُونَ yunfikune infak edenler(in) kök: نفق
  4. أَمْوَٰلَهُمْ emvalehum mallarını kök: مول
  5. فِى fi
  6. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  7. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  8. كَمَثَلِ kemeseli durumu gibidir kök: مثل
  9. حَبَّةٍ habbetin bir tohumun kök: حبب
  10. أَنۢبَتَتْ enbetet veren kök: نبت
  11. سَبْعَ seb'a yedi kök: سبع
  12. سَنَابِلَ senabile başak kök: سنبل
  13. فِى fi
  14. كُلِّ kulli her kök: كلل
  15. سُنۢبُلَةٍۢ sunbuletin başağında kök: سنبل
  16. مِّا۟ئَةُ miaetu yüz kök: ماي
  17. حَبَّةٍۢ ۗ habbetin tohum kök: حبب
  18. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  19. يُضَـٰعِفُ yudaifu kat kat verir kök: ضعف
  20. لِمَن limen kimseye
  21. يَشَآءُ ۗ yeşa'u dilediği kök: شيا
  22. وَٱللَّهُ vallahu Allah(ın) kök: اله
  23. وَٰسِعٌ vasiun (lutfu) geniştir kök: وسع
  24. عَلِيمٌ alimun (O) bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

  • Aynı kök: سنبل (5 geçiş) · Aynı kök: سبع (28 geçiş)

    Kral, "Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer…

  • Aynı kök: سنبل (5 geçiş) · Aynı kök: سبع (28 geçiş)

    (Zindana varınca), "Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında…

  • Aynı kök: سنبل (5 geçiş) · Aynı kök: سبع (28 geçiş)

    Yusuf dedi ki: "Yedi yıl adetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın."

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin (verenlerin) örneği, yedi başak bitiren bir tohum tanesi gibidir ki her başakta yüz tane (ürün) vardır. Allah dilediğine (layık olana) kat kat (fazlasını) verir. dipnot 1 Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah surenin başından itibaren çeşitli ayetlerde infaktan söz ederek, din adına kurtuluşun ekonomik ve diğer alanlarda yapılan infakla yakından ilişkili olduğunu ortaya koymak istemiştir. Bu bağlamda Bakara 2:3, 177, 195, 215, 219, 245, 254 gibi ayetlerde ele aldığı infak konusuna tekrar bir başlık açmakta ve bir çeşit cihad demek olan "Allah yolunda infak"ta bulunanların alacağı ödülle ilgili olarak sıra dışı bir ifadede bulunarak müminlere moral vermeyi amaçlamaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayette Allah yolunda infaka verilecek ödülün kat kat olacağı müjdelenmektedir. Bu mesaj En‘âm 6:160, Yûnus 10:26, Neml 27:89, Zümer 39:20 ve Nebe' 78:36. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak veren ve her başakta yüz dane bulunan tohuma benzer. Allah dilediğine kat kat verir: zira Allah, (rahmetiyle) sınırsızdır, her şeyi tarifsiz bilendir.

Muhammed Esed

Allah yolunda mallarını harcayanların durumu, kendisinden yedi başak çıkan ve her başakta yüz tane bulunan bir buğday tohumuna benzer: Allah dilediğine kat kat verir; ve Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir.

Ahmed Hulusi

Mallarını Allah'a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayanların misali, yedi başak oluşturan ve her başağında yüz tane bulunan tek bir buğday tohumu gibidir. Allah dilediğine daha da katlar. Allah Vasi'dir, Aliym'dir.

Ali Bulaç

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah, lütfu geniş olan ve herşeyi hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın yolunda yardımlaşmak amacıyla mallarını paylaşanların durumu, yedi başak veren ve her başakta yüz çekirdek bulunan bir tek çekirdek gibidir. Allah, dilediğine katlayarak verir. Çünkü Allah, Lütfu Geniştir; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah yolunda mallarını harcayanların durumu, kendisinden yedi başak çıkan ve her başakta yüz tane bulunan bir buğday tohumuna benzer. Allah dilediğine kat kat verir; Allah her şeyi kuşatandır; her şeyi bilendir.

Edip Yüksel

Paralarını ALLAH yolunda harcayanların örneği, her birinde yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumuna benzer. ALLAH dileyene katlayarak verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Paralarını ALLAH yolunda harcayanların örneği, herbirinde yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumuna benzer. ALLAH dileyene katlayarak verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her biri yüz taneye sahip yedi başak bitiren bir tohum tanesine benzer. Allah, dilediğine kat kat fazla verir. Allah, rahmeti bol olan ve herşeyi bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin meseli bir tane meseli gibidir ki yedi başak bitirmiş her başakta yüz tane, Allah dilediğine daha da katlar, Allah vasi'dir alimdir

Erhan Aktaş

Mallarını Allah yolunda infak dipnot 1 edenlerin durumu, yedi başak bitiren ve her bir başakta yüz dane olan bir tohum tanesi gibidir. Allah hak edene dipnot 2 kat kat verir. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İhtiyacı olanlara yardım eden, Allah yolunda harcayan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, "Dilediğime" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm" demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," insanın "dilemesine," "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 76:3).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mallarını Allah yolunda infak dipnot 1 edenlerin durumu, yedi başak bitiren ve her bir başakta yüz dane olan bir tohum tanesi gibidir. Allah hak edene dipnot 2 kat kat verir. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İhtiyacı olanlara yardım eden, Allah yolunda harcayan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Literal olarak dilediğine: Dilediğine demek; hak edene, doğru yolu bulma çabasında olana anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her bir başakta yüz dane olan bir tohum tanesi gibidir. Allah dilediğine dipnot 1 kat kat verir. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gereğini yapmak için çaba gösterene.

Gültekin Onan

Mallarını Tanrı yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Tanrı dilediğine kat kat arttırır. Tanrı (ihsanı) bol olandır, bilendir.

Hasan Basri Çantay

Mallarını Allah yolunda harcayanların haali yedi başak bitiren, her başakda yüz "tane" bulunan bir tek tohumun haali gibidir Allah kime dilerse ona katkat verir. Allah, ihsanı bol olan, hakkıyle bilendir.

İbni Kesir

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Ve Allah, Vasi'dir, Alim'dir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir tane gibidir ki, her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat verir. Allah, ihsanı bol olandır, her şeyi bilendir.

Süleyman Ateş

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz dane olmak üzere yedi başak veren bir danenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah(ın lutfu) geniştir, (O) bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin /harcayanların durumu, dipnot 1 yedi başak bitiren bir tohumun durumu gibidir. Her başağında yüz tohum oluşur. Gereğini yapana Allah, bunun kat kat fazlasını verir. dipnot 2 Allah, imkanları geniş olan ve daima bilendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada tünele "nafak" denir. "İnfak", bir şeyi tünelden geçirmek gibidir. Damarları tünele benzetirsek infak; kanın, gıda ve oksijeni hücrelere götürüp onların ürettiklerini ilgili yerlere taşımasına benzer. Dolayısıyla infak, mal ve paranın ihtiyaçlılara ulaşmasını sağlar. Bu yüzden Kur'an daima infakı emreder. Allah rızası için infak, doğrudan ihtiyaçlıya ulaştığı için derhal tüketilir ve yeni üretime yol açar. Mal, uzun süre saklanamaz ama para saklanabilir. Paranın esası altın ve gümüştür. Allah Teala, altın ve gümüşü yani parayı kasalara koyup dolaşımına engel olanları ağır bir şekilde tehdit etmiştir (Tevbe 9/34-35).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mallarını Allah yolunda infak dipnot 1 edenler, toprağa bir buğday tohumu ekmiş gibi olurlar. O tohum yedi başak bitirir. Her başağında yüz dane olur. Tercihini doğru yapana Allah, kat kat fazlasını verir. Allah'ın imkanları geniştir, O her şeyi bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nafak, tünel; infak da bir şeyi tünelden geçirmek gibidir. İnfakın Türkçe karşılığı harcamadır. Damarları tünele benzetirsek infak; kanın, gıda ve oksijeni hücrelere, hücrelerin ürettiklerini ilgili yerlere taşımasına benzer. Saklanan malın ve paranın kimseye faydası olmaz, ihtiyaçlılara ulaşması gerekir. Bu yüzden Kur'an, daima infakı emreder. Allah rızası için infak, doğrudan ihtiyaçlıya ulaştığı için derhal tüketilir ve yeni üretimin kapısını açar. Ticaret de üretilen mal ve hizmetin, ihtiyaçlılara ulaşmasını sağladığı için bir çeşit infaktır. Mal, uzun süre saklanamaz ama para saklanabilir Allah Teala, parayı kasalara koyup dolaşımına engel olanları ağır bir şekilde tehdit etmiştir. (Bkz. Tevbe 9/34-35)

Şaban Britch

Mallarını Allah yolunda harcama yapanların durumu yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tohuma benzer. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olan ve her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

Mallarını Allah yolunda harcama yapanların durumu yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tohuma benzer. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olan ve her şeyi bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Mallarını Allah yolunda infak edip harcayanların durumu, yerden, her başağında yüz tane bulunan yedi başak çıkarmış bir taneye benzer. Ve Allah, dilediği kişi için daha da artırır. Allah Vasi'dir, yaratışını ve yarattıklarını genişletir. Alim'dir, her şeyi en iyi biçimde bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The example of those who spend of their wealth in divine service is similar to sown individual grains of corn growing seven auricles, each auricle carrying a hundred grains. And Allah thankfully reimburses multi-fold to whom He will, and Allah is Wasi‘un, His grace abounds in the universe, and He is Alimun.

Abdul Haleem

Those who spend their wealth in God’s cause are like grains of corn that produce seven ears, each bearing a hundred grains. God gives multiple increase to whoever He wishes: He is limitless and all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

The parable of those who spend their substance in the way of Allah is that of a grain of corn: it groweth seven ears, and each ear Hath a hundred grains. Allah giveth manifold increase to whom He pleaseth: And Allah careth for all and He knoweth all things.

Abul A'la Maududi

The example of those dipnot 1 who spend their wealth in the Way of Allah dipnot 2 is like that of a grain of corn that sprouts seven ears, and in every ear there are a hundred grains. Thus Allah multiplies the action of whomsoever He wills. Allah is Munificent, All-Knowing. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the discourse turns to the subject touched upon in verses 244 ff. above. Believers were urged to sacrifice life and property for the sake of the great cause in which they believed. It is difficult, however, to persuade those whose standard of judgement in respect of economic matters has not completely changed, to rise above either personal or narrow group interests and dispense their wealth wholeheartedly for the sake of a righteous cause. People who have a materialistic outlook and whose life constitutes an uninterrupted pursuit of money, who adore every single penny they have, and who can never stop thinking about their balance sheets can never have the capacity to do anything really effective for the sake of higher ideals. When such people apparently do spend money for the sake of higher moral ideals, it is merely an outward act which is performed after carefully calculating the material benefits which are likely to accrue either to them, to their group or to their nation. With this outlook a person cannot go one step forward along the path of that religion which requires man to become indifferent to considerations of worldly profit and loss, and constantly to spend time, energy and money to make the Word of God reign supreme. To follow such a course requires a moral outlook of an altogether different kind; it requires breadth of vision and magnanimity and, above all, an exclusive devotion to God. At the same time it requires that man's collective life should be so re-moulded as to become conducive to the growth of the moral qualities mentioned above rather than to the growth of a materialistic outlook and behaviour. Hence the three succeeding sections i.e. (verses 261-81 - Ed.)are devoted to enunciating instructions designed to foster such an outlook.
  2. metne dön, dipnot 2
    A great many expenditures fall under the category of spending 'in the way of Allah', as long as this is done according to the laws of God and with the intention of seeking His good pleasure. This includes spending one's wealth to fulfil one's legitimate needs, to provide for one's family, to look after the needs of relatives, to help the needy and to contribute to the general welfare and to spread the true religion and so on.
  3. metne dön, dipnot 3
    The greater the sincerity and the more intense the feeling with which one spends for the sake of God, the greater will be God's reward. It is not difficult at all for God, Who blesses a grain so that out of it seven hundred grains grow, to allow one's charity to grow in like manner so that the unit of money one spends will return seven hundred fold. This statement is followed by a mention of two of God's attributes. First is His munificence. His Hand is not clenched so as to restrain Him from recompensing man for his deeds to the fullest extent that he deserves. Second, God is All-Knowing. He is not unaware of what one spends and the spirit in which one spends. So there is no reason to fear that one will not receive one's due reward.

Aisha Bewley

The metaphor of those who spend their wealth in the Way of Allah is that of a grain which produces seven ears; in every ear there are a hundred grains. Allah gives such multiplied increase to whomever He wills. Allah is All-Encompassing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

The likeness of those who spend their wealth in the Way of Allâh, is as the likeness of a grain (of corn); it grows seven ears, and each ear has a hundred grains. Allâh gives manifold increase to whom He wills. And Allâh is All-Sufficient for His creatures’ needs, All-Knower.

Ali Quli Qarai

The parable of those who spend their wealth in the way of Allah is that of a grain which grows seven ears, in every ear a hundred grains. Allah enhances severalfold whomever He wishes, and Allah is all-bounteous, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

The attribute of those who spend their wealth in the cause of Allâh is like the attribute of a grain (of corn) which sprouts seven ears, each ear bearing a hundred grains. And Allâh multiplies further for whomsoever He pleases, for Allâh is Bountiful, All-Knowing.

Arthur John Arberry

The likeness of those who expend their wealth in the way of God is as the likeness of a grain of corn that sprouts seven ears, in every ear a hundred grains. So God multiplies unto whom He will; God is All-embracing, All-knowing.

Bijan Moeinian

The return on the money that people spend on charity, is similar in size to the return on a simple grain, which once planted, produces seven spikes, each spike producing one hundred grains. God thus returns back many folded to whoever he wills. God is Ample-Giving and the Most knowledgeable.

E. Henry Palmer

The likeness of those who expend their wealth in God's way is as the likeness of a grain that grows to seven ears, in every ear a hundred grains, for God will double unto whom He pleases; for God both embraces and knows.

Edip-Layth

The example of those who spend their money in the cause of God is like a seed that sprouts forth seven pods, in each pod there is one hundred seeds; and God multiplies for whomever He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable.

George Sale

The similitude of those who lay out their substance for advancing the religion of God, is as a grain of corn which produceth seven ears, and in every ear an hundred grains; for God giveth twofold unto whom he pleaseth: God is bounteous and wise.

Hamid S. Aziz

The likeness of those who expend their wealth in Allah's way is as the likeness of a grain that grows to seven ears, in every ear a hundred grains, for Allah will give many fold unto whom He pleases; for Allah is All-Embracing and All-Knowing.

Mahmoud Ghali

The likeness of (the ones) who expend their riches in the way of Allah is as the likeness of a grain that grows seven ears, in every ear a hundred grains. And Allah gives manifoldly to whomever He decides; and Allah is Ever-Embracing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

The likeness of those who spend their wealth in Allah's way is as the likeness of a grain which groweth seven ears, in every ear a hundred grains. Allah giveth increase manifold to whom He will. Allah is All-Embracing, All-Knowing.

Mohamed Ahmed - Samira

The semblance of those who expend their wealth in the way of God is that of a grain of corn from which grow seven ears, each ear containing a hundred grains. Truly God increases for whomsoever He will, for God is infinite and all-wise.

Muhammad Asad

THE PARABLE of those who spend their possessions for the sake of God is that of a grain out of which grow seven ears, in every ear a hundred grains: for God grants manifold increase unto whom He wills; and God is infinite, all-knowing.

Mustafa Khattab

The example of those who spend their wealth in the cause of Allah is that of a grain that sprouts into seven ears, each bearing one hundred grains. And Allah multiplies ˹the reward even more˺ to whoever He wills. For Allah is All-Bountiful, All-Knowing.

Progressive Muslims

The example of those who spend their money in the cause of God is like a seed that sprouts forth seven pods, in each pod there is one hundred seeds; and God multiplies for whoever He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable.

Rashad Khalifa

The example of those who spend their monies in the cause of GOD is that of a grain that produces seven spikes, with a hundred grains in each spike. GOD multiplies this manifold for whomever He wills. GOD is Bounteous, Knower.

Sahih International

The example of those who spend their wealth in the way of Allah is like a seed [of grain] which grows seven spikes; in each spike is a hundred grains. And Allah multiplies [His reward] for whom He wills. And Allah is all-Encompassing and Knowing.

Sam Gerrans

The likeness of those who spend their wealth in the cause of God is as the likeness of a grain which grows seven ears, in each ear a hundred grains. And God increases manifold to whom He wills; and God is encompassing and knowing.

Shabbir Ahmed

(In training their peoples, all Messengers of Allah advised them that) spending their wealth in the Cause of Allah is like sowing a seed that brings numerous shoots; each shoot with a hundred grains. This is how Allah's Law of Requital rewards men and women. Allah is Infinite, All-Knowing.

Syed Vickar Ahamed

The parable of those who spend what they own in the way of Allah is that of a grain of corn: It grows seven ears, and each ear has a hundred grains. Allah gives increase many times over to whom He pleases; And Allah is Enough (Wasi’), All Knowing (Aleem).

Taqi Usmani

The example of those who spend in the way of Allah is just like a grain that produced seven ears, each ear having a hundred grains, and Allah multiplies (the reward) for whom He wills. Allah is All-Embracing, All-Knowing.

The Monotheist Group

The example of those who spend their money in the cause of God is like a seed that sprouts forth seven pods, in each pod there is one hundred seeds; and God multiplies for whoever He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 261. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 261. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 261. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩