Bakara suresi

Bakara suresi, 280. ayet

Bakara suresi, 280. ayet. وَإِن كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ إِلَىٰ مَيْسَرَةٍ وَأَن تَصَدَّقُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

vein kâne ẕû `usratin feneżiratün ilâ meyserah. veen teṣaddeḳû ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

Diyanet İşleri

Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 277–283 · surenin 280. ayeti / 286
  1. Bakara 277

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

  2. Bakara 278

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.

  3. Bakara 279

    Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.

  4. 280

    Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.

  5. Bakara 281

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah'a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır.

  6. Bakara 282

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkarca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

  7. Bakara 283

    Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah'tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 280–281. ayetler için yazılmıştır.

280-281. Yani eğer borçlu kişi ödeme zorluğu çekiyor ise alacaklısının ona kolaylıkla ödeyeceği bir vakte kadar süre tanıması icab eder. Buna karşılık borçlu kişinin de mubah olan herhangi bir yolla ödeme imkânı bulduğu takdirde borcunu ödemesi icab eder. Şâyet alacaklı kişi borcunun tamamını veya bir bölümünü bağışlayarak borçlusuna tasaddukta bulunacak olursa bu, alacaklı için daha hayırlıdır.

Kişinin Yüce Allah’a döneceğini, bir gün gelip amelinin karşılığını göreceğini, zerre miktarı dahi kendisine zulmedilmeyeceğini bilmesi, kulun şer’î emirlere uymasını kolaylaştırır ve faizli ilişkilerden uzak durmasını sağlar. Nitekim Yüce Allah bu ayetlerin sonunda şöyle buyurmuştur: “Öyle bir günden korkun ki, o günde Allah’a döndürüleceksiniz sonra da herkese kazandığı eksiksiz verilecek ve onlara zulmedilmeyecektir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer verdiğiniz borcunuzu kendisinden istediğiniz kimse darda ve borcunu ödeyemiyor ise, mal elde edip eli genişleyinceye ve borcunu ödeyinceye kadar ona mühlet verin. Verdiğiniz şeyi almayıp, istemeyi bırakmak sureti ile yahut da bir kısmını sadaka olarak bağışlarsanız, biliniz ki bunun fazileti Allah Teâlâ katındadır.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن ve in eğer (borçlu)
  2. كَانَ kane ise kök: كون
  3. ذُو zu (içinde)
  4. عُسْرَةٍۢ usratin darlık kök: عسر
  5. فَنَظِرَةٌ feneziratun beklemek (lazımdır) kök: نظر
  6. إِلَىٰ ila kadar
  7. مَيْسَرَةٍۢ ۚ meyseratin bir kolaylığa kök: يسر
  8. وَأَن ve en ve eğer
  9. تَصَدَّقُوا۟ tesaddeku sadaka olarak bağışlarsanız kök: صدق
  10. خَيْرٌۭ hayrun daha hayırlıdır kök: خير
  11. لَّكُمْ ۖ lekum sizin için
  12. إِن in eğer
  13. كُنتُمْ kuntum kök: كون
  14. تَعْلَمُونَ tea'lemune bilirseniz kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عسر (12 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: عسر (12 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…

  • Aynı kök: عسر (12 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    (8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Süleyman, Hüdhüd'e şöyle dedi: "Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, göreceğiz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Borçlu) dardaysa eli genişleyinceye kadar ona zaman vermek (gerekir). Bilirseniz (alacağınızı) bağışlamanız sizin için hayırlı olandır.

Mustafa İslamoğlu

Şayet (borçlu) güç durumdaysa, rahatlayıncaya kadar ona vade tanıyın! Eğer bilirseniz, (borcu) bağışlamak sizin için çok daha hayırlıdır.

Muhammed Esed

Ancak (borçlu) güç durumda ise, rahatlayıncaya kadar ona bir vade verin; eğer bilirseniz, bir karşılık beklemeden (borcu tamamiyle) silmek, sizin kendi iyiliğinize olacaktır.

Ahmed Hulusi

Eğer (borçlu) ödeme sıkıntısı içindeyse, kolaylıkla ödeyebileceği zamana kadar süre tanıyın. Bununla beraber alacağınızı bağışlamanız sizin için çok daha hayırlıdır, eğer bilirseniz.

Ali Bulaç

Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin). (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Ali Özek ve heyeti

Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Halbuki bilmiş olsanız, (alacağınızı) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

Güç durumdaysa, ona yeterli bir süre verin. Karşılıksız yardım olarak bağışlamanız, sizin için daha iyidir; keşke bilseydiniz!

Bayraktar Bayraklı

Eğer borçlu güç durumda ise, rahatlayıncaya kadar ona bir zaman tanıyınız; bir karşılık beklemeden borcu tamamıyla silmek, eğer bilirseniz, sizin kendi iyiliğinize olacaktır.

Edip Yüksel

Borçlu darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Borcu karşılıksız yardım olarak bağışlarsanız sizin için daha iyidir, bir bilseniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Borcu karşılıksız yardım olarak bağışlarsanız sizin için daha iyidir, bir bilseniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer borçlu sıkıntıda ise, ona kolaylık tanımalısınız; borcu sadaka olarak bağışlamanız, eğer bilirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şayed borçlu sıkıntıda ise o halde bir kolaylığa intizar, bununla beraber tasadduk etmeniz hakkınızda daha hayırlıdır eğer bilirseniz.

Erhan Aktaş

Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.

Gültekin Onan

Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin). (Borcu) sadaka olarak bağışlamanız ise sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Hasan Basri Çantay

Eğer (borçlu) darlık içinde bulunuyorsa ona geniş bir zamana kadar mühlet (verin). Sadaka oiarak bağışlamanız ise sizi niçin daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz.

İbni Kesir

Borçlu darda ise, kolaylığa kadar beklemelidir. Eğer bilirseniz, sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Mehmet Alagaş

(275-281) Riba / faiz yiyenler, (Borç verdiğini aynı birimden artırtarak /yükselterek geri alanlar) Şeytanın dokunuşu ile çarpılmış / ağzı gözü yamulmuş birinin kalkması gibi kalkarlar , bu, onların, alışveriş te riba gibidir, demelerinden dolayıdır , Allah ticareti helal, ribayı haram etmiştir. Kim Rabbinden öğüt / vaaz gel dikten sonra onu sonlandırırsa (Ribayı sonlandırdı ise) geçmiştekiler onundur, İşi de (durumunun değerlendirilmesi) Allah’a kalır, kim de tekrar dönerse o ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah artırmayı / faizi yok eder (Hilalin yok olması gibi) sadakaları artırır, Allah hiçbir görmezden geleni / kafiri ve suçluyu sevmez. İman edenlerin ve ıslah edicilik yapanların, namazı kılanların, zekâtı verenlerin, kesinlikle onların ücretleri / ecirleri Rablerinin yanındadır. (Yanına gittiklerinde alacaklar) Onlara korku yoktur, onlar hüzünlenmeyecekler. Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve eğer iman ediyorsanız Riba’nın geriye kalanını / bakiyesini bırakın (Borcun aslını al üstüne bir şey isteme) eğer bunu yapmazsanız Allah’a ve Resulüne harp ilan etmiş olursunuz , eğer vazgeçerseniz / tövbe ederseniz mallarınızın baş kısmı / ana sermayesi sizindir , zulmetmezsiniz ve size de zulmedilmez, zorda ise kolaylayıncaya kadar bekleyin , eğer bilirseniz ki sadaka olarak bırakmanız / tasadduk etmeniz sizin için daha iyidir. Allah’a geri döndürüleceğiniz günden sakının sonra her kişiye kazandığı tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer (borçlu) darda ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Süleyman Ateş

Eğer (borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek (lazımdır). Eğer bilirseniz (verdiğiniz borcu, eli darda olan borçluya) sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı

Borçlu darlık içindeyse rahata çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Alacağınızı sadakaya /zekata dipnot 1 saymanız, sizin için daha hayırlıdır. Bunu bir bilseydiniz!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Borçlular, sadaka yani zekat verilen sekiz sınıfın içinde olduğu için (Tevbe 9/60) bu ayet, zor durumda olan borçlunun borcunun sadakaya yani zekata sayılabileceğini gösterir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Borçlu darlık içinde ise, rahata çıkıncaya kadar beklemek gerekir. Alacağınızı sadakaya/zekata dipnot 1 saymanız, sizin için daha hayırlıdır. Bunu bir bilseydiniz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Tevbe 9/60.) ayette sadaka, zekat anlamında kullanılmış ve borçlular zekat alanlardan sayılmışlardır.

Şaban Britch

Eğer (borçlu) darda ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Şaban Piriş

Eğer (borçlu) darda ise eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir. Borcunu sadaka olarak ona bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if the debtor experiences difficulty or is in a pecuniary situation, then give him respite until he is at ease and is able to return the debt. And if you are able to cancel the debt or a part thereof in benevolence, you shall merit the grace of Allah, if you only knew.

Abdul Haleem

If the debtor is in difficulty, then delay things until matters become easier for him; still, if you were to write it off as an act of charity, that would be better for you, if only you knew.

Abdullah Yusuf Ali

If the debtor is in a difficulty, grant him time Till it is easy for him to repay. But if ye remit it by way of charity, that is best for you if ye only knew.

Abul A'la Maududi

But if the debtor is in straitened circumstance, let him have respite until the time of ease; and whatever you remit by way of charity is better for you, if only you know. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse is the basis of the Islamic regulation that if a person has become incapable of paying off his debt, the court will force the creditors to grant him respite for payment. In fact, under certain circumstances, the court is entitled to remit a part of his debt and, at times, the whole of it. It is mentioned in the Hadith that once a person suffered loss in his trade and became greatly burdened with debt and the case was brought to the notice of the Prophet. The Prophet urged the people to help their brother in his distress. They came to his assistance but the amount of help was not enough to wipe out his debts. Then the Prophet approached the lenders and asked them to accept whatever amount was available and to grant remission to the borrower because of his inability to make further payments. Muslim jurists have made it clear that a debtor's residential house, eating utensils, clothes and the tools which he uses for earning his livelihood may not be confiscated in any, circumstances whatsoever for non-payrment of loans. (For relevant discussion and textual evidence see the commentaries on this verse in Ibn Kathir, Jassas, and Qurtubi - Ed.)

Aisha Bewley

If someone is in difficult circumstances, there should be a deferral until things are easier. But making a free gift of it would be better for you if you only knew.

Al-Hilali & Khan

And if the debtor is in a hard time (has no money), then grant him time till it is easy for him to repay, but if you remit it by way of charity, that is better for you if you did but know.[1]

Ali Quli Qarai

And if [the debtor] is in straits, let there be a respite until the time of ease; and if you remit [the debt] as charity, it will be better for you, should you know.

Amatul Rahman Omar

If any (debtor) be in straitened circumstances there shall be respite (for him) till (his circumstances) ease. But that if you remit (the debt) by way of charity (for the sake of God), it is better for you, if you only knew.

Arthur John Arberry

And if any man should be in difficulties, let him have respite till things are easier; but that you should give freewill offerings is better for you, did you but know.

Bijan Moeinian

It will be nice of you to give extra time to someone who owes you money and faces financial difficulties in repaying his debt. If you write off such loan as charity, it will be much better for you, if you only knew.

E. Henry Palmer

And if it be one in difficulties, then wait for easy circumstances; but that ye remit it as alms is better for you, if ye did but know.

Edip-Layth

If the person is facing insolvency, then you shall wait until he becomes able. If you relinquish it as a charity it is better for you if you knew.

George Sale

If there be an debtor under a difficulty of paying his debt, let his creditor wait till it be easy for him to do it; but if ye remit it as alms, it will be better for you, if ye knew it.

Hamid S. Aziz

And if a debtor be in difficulties, then wait for easier circumstances; but to remit the debt as alms is better for you, if you did but know.

Mahmoud Ghali

And in case any person is under difficulty, then he should (be granted) a respite to (the time of) ease; and that you donate (alms) is more charitable (i. e. more beneficial) for you, in case you know.

Marmaduke Pickthall

And if the debtor is in straitened circumstances, then (let there be) postponement to (the time of) ease; and that ye remit the debt as almsgiving would be better for you if ye did but know.

Mohamed Ahmed - Samira

If a debtor is in want, give him time until his circumstances improve; but if you forego (the debt) as charity, that will be to your good, if you really understand.

Muhammad Asad

If, however, [the debtor] is in straitened circumstances, [grant him] a delay until a time of ease; and it would be for your own good -if you but knew it -to remit [the debt entirely] by way of charity.

Mustafa Khattab

If it is difficult for someone to repay a debt, postpone it until a time of ease. And if you waive it as an act of charity, it will be better for you, if only you knew.

Progressive Muslims

If the person is facing insolvency, then you shall wait until he becomes able. And if you relinquish it as a charity it is better for you if you knew.

Rashad Khalifa

If the debtor is unable to pay, wait for a better time. If you give up the loan as a charity, it would be better for you, if you only knew.

Sahih International

And if someone is in hardship, then [let there be] postponement until [a time of] ease. But if you give [from your right as] charity, then it is better for you, if you only knew.

Sam Gerrans

And if he be one in hardship, then deferment until ease; but that you forgive by way of charity is better for you, if you would know.

Shabbir Ahmed

If a debtor is in difficult circumstances, let there be postponement to a time of ease. And if you give up the loan entirely as charity, it is better for you if you did but know.

Syed Vickar Ahamed

And if the debtor is in difficulty, give him time till it is easy for him to repay. But if you forgive it (the debt) by the way of charity, that is best for you, if you only knew.

Taqi Usmani

If there is one in misery, then (the creditor should allow) deferment till (his) ease, and that you forgo it as alms is much better for you, if you really know.

The Monotheist Group

If the person is facing insolvency, then you shall wait until he becomes able. And if you relinquish it as a charity it is better for you if only you knew.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 280. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 280. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 280. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩