Diyanet İşleri
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.
Bakara suresi
Bakara suresi, 279. ayet. فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ فَأْذَنُوا۟ بِحَرْبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَٰلِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ
feil lem tef`alû fe'ẕenû biḥarbim mine-llâhi verasûlih. vein tübtüm feleküm ruûsü emvâliküm. lâ tażlimûne velâ tużlemûn.
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Faiz Bakara 275–281 3
Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.
Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.
Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah'a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır.
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkarca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 277–279. ayetler için yazılmıştır.
277. Yüce Allah, haram kılmış olduğu fâizli kazançlardan uzak durmanın en büyük sebebinin, imanı ve imanın haklarını özellikle de namaz ve zekatı tamama erdirmek olduğunu beyan etmektedir. Çünkü namaz çirkin işlerden ve kötülükten alıkoyar. Zekât ise insanlara iyilikte bulunmaktır ki bu da faiz alıp vermeye aykırıdır. Zira fâiz insanlara bir zulüm ve onlara yapılabilecek büyük bir kötülüktür.
278-279. Yüce Allah hitabını mü’minlere yönelterek onlara kendisinden korunup sakınmalarını ve bundan önce yaptıkları faiz alıp verme işlemlerinden arta kalanını bırakmalarını ve ondan vazgeçmelerini emretmektedir. Eğer bunu yapmayacak olurlarsa da Allah’a ve Rasûlüne karşı savaşan kimseler konumunda olacaklarını belirtmektedir. Bu da faizin ne kadar çirkin olduğunun en büyük delillerindendir. Çünkü Yüce Allah burada faiz alıp vermekte ısrar eden kimseleri Allah’a ve Rasûlü’ne karşı savaş açmış kimseler olarak ifade etmektedir. Daha sonra da: “Eğer tevbe ederseniz” yani faizli işlemlerden vazgeçerseniz “sermayeleriniz yine sizindir. (Böylece) ne” faiz almak sureti ile insanlara “zulmetmiş, ne de” ana sermayenizi daha az almak sureti ile “zulme uğramış olursunuz.” Faizden vazgeçip tevbe eden herkesin bu işlemi eğer haram kılınışından önce ise geçmişte aldıkları onundur, işi de Allah’a kalmıştır. Şâyet hali hazırda mevcut bir işlem ise o takdirde yalnızca sermayesini almakla yetinmesi gerekir. Eğer daha fazla alacak olursa faiz alma cesaretini göstermiş olur.
Bu âyet-i kerimede faizin haram kılınış hikmeti açıklanmaktadır. Bu da muhtaç kimselere verilen borcun fazlası ile geri alınmasının zulüm olmasıdır. Hâlbuki borçlu ve ödeme zorluğu çekenlere (faiz almak şöyle dursun) mühlet tanımak gerekir. İşte bundan dolayı Allah, devamla şöyle buyrulmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer emrolunduğunuz şeyi yapmazsanız, bunun Allah’a ve elçisine karşı açılmış bir savaş olduğunu kesinlikle bilin. Şayet Allah'a tövbe eder ve faizi terk ederseniz, borç verdiğiniz ana paranız sizindir. Böylece ana paranızın üzerine ilave olarak bir şey almamak sureti ile kimseye zulmetmemiş ve malın eksiltilmemesi ile de zulme uğramamış olursunuz.
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Biz her peygamberi sırf, Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.
Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı…
Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen…
Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta…
Aynı kök: حرب (11 geçiş)
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya,…
Aynı kök: حرب (11 geçiş)
Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Böyle) yapmazsanız, Allah ve Elçisi tarafından (faizcilere açılan) savaştan haberiniz olsun! dipnot 1 tevbe ederseniz, malınızın aslı (anaparanız) sizindir. (Böylece) ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz. dipnot 2
Fakat bunu hala yapmıyorsanız, bu durumda Allah ve Rasulü'ne (güvensizlik ilan ederek) azılı bir savaş açmışsınız demektir. Eğer tevbe ederseniz, sermayeniz size aittir: Böylece ne haksızlık yapmış, ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
çünkü eğer böyle yapmazsanız, bilin ki Allah'a ve Elçisine savaş açmış olursunuz. Ama eğer tevbe ederseniz, ana-paranız(ı geri almay)a hak kazanırsınız: Böylece ne haksızlık yapmış ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Eğer bunu yapmazsanız, bilin ki Allah ve Rasulüne savaş açmış olursunuz. Eğer bu yanlış tutumunuzu idrak edip bir daha yapmamak üzere vazgeçerseniz, anaparanızı almaya hak kazanırsınız. (Böylece) ne zulmetmiş ne de zulme uğramış olursunuz.
Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve Resulüne karşı savaş açtığınızı bilin. Eğer tevbe ederseniz, artık sermayeleriniz sizindir. (Böylece) Ne zulmetmiş olursunuz, ne zulme uğratılmış olursunuz.
Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah'a ve Rasûlüne karşı savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz (ana paranız) sizindir. Ne haksızlık etmiş, ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Böyle yapmazsanız, Allah'a ve O'nun elçisine karşı savaş açığınızı bilin. Pişmanlık gösterirseniz, anaparanız sizindir. Ne haksızlık yapmış ne de haksızlığa uğramış olursunuz. dipnot 57
Eski Ahit · Mezmurlar 15:1
Ya RAB, çadırına kim konuk olabilir? 2 Kutsal dağında kim oturabilir? Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Eğer böyle yapmazsanız, biliniz ki Allah'a ve Peygamberine savaş açmış olursunuz. Ama eğer tövbe ederseniz, ana paranızı geri almaya hak kazanırsınız.Böylece ne haksızlık yapmış, ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Böyle yapmazsanız ALLAH'tan ve elçisinden bir savaş bekleyin. Tövbe ederseniz anaparanız yine sizindir. Ne haksızlık edin ne de haksızlığa uğrayın.
Böyle yapmazsanız ALLAH'tan ve elçisinden bir savaş bekleyin. Tevbe ederseniz anaparanız yine sizindir. Ne haksızlık edin ne de haksızlığa uğrayın.
Eğer böyle yapmazsanız, o halde Allah ve O'nun elçisi tarafından bir savaş açılacağını bilin. Eğer tevbe ederseniz, ana paranız sizindir. Ne haksızlık etmiş, ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Yok eğer yapmazsanız o halde Allah ve Resulünden mutlak bir harb olunacağını bilin ve eğer tevbe ederseniz re'sülmallarınız sizindir, ne zalim olursunuz ne mazlum.
Eğer bırakmazsanız, o zaman Allah ve Resul'ünün size savaş açacağını bilin. Eğer tevbe ederseniz, ana malınız sizindir. Böylece ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Eğer bırakmazsanız, o zaman Allah ve Resul'ünün size savaş açacağını bilin. Eğer tevbe ederseniz, ana malınız sizindir. Böylece ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Eğer bırakmazsanız, o zaman Allah ve Rasul'ünün size savaş açacağını bilin. Eğer tövbe ederseniz, ana malınız sizindir. Böylece ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve Resulüne karşı savaş açtığınızı bilin. Eğer tevbe ederseniz, artık sermayeleriniz sizindir. (Böylece) Ne zulmetmiş olursunuz, ne zulme uğratılmış olursunuz.
İşte (böyle) yapmazsanız Allaha ve Peygamberine karşı harb (e girmiş olduğunuzu) bilin. Eğer (tefeciliğe, mürabehacılığa) tevbe ederseniz mallarınızın başları (sermayeleriniz) yine sizindir. (Bu suretle) ne haksızlık yapmış, ne de haksızlığa uğratılmış olmazsınız.
Böyle yapmazsanız, bunun Allah'a ve peygambere karşı bir harb olduğunu bilin. Şayet tevbe ederseniz, sermayeniz sizindir. Hem haksızlık yapmamış, hem de haksızlığa uğratılmamış olursunuz.
(275-281) Riba / faiz yiyenler, (Borç verdiğini aynı birimden artırtarak /yükselterek geri alanlar) Şeytanın dokunuşu ile çarpılmış / ağzı gözü yamulmuş birinin kalkması gibi kalkarlar , bu, onların, alışveriş te riba gibidir, demelerinden dolayıdır , Allah ticareti helal, ribayı haram etmiştir. Kim Rabbinden öğüt / vaaz gel dikten sonra onu sonlandırırsa (Ribayı sonlandırdı ise) geçmiştekiler onundur, İşi de (durumunun değerlendirilmesi) Allah’a kalır, kim de tekrar dönerse o ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah artırmayı / faizi yok eder (Hilalin yok olması gibi) sadakaları artırır, Allah hiçbir görmezden geleni / kafiri ve suçluyu sevmez. İman edenlerin ve ıslah edicilik yapanların, namazı kılanların, zekâtı verenlerin, kesinlikle onların ücretleri / ecirleri Rablerinin yanındadır. (Yanına gittiklerinde alacaklar) Onlara korku yoktur, onlar hüzünlenmeyecekler. Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve eğer iman ediyorsanız Riba’nın geriye kalanını / bakiyesini bırakın (Borcun aslını al üstüne bir şey isteme) eğer bunu yapmazsanız Allah’a ve Resulüne harp ilan etmiş olursunuz , eğer vazgeçerseniz / tövbe ederseniz mallarınızın baş kısmı / ana sermayesi sizindir , zulmetmezsiniz ve size de zulmedilmez, zorda ise kolaylayıncaya kadar bekleyin , eğer bilirseniz ki sadaka olarak bırakmanız / tasadduk etmeniz sizin için daha iyidir. Allah’a geri döndürüleceğiniz günden sakının sonra her kişiye kazandığı tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz.
Eğer böyle yapmazsanız, bunun Allah’a ve elçisine karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin. Şayet tevbe ederseniz, ana paranız sizindir. (Böylece) zulmetmemiş ve de zulme uğramamış olursunuz.
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Elçisiyle savaşa girdiğinizi bilin. Tevbe ederseniz, ana malınız sizindir. Ne haksızlık edersiniz, ne de haksızlığa uğratılırsınız.
Eğer bunu yapmazsanız Allah ve resulü tarafından açılmış bir savaşın içinde olduğunuzu bilin. dipnot 1 Tövbe ederseniz /dönüş yaparsanız ana mallarınız sizindir; dipnot 2 ne haksızlık eder ne de haksızlığa uğrarsınız.
Eğer vazgeçmezseniz, Allah'a yani Allah'ın kitabına dipnot 1 karşı savaşmakta olduğunuzu bilin. Tevbe ederseniz (hatanızdan tam olarak dönerseniz), ana mallarınız sizindir dipnot 2 ; böylece ne haksızlık edersiniz ne de haksızlığa uğrarsınız.
Eğer böyle yapmazsanız, bunun Allah’a ve Elçisi'ne karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin. Şayet tevbe ederseniz, ana paranız sizindir. (Böylece) zulmetmemiş ve de zulme uğramamış olursunuz.
Eğer böyle yapmazsanız, bunun Allah'a ve Elçisi'ne karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin... Şayet tevbe ederseniz, ana paranız sizindir. (Böylece) zulmetmemiş ve de zulme uğramamış olursunuz.
Eğer bunu yapmazsanız Allah ve resulünden bir harp ilanını duymuş olun. Tövbe ederseniz, mallarınızın esasları/ana paralarınız sizindir; ne zulmeden olursunuz ne de zulme uğratılan.
And if you do not obey this rule of righteous life commanded by religion, nor fearing for your unlawful gain, then you must expect war between belief against unbelief waged against you by Allah and His Prophet. But if you repent, grow wiser and reform then you are entitled only to the principal, the capital sum lent, so that you do not wrong others or be wronged.
If you do not, then be warned of war from God and His Messenger. You shall have your capital if you repent, and without suffering loss or causing others to suffer loss.
If ye do it not, Take notice of war from Allah and His Messenger: But if ye turn back, ye shall have your capital sums: Deal not unjustly, and ye shall not be dealt with unjustly.
But if you fail to do so, then be warned of war from Allah and His Messenger. dipnot 1 If you repent even now, you have the right of the return of your capital; neither will you do wrong nor will you be wronged.
If you do not, know that it means war from Allah and His Messenger. But if you make tawba you may have your capital, without wronging and without being wronged.
And if you do not do it, then take a notice of war from Allâh and His Messenger[1] but if you repent, you shall have your capital sums. Deal not unjustly (by asking more than your capital sums), and you shall not be dealt with unjustly (by receiving less than your capital sums).
And if you do not, then be informed of a war from Allah and His apostle. And if you repent, then you will have your principal, neither harming others, nor suffering harm.
But if you do (it) not, then beware of war from Allâh and His Messenger. But if you turn away (from such an unlawful transaction) then you shall have your principal (without interest) back. (Thus) you shall neither deal unjustly nor be dealt with unjustly.
But if you do not, then take notice that God shall war with you, and His Messenger; yet if you repent, you shall have your principal, unwronging and unwronged.
Not giving up charging interest is like declaring war with God and His Prophet. If you give up charging interest, you may keep the capital. Be just and you will be treated justly.
and if ye will not do it, then hearken to the proclamation of war from God and His Apostle; but if ye repent, your capital is yours. Ye shall not wrong, nor shall ye be wronged.
If you will not do this, then take notice of a war from God and His messenger. However, if you repent, then you will have back your principal money, you will not be wronged nor will you wrong.
but if ye do it not, hearken unto war, which is declared against you from God and his apostle: Yet if ye repent, ye shall have the capital of your money. Deal not unjustly with others, and ye shall not be dealt with unjustly.
And if you will not do it, then hearken to the proclamation of war from Allah and His Apostle; but if you repent, your capital is your s. Wrong not, and you shall not be wronged.
So, in case you do not perform (that), then take notice of a war from Allah and His Messenger (against you). And in case you repent, then you will have the capitals of your riches; you will not do injustice, and you will not be done injustice.
And if ye do not, then be warned of war (against you) from Allah and His messenger. And if ye repent, then ye have your principal (without interest). Wrong not, and ye shall not be wronged.
If you do not, beware of war on the part of God and His Apostle. But if you repent, you shall keep your principal. Oppress none and no one will oppress you.
for if you do it not, then know that you are at war with God and His Apostle. But if you repent, then you shall be entitled to [the return of] your principal: you will do no wrong, and neither will you be wronged.
If you do not, then beware of a war with Allah and His Messenger! But if you repent, you may retain your principal—neither inflicting nor suffering harm.
And if you will not do this, then take notice of a war from God and His messenger; but if you repent, then you will have back your principal money, you will not be wronged nor will you wrong.
If you do not, then expect a war from GOD and His messenger. But if you repent, you may keep your capitals, without inflicting injustice, or incurring injustice.
And if you do not, then be informed of a war [against you] from Allah and His Messenger. But if you repent, you may have your principal - [thus] you do no wrong, nor are you wronged.
And if you do not, then be informed of war from God and His messenger. But if you repent, then to you are your principal sums; doing no wrong, you will not be wronged.
And if you do it not, then know that you are at war with Allah and His Messenger. But, if you mend your ways, simply take back your capital sums. Inflict not injustice and you will not incur injustice.
If you do not do it, (then), take notice of war from Allah and His Prophet (Muhammad): But if you turn back (in repentance), you shall have your capital sums: Do not deal unjustly, and you shall not be dealt with unjustly.
But if you do not (give it up), then listen to the declaration of war from Allah and His Messenger. However, If you repent, yours is your principal. Neither wrong, nor be wronged.
And if you will not do this, then be informed of a war from God and His messenger; but if you repent, then you will have back your principal money, you will not be wronged nor will you wrong.