Diyanet İşleri
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Leyl suresi
Leyl suresi, 10. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lil`usrâ.
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Veren ile cimrilik eden Leyl 5–13 3
(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–10. ayetler için yazılmıştır.
8. “Ama kim de” emrolunduğu şeyleri yerine getirmekte “cimrilik eder” farz ve müstehab olan infakı terk edip de nefsi Allah’ın farzlarını eda etme noktasında cömert davranmazsa, “ve” Allah’a “ihtiyacı olmadığını düşünürse” nefsinin Rabbine son derece muhtaç olduğunu kabul etmeyerek O’na ibadeti bir kenara atarsa… Halbuki nefsin kurtuluşu, umduğunu elde etmesi ve felâhı, ancak Allah’ı sevmesi, O’nu esas gaye görüp O’nu yöneldiği mabudu olarak kabul etmesi ile olur.
9. “En güzel (sözü) de” Allah’ın kullarına farz kılmış olduğu güzel inançları tasdik etmeyerek “yalanlarsa;”
10. “Biz de ona” nerede olursa olsun, kötülüğü kolaylaştırmak ve masiyetleri işleme imkânını vermek sureti ile “en zor yolu” en zor hali ve en kötü hasletleri “kolaylaştırırız.” Allah’tan esenlik dileriz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ona; kötü amelleri kolaylaştırıp, hayırlı amelleri zorlaştırırız.
Aynı kök: عسر (12 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: عسر (12 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha…
Aynı kök: عسر (12 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ona da zor olanı (cehenneme gitmeyi) kolaylaştıracağız.
işte ona da, zorluk ve felaketin en dibine giden yolu kolaylaştırırız;
onun için zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız:
Ona en zoru (hakikatten ve Sünnetullah'tan perdeli yaşamayı) kolaylaştırırız!
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.
biz de onu en zora hazırlarız.
Onu, en zor olana kolayca iletiriz.
- Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.
Onu da zora yöneltiriz.
Onu da zora yöneltiriz.
onu da en zor olana hazırlayacağız.
Onu da usraya (en zoruna) kolaylıyacağız
Ona en zoru dipnot 1 kolaylaştıracağız.
Ona en zoru dipnot 1 kolaylaştıracağız.
Ona en zoru dipnot 1 kolaylaştıracağız.
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.
biz de ona en güc olanı kolaylaşdırırız.
Biz de ona en güç olanı kolaylaştırırız.
(1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.
Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.
Ona da en güç (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.
onun da en zor olana yönelmesini kolaylaştıracağız. dipnot 1
Onu da en zora, kolayca ulaştırırız.
Biz de ona zor olanı kolaylaştırırız.
Biz de ona zorluğu kolaylaştırırız.
Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz.
We will allow his course to what is miserable, unfavourable and bad;
We shall smooth his way towards hardship
We will indeed make smooth for him the path to Misery;
We shall facilitate for him the way to Hardship, dipnot 1
We will pave his way to Difficulty.
We will make smooth for him the path for evil.
We shall surely ease him into hardship.
We will, then, of course make easy for him (the downhill path to) a state of distress,
We shall surely ease him to the Hardship;
God will not mind as the devil take over him and lead him to the wrong path.
We will send him easily to difficulty!
We will make the difficult path for him.
unto him will We facilitate the way to misery;
We will ease his way to misery (adversity)!
Then We will soon ease him to the (great) Difficulty.
Surely We will ease his way unto adversity.
For him We shall ease the way of adversity,
for him shall We make easy the path towards hardship:
We will facilitate for them the path of hardship.
We will make the difficult path for him.
We will direct him towards misery.
We will ease him toward difficulty.
We will ease him towards hardship,
We will indeed ease his way to hardship.
We will indeed make smooth for him the path to misery;
We will facilitate for him the way to extreme distress.
We will make for him the difficult path.