47. sure

Muhammed Suresi محمد

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. İki grup: inkâr edenler ve inananlar 1–3 karşılaştır — İki grup: inkâr edenler ve inananlar
  2. Savaş hükmü ve Allah'a yardım 4–11 karşılaştır — Savaş hükmü ve Allah'a yardım
  3. Cennetin durumu ve inkârcıların hâli 12–15 karşılaştır — Cennetin durumu ve inkârcıların hâli
  4. Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması 16–19 karşılaştır — Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması
  5. Sure indiğinde münafıkların hâli 20–28 karşılaştır — Sure indiğinde münafıkların hâli
  6. Kalplerdeki hastalığın ortaya çıkması; barışa çağırmayın 29–35 karşılaştır — Kalplerdeki hastalığın ortaya çıkması; barışa çağırmayın
  7. Dünya hayatı, infaka çağrı ve cimrilik 36–38 karşılaştır — Dünya hayatı, infaka çağrı ve cimrilik

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İki grup: inkâr edenler ve inananlar 1–3

  1. Muhammed suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 1. ayet. ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ أَضَلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

    elleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi eḍalle a`mâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafir dipnot 1 olanların ve Allah'ın yolundan alıkoyanların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 1. ayet

  2. Muhammed suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 2. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَءَامَنُوا۟ بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ وَهُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veâmenû bimâ nüzzile `alâ müḥammediv vehüve-lḥaḳḳu mir rabbihim keffera `anhüm seyyiâtihim veaṣleḥa bâlehüm.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 2. ayet

  3. Muhammed suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 3. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْبَٰطِلَ وَأَنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبَعُوا۟ ٱلْحَقَّ مِن رَّبِّهِمْ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ أَمْثَٰلَهُمْ

    ẕâlike bienne-lleẕîne keferü-ttebe`ü-lbâṭile veenne-lleẕîne âmenü-ttebe`ü-lḥaḳḳa mir rabbihim. keẕâlike yaḍribü-llâhü linnâsi emŝâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, Kafirlerin dipnot 1 , "Batıl'a" uymaları, inananların ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 47:1. Ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 3. ayet

Savaş hükmü ve Allah'a yardım 4–11

  1. Muhammed suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 4. ayet. فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَضَرْبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثْخَنتُمُوهُمْ فَشُدُّوا۟ ٱلْوَثَاقَ فَإِمَّا مَنًّۢا بَعْدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلْحَرْبُ أَوْزَارَهَا ذَٰلِكَ وَلَوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنْهُمْ وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَا۟ بَعْضَكُم بِبَعْضٍ وَٱلَّذِينَ قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

    feiẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû feḍarbe-rriḳâb. ḥattâ iẕâ eŝḫantümûhüm feşüddü-lveŝâḳa feimmâ mennem ba`dü veimmâ fidâen ḥattâ teḍa`a-lḥarbü evzârahâ. ẕâlik. velev yeşâü-llâhü lenteṣara minhüm velâkil liyeblüve ba`ḍaküm biba`ḍ. velleẕîne ḳutilû fî sebîli-llâhi feley yüḍille a`mâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirlerle savaşa giriştiğiniz zaman, boyunlarını vurun dipnot 1 . Güçlerini yok edince, bağı sıkıca bağlayın dipnot 2 . Ondan sonra bir bağışlama dipnot 3 olarak veya fidye karşılığında savaş sona erince onları serbest bırakın. dipnot 4 Eğer Allah isteseydi onlardan savaşsız da intikam alırdı. Fakat böyle olması sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını asla karşılıksız bırakmaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölümüne savaşın.
    2. metne dön, dipnot 2
      Onları esir alın.
    3. metne dön, dipnot 3
      Cömertlik olarak.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu ayette de görüldüğü gibi, İslam köleliği ve cariyeliği kesinlikle kaldırmıştır. Köleliğin kaynağı olan savaş esirlerinin ya fidye karşılığında ya da bir bağışlanma olarak serbest bırakılmaları istenmektedir. Böyle olunca kölelik zorunlu olarak sona ermektedir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 4. ayet

  2. Muhammed suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 5. ayet. سَيَهْدِيهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْ

    seyehdîhim veyuṣliḥu bâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlara doğru yolu gösterecek ve durumlarını düzeltecektir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 5. ayet

  3. Muhammed suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 6. ayet. وَيُدْخِلُهُمُ ٱلْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ

    veyüdḫilühümü-lcennete `arrafehâ lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onları, dünyada kendilerine tarif ettiği Cennet'e yerleştirecektir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 6. ayet

  4. Muhammed suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 7. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَنصُرُوا۟ ٱللَّهَ يَنصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in tenṣurü-llâhe yenṣurküm veyüŝebbit aḳdâmeküm.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 7. ayet

  5. Muhammed suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 8. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَتَعْسًا لَّهُمْ وَأَضَلَّ أَعْمَٰلَهُمْ

    velleẕîne keferû feta`sel lehüm veeḍalle a`mâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler ise yok olsunlar! Allah, onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 8. ayet

  6. Muhammed suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 9. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَرِهُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأَحْبَطَ أَعْمَٰلَهُمْ

    ẕâlike biennehüm kerihû mâ enzele-llâhü feaḥbeṭa a`mâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, onların Allah'ın indirdiği şeyi kötü görmelerinden dolayıdır. Bundan dolayı Allah, onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 9. ayet

  7. Muhammed suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 10. ayet. أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَٰفِرِينَ أَمْثَٰلُهَا

    efelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. demmera-llâhü `aleyhim. velilkâfirîne emŝâlühâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Allah, onları yerle bir etti. Onun bir benzeri de Kafirler içindir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 10. ayet

  8. Muhammed suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 11. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَأَنَّ ٱلْكَٰفِرِينَ لَا مَوْلَىٰ لَهُمْ

    ẕâlike bienne-llâhe mevle-lleẕîne âmenû veenne-lkâfirîne lâ mevlâ lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah inananların mevlasıdır. Kafirlerin ise hiçbir mevlası yoktur.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 11. ayet

Cennetin durumu ve inkârcıların hâli 12–15

  1. Muhammed suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ ٱلْأَنْعَٰمُ وَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ

    inne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. velleẕîne keferû yetemette`ûne veye'külûne kemâ te'külü-l'en`âmü vennâru meŝvel lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, iman edip salihatı yapanları dipnot 1 , içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kafirler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      45:21. Ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 12. ayet

  2. Muhammed suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 13. ayet. وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ هِىَ أَشَدُّ قُوَّةً مِّن قَرْيَتِكَ ٱلَّتِىٓ أَخْرَجَتْكَ أَهْلَكْنَٰهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ

    vekeeyyim min ḳaryetin hiye eşeddü ḳuvvetem min ḳaryetike-lletî aḫracetk. ehleknâhüm felâ nâṣira lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 13. ayet

  3. Muhammed suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 14. ayet. أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ كَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم

    efemen kâne `alâ beyyinetim mir rabbihî kemen züyyine lehû sûü `amelihî vettebe`û ehvâehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabbinden gelen kanıt içeren apaçık bilgiyi izleyen kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve hevalarına dipnot 1 uyan kimse ile bir olur mu?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kuruntu ve tutkularına.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 14. ayet

  4. Muhammed suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 15. ayet. مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ فِيهَآ أَنْهَٰرٌ مِّن مَّآءٍ غَيْرِ ءَاسِنٍ وَأَنْهَٰرٌ مِّن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۥ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ وَأَنْهَٰرٌ مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّى وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَٰلِدٌ فِى ٱلنَّارِ وَسُقُوا۟ مَآءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَآءَهُمْ

    meŝelü-lcenneti-lletî vu`ide-lmütteḳûn. fîhâ enhârum mim mâin gayri âsin. veenhârum mil lebenil lem yetegayyer ṭa`müh. veenhârum min ḫamril leẕẕetil lişşâribîn. veenhârum min `aselim müṣaffâ. velehüm fîhâ min külli-ŝŝemerâti vemagfiratüm mir rabbihim. kemen hüve ḫâlidün fi-nnâri vesüḳû mâen ḥamîmen feḳaṭṭa`a em`âehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan dipnot 1 nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçki.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 15. ayet

Seni dinleyip anlamayanlar; hidayetin artması 16–19

  1. Muhammed suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 16. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُوا۟ مِنْ عِندِكَ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًا أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ

    veminhüm mey yestemi`u ileyk. ḥattâ iẕâ ḫaracû min `indike ḳâlû lilleẕîne ûtü-l`ilme mâẕâ ḳâle ânifâ. ülâike-lleẕîne ṭabe`a-llâhü `alâ ḳulûbihim vettebe`û ehvâehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Münafıklardan dipnot 1 kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere: dipnot 2 "O, biraz önce ne dedi? dipnot 3 " dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına dipnot 4 tabi olan kimselerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Münafık, içten "bitmiş, " " tükenmiş" ve imanı "kalmamış, " omurgasız, onursuz ve iki yüzlü kimse demektir. Münafık, İman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince mümin, işlerine gelince Kafir olan kimsedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahiyden haberi olan kimselere.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
    4. metne dön, dipnot 4
      Tutku ve kuruntularına.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 16. ayet

  2. Muhammed suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 17. ayet. وَٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ زَادَهُمْ هُدًى وَءَاتَىٰهُمْ تَقْوَىٰهُمْ

    velleẕîne-htedev zâdehüm hüdev veâtâhüm taḳvâhüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yöneltildikleri doğru yolda olanlara gelince, onlara doğru yolları pekiştirildi ve onlara takvalarını dipnot 1 verdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 17. ayet

  3. Muhammed suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 18. ayet. فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَآءَ أَشْرَاطُهَا فَأَنَّىٰ لَهُمْ إِذَا جَآءَتْهُمْ ذِكْرَىٰهُمْ

    fehel yenżurûne ille-ssâ`ate en te'tiyehüm bagteten. feḳad câe eşrâṭuhâ. feennâ lehüm iẕâ câethüm ẕikrâhüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İlle de o Sa'at'in dipnot 1 ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. dipnot 2 O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet'in kopması.
    2. metne dön, dipnot 2
      Onun geleceği şimdiden açıklanmıştır. Sa'at'in gelmekte olduğuna dair birçok belirti ortaya çıkmıştır. Örneğin, Kur'an'ın son Kitap olması, nebinin son nebi olması. Özellikle Mekki surelerde söz konusu edilen Kıyamet sahneleri. Diğer bir tespite göre de "Sa'at'ten ve onun belirtilerinden" maksat, müşriklerin sonlarının yakın olması, yenileceklerinin belirtileri olarak giderek güç kaybetmeleri; inananların ise giderek güçlenmeleridir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 18. ayet

  4. Muhammed suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 19. ayet. فَٱعْلَمْ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوَىٰكُمْ

    fa`lem ennehû lâ ilâhe ille-llâhü vestagfir liẕembike velilmü'minîne velmü'minât. vellâhü ya`lemü müteḳallebeküm vemeŝvâküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde, Allah'tan başka ilah olmadığını bil. Kendi suçların için, inanan erkekler ve kadınlar için bağışlanma dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varıp duracağınız yeri bilir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah sizin kararlı olup olmadığınızı, zaaflarınızın ne olduğunu, her halinizi bilir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 19. ayet

Sure indiğinde münafıkların hâli 20–28

  1. Muhammed suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 20. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌ فَإِذَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ مُّحْكَمَةٌ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلْقِتَالُ رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ نَظَرَ ٱلْمَغْشِىِّ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ فَأَوْلَىٰ لَهُمْ

    veyeḳûlü-lleẕîne âmenû levlâ nüzzilet sûratün. feiẕâ ünzilet sûratüm muḥkemetüv veẕükira fîhe-lḳitâlü raeyte-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuy yenżurûne ileyke neżara-lmagşiyyi `aleyhi mine-lmevt. feevlâ lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman edenler, "Bir sure dipnot 1 indirilmeli değil miydi" derler. Sonra savaştan söz eden, hükmü kesin bir sure indirilince, kalpleri hastalıklı kimselerin, sana, sanki üzerlerine ölüm hali çökmüş kimseler gibi baygın baygın baktıklarını görürsün. Oysa onlar için uygun olanı;

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Savaşa izin veren.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 20. ayet

  2. Muhammed suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 21. ayet. طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَّعْرُوفٌ فَإِذَا عَزَمَ ٱلْأَمْرُ فَلَوْ صَدَقُوا۟ ٱللَّهَ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ

    ṭâ`atüv veḳavlüm ma`rûfün. feiẕâ `azeme-l'emr. felev ṣadeḳu-llâhe lekâne ḫayral lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İtaat etmek ve maruf dipnot 1 söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince dipnot 2 Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için hayırlı olan olurdu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Savaş işi.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 21. ayet

  3. Muhammed suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 22. ayet. فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِن تَوَلَّيْتُمْ أَن تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوٓا۟ أَرْحَامَكُمْ

    fehel `aseytüm in tevelleytüm en tüfsidû fi-l'arḍi vetüḳaṭṭi`û erḥâmeküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yüz çevirmekle dipnot 1 yeryüzünde fesadın çıkmasına ve rahmet bağlarının dipnot 2 paramparça olmasına sebep olacağınızın farkında mısınız?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haksızlığın ve kötülüğün galip gelmesine sebep olmakla.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnsanların birbirlerine düşerek.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 22. ayet

  4. Muhammed suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 23. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَىٰٓ أَبْصَٰرَهُمْ

    ülâike-lleẕîne le`anehümü-llâhü feeṣammehüm vea`mâ ebṣârahüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği kavrayamaz ve görmezler.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 23. ayet

  5. Muhammed suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 24. ayet. أَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ ٱلْقُرْءَانَ أَمْ عَلَىٰ قُلُوبٍ أَقْفَالُهَآ

    efelâ yetedebberûne-lḳur'âne em `alâ ḳulûbin aḳfâlühâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, Kur'an üzerinde düşünmüyorlar mı? dipnot 1 Yoksa kalpleri üzerinde kilitleri mi var?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Literal olarak tedebbur etmiyorlar mı? Tedebbur, ihtimalleri ve sonuçları dikkate alarak derinlemesine düşünmek demektir. Tedbir sözcüğü ile aynı kök anlama sahiptir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 24. ayet

  6. Muhammed suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 25. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱرْتَدُّوا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَى ٱلشَّيْطَٰنُ سَوَّلَ لَهُمْ وَأَمْلَىٰ لَهُمْ

    inne-lleẕîne-rteddû `alâ edbârihim mim ba`di mâ tebeyyene lehümü-lhüde-şşeyṭânü sevvele lehüm. veemlâ lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, ona sırt dönenleri, şeytan dipnot 1 aldattı ve onları boş ümitlere yöneltti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sözcük anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, hakka, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 25. ayet

  7. Muhammed suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 26. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ كَرِهُوا۟ مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ سَنُطِيعُكُمْ فِى بَعْضِ ٱلْأَمْرِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِسْرَارَهُمْ

    ẕâlike biennehüm ḳâlû lilleẕîne kerihû mâ nezzele-llâhü senüṭî`uküm fî ba`ḍi-l'emr. vellâhü ya`lemü isrârahüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, onların, Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: "Bazı işlerde size uyacağız." demeleri nedeniyledir. Allah, onların gizlediklerini biliyor.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 26. ayet

  8. Muhammed suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 27. ayet. فَكَيْفَ إِذَا تَوَفَّتْهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ

    fekeyfe iẕâ teveffethümü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Melekler onları vefat ettirirken, yüzlerine ve arkalarına vurduklarında onların durumları ne olacak?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 27. ayet

  9. Muhammed suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 28. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱتَّبَعُوا۟ مَآ أَسْخَطَ ٱللَّهَ وَكَرِهُوا۟ رِضْوَٰنَهُۥ فَأَحْبَطَ أَعْمَٰلَهُمْ

    ẕâlike biennehümü-ttebe`û mâ esḫaṭa-llâhe vekerihû riḍvânehû feaḥbeṭa a`mâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, onların, Allah'ı öfkelendiren şeylere uymaları ve O'nun rızasını gereksiz görmelerindendir. Böylece onların yaptıkları işleri boşa çıkardı.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 28. ayet

Kalplerdeki hastalığın ortaya çıkması; barışa çağırmayın 29–35

  1. Muhammed suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 29. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخْرِجَ ٱللَّهُ أَضْغَٰنَهُمْ

    em ḥasibe-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun el ley yuḫrice-llâhü aḍgânehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah'ın, içlerindeki kini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 29. ayet

  2. Muhammed suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 30. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَأَرَيْنَٰكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُم بِسِيمَٰهُمْ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِى لَحْنِ ٱلْقَوْلِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَٰلَكُمْ

    velev neşâü leeraynâkehüm fele`araftehüm bisîmâhüm. veleta`rifennehüm fî laḥni-lḳavl. vellâhü ya`lemü a`mâleküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer isteseydik onları sana tanıttırırdık. Sen de onları simalarından tanırdın. Yine de sen; onları, konuşma tarzlarından tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 30. ayet

  3. Muhammed suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 31. ayet. وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتَّىٰ نَعْلَمَ ٱلْمُجَٰهِدِينَ مِنكُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَنَبْلُوَا۟ أَخْبَارَكُمْ

    veleneblüvenneküm ḥattâ na`leme-lmücâhidîne minküm veṣṣâbirîne veneblüve aḫbâraküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İçinizden cihad edenleri ve sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar sizi sınava tabi tutarız. Ve haberlerinizi dipnot 1 de sınava tabi tutacağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Konuştuklarınıza bağlı kalıp kalmadığınızı, sözünüzde durup durmadığınızı.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 31. ayet

  4. Muhammed suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 32. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيُحْبِطُ أَعْمَٰلَهُمْ

    inne-lleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi veşâḳḳu-rrasûle mim ba`di mâ tebeyyene lehümü-lhüdâ ley yeḍurrü-llâhe şey'â. veseyuḥbiṭu a`mâlehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler dipnot 1 , Allah'ın yolundan alıkoyanlar, doğru yol açıkça belli olduktan sonra Resul'e karşı gelen kimseler, hiçbir şekilde ve asla Allah'a zarar veremezler. Allah, onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 32. ayet

  5. Muhammed suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 33. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوٓا۟ أَعْمَٰلَكُمْ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭî`ü-llâhe veeṭî`ü-rrasûle velâ tübṭilû a`mâleküm.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 33. ayet

  6. Muhammed suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 34. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ مَاتُوا۟ وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ

    inne-lleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi ŝümme mâtû vehüm küffârun feley yagfira-llâhü lehüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafir olanlar, Allah'ın yolundan alıkoyanlar; sonra da Kafir olarak ölen kimseleri, Allah, asla bağışlamayacaktır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 34. ayet

  7. Muhammed suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 35. ayet. فَلَا تَهِنُوا۟ وَتَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلسَّلْمِ وَأَنتُمُ ٱلْأَعْلَوْنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمْ وَلَن يَتِرَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ

    felâ tehinû veted`û ile-sselm. veentümü-l'a`levn. vellâhü me`aküm veley yetiraküm a`mâleküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 35. ayet

Dünya hayatı, infaka çağrı ve cimrilik 36–38

  1. Muhammed suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 36. ayet. إِنَّمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَإِن تُؤْمِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ يُؤْتِكُمْ أُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ أَمْوَٰلَكُمْ

    inneme-lḥayâtü-ddünyâ le`ibüv velehv. vein tü'minû vetetteḳû yü'tiküm ücûraküm velâ yes'elküm emvâleküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve takva sahibi olursanız, size ödülleriniz verilir. Ve sizden mallarınızı istemez.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 36. ayet

  2. Muhammed suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 37. ayet. إِن يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا۟ وَيُخْرِجْ أَضْغَٰنَكُمْ

    iy yes'elkümûhâ feyuḥfiküm tebḫalû veyuḫric aḍgâneküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer sizden onu dipnot 1 isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Böylece hoşnutsuzluğunuzu açığa çıkarırdı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mallarınızı.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 37. ayet

  3. Muhammed suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Muhammed suresi, 38. ayet. هَٰٓأَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ تُدْعَوْنَ لِتُنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبْخَلُ وَمَن يَبْخَلْ فَإِنَّمَا يَبْخَلُ عَن نَّفْسِهِۦ وَٱللَّهُ ٱلْغَنِىُّ وَأَنتُمُ ٱلْفُقَرَآءُ وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓا۟ أَمْثَٰلَكُم

    hâentüm hâülâi tüd`avne litünfiḳû fî sebîli-llâh. feminküm mey yebḫal. vemey yebḫal feinnemâ yebḫalü `an nefsih. vellâhü-lganiyyü veentümü-lfüḳarâ'. vein tetevellev yestebdil ḳavmen gayraküm ŝümme lâ yekûnû emŝâleküm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infak dipnot 1 etmeye çağrılırsınız ancak sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Kim cimrilik yaparsa, aslında kendi aleyhinde cimrilik yapmış olur. Allah zengindir, siz ise yoksulsunuz. Eğer yüz çevirirseniz, sizin yerinize başka bir halk getirir. Onlar sizin gibi olmazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım etmek. Allah yolunda harcama yapmak.

    Ayet detayı — Muhammed suresi, 38. ayet