Diyanet İşleri
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
Burûc suresi
Burûc suresi, 3. ayet. وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
veşâhidiv vemeşhûd.
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ashâb-ı Uhdûd: hendek sahipleri Burûc 1–10 3
Burçlarla dolu göğe andolsun,
Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.
1. “Andolsun burçlara” konak yerlerine yani güneşin, ayın ve yıldızların konaklarını içinde bulunduran “göğe;” ki bunlar, en mükemmel düzen içerisinde ve Yüce Allah’ın kudretine, rahmetine, ilim ve hikmetinin genişliğine delil olacak şekilde var edilmiştir, varlıkları bu şekilde sürüp gitmektedir.
2. “Vaat edilen güne;” bu gün Kıyamet günüdür. Allah, mahlukata bu günde onları bir araya getireceğini, ilklerini ve sonlarını, uzaklarını ve yakınlarını toplayıp birbirine katacağını vaat etmiştir ki Allah, vaadinden caymaz. Bu günün gelişinde bir değişmesinin olması da imkânsızdır.
3. “Şahitlik edene ve edilene.” Bu buyruk, bu niteliği taşıyan herkesi kapsar. Yani basireti ile görene ve görülene, hazır olana ve huzurunda bulunulana, görene ve görülene yemin edilmektedir.
Hakkında yemin edilen şeye gelince bu yeminin ihtiva ettiği üzere o, Allah’ın göz kamaştırıcı âyetleri, belgeleri, apaçık hikmetleri ve geniş rahmetidir.
Hakkında yemin edilen hususun Yüce Allah’ın şu buyruğunda dile getirildiği de söylenmiştir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ümmeti hakkında şahitlik eden peygamber gibi bütün şahitlere ve haklarında peygamberinin şahitlik ettiği ümmetler gibi bütün şahitlik edilenlere yemin etmiştir.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd · Ortak kavram: Şahitlik
(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd · Ortak kavram: Şahitlik
(8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd
Burçlarla dolu göğe andolsun,
Ortak kavram: Şahitlik
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Şahitlik
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Ortak kavram: Şahitlik
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şahit(ler)e ve şahitlik edilen(ler)e.
her bir tanık ve sanık şahit olsun (da şu gerçeği ünlesin):
ve O (her şeye) tanıklık eden ile (O'nun tarafından) tanıklık edileni!
Şahide ve şahit olunana!
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
(o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki,
Tanıklık edene ve tanıklık edilene!
- Burçlar sahibi göğe; vaad edilen o güne; tanık olan ve tanık olunana yemin olsun ki,
Ve tanığa da tanık olunana da ant olsun.
Ve tanığa da tanık olunana da andolsun.
o şahitlik edecek ve şahitlik edilecek olana yemin olsun ki,
Ve şahide ve meşhuda kasem olsun
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
şahidle meşhude ki,
Şehadet edene ve şehadet edilene.
(1-11) Burçlar özelliği olan semaya. Vaad olunan güne. Şahide ve şahi t olunana yemin olsun. Tutuşmuş yakıtla dolu ateş çukuru sahipleri gebertildi. O’nun çevresinde oturmuşlardı. Müminlere yaptıklarına şahit oluyorlardı / seyrediyorlardı. Onlara kızdıkları şeyse Aziz ve Hamid Allaha güvenmeleri / iman etmeleri idi. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) ona aittir. Allah her şeye şahittir / şehittir. Muhakkak ki mümin erkek ve kadınları sınayanlar / deneyenler sonra da t övbe etmeyenlere cehennem azabı vardır. Sönmeyen azap onlaradır. İnananlara ve salih amel işleyenlere kesinlikle altlarından nehirler akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
Şahit olana ve şahit olunana.
(O gün) Şahide ve şahidlik edilene andolsun,
(O gün) Şahit olana da şahit olunana dipnot 1 da yemin olsun ki dipnot 2
Hakka şahit olana ve şahit olunan hakka yemin olsun ki dipnot 1 ,
Şahid olana ve şahid olunana.
Şahid olana ve şahid olunana..
Tanıklık edene, tanıklık edilene/seyredene, seyredilene,
And by the witness who will give evidence in relation to matters of fact when an account of one’s life is being rendered at judgement, and by the deeds which had been witnessed and will be the witness of one’s worth,
by the Witness and that which is witnessed,
By one that witnesses, and the subject of the witness;-
and by the witness and what is witnessed: dipnot 1
and the witness and the witnessed,
And by the Witnessing day (i.e. Friday), and by the Witnessed day [i.e. the day of ‘Arafât (Hajj) the ninth of Dhul-Hijjah];
by the Witness and the Witnessed:
And the Bearer of witness (- the Prophet), and that to whom the witness is borne (- the Prophet's community),
by the witness and the witnessed,
I ( God) swear by the one who witnesses and those against whom the witness is borne.
And the witness and the witnessed!
A witness and a witnessed.
by the witness, and the witnessed;
And by the witnesses and the witnessed!
And (by the) witness and the witnessed-
And by the witness and that whereunto he beareth testimony,
And the witness and the witnessed,
and [of] Him who witnesses [all], and [of] that unto which witness is borne [by Him]!
and the witness and what is witnessed![1]
And a witness and a witnessed.
The witness and the witnessed.
And [by] the witness and what is witnessed,
And by the witness and the witnessed!
And He Who watches, and that which is being watched (will see that),
By the one who sees and that which is seen—
and by that which attends, and that which is attended,
And a witness and a witnessed.