Câsiye suresi

Câsiye suresi, 13. ayet

Câsiye suresi, 13. ayet. وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

veseḫḫara leküm mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi cemî`am minh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

Diyanet İşleri

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 10–16 · surenin 13. ayeti / 37
  1. Câsiye 10

    Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.

  2. Câsiye 11

    İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.

  3. Câsiye 12

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

  4. 13

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

  5. Câsiye 14

    İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

  6. Câsiye 15

    Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.

  7. Câsiye 16

    Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. “O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendinden” lütuf ve ihsanından ötürü “hizmetinize sunmuştur.” Bu, hizmete sunuş, göklerde ve yerde bulunan bütün cisimleri, bunlarda yaratılmış bulunan güneşi, ayı, gezegenleri, yıldızları, çeşitli hayvan ve canlıları, türlü ağaç ve mahsulleri, madenleri vb. gibi Âdemoğullarının maslahatları için hazırlanmış ve zorunlu ihtiyaçları için gerekli olan bütün şeyleri kapsar.

Bütün bunlar, onların Yüce Allah’ın nimetine şükretmek için bütün gayretlerini ortaya koymalarını, O’nun âyetleri ve hikmetleri hakkında düşünerek, bunların inceliklerini kavramaya gayret göstermelerini gerektirmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah: “Hiç şüphesiz bunda düşünen bir toplum için deliller vardır” buyurmaktadır.

Bunların hepsinin yaratılması, işlerinin idare edilmesi, hizmete sunulmaları, Yüce Allah’ın meşîetinin geçerliliğine ve kudretinin kemaline delildir. Bunlardaki muhkemlik, sağlamlık, harikulade sanat ve güzel yaratılış da Yüce Allah’ın hikmet ve ilminin kemaline delildir.

Bunların genişlikleri, azametleri ve çoklukları ise Yüce Allah’ın mülk ve saltanatının genişliğini göstermektedir. Bunlardaki özel haller, tercihler ve birbirine zıt varlıkların mevcudiyeti de O’nu dilediğini yaptığına delilidir. Bu varlıklardaki menfaatler, dinî ve dünyevî maslahatlar, rahmetinin genişliğine, ihsan ve bağışlarının kapsayıcılığına, lütfunun ve iyiliklerinin fevkalâde oluşuna delildir.

Bütün bunlar da O’nun bir ve tek olduğuna, yegane ilâh ve mabud olduğuna, O’ndan başkasına ibadet edilmemesi ve boyun bükülmemesi gerektiğine, sevginin de yalnız O’na yöneltilmesi gerektiğine, yine O’nun peygamberlerinin getirdiklerinin de doğru olduğuna delildir.

Bunlar, hiçbir şüphe ve tereddüt kabul etmeyen açık aklî delillerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhânehû ve Teâlâ- size göklerde bulunan güneşi, ayı ve yıldızları, yeryüzünde bulunan nehirler, ağaçlar, dağlar ve diğer pek çok canlıyı hizmetinize vermiştir. Bu nimetlerin hepsi Yüce Allah'ın lütfu ve ihsanındandır. Bunları sizin hizmetinize vermesinde Allah'ın kudretini, birliğini, ayetlerini düşünen ve onlardan ibret alan bir toplum için elbette ibretler vardır.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَسَخَّرَ ve sehhara ve boyun eğdirdi kök: سخر
  2. لَكُم lekum size
  3. مَّا ma bulunan şeyleri
  4. فِى fi
  5. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  6. وَمَا ve ma ve bulunan şeyleri
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde kök: ارض
  9. جَمِيعًۭا cemian hepsini kök: جمع
  10. مِّنْهُ ۚ minhu kendisinden
  11. إِنَّ inne elbette
  12. فِى fi vardır
  13. ذَٰلِكَ zalike bunda
  14. لَـَٔايَـٰتٍۢ layatin ibretler kök: ايي
  15. لِّقَوْمٍۢ likavmin bir toplum için kök: قوم
  16. يَتَفَكَّرُونَ yetefekkerune düşünen kök: فكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütuf olarak) size boyun eğdirmiştir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.

Mustafa İslamoğlu

Yine O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından (bir bağış olarak) emrinize amade kılmıştır. Elbet bütün bunlarda da düşünen bir toplum için sayısız mesajlar vardır.

Muhammed Esed

O, göklerde ve yerde olan her şeyi, Kendinden (bir bağış olarak) emrinize vermiştir: bunda düşünen bir topluluk için mesajlar vardır!

Ahmed Hulusi

Semalarda (beyindeki bilinç mertebelerinde) ve arzda (bedensel yaşamda) ne varsa, O'ndan tümünü, size (şuurunuza) hizmetle işlevlendirmiştir! Gerçektir ki, bu olayda tefekkür eden topluluk için elbette (önemli) işaretler vardır.

Ali Bulaç

Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Ali Özek ve heyeti

O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi, Kendi katından size boyun eğdirmiştir. Aslında, işte bunda, düşünen bir toplum için kesinlikle kanıtlar vardır.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde bulunan şeyleri, kendisinden bir lütuf olarak size boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için dersler vardır.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyruğunuza vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda ibretler vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyruğunuza vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden bir lütuf olarak size amade kıldı. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için deliller vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem Göklerde ne var Yerde ne varsa hepsini kendinden olarak sizin için musahhar kıldı, şübhesiz ki bunda düşünecek bir kavm için ayetler var

Erhan Aktaş

Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergeler, kanıtlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergeler, kanıtlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergeler, kanıtlar.

Gültekin Onan

Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda düşünen (yetefekkerun) bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Hasan Basri Çantay

O, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini, kendi (canibi) nden size ram etdi. Şübhe yok ki bunda, iyi düşünecek bir kavm için, kat'i ayetler (delaletler, ibretler) vardır.

İbni Kesir

Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini size musahhar kılmıştır. Elbette ki düşünen bir kavim için bunda ayetler vardır.

Mehmet Alagaş

(12-13) Allah ki denizi onda gemiyi hareket ettirerek fazlından elde etmeniz için emrinize âmâde kılmıştır / hizmetinize vermiştir, böylelikle belki teşekkür edersiniz, semalar da ve arzda ne varsa hepsini emrinize âmâde kılmıştır, işte bunda kesinlikle fikir üreten kavim için ayetler vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de (kendi katından) sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde bulunan şeyleri kendisinden (bir lutuf olarak) size boyun eğdirdi. Elbette bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O göklerde ve yerde olan her şeyi, onayı dahilinde hizmetinize vermiştir dipnot 1 . Bunda, düşünen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
  2. metne dön, dipnot 2
    [يس : 82]

Şaban Britch

Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de (kendi katından) sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

Şaban Piriş

Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ne var, yerde ne varsa tümünü, O'ndan bir lütuf olarak size boyun eğdirmiştir. Bunda, derin derin düşünen bir topluluk için elbette ibretler vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And He reduced for you all that the heavens and the earth contain to a state of subservience: heavenly bodies, earth, water, air, fire, deserts. All, like yourselves and your belongings, are not really your own, but His. Here, there and everywhere are signs with prodigies emblematic of Omnipotence and Authority sensed by those who consider matters and ponder their cause.

Abdul Haleem

He has subjected all that is in the heavens and the earth for your benefit, as a gift from Him. There truly are signs in this for those who reflect.

Abdullah Yusuf Ali

And He has subjected to you, as from Him, all that is in the heavens and on earth: Behold, in that are Signs indeed for those who reflect.

Abul A'la Maududi

He has subjected to you all that is in the heavens and the earth, dipnot 1 all being from Him. dipnot 2 Verily there are Signs in this for those who reflect. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (Surah Ibrahim, Ayat 32 and E.N. 44 )on it, and(E.N. 35 of Surah Luqman).
  2. metne dön, dipnot 2
    This sentence has two meanings:
  3. metne dön, dipnot 3
    (1) This gift and favor of Allah is not like the gift of the worldly kings, who favor their favorites with the wealth that they have collected from the people themselves, but, on the contrary, all the good things in the universe have been created by Allah Himself, and He has granted these to man from Himself.

Aisha Bewley

And He has made everything in the heavens and everything on the earth subservient to you. It is all from Him. There are certainly Signs in that for people who reflect.

Al-Hilali & Khan

And has subjected to you all that is in the heavens and all that is in the earth; it is all as a favour and kindness from Him. Verily, in it are signs for a people who think deeply.

Ali Quli Qarai

And He has disposed for you[r benefit] whatever is in the heavens and whatever is on the earth; all is from Him. There are indeed signs in that for a people who reflect.

Amatul Rahman Omar

And He has made subservient to you all that lies in the heavens and all that lies in the earth. All these (benedictions) are from Him. In all this there are signs for a people who would reflect.

Arthur John Arberry

And He has subjected to you what is in the heavens and what is in the earth, all together, from Him. Surely in that are signs for a people who reflect.

Bijan Moeinian

God has also submitted whatever is in the heavens and earth for you [exploring other planets, therefore, is the man’s to achieve]. There are hints in this statement for the visionary thinkers.

E. Henry Palmer

and He has subjected to you what is in the heavens and what is in the earth, - all from Him; verily, in that are signs unto a people who reflect.

Edip-Layth

He committed in your service all that is in the heavens and in the earth; all from Him. In that are signs for a people who reflect.

George Sale

And He obligeth whatever is in heaven and on earth to serve you; the whole being from Him. Verily herein are signs, unto people who consider.

Hamid S. Aziz

And He has subjected to you whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth, all from Himself; most surely there are signs in this for a people who reflect.

Mahmoud Ghali

And He has subjected to you whatever is in the heavens and whatever is in the earth, all together from Him. Surely in that are signs for a people who meditate.

Marmaduke Pickthall

And hath made of service unto you whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth; it is all from Him. Lo! herein verily are portents for a people who reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

He subjugated for you whatsoever is in the heavens and the earth, each and everything. Verily there are signs in this for those who reflect.

Muhammad Asad

And He has made subservient to you, [as a gift] from Himself, all that is in the heavens and on earth: in this, behold, there are messages indeed for people who think!

Mustafa Khattab

He ˹also˺ subjected for you whatever is in the heavens and whatever is on the earth—all by His grace. Surely in this are signs for people who reflect.

Progressive Muslims

And He committed in your service all that is in the heavens and in the Earth; all from Him. In that are signs for a people who reflect.

Rashad Khalifa

He committed in your service everything in the heavens and the earth; all from Him. These are proofs for people who reflect.

Sahih International

And He has subjected to you whatever is in the heavens and whatever is on the earth - all from Him. Indeed in that are signs for a people who give thought.

Sam Gerrans

And He made subject for you what is in the heavens and what is in the earth — altogether from Him. In that are proofs for people who reflect.

Shabbir Ahmed

And He has made subservient to you, from Himself, all that is in the heavens and all that is in the earth. Therein, behold, are Signs for people and nations who reflect.

Syed Vickar Ahamed

And He has made for you, as (gifts) from Him, all that is in heavens and on earth: Verily, in that are Signs, for those who think deeply.

Taqi Usmani

He has subjugated for you whatever there is in the heavens and whatever there is in the earth, all on His own. Surely in this there are signs for a people who reflect.

The Monotheist Group

And He commissioned in your service what is in the heavens and what is in the earth;all from Him. In that are signs for a people who reflect.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩