Zümer suresi

Zümer suresi, 50. ayet

Zümer suresi, 50. ayet. قَدْ قَالَهَا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

ḳad ḳâlehe-lleẕîne min ḳablihim femâ agnâ `anhüm mâ kânû yeksibûn.

Diyanet İşleri

Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 47–53 · surenin 50. ayeti / 75

Konu Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü Zümer 46–52 3

  1. Zümer 47

    Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.

  2. Zümer 48

    (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

  3. Zümer 49

    İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

  4. 50

    Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

  5. Zümer 51

    Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

  6. Zümer 52

    Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

  7. Zümer 53

    De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. “Onlardan öncekiler de öyle demişlerdi” onların söyledikleri: “Bu bana ancak bir bilgiye göre verilmiştir” sözünü söylemişlerdi. Bu sözleri, inkarcılar birbirlerinden miras olarak alagelmektedirler. Rablerinin, nimetini ikrar ve itiraf etmezler, bu konuda Rablerinin, üzerlerinde herhangi bir hakkı olduğunu da kabul etmezler. Helâk edilecekleri vakte kadar onların alışkanlıkları ve âdetleri hep budur.

“Ama” azap kendilerine geldiği vakit “onların kazandıkları şeyler kendilerine bir fayda sağlamadı.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirin söylediği bu sözü kendilerinden öncekiler de söylediler. Kazanmış oldukları mallar ve makamlar onları kurtarmadı.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَدْ kad elbette
  2. قَالَهَا kaleha bunu demişlerdi kök: قول
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. مِن min
  5. قَبْلِهِمْ kablihim onlardan öncekiler kök: قبل
  6. فَمَآ fema ama olmadı
  7. أَغْنَىٰ egna yararı kök: غني
  8. عَنْهُم anhum kendilerine
  9. مَّا ma şeyler
  10. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  11. يَكْسِبُونَ yeksibune kazandıkları kök: كسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunu onlardan öncekiler de elbette söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara yarar sağlamamıştı.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu onlardan öncekiler de böyle demiştiler: fakat kazana geldikleri şeyler kendilerine hiçbir yarar sağlamamıştı.

Muhammed Esed

Onlardan önce yaşamış olanlar(ın çoğu da kendi kendilerine) aynı şeyi söylemişlerdi; ama kazandıkları şeyler onlara fayda vermedi:

Ahmed Hulusi

Onlardan öncekiler de gerçekten onu söylemişti. . . (Ama) kazandıkları şeyler onlara bir fayda vermedi.

Ali Bulaç

Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti; ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamadı.

Ali Özek ve heyeti

Bunu onlardan öncekiler de söylemişti; ama kazandıkları şeyler onlara fayda vermedi.

Ali Rıza Safa

Onlardan öncekiler de söylemişlerdi. Fakat kazandıkları şeyler onlara yarar sağlamadı.

Bayraktar Bayraklı

Bunu onlardan öncekiler de söylemişlerdi de, kazandıkları kendilerine hiçbir fayda vermemişti.

Edip Yüksel

Kendilerinden öncekiler aynı şeyi söylediler, ancak kazandıkları şeylerin kendilerine hiçbir yararı dokunmadı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerinden öncekiler aynı şeyi söylediler, ancak kazandıkları şeylerin kendilerine hiç bir yararı dokunmadı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu bunlardan öncekiler de söyledi, fakat o kazandıkları kendilerini kurtaramadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onu bunlardan evvelkiler de söyledi fakat o kazandıkları kendilerini kurtarmadı

Erhan Aktaş

Gerçekten, onlardan öncekiler de böyle söylemişti. Fakat kazanmış oldukları şeyler onlara bir yarar sağlamadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçekten, onlardan öncekiler de böyle söylemişti. Fakat kazanmış oldukları şeyler onlara bir yarar sağlamadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçekten, onlardan öncekiler de böyle söylemişti. Fakat kazanmış oldukları şeyler onlara bir yarar sağlamadı.

Gültekin Onan

Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti; ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamadı.

Hasan Basri Çantay

Bu (sözü) onlardan evvelkiler de söylemiş (ler) di de kazanmakda oldukları o şeyler kendilerine hiç bir faide vermemiş,

İbni Kesir

Onlardan öncekiler de bunu söylemişlerdi. Ama kazandıkları şey, kendilerine bir fayda vermemişti.

Mehmet Alagaş

(45-52) Allah’ın bir olması hatırlatıldığında / zikredildiğinde Ahiret gününe iman etmeyenlerin kalpleri tiksinir , O’nun dışındakiler anıldığında o vakit sevinirler. Semaları ve arzı fıtratlı yaratan (Fâtır) tanık olunanı ve de gaybolanı bilen ey Allah’ım, sen kulların arasında ayrılığa düştükleri / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verirsin. Zalimler muhakkak ki arzda ne varsa ve de bir mislini de ekleyerek hepsini toplasalar, onu (topladıklarını) kıyamet günü suçlarına yönelik fidye olarak verirlerdi / affedilme bedeli olarak önerirlerdi, hesaba katmadıkları her şey Allah tarafından onların önüne dökülmüştür / ortaya çıkarılmıştır. Suçları ve kazandıkları ortaya çıkarılmıştır / açığa çıkmıştır , alay ettikleri ne varsa onları sarmıştır / hak olmuştur. İnsana bir zarar dokundu mu bize çağrı da bulunur , s onra bizden ona bir nimet sunulduğunda ise der ki bu bana ilmim nedeniyle verildi , bilakis o bir sınamadır / fitnedir ve fakat onların çoğu bilmezler, k esinlikle onlardan öncekiler de o şekilde demişlerdi , (İlmimiz nedeniyle bize verildi) Kazandıkları şeyler onlara bir fayda sağlamadı, kazandıkları nedeniyle kötülük onlara isabet etti / gelip onları buldu , zalimler öyleleridir ki işte onlara da kazandıkları nedeniyle kötülük isabet edecektir, onlar aciz bırakamazlar. Hâlâ bilmediler mi muhakkak ki Allah, dilediğine rızkı basitleştirir / genişletir ve de kısıt koyar / takdir eder, işte bunda iman eden kavim için göstergeler / ayetler vardır. (Dünyevileşmiş akıl açlık evrenseldir ihtiyaçlar sınırsızdır der vahyi akıl rızık evrenseldir paylaşmak sorumluluktur der.)

Rowwad Tercüme Merkezi

Kendilerinden önce gelenler de böyle söylemişti. Fakat kazandıkları kendilerine fayda sağlamamıştı.

Süleyman Ateş

Onlardan öncekiler de bunu demişlerdi. Ama kazandıkları şeyler, kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu sözü öncekiler de söylemişlerdi ama kazandıkları şeyler işlerine yaramadı.

Şaban Britch

Kendilerinden önce gelenler de böyle söylemişti. Fakat kazandıkları kendilerine fayda sağlamamıştı.

Şaban Piriş

Kendilerinden öncekiler de böyle söylemişti. Fakat kazandıkları kendilerine fayda sağlamamıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan öncekiler de bunu söylemişlerdi ama kazandıkları şeyler kendilerine hiçbir yarar sağlamamıştı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In a similar manner did those who preceded them reveal their true character but nothing they had done or left undone and nothing they had accomplished in their own irreverent way was of any advantage to them nor did it accomplish their purpose nor did it protect them from Allah's retributive punishment.

Abdul Haleem

Those who lived before them said the same. What they did was of no use to them;

Abdullah Yusuf Ali

Thus did the (generations) before them say! But all that they did was of no profit to them.

Abul A'la Maududi

Their predecessors also said the same, but their earnings proved of no avail to them, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, when they were seized for evil-doing, the ability of which they were so proud, did not avail them anything, and this also became known that they were not Allah’s favorites. Evidently, if their earning had been due to their capability and their being favorites with Allah, they would not have been seized for evil-doing at all.

Aisha Bewley

Those who came before them also said that, but what they earned did not avail them.

Al-Hilali & Khan

Verily, those before them said it, yet (all) that they had earned availed them not.

Ali Quli Qarai

Those who were before them [also] said that, but what they used to earn did not avail them.

Amatul Rahman Omar

Their predecessors had said the same thing, yet all their acquisitions were of no avail to them,

Arthur John Arberry

So said those that were before them; but that they earned did not avail them,

Bijan Moeinian

The ones before them had similar conviction but their "earnings" was not of any help [for the simple token that it was God’s blessing and not their earning] them in the least. [when will man learn from history?]

E. Henry Palmer

Those before them said it too, but that availed them not which they had earned,

Edip-Layth

Those before them have said the same thing, yet what they earned did not help them in the least.

George Sale

Those who were before them, said the same: But that which they had gained, profited them not;

Hamid S. Aziz

Those before them did indeed say this, but what they earned availed them not.

Mahmoud Ghali

The ones before them already said it, yet in no way did whatever they used to earn avail them.

Marmaduke Pickthall

Those before them said it, yet (all) that they had earned availed them not;

Mohamed Ahmed - Samira

Those before them had also said so, and yet nothing of what they did availed them in the least.

Muhammad Asad

The same did say [to themselves many of] those who lived before their time; but of no avail to them was all that they had ever achieved:

Mustafa Khattab

The same had already been said by those ˹destroyed˺ before them,[1] but their ˹worldly˺ gains were of no benefit to them.

Progressive Muslims

Those before them have said the same thing, yet what they earned did not help them in the least.

Rashad Khalifa

Those before them have uttered the same thing, and their earnings did not help them in the least.

Sahih International

Those before them had already said it, but they were not availed by what they used to earn.

Sam Gerrans

There had said it those before them; but there availed them not what they earned,

Shabbir Ahmed

The same was said by those who passed before them, but their earnings failed to make them truly rich! (28:78).

Syed Vickar Ahamed

Verily, the (people) before them talked like this! But everything they did was of no use to them.

Taqi Usmani

The same was said by those before them, but what they used to earn was of no avail to them,

The Monotheist Group

Those before them have said the same thing, yet what they earned did not help them in the least.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩