Diyanet İşleri
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Câsiye suresi
Câsiye suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ
veleḳad âteynâ benî isrâîle-lkitâbe velḥukme vennübüvvete verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibâti vefeḍḍalnâhüm `ale-l`âlemîn.
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol Câsiye 16–20 3
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.
İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.
Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.
Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. Yani Biz, İsrailoğulları’na başka insanlar hakkında söz konusu olmayan nimetler ihsan etmiştik. Onlara Kitabı yani Tevrat’ı ve İncil’i, insanlar arasında hüküm ve idareyi ve kendisi ile diğer insanlardan ayrıcalıklı kılındıkları nübüvveti/peygamberliği verdik. Nitekim İbrahim aleyhisselam’ın soyundan gelen peygamberlerin büyük çoğunluğu İsrailoğullarındandır.
“Onları” yiyecek, içecek ve giyecek türünden, bir de üzerlerine men ve selvâyı indirmek sureti ile “hoş ve temiz şeylerle rızıklandırmış ve onları âlemlere” yani bu nimetler ile insanlara “üstün kılmıştık.”
Genellik ifade eden “alemlere” lafzının kapsamından, bu ümmet (Muhammed ümmeti) müstesnâdır. Çünkü bu ümmet, bütün insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmettir. Ayrıca ifadelerin akışı/siyâk da maksadın, bu ümmetin dışındakiler olduğunu göstermektedir. Çünkü Yüce Allah, bize İsrailoğularına vermiş olduğu lütufları ve onları kendileri ile başkalarından ayrıcalıklı kılmış olduğu hususları anlatmaktadır.
Aynı şekilde İsrailoğullarının üstünlüğünü sağlayan Kitap, insanlar arasında hükmetme, nübüvvet ve buna benzer vasıfların tümü, bu ümmet için de söz konusudur. Ayrıca bu ümmet, fazladan pek çok fazilet ve üstünlüklere de sahiptir. İsrailoğullarının şeriati de bu ümmetin şeriatinin sadece bir parçasıdır. Diğer taraftan bu Kitap (Kur’ân-ı Kerîm) kendisinden önceki diğer kitaplar üzerinde hakim konumundadır. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bütün peygamberleri tasdik etmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gerçek şu ki, İsrailoğulları'na Tevrat'ı ve hikmetle insanların arasını ayırmayı bahşettik. Peygamberlerin çoğunu onlardan, İbrahim -aleyhisselam-'ın zürriyetinden kıldık. Onları çeşitli temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları zamanlarının insanlarına üstün kıldık.
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)
Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar.…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
(Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Helâl ve Haram
(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, (doğru) hüküm (verme yeteneği) ve peygamberlik vermiştik. Onlara temiz şeylerden rızık vermiş ve onları âlemlere (inançsızlara) üstün kılmıştık.
Doğrusu Biz İsrailoğullarına da vahyi, iktidarı ve peygamberliği vermiş, onlara iyi ve temiz rızıklar bahşetmiş ve onları (vahyi hayata taşımakla görevlendirip kendi zamanlarının) tüm toplumlarından üstün tutmuştuk.
Doğrusu Biz, İsrailoğulları'na (da) vahiy, hikmet ve peygamberlik verdik, onları hayatın güzel nimetleriyle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.
Andolsun ki İsrailoğullarına Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini, Hikmeti ve Nübüvveti verdik, onları tertemiz yaşam gıdalarıyla besledik ve kendilerini (bunlardan yoksun) alemlere (insanlara) üstün tuttuk.
Andolsun, biz İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık.
Andolsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları alemlere üstün kıldık.
Ve gerçek şu ki, İsrailoğullarına, hem Kitap hem bilgelik hem de peygamberlik verdik. Temiz şeylerle onları geçindirdik. Üstelik onları, evrenlere üstün kılmıştık.
Andolsun biz, İsrailoğulları'na kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik, onları güzel rızıklarla besledik ve onları alemlere üstün kıldık.
İsrail oğullarına kitabı, bilgeliği ve peygamberliği vermiştik. Onları iyi nimetlerle rızıklandırmış ve onları tüm halklara üstün kılmıştık.
İsrailoğullarına kitabı, bilgeliği ve peygamberliği vermiştik. Onları iyi nimetlerle rızıklandırmış ve onları tüm halklara üstün kılmıştık.
Andolsun ki, Biz vaktiyle İsrail oğullarına kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Kendilerini temiz rızıklardan rızıklandırmıştık ve alemlerin üstüne geçirmiştik.
Şanım hakkı için, biz vaktıyle Beni İsraile kitab vermiş, huküm vermiş, nübüvvet vermiştik ve kendilerini pak rızıklardan merzuk kılmıştık, hem alemlerin üstüne geçirmiştik.
Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.
Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, hüküm ve nebilik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.
Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, hüküm ve nebilik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.
Andolsun, biz İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık.
Andolsun ki biz İsrail oğullarına kitab, hukum ve peyğamberlik vermiş, onlara tertemiz rızıklardar vermiş, onları (zamanlarında) alemlerin üstüne çıkarmış idik.
Andolsun ki; Biz, İsrailoğullarına kitabı, hükmü ve nübüvveti vermiştik. Onları temiz şeylerden rızıklandırmış ve dünyalara üstün kılmıştık.
(16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.
İsrailoğulları'na da kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz şeylerle rızıklandırmış ve âlemlere üstün kılmıştık.
Andolsun biz, İsrail oğullarına Kitap, hüküm (hikmet, hükümranlık) ve peygamberlik verdik, onları güzel rızıklarla besledik ve onları alemlere üstün kıldık.
Şurası kesin ki İsrailoğullarına Kitap, hikmet ve nebilik vermiştik. Onları temiz şeylerle rızıklandırmış ve çağdaşlarına üstün kılmıştık dipnot 1 .
İsrailoğullarına Kitap, hikmet ve nebilik verdik. Onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları çağdaşlarından üstün kıldık.
İsrailoğullarına da kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz şeylerle rızıklandırmış ve alemlere üstün kılmıştık.
İsrailoğullarına da kitap, hikmet ve peygamberlik vermiştik. Onları iyi şeylerle rızıklandırmış ve toplumlara üstün kılmıştık.
Yemin olsun, biz, İsrailoğullarına Kitap'ı, hükmetme gücünü, peygamberliği verdik, onları temiz yiyeceklerden rızıklandırdık ve kendilerini alemler üzerine imtiyazlı kıldık.
Allah asserts: " We gave Bani-Israel (the Children of Israel) the Book and authority and soundness of judgment in the choice of means and ends and bestowed on them the Divine prerogative of Prophethood, We provided them with victuals of the various good and wholesome kinds of provisions, and they wore Our favour to the end that We preferred them above all peoples*. (At the time when idolatry and aetheism prevailed)
We gave scripture, wisdom, and prophethood to the Children of Israel; We provided them with good things and favoured them above others;
We did aforetime grant to the Children of Israel the Book the Power of Command, and Prophethood; We gave them, for Sustenance, things good and pure; and We favoured them above the nations.
Indeed We endowed the Children of Israel with the Book and Wisdom dipnot 1 and Prophethood, and provided them with good things dipnot 2 as sustenance, and exalted them above the peoples of the whole world.
We gave the Book and Judgement and Prophethood to the tribe of Israel and provided them with good things and favoured them over all other people.
And indeed We gave the Children of Israel the Scripture, and the understanding of the Scripture and its laws, and the Prophethood; and provided them with good things, and preferred them above the ‘Âlamîn (mankind and jinn of their time, during that period),
Certainly We gave the Children of Israel the Book, judgement and prophethood and We provided them with all the good things, and We gave them an advantage over all the nations,
And indeed We gave the Children of Israel the Scripture (of mosaic law) and power of judgment and prophethood, and provided them with good and pure things and exalted them over the contemporary peoples.
Indeed, We gave the Children of Israel the Book, the Judgment, and the Prophethood, and We provided them with good things, and We preferred them above all beings.
I (God) gave the Jews the Scripture, Divine criteria for judgment and Prophet hood. I showered them with good things of life and made them superior [in account of their prescribed style of life] to other nations.
And we did bring the children of Israel the Book and judgment and prophecy, and we provided them with good things, and preferred them above the worlds.
We had given the Children of Israel the book and the judgment, and the prophethood, and We provided them with good provisions; and We preferred them over the worlds.
We gave unto the children of Israel the book of the law, and wisdom, and prophecy; and We fed them with good things, and preferred them above all nations:
And certainly We gave the Book and the Wisdom and the Prophecy to the children of Israel, and We gave them of the goodly things, and We made them excel over other nations.
And indeed We already brought the Seeds (Or: sons) of Israel) the Book, and the Judgment, and the Prophethood, and We provided them with good things, and We graced them over the worlds.
And verily we gave the Children of Israel the Scripture and the Command and the Prophethood, and provided them with good things and favoured them above (all) peoples;
We gave the children of Israel the Book, and the judgement and the prophethood, provided them with good things, favoured them over other people,
AND, INDEED, [already] unto the children of Israel did We vouchsafe revelation, and wisdom, and prophethood; and We provided for them sustenance out of the good things of life, and favoured them above all other people [of their time].
Indeed, We gave the Children of Israel the Scripture, wisdom, and prophethood; granted them good, lawful provisions; and favoured them above the others.[1]
And We had given the Children of Israel the Scripture, and the judgment, and the prophethood, and We provided them with good provisions; and We preferred them over the worlds.
We have given the Children of Israel the scripture, wisdom, and prophethood, and provided them with good provisions; we bestowed upon them more blessings than any other people.
And We did certainly give the Children of Israel the Scripture and judgement and prophethood, and We provided them with good things and preferred them over the worlds.
And We gave the children of Israel the Writ, and judgment, and prophethood, and provided them with good things, and favoured them above all mankind,
And, indeed, We gave to the Children of Israel the Scripture, the Rule and a succession of Prophets, and provided them with good things and bestowed upon them bounties more than other nations of the time. (3:78), (6:90).
And indeed, We gave the Children of Israel the Book (Torah, the Scripture, its Jewish Laws) and understanding and prophet hood; And We gave them good and pure things for living; And We chose them above the nations,
We gave the children of Isrā’īl the book and the wisdom and the prophet-hood, and provided them with good things, and preferred them above all (people of) the world,
And We had given the Children of Israel the Book, and the judgment, and the prophethood, and We provided them with good provisions; and We preferred them over the worlds.