Diyanet İşleri
İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.
Câsiye suresi
Câsiye suresi, 14. ayet. قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
ḳul lilleẕîne âmenû yagfirû lilleẕîne lâ yercûne eyyâme-llâhi liyecziye ḳavmem bimâ kânû yeksibûn.
İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle Câsiye 12–15 3
İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.
Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.
Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.
İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.
Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.
14-15. Yüce Allah, mü’min kullarına güzel ahlâklı olmalarını, “Allah’ın (azap) günlerini beklemeyenlerin” yani Allah’ın mükâfatını ummayan ve isyankârları karşı karşıya bırakacağı musibetlerden de korkmayan müşriklerin eziyetlerine sabretmelerini emretmektedir.
Çünkü Yüce Allah, her bir topluluğa kazdıklarının karşılığını verecektir. Sizleri -ey mü’minler- Yüce Allah, imanınız, affedip bağışlamanız ve sabretmeniz dolayısı ile pek büyük bir mükâfat ile mükâfatlandıracaktır.
Onların -eğer yalanlamalarını sürdürecek olurlarsa- başına gelecek olan çetin azap, rezil ve rüsvay oluş ise sizin başınıza gelmeyecektir.
İşte bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kim salih bir amel işlerse kendi lehinedir. Kim de kötülük işlerse o da kendi aleyhinedir. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Allah'a iman eden ve resullerini tasdik edenlere söyle. Sizlere kötülük yapan kâfirleri ve Allah'ın nimetlerine veya gazabına aldırış etmeyenleri bağışlayınız. Şüphesiz Allah, sabreden Müminleri ve dünyada yapmış oldukları kötü amellerle hakka tecavüz eden kâfirlerin yaptıklarının karşılığını verecektir.
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.
Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)
İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)
Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik…
Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar! dipnot 1 Sonunda (Allah) her topluma kazandıklarının karşılığını verecektir.
Söyle iman edenlere: Allah'ın Günleri'nin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar; çünkü O bir toplumu (ancak) ısrar yaptıklarından dolayı cezalandırır.
İman etmiş olan herkese söyle: Allah'ın Günleri'nin geleceğine inanmayanları affetsinler, (çünkü) insanlara hak ettiklerinin karşılığını vermek (yalnız) O'na özgüdür.
İman edenlere söyle, "Allah Günleri"ni (bildirilenlerin yaşanacağı süreç) ummayanları bağışlasınlar; ta ki (Allah) onları yaptıklarının getirisi ile cezalandırsın!
İman edenlere de ki: "(Allah'ın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Allah'ın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."
İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her toplumu, yaptığına göre cezalandıracaktır.
İnananlara, şunu söyle: Allah'ın Günlerini düşünmeyen, yaptıkları yüzünden cezalandıracağı toplumu bağışlasınlar.
İnananlara söyle: Allah'ın ceza günlerini beklemeyenlere aldırmasınlar; çünkü Allah, her bir topluluğa yaptıklarının karşılığını verecektir.
Gerçeği onaylayanlara söyle ki, ALLAH'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Zira O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.
İnananlara söyle ki, ALLAH'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Zira O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.
İman edenlere söyle: Allah'ın cezalandıracağı günlerin (geleceğin)i ümit etmeyen kimseleri bağışlasınlar; çünkü (Allah) her kavmi kazandıkları ile cezalandıracaktır.
Söyle iyman edenlere: Allah günlerini ümid etmiyen kimselere mağrifetle muamele etsinler, çünkü her kavmı kesibleriyle cezalandıracak
İman Edenlere de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."
İnananlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."
İnanlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her topluma yaptıklarının karşılığı verilecektir.
İnananlara de ki: "(Tanrı'nın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Tanrı'nın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."
(Habibim) iman edenlere söyle: Allahın günleri (nin çatıb geleceği) ni ümid etmeyenleri (n ezalarına) aldırış etmesinler. Çünkü (Allah) herhangi bir kavme (ancak) kazanmakda olduklarıyle mukaabele eder.
İman edenlere söyle: Allah'ın günlerinin geleceğini ummayan kimseleri bağışlayıp geçsinler. Çünkü Allah, her kavmi yaptıklarıyla cezalandıracaktır.
(14-15) İman edenlere söyle ki , her bir kavmi n kazandıklarından ötürü cezalandırılaca ğı Allah'ın günlerini, ümit etmeyenleri, bağışlasınlar, her kim ıslah edici ise kendi nefsi içindir, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir, sonra tekrar Rabbinize döndürüleceksiniz.
İman edenlere söyle. Allah'ın (azap) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah, her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.
İnananlara söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları affetsinler ki (Allah), bir toplumu, yaptıklarıyle cezalandırsın.
İnanıp güvenenlere söyle; Allah'ın (toplumları ödüllendirme veya cezalandırma) günlerini dipnot 1 beklemeyenleri bağışlasınlar dipnot 2 . Çünkü her topluma, yapmakta olduklarının karşılığını Allah verecektir dipnot 3 .
İnanıp güvenenlere söyle; kazançlarının karşılığını Allah'ın vereceği günlerin geleceğine ihtimal vermeyen bir topluluğun kusurlarıyla ilgilenmesinler.
İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.
İman edenlere söyle de; toplumun kazandıkları sebebiyle karşılığını göreceği Allah'ın günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar.
İman edenlere söyle: "Allah'ın günlerini ummayanları affetsinler ki, O, bir toplumu kazandıklarıyla cezalandırsın."
Say O Muhammad to those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues to forgive and give up resentment against those who do not expect with desire nor desire with expectation the days when Allah requites like for like and repays a people with what is commensurate with their deeds.
Tell the believers to forgive those who do not fear God’s days [of punishment]––He will requite people for what they have done.
Tell those who believe, to forgive those who do not look forward to the Days of Allah: It is for Him to recompense (for good or ill) each People according to what they have earned.
(O Prophet), tell the believers to indulge those who have no fear of any evil days coming upon them from Allah dipnot 1 so that Allah may Himself requite them for their deeds. dipnot 2
Tell those who have iman that they should forgive those who feel no fear about the Days of Allah, when He will repay people according to what they earned.
Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) to the believers to forgive those who (harm them and) hope not for the Days of Allâh (i.e. His Recompense), that He may recompense people, according to what they have earned (i.e. to punish these disbelievers who harm the believers).[1]
Say to the faithful to forgive those who do not expect Allah’s days, that He may [Himself] requite a people for what they used to earn.
Tell those who believe to let alone those who do not accept the (contesting) days of Allâh on which the righteous will be successful in the land and the wicked will suffer disaster in order that He may Himself recompense every people according to their deeds.
Say unto those who believe, that they forgive those who do not look for the days of God, that He may recompense a people for that they have been earning.
Ask the believers to [be patient with and] forgive the shortsightedness of the disbelievers who do not believe in the Day of Judgment. [God will reward them for their patience and punish the disbelievers Himself as] God will fully pay for whatever each person has earned.
Say to those who believe that they pardon those who hope not for God's days, that He may reward a people for that which they have earned.
Say to those who acknowledged: they should forgive those who do not look forward to the days of God. He will fully recompense people for whatever they have earned.
Speak unto the true believers, that they forgive those who hope not for the days of God, that He may reward people according to what they shall have wrought.
Tell those who believe that they should forgive those who fear (or hope) not the days of Allah, that He may reward a people for what they earn.
Say to the ones who have believed that they forgive the ones who do not hope for the Days of Allah, that He may recompense a people for what they used to earn.
Tell those who believe to forgive those who hope not for the days of Allah; in order that He may requite folk what they used to earn.
Tell the believers to forgive those who do not fear the visitations of God, so that He may requite the people for their deeds.
Tell all who have attained to faith that they should forgive those who do not believe in the coming of the Days of God, [since it is] for Him [alone] to requite people for whatever they may have earned.
˹O Prophet!˺ Tell the believers to forgive those who do not fear Allah’s days ˹of torment˺, so that He will reward each group for what they used to commit.
Say to those who believed to forgive those who do not look forward to the days of God. He will fully recompense people for whatever they have earned.
Tell those who believed to forgive those who do not expect the days of GOD. He will fully pay everyone for whatever they have earned.
Say, [O Muúammad], to those who have believed that they [should] forgive those who expect not the days of Allah so that He may recompense a people for what they used to earn.
Say thou to those who heed warning, that they forgive those who look not for the days of God, that He might reward people for what they earned.
Tell all believers that they should forgive and try to save those who do not believe in the oncoming Days of Allah. It is for Him alone to recompense each nation for their good or ill deeds that they have earned. (Days of Allah = When mankind establishes the Divine System on earth. ((14:5). 'Yaghfir' = Forgive = Protect from the harmful effects of misdeeds).
Say to those who believe, to forgive those who do not look forward to the Days of Allah: It is for Him to repay (for the good or the bad) each People according to what they have earned.
Tell those who believe that they should forgive those who do not believe in Allah’s days, so that He may recompense a people for what they used to earn.
Say to those who believed to forgive those who do not look forward to the days of God. He will recompense a people for whatever they have earned.