Câsiye suresi

Câsiye suresi, 14. ayet

Câsiye suresi, 14. ayet. قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

ḳul lilleẕîne âmenû yagfirû lilleẕîne lâ yercûne eyyâme-llâhi liyecziye ḳavmem bimâ kânû yeksibûn.

Diyanet İşleri

İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 11–17 · surenin 14. ayeti / 37
  1. Câsiye 11

    İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.

  2. Câsiye 12

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

  3. Câsiye 13

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

  4. 14

    İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

  5. Câsiye 15

    Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.

  6. Câsiye 16

    Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

  7. Câsiye 17

    Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.

14-15. Yüce Allah, mü’min kullarına güzel ahlâklı olmalarını, “Allah’ın (azap) günlerini beklemeyenlerin” yani Allah’ın mükâfatını ummayan ve isyankârları karşı karşıya bırakacağı musibetlerden de korkmayan müşriklerin eziyetlerine sabretmelerini emretmektedir.

Çünkü Yüce Allah, her bir topluluğa kazdıklarının karşılığını verecektir. Sizleri -ey mü’minler- Yüce Allah, imanınız, affedip bağışlamanız ve sabretmeniz dolayısı ile pek büyük bir mükâfat ile mükâfatlandıracaktır.

Onların -eğer yalanlamalarını sürdürecek olurlarsa- başına gelecek olan çetin azap, rezil ve rüsvay oluş ise sizin başınıza gelmeyecektir.

İşte bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kim salih bir amel işlerse kendi lehinedir. Kim de kötülük işlerse o da kendi aleyhinedir. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Allah'a iman eden ve resullerini tasdik edenlere söyle. Sizlere kötülük yapan kâfirleri ve Allah'ın nimetlerine veya gazabına aldırış etmeyenleri bağışlayınız. Şüphesiz Allah, sabreden Müminleri ve dünyada yapmış oldukları kötü amellerle hakka tecavüz eden kâfirlerin yaptıklarının karşılığını verecektir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul söyle kök: قول
  2. لِّلَّذِينَ lillezine kimselere
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lara) kök: امن
  4. يَغْفِرُوا۟ yegfiru affetsinler kök: غفر
  5. لِلَّذِينَ lillezine kimseleri
  6. لَا la
  7. يَرْجُونَ yercune ummayan(ları) kök: رجو
  8. أَيَّامَ eyyame günlerini kök: يوم
  9. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  10. لِيَجْزِىَ liyecziye cezalandırması için kök: جزي
  11. قَوْمًۢا kavmen bir toplumu kök: قوم
  12. بِمَا bima sebebiyle
  13. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  14. يَكْسِبُونَ yeksibune yapıyorlar kök: كسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik…

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar! dipnot 1 Sonunda (Allah) her topluma kazandıklarının karşılığını verecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki bağışlanma duası esasında bu kişilerin bağışlanmaya müsait bir hale gelmeleriyle ilgili olmalıdır. Aksi takdirde Tevbe 9:113'te ifade edildiği üzere, şirk üzere ölenlerin bağışlanması için duada bulunmak yasaklanmıştır. Konu eğer duygusal bir boyutta düşünülürse, bu defa da Hz. İbrahim'in ve Hz. İsa'nın şefkat içerikli ifadeleri hatırlanabilir. Benzer mesajlar: Mâide 5:118; İbrâhîm 14:36.

Mustafa İslamoğlu

Söyle iman edenlere: Allah'ın Günleri'nin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar; çünkü O bir toplumu (ancak) ısrar yaptıklarından dolayı cezalandırır.

Muhammed Esed

İman etmiş olan herkese söyle: Allah'ın Günleri'nin geleceğine inanmayanları affetsinler, (çünkü) insanlara hak ettiklerinin karşılığını vermek (yalnız) O'na özgüdür.

Ahmed Hulusi

İman edenlere söyle, "Allah Günleri"ni (bildirilenlerin yaşanacağı süreç) ummayanları bağışlasınlar; ta ki (Allah) onları yaptıklarının getirisi ile cezalandırsın!

Ali Bulaç

İman edenlere de ki: "(Allah'ın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Allah'ın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."

Ali Özek ve heyeti

İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her toplumu, yaptığına göre cezalandıracaktır.

Ali Rıza Safa

İnananlara, şunu söyle: Allah'ın Günlerini düşünmeyen, yaptıkları yüzünden cezalandıracağı toplumu bağışlasınlar.

Bayraktar Bayraklı

İnananlara söyle: Allah'ın ceza günlerini beklemeyenlere aldırmasınlar; çünkü Allah, her bir topluluğa yaptıklarının karşılığını verecektir.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlara söyle ki, ALLAH'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Zira O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlara söyle ki, ALLAH'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Zira O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edenlere söyle: Allah'ın cezalandıracağı günlerin (geleceğin)i ümit etmeyen kimseleri bağışlasınlar; çünkü (Allah) her kavmi kazandıkları ile cezalandıracaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Söyle iyman edenlere: Allah günlerini ümid etmiyen kimselere mağrifetle muamele etsinler, çünkü her kavmı kesibleriyle cezalandıracak

Erhan Aktaş

İman Edenlere de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnananlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnanlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her topluma yaptıklarının karşılığı verilecektir.

Gültekin Onan

İnananlara de ki: "(Tanrı'nın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Tanrı'nın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."

Hasan Basri Çantay

(Habibim) iman edenlere söyle: Allahın günleri (nin çatıb geleceği) ni ümid etmeyenleri (n ezalarına) aldırış etmesinler. Çünkü (Allah) herhangi bir kavme (ancak) kazanmakda olduklarıyle mukaabele eder.

İbni Kesir

İman edenlere söyle: Allah'ın günlerinin geleceğini ummayan kimseleri bağışlayıp geçsinler. Çünkü Allah, her kavmi yaptıklarıyla cezalandıracaktır.

Mehmet Alagaş

(14-15) İman edenlere söyle ki , her bir kavmi n kazandıklarından ötürü cezalandırılaca ğı Allah'ın günlerini, ümit etmeyenleri, bağışlasınlar, her kim ıslah edici ise kendi nefsi içindir, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir, sonra tekrar Rabbinize döndürüleceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

İman edenlere söyle. Allah'ın (azap) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah, her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.

Süleyman Ateş

İnananlara söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları affetsinler ki (Allah), bir toplumu, yaptıklarıyle cezalandırsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenenlere söyle; kazançlarının karşılığını Allah'ın vereceği günlerin geleceğine ihtimal vermeyen bir topluluğun kusurlarıyla ilgilenmesinler.

Şaban Britch

İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.

Şaban Piriş

İman edenlere söyle de; toplumun kazandıkları sebebiyle karşılığını göreceği Allah'ın günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edenlere söyle: "Allah'ın günlerini ummayanları affetsinler ki, O, bir toplumu kazandıklarıyla cezalandırsın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say O Muhammad to those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues to forgive and give up resentment against those who do not expect with desire nor desire with expectation the days when Allah requites like for like and repays a people with what is commensurate with their deeds.

Abdul Haleem

Tell the believers to forgive those who do not fear God’s days [of punishment]––He will requite people for what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

Tell those who believe, to forgive those who do not look forward to the Days of Allah: It is for Him to recompense (for good or ill) each People according to what they have earned.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), tell the believers to indulge those who have no fear of any evil days coming upon them from Allah dipnot 1 so that Allah may Himself requite them for their deeds. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literally: Who do not except the days of Allah. But in Arabic usage on such occasions, ayyam does not merely mean days but those memorable days in which important historical events may have taken place. For example, the word ayyam-ul-Arab is used for the important events of the history of the Arabs and the major battles of the Arab tribes, which the later generations remember for centuries. Here, ayyam-Allah implies the evil days of a nation when the wrath of Allah may descend on it and ruin it in consequence of its misdeeds. That is: Those who do not fear the coming of evil days from Allah, i.e. those who do not fear that a day will come when they will be called to account for their actions and deeds, and this same fearlessness has made them bold and stubborn in acts of wickedness.
  2. metne dön, dipnot 2
    The commentators have given two meanings of this verse and the words of the verse admit of both:

Aisha Bewley

Tell those who have iman that they should forgive those who feel no fear about the Days of Allah, when He will repay people according to what they earned.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) to the believers to forgive those who (harm them and) hope not for the Days of Allâh (i.e. His Recompense), that He may recompense people, according to what they have earned (i.e. to punish these disbelievers who harm the believers).[1]

Ali Quli Qarai

Say to the faithful to forgive those who do not expect Allah’s days, that He may [Himself] requite a people for what they used to earn.

Amatul Rahman Omar

Tell those who believe to let alone those who do not accept the (contesting) days of Allâh on which the righteous will be successful in the land and the wicked will suffer disaster in order that He may Himself recompense every people according to their deeds.

Arthur John Arberry

Say unto those who believe, that they forgive those who do not look for the days of God, that He may recompense a people for that they have been earning.

Bijan Moeinian

Ask the believers to [be patient with and] forgive the shortsightedness of the disbelievers who do not believe in the Day of Judgment. [God will reward them for their patience and punish the disbelievers Himself as] God will fully pay for whatever each person has earned.

E. Henry Palmer

Say to those who believe that they pardon those who hope not for God's days, that He may reward a people for that which they have earned.

Edip-Layth

Say to those who acknowledged: they should forgive those who do not look forward to the days of God. He will fully recompense people for whatever they have earned.

George Sale

Speak unto the true believers, that they forgive those who hope not for the days of God, that He may reward people according to what they shall have wrought.

Hamid S. Aziz

Tell those who believe that they should forgive those who fear (or hope) not the days of Allah, that He may reward a people for what they earn.

Mahmoud Ghali

Say to the ones who have believed that they forgive the ones who do not hope for the Days of Allah, that He may recompense a people for what they used to earn.

Marmaduke Pickthall

Tell those who believe to forgive those who hope not for the days of Allah; in order that He may requite folk what they used to earn.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell the believers to forgive those who do not fear the visitations of God, so that He may requite the people for their deeds.

Muhammad Asad

Tell all who have attained to faith that they should forgive those who do not believe in the coming of the Days of God, [since it is] for Him [alone] to requite people for whatever they may have earned.

Mustafa Khattab

˹O Prophet!˺ Tell the believers to forgive those who do not fear Allah’s days ˹of torment˺, so that He will reward each group for what they used to commit.

Progressive Muslims

Say to those who believed to forgive those who do not look forward to the days of God. He will fully recompense people for whatever they have earned.

Rashad Khalifa

Tell those who believed to forgive those who do not expect the days of GOD. He will fully pay everyone for whatever they have earned.

Sahih International

Say, [O Muúammad], to those who have believed that they [should] forgive those who expect not the days of Allah so that He may recompense a people for what they used to earn.

Sam Gerrans

Say thou to those who heed warning, that they forgive those who look not for the days of God, that He might reward people for what they earned.

Shabbir Ahmed

Tell all believers that they should forgive and try to save those who do not believe in the oncoming Days of Allah. It is for Him alone to recompense each nation for their good or ill deeds that they have earned. (Days of Allah = When mankind establishes the Divine System on earth. ((14:5). 'Yaghfir' = Forgive = Protect from the harmful effects of misdeeds).

Syed Vickar Ahamed

Say to those who believe, to forgive those who do not look forward to the Days of Allah: It is for Him to repay (for the good or the bad) each People according to what they have earned.

Taqi Usmani

Tell those who believe that they should forgive those who do not believe in Allah’s days, so that He may recompense a people for what they used to earn.

The Monotheist Group

Say to those who believed to forgive those who do not look forward to the days of God. He will recompense a people for whatever they have earned.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩