Diyanet İşleri
O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
Cin suresi
Cin suresi, 26. ayet. عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلَىٰ غَيْبِهِۦٓ أَحَدًا
`âlimü-lgaybi felâ yużhiru `alâ gaybihî eḥadâ.
O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gaybın bilgisi kime aittir Cin 25–28 3
"Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."
Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."
O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 25–26. ayetler için yazılmıştır.
25. Eğer onlar sana: Bu tehdit ettiğin azap ne zaman gerçekleşecek? diye soracak olurlarsa “de ki: Tehdit edildiğiniz (o azap) yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi tayin eder” buna daha uzun bir süre mi var “bilemem.” Buna dair bilgi, yalnız Allah’ın nezdindedir.
26. “O gaybı bilendir; ama gaybından hiç kimseyi haberdar etmez” yaratıklardan kimseye bildirmez. Aksine kalplerin içerisindeki sırları ve gaybleri bilmek, yalnız O’na mahsustur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bütün gaybı bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O'nun sırlarına da hiç kimseyi muttali kılmaz. Bilakis sadece O'nun ilmine mahsus olarak kalırlar.
Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler,…
Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
Ancak Allah'a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…
Aynı kök: ظهر (59 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: احد (85 geçiş)
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Aynı kök: احد (85 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gaybı (bilinemeyeni) bilen (Allah) gaybını (bilinemeyeni) kimseye açmaz.
Gaybı (sadece) O bilir ve O gaybına kimseyi bütünüyle asla muttali kılmaz;
(Yalnız) O bilir yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini ve hiç kimseye açmaz Kendi erişilmez derinlikteki sırlarını,
Gayb'ın bilenidir! Zati Gayb'ını kimsede açığa çıkarmaz;
O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.)
O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;
Gizli gerçekleri bilendir. Fakat gizli gerçeklerini hiç kimseye açıklamaz.
Allah bütün gaybı bilir. Sırlarını kimseye açıklamaz.
O geleceği bilendir; ve O sırrını hiç kimseye göstermez.
O geleceği bilendir; ve O sırrını hiç kimseye göstermez.
O bütün gaybı bilir, fakat gaybına kimseyi apaçık vakıf kılmaz.
O bütün gaybi bilir, fakat gaybına kimseyi apaçık agah etmez.
O, gaybı bilendir. Ve O, gaybını hiç kimseye bildirmez;
O, gaybı bilendir. Ve O, gaybını hiç kimseye bildirmez;
O, gaybı bilendir. Ve O, gaybını hiç kimseye bildirmez;
O, gaybı bilendir. Kendi gaybını kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.)
(O bütün) ğaybı bilendir. Öyle ki gaybına kimseyi muttali etmez O.
Gaybı bilendir. Gaybını kimseye açıklamaz.
(18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)
O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
Gaybı bilen O'dur. Gizli bilgisini kimseye göstermez.
O, bütün gaybı /gizli bilgileri bilendir dipnot 1 , gaybını kimseye açmaz dipnot 2 ;
Bütün gizli bilgileri (gaybı) bilen O'dur. O, gaybını kimseye açmaz;
O, gaybı bilendir. Kendi gaybına hiç kimseyi muttali kılmaz.
(26-27) Gaybı bilen, gaybını elçisinden razı olduğu dışında hiç kimseye açıklamaz. Çünkü o, onun önünden ve arkasından gözcüler koyar.
Gaybı bilendir O. Gaybı konusunda hiç kimseyi yardımcı yapmıyor.
"He -Allah- alone knows the unknown and realizes the unseen and He keeps what is beyond human comprehension and imparts the knowledge thereof to no one".
He is the One who knows what is hidden.
"He (alone) knows the Unseen, nor does He make any one acquainted with His Mysteries,-
He is the Knower of the Unseen, and He does not disclose His Unseen to anyone dipnot 1
He is the Knower of the Unseen, and does not divulge His Unseen to anyone –
"(He Alone is) the All-Knower of the Ghaib (Unseen), and He reveals to none His Ghaib (Unseen)."
Knower of the Unseen, He does not disclose His Unseen to anyone,
He alone knows the hidden (future) and He does not grant predominance to any one over His secrets,
Knower He of the Unseen, and He discloses not His Unseen to anyone,
God is the only one who knows the unseen. He is not going to reveal His secrets to anyone.
He knows the unseen, and He lets no one know His unseen,
The knower of the unseen, He does not reveal His knowledge to anyone.
He knoweth the secrets of futurity; and He doth not communicate his secrets unto any,
He is the Knower of the unseen! And He reveals unto none His secrets,
(He is) The Knower of the Unseen, so He does not disclose His Unseen to anyone,
(He is) the Knower of the Unseen, and He revealeth unto none His secret,
He is the knower of the Unknown, and He does not divulge His secret to any one
He [alone] knows that which is beyond the reach of a created being's perception, and to none does He disclose aught of the mysteries of His Own unfathomable knowledge,
˹He is the˺ Knower of the unseen, disclosing none of it to anyone,
The knower of the unseen, He does not reveal His knowledge to anyone.
He is the Knower of the future; He does not reveal the future to anyone.
[He is] Knower of the unseen, and He does not disclose His [knowledge of the] unseen to anyone
The Knower of the Unseen, He discloses not His Unseen to anyone,
The Knower of the Unseen and the future, and He discloses to none His secrets.
"He (Allah, Alone) is All Knowledgeable of the Unseen, (Aalam-ul-Ghaib), nor does He make anyone familiar with His unseen mysteries—
(He is the) Knower of the Unseen. So He does not let anyone know the Unseen created by Him,
Knower of the unseen, He does not reveal His unseen to anyone.