Hucurât suresi

Hucurât suresi, 12. ayet

Hucurât suresi, 12. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱجْتَنِبُوا۟ كَثِيرًا مِّنَ ٱلظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ ٱلظَّنِّ إِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا۟ وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ تَوَّابٌ رَّحِيمٌ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ctenibû keŝîram mine-żżann. inne ba`ḍa-żżanni iŝmüv velâ tecessesû velâ yagteb ba`ḍuküm ba`ḍâ. eyüḥibbü eḥadüküm ey ye'küle laḥme eḫîhi meyten fekerihtümûh. vetteḳu-llâh. inne-llâhe tevvâbür raḥîm.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hucurât 9–15 · surenin 12. ayeti / 18

Konu Alay, zan ve gıybet; üstünlük takvadadır Hucurât 11–13 3

  1. Hucurât 9

    Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.

  2. Hucurât 10

    Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.

  3. Hucurât 11

    Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

  4. 12

    Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

  5. Hucurât 13

    Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.

  6. Hucurât 14

    Bedeviler "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. (Öyle ise, "iman ettik" demeyin.) "Fakat boyun eğdik" deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

  7. Hucurât 15

    İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. Yüce Allah, mü’minler hakkında kötü zannın bir çoğunu yasaklamaktadır. Çünkü: “zannın bir kısmı günahtır.” Hakikatle ilgisi bulunmayan, doğruluğuna dair herhangi bir delil ve emare taşımayan, beraberinde pek çok haram fiil ve sözün de bulunduğu kötü zan buna örnektir. Kötü zannın kalpte yerleşmesi halinde bu zan sahibi kimse, bu kadarla kalmaz, aksine söylememesi gereken sözleri söyler, yapmaması gereken şeyleri yapar. Yine buna mü’min hakkında kötü zan beslemek, ona kin duymak ve düşmanlık beslemek de dahil olur. Oysa ona emredilen bunların zıddıdır. “Birbirinizin kusurunu araştırmayın.” Müslümanların kusurlarını araştırarak onların arkasına düşmeyin. Müslümanı kendi haline bırakın. Ortaya çıkmaması gereken şeylerini araştırma ile ortaya çıkarmayın, yanılgılarını ve hatalarını görmezlikten gelin.

“Kimse kimsenin gıybetini yapmasın.” Gıybet; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in de buyurduğu gibi: “Kardeşini hoşlanmayacağı şeylerle anmandır. İsterse o şeyler onda bulunmuş olsun.”[27] Arkasından Yüce Allah, gıybetten nefret etmeyi gerektiren bir örneği söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” Allah kişiyi alabildiğine tiksindiren bir iş olan ölü kardeşin etini yemeyi, gıybete benzetmektedir. Sizler, özellikle ruhu çıkmış, ölü bir halde iken onun etini yemekten tiksindiğiniz gibi aynı şekilde onun gıybetinden de yani hayatta iken etini yemekten de tiksinmelisiniz. “Allah’tan korkup sakının. Çünkü Allah Tevvâbdır, Rahîmdir.” Tevvâb; kulunun tevbe etmesine izin vererek bu konuda ona başarı ihsan eden, sonra da tevbesini kabul eden, demektir. “Rahîmdir.” Kullarına çok merhametlidir. Onları kendilerine faydalı olacak şeylere çağırır, tevbelerini kabul eder.

Bu âyet-i kerimede gıybetten şiddetle sakındırılmakta ve gıybetin büyük günahlardan olduğu belirtilmektedir. Çünkü Yüce Allah, gıybet etmeyi ölü birisinin etini yemeye benzetmektedir ki bu da büyük günahlardan birisidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dini ile amel edenler! Zannın çoğundan kaçının. Hiçbir delile ve mesnede dayanmayan ithamlardan uzak durun. Zahiren iyi gibi görünen kötü zan gibi zannın bir kısmı günahtır. Müminlerin gizli işlerini araştırmayın ve sakın sizden biri, kardeşini onun hoşlanmayacağı bir şey ile anmasın. Onu, hoşlanmayacağı bir şey ile anmak tıpkı onun ölü etini yemek gibidir. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? O halde onun gıybetini yapmaktan sakının. O da (gıybetini yapmakta) bunun gibidir. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Allah Teâlâ kullarından tövbe eden kullarının tövbelerini çokça kabul edendir. Onlara karşı çok merhametlidir.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. ٱجْتَنِبُوا۟ ctenibu sakının kök: جنب
  5. كَثِيرًۭا kesiran çok kök: كثر
  6. مِّنَ mine -dan
  7. ٱلظَّنِّ z-zenni zan- kök: ظنن
  8. إِنَّ inne zira
  9. بَعْضَ bea'de bir kısmı kök: بعض
  10. ٱلظَّنِّ z-zenni zannın kök: ظنن
  11. إِثْمٌۭ ۖ ismun günahtır kök: اثم
  12. وَلَا ve la ve
  13. تَجَسَّسُوا۟ tecessesu merak etmeyin kök: جسس
  14. وَلَا ve la ve
  15. يَغْتَب yegteb arkasından çekiştirmesin kök: غيب
  16. بَّعْضُكُم bea'dukum biriniz kök: بعض
  17. بَعْضًا ۚ bea'dan diğerinizi kök: بعض
  18. أَيُحِبُّ eyuhibbu sever mi? kök: حبب
  19. أَحَدُكُمْ ehadukum biriniz kök: احد
  20. أَن en
  21. يَأْكُلَ ye'kule yemeği kök: اكل
  22. لَحْمَ lehme etini kök: لحم
  23. أَخِيهِ ehihi kardeşinin kök: اخو
  24. مَيْتًۭا meyten ölmüş kök: موت
  25. فَكَرِهْتُمُوهُ ۚ fekerihtumuhu işte bundan iğrendiniz kök: كره
  26. وَٱتَّقُوا۟ vetteku o halde korkun kök: وقي
  27. ٱللَّهَ ۚ llahe Allah'tan kök: اله
  28. إِنَّ inne şüphesiz
  29. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  30. تَوَّابٌۭ tevvabun tevbeyi çok kabul edendir kök: توب
  31. رَّحِيمٌۭ rahimun çok esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça…

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir…

  • Aynı kök: لحم (12 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Zandan dipnot 1 çok kaçının! dipnot 2 Şüphesiz ki zannın bir kısmı günahtır. dipnot 3 Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin! Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz (değil mi?). Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Zann], sağlam bilgiye dayanmayan düşüncedir. [Gıybet], bir kişinin yüzüne söylenemeyecek bir sözü arkasından söylemektir. [Tecessüs] ise bir kişinin gizlide kalması gereken hâllerini ortaya çıkarma çabasıdır ki bütün bunlar Yüce Allah tarafından şiddetle yasaklanmaktadır. Çünkü bu üç konu müslümanların toplumsal hayatında uzak durmaları gereken en önemli noktaları içermektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümlenin, "Ey iman edenler! zannın çoğundan kaçının!" şeklinde tercüme edilmesi sorunludur.
  3. metne dön, dipnot 3
    Burada zannın günah (haram) olmayan kısmının bulunduğuna işaret edilir ki bu da başkalarıyla değil, kişinin kendisiyle ilgili bazı konulara dair düşünceleridir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! (Birbiriniz hakkında kötü) zandan şiddetle kaçının! Unutmayın ki zannın bir kısmı ağır bir vebaldir! Birbirinizin gizli saklısını da asla araştırmayın ve birbirinizin gıybetini etmeyin! İçinizde ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanan biri var mı? Bakın, tiksindiniz işte! Sözün özü: Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın! Kuşkusuz Allah tevbeleri kabul eden sınırsız bir rahmet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! (Birbiriniz hakkında) yersiz zanda bulunmaktan kaçının; çünkü (bu şekildeki) zannın bir kısmı (da) günahtır; birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın. Aranızdan, hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır, siz ondan iğrenirsiniz. Ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler! Zannın çoğundan (doğruluğundan emin olmadığınız konuda fikir yürütmekten) kaçının! Muhakkak ki bazı zanlar suçtur (şirk veya şirke yola açar)! Tecessüs etmeyin (merakla başkalarının özel yaşantısını araştırmayın)! Kiminiz de kiminizin gıybetini yapmasın! Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz! Allah'tan korunun! Muhakkak ki Allah Tevvab'dır, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Sanıdan çok sakının. Aslında, sanının birazı bile suçtur. Ayrıca, bir bölümünüz, diğerlerinizin gizli yönlerini araştırmasın ve arkasından çekiştirmesin. Ölmüş kardeşinin etini hiçbiriniz yemek ister mi? İşte, bundan iğrendiniz. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Zandan çok sakınınız. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin ayıplarını araştırmayınız. Birbirinizin arkasından gıybet etmeyiniz. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bakın, bundan tiksindiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz Allah tövbeleri kabul edendir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Ey iman edenler, zandan çokça sakının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın ve birbirinizi arkadan çekiştirmeyin. Ölü kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mısınız? Elbette ondan iğrenirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH tövbeleri kabul edendir, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, zandan tümüyle sakının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın ve birbirinizi arkadan çekiştirmeyin. Ölü kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mısınız? Elbette ondan iğrenirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH tevbeleri kabul edendir, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan çekinin, çünkü zannın bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin! Sizden biriniz kardeşinin ölü halindeki etini yemek ister mi hiç? Demek tiksindiniz! O halde Allah'tan korkun, çünkü Allah, tevbeyi çok kabul edendir. Çok bağışlayıcıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Zannın bir çoğundan çekinin çünkü zannın ba'zısı vebaldir, tecessüs de etmeyin, ba'zınız ba'zınızı gıybet de etmesin, hiç arzu eder mi ki biriniz kardeşinin ölü halinde etini yesin? Demek tiksindiniz! O halde Allaha korunun, çünkü Allah tevvabdır, rahimdir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Zannın dipnot 1 birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini dipnot 2 yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy dışı bilgi. Arapça'da zann kelimesi tahmin, sanı anlamında değil; kesin bilgi, doğru sonuç anlamında kullanılmaktadır. Kur'an, bu kelimeyi: Bilgisizlikten kaynaklanan şekk, kuşku, sanı anlamı ile ve kesin bilgi anlamı ile olmak üzere olumlu ve olumsuz iki anlamda da kullanmaktadır. Ayet, övgüden söz ediyorsa zann; "kesin bilgi/yakin" anlamında, yergiden söz ediyorsa "sanı" anlamındadır. Ayrıca kelimeden sonraki edatlar "inne" ve "enne" edatlarıysa zann kelimesi "kesinlik" ifade etmektedir; şayet "in", "en" edatları geliyorsa, zann kelimesi "sanı" anlamında anlaşılmalıdır. Ancak Kur'an, kendi bilgisi ile kıyasladığında kendi dışındaki bilgilerin tamamını bilgi değeri açısından kendi bilgisi yanında zann düzeyinde görmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gıybetten kasıt, "dedi kodu yapmak, bir kimsenin arkasından konuşmak değildir. Gıybet, "gaybe" ait bir konuda, yani bir kimsenin bilmediği bir konuda yargıda bulunması, biliyormuş gibi konuşmasıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey inananlar! Zannın dipnot 1 birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini dipnot 2 yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah'a için takva dipnot 3 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy dışı bilgi. Zann sözcüğü Cahiliye'de tahmin, sanı anlamında değil; kesin bilgi, doğru sonuç anlamında kullanılmaktadır. Kur'an, bu sözcüğü: Bilgisizlikten kaynaklanan şekk, kuşku, sanı anlamı ile ve "yakin"e dayanan kesin bilgi anlamı ile olmak üzere olumlu ve olumsuz iki anlamda da kullanmaktadır. Ayet, övgüden söz ediyorsa zann; "kesin bilgi/yakin" anlamında, yergiden söz ediyorsa "sanı" anlamındadır. Ayrıca sözcükten sonraki edatlar "inne" ve "enne" edatlarıysa zann sözcüğü "kesinlik" ifade etmektedir; şayet "in", "en" edatları geliyorsa, zann sözcüğü "sanı" anlamında anlaşılmalıdır. Ancak Kur'an, kendi hakikati ile kıyasladığında kendi dışındaki bilgilerin tamamını bilgi değeri olarak kendi bilgisi yanında zann olarak görmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gıybetten kasıt, "dedi kodu yapmak, bir kimsenin arkasından konuşmak değildir. Gıybet, "gaybe" ait bir konuda, yani bir kimsenin bilmediği bir konuda yargıda bulunması, biliyormuş gibi konuşmasıdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah'a karşı takva dipnot 1 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tövbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Ey inananlar, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin). Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Tanrı'dan korkup sakının. Şüphesiz Tanrı tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü ba'zı zan (vardır ki) günahdır. Birbirinizin kusurunu araşdırmayın. Kiminiz de kiminizi arkasından çekişdirmesin. Sizden her hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekden hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allahdan korkun. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü bazı zan günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah'tan korkun, şüphesiz ki Allah; Tevvab'dır, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(11-12) Ey iman edenler, bir kavim bir kavimle alay etmesin, belki onlardan daha iyi / daha hayırlı olabilirler. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin, belki o kadınlar onlardan daha iyi olabilirler , b irbirinizi ayıplamayın, birbirinize lakaplar takmayın, İmandan sonra yoldan çıkmış olarak isimlendirilmek ne kötüdür. Her kim vazgeçmez ise, işte onlar, zalimlerdir. Ey iman edenler, sanmaktan / zannetmekten kaçının çünkü zannın bazısı günahtır ve de gizli yönlerini aramayın / araştırmayın. (Casusluk yapmayın) birbirinizin arkasından konuşmayın / gıybetini yapmayın , sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? Onu yapmaktan tiksindiniz , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah, vazgeçişleri kabul edendir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizlisini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah’tan sakının. Kuşkusuz Allah, tevbeleri çokça kabul edendir, çokça merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemeği sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler, zannın birçoğundan kaçının dipnot 1 ; çünkü bazı zanlar günahtır dipnot 2 . Kimsenin gizli hallerini araştırmayın. Biriniz diğerinizin gıybetini yapmasın dipnot 3 . Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemek ister mi? Tabii bundan tiksindiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah tövbeleri /dönüşleri kabul eder, ikramı boldur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada zann (ظنّ) hem "kesin bilgi" (Bakara 2/46, Hakka 69/20) hem de "varsayım" (Bakara 2/78, En'am 6/116, Yunus 10/36, 60, 66, Necm 53/28) anlamına gelir. Varsayımların oranı kesin bilgiden çok fazla olacağı için, "zannın birçoğu" ifadesi bilgiye dayalı olmayan zannı yani varsayımları ifade eder.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Günah" olarak tercüme edilen "ism (إثم)", kişiyi sevaptan yani iyiliklerden uzaklaştıran davranış anlamındadır (Müfredat). Allah, 'ism' olarak tanımladığı her davranışı, haram saymıştır (A'raf 7/33).
  3. metne dön, dipnot 3
    Gıybet, "Bir kimsenin arkasından aleyhinde konuşma, duyacağı zaman üzüleceği bir sözü söyleme, çekiştirme, koğuculuk" anlamlarına gelir. Bir hadis şöyledir: "Resulullah (sav), 'Gıybet nedir biliyor musunuz?' diye sordu. Sahabe, 'Allah ve Resulü daha iyi bilir!' karşılığını verdiler. Resulullah, 'Kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile anmandır.' buyurdu. 'Ya kardeşimde o söylediğim durum varsa ne dersin?' diye sorulunca Resulullah, 'Söylediğin şey eğer onda varsa gıybet etmişsindir. Şayet yoksa ona iftira etmiş olursun.' buyurdu." (Müslim, Birr 70; Ebu Davud, Edeb 40; Tirmizi, Birr 23). Ama haksızlık yapan kişiyi ilgili mercilere şikayet etmek, kötülüğe engel olma çabasında destek aramak, fetva sormak, insanları kötülüklerden ve zararlardan korumak, zulüm, haksızlık, fesatçılık, ahlaksızlık gibi tutum ve davranışları hayat tarzı haline getirmiş kimseleri kınamak maksadıyla bunların aleyhinde konuşmak gıybet kapsamına girmez (Nisa 4/114, 148, Mücadele 58/9-10).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Varsayımların (zanların dipnot 1 ) çoğundan kaçının. Bazı varsayımlar kişiyi doğrulardan uzaklaştırır dipnot 2 . Kimsede kusur aramayın; birbirinizi arkadan çekiştirmeyin dipnot 3 . Hanginiz ölü kardeşinizin etini yemek ister ki! Bundan tiksinirsiniz. Allah'tan çekinin; Allah dönüşleri (tevbeleri) kabul eder, ikramı boldur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Arapçada zann = ظنّ hem "kesin bilgi" hem de "varsayım" anlamına gelir. Varsayımların oranı kesin bilgiden çok fazla olacağı için, "zannın çoğu" ifadesi bilgiye dayalı olmayan zannı, yani varsayımları ifade eder."
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetteki  إِثْمَ =ism, kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğal yapısından uzaklaştıran davranış anlamındadır. (Müfredat).
  3. metne dön, dipnot 3
    Arkadan çekiştirmeyen olarak çevirdiğimiz kısım "وَلَا يَغْتَب (ve la yagteb)"tir. "Gıybet etmeyiniz", "Yokluğunda çekiştirmeyiniz" manasına gelir. Ayetin başında varsayım(zan,sanı) ayrıca yasaklandığından, bu kısımda yasaklanan şeyin, varsayım olmamasına(gerçek olmasına) rağmen kişinin yokluğunda, kötü hal ve davranışları hakkında konuşmak, olduğu anlaşılmaktadır. Yani ister gerçek ister varsayım olsun kişinin arkasından konuşmak yasaklanmıştır.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizlisini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah’tan sakının, kuşkusuz Allah, tevbeleri çokça kabul edendir, çokça merhamet edendir.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Aşırı şüpheden kaçının, çünkü bir kısım şüphe günahtır. Birbirinizin gizlisini araştırmayın. Birbirinizi çekiştirmeyin. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah'tan korkun, kuşkusuz Allah, tevbeleri kabul eden ve merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah'tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who believe with hearts reflecting the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety. Avoid suspicion in many instances and the conjecture of the existence of something evil or wrong without proof; suspicion in some instances is indeed a sin. Nor play the spy upon each other or peer inquisitively and impertinently into the nature of other peoples' actions, nor traduce or slander one another by speaking evil or falsehood or speaking maliciously behind his or her back. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother! Indeed you would shrink from it with horror. Therefore, keep Allah in mind and entertain the profound reverence dutiful to Him, Allah is indeed Tawabun (Relenting) and Rahimun (Merciful). Allah indicates to people that He weighs them not by their parentage, lineage, descent or rank in life, but by the image their hearts reflect.

Abdul Haleem

Believers, avoid making too many assumptions- some assumptions are sinful- and do not spy on one another or speak ill of people behind their backs: would any of you like to eat the flesh of your dead brother? No, you would hate it. So be mindful of God: God is ever relenting, most merciful.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Avoid suspicion as much (as possible): for suspicion in some cases is a sin: And spy not on each other behind their backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, ye would abhor it... But fear Allah: For Allah is Oft-Returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Believers, avoid being excessively suspicious, for some suspicion is a sin. dipnot 1 Do not spy, dipnot 2 nor backbite one another. dipnot 3 Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? dipnot 4 You would surely detest it. Have fear of Allah. Surely Allah is much prone to accept repentance, is Most Compassionate.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    What is forbidden is not conjecture as such but excessive conjecture and following every kind of conjecture, and the reason given is that some conjectures are sins. In order to understand this command, we should analyze and see what are the kinds of conjecture and what is the moral position of each.
  2. metne dön, dipnot 2
    One kind of conjecture is that which is morally approved and laudable, and desirable and praiseworthy from religious point of view, e.g. a good conjecture in respect of Allah and His Messenger and the believers and those people with whom one comes in common contact daily and concerning whom there may be no rational ground for having an evil conjecture.
  3. metne dön, dipnot 3
    The second kind of conjecture is that which one cannot do without in practical life, e.g. in a law court a judge has to consider the evidence placed before him and give his decision on the basis of the most probable conjecture, for he cannot have direct knowledge of the facts of the matter, and the opinion that is based on evidence is mostly based on the most probable conjecture and not on certainty. Likewise, in most cases when one or the other decision has to be taken, and the knowledge of the reality cannot possibly be attained, there is no way out for men but to form an opinion on the basis of a conjecture.
  4. metne dön, dipnot 4
    The third kind of conjecture, which is although a suspicion, is permissible in nature, and it cannot be regarded as a sin. For instance, if there are clear signs and pointers in the character of a person (or persons), or in his dealings and conduct, on the basis of which he may not deserve to enjoy one’s good conjecture, and there are rational grounds for having suspicions against him, the Shariah does not demand that one should behave like a simpleton and continue to have a good conjecture about him. The last limit of this lawful conjecture, however, is that one should conduct himself cautiously in order to ward off any possible mischief from him; it is not right to take an action against him only on the basis of a conjecture.

Aisha Bewley

You who have iman! avoid most suspicion. Indeed some suspicion is a crime. And do not spy and do not backbite one another. Would any of you like to eat his brother’s dead flesh? No, you would hate it. And have taqwa of Allah. Allah is Ever-Returning, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Avoid much suspicion; indeed some suspicions are sins. And spy not, neither backbite one another. Would one of you like to eat the flesh of his dead brother? You would hate it (so hate backbiting)[1]. And fear Allâh. Verily, Allâh is the One Who forgives and accepts repentance, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Avoid much suspicion. Indeed some suspicions are sins. And do not spy on or backbite one another. Will any of you love to eat the flesh of his dead brother? You would hate it. And be wary of Allah; indeed Allah is all-clement, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! eschew much suspicion, for suspicion in some cases is a sin. And do not spy into the secrets of one another, nor backbite one another, would anyone of you like to eat the flesh of his dead brother? Why, you would loath it. Take Allâh as (your) shield. Surely, Allâh is Oft-Returning (with compassion and is) Ever Merciful.

Arthur John Arberry

O believers, eschew much suspicion; some suspicion is a sin. And do not spy, neither backbite one another; would any of you like to eat the flesh of his brother dead? You would abominate it. And fear you God; assuredly God turns, and He is All-compassionate.

Bijan Moeinian

It is forbidden for the believers to have an extremely suspicious mind. Some kind of suspicions are indeed sins. Do not spy on each other [peeping into the neighbor’s house, opening one’s private letters, listening to the private conversations, etc.] and do not backbite one another [this is as detestable as eating your dead brother’s flesh]; is there any among you who would like to eat the flesh of his dead brother? Indeed none. Be mindful of God as He accepts the repentance; He is the Most Merciful.

E. Henry Palmer

O ye who believe! carefully avoid suspicion; verily, some suspicion is a sin. And do not play the spy, nor backbite each other; would one of you like to eat his dead brother's flesh?- why! ye would abhor it! then fear God; verily, God is relentant, compassionate.

Edip-Layth

O you who acknowledge, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. Do not spy on one another, nor shall you gossip one another. Would one of you enjoy eating the flesh of his dead brother? You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Compassionate.

George Sale

O true believers, carefully avoid entertaining a suspicion of another: For some suspicions are a crime. Inquire not too curiously into other mens failings: Neither let the one of you speak ill of another in his abscence. Would any of you desire to eat the flesh of his dead brother? Surely ye would abhor it. And fear God: For God is easy to be reconciled, and merciful.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Avoid most of suspicion, for surely suspicion in some cases is a sin, and do not spy nor let some of you backbite others. Does one of you like to eat the flesh of his dead brother? But you abhor it; and be careful of (your duty to) Allah, surely Allah is Oft relenting, Merciful.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, avoid much surmise; surely some surmise is a vice. And do not spy on each other, (Literally: some of you on some others) nor backbite one another; would any of you love to eat the flesh of his brother dead? So you would hate it! And be pious to Allah; surely Allah is Superbly Relenting, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Shun much suspicion; for lo! some suspicion is a crime. And spy not, neither backbite one another. Would one of you love to eat the flesh of his dead brother? Ye abhor that (so abhor the other)! And keep your duty (to Allah). Lo! Allah is Relenting, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, avoid most suspicions: Some suspicions are indeed sins. So do not pry into others' secrets and do not backbite. Would any of you like to eat a dead brother's flesh? You would surely be revolted by it Then fear God. He is certainly forgiving and kind.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Avoid most guesswork [about one another] for, behold, some of [such] guesswork is [in itself] a sin; and do not spy upon one another, and neither allow yourselves to speak ill of one another behind your backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, you would loathe it! And be conscious of God. Verily, God is an acceptor of repentance, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

O  believers! Avoid many suspicions, ˹for˺ indeed, some suspicions are sinful. And do not spy, nor backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of their dead brother? You would despise that![1] And fear Allah. Surely Allah is ˹the˺ Accepter of Repentance, Most Merciful.

Progressive Muslims

O you who believe, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. And do not spy on one another, nor shall you backbite one another. Would one of you enjoy eating the flesh of his dead brother You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Merciful.

Rashad Khalifa

O you who believe, you shall avoid any suspicion, for even a little bit of suspicion is sinful. You shall not spy on one another, nor shall you backbite one another; this is as abominable as eating the flesh of your dead brother. You certainly abhor this. You shall observe GOD. GOD is Redeemer, Most Merciful.

Sahih International

O you who have believed, avoid much [negative] assumption. Indeed, some assumption is sin. And do not spy or backbite each other. Would one of you like to eat the flesh of his brother when dead? You would detest it. And fear Allah ; indeed, Allah is Accepting of repentance and Merciful.

Sam Gerrans

O you who heed warning: avoid much assumption; some assumption is sin. And spy not; neither backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? You would detest it. And be in prudent fear of God; God is accepting of repentance and merciful.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Avoid much suspicion and guesswork. For, behold, some of such suspicion and guesswork deplete your communal energy. And spy not upon one another, nor shall you backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, you would detest it! Be mindful of Allah. Verily, Allah is Relenting, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Avoid much suspicion (as much as possible): Indeed some (types of) suspicion are sins: And do not spy on each other, do not speak ill of each other, behind their backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? No! You would hate it... But fear Allah: Verily, Allah is One Who accepts repentance (Tawwab), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

O you who believe, abstain from many of the suspicions. Some suspicions are sins. And do not be curious (to find out faults of others), and do not backbite one another. Does one of you like that he eats the flesh of his dead brother? You would abhor it. And fear Allah. Surely Allah is Most-Relenting, Very-Merciful.

The Monotheist Group

O you who believe, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. And do not spy on one another, nor shall you backbite. Would any of you enjoy eating the flesh of his dead brother? You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hucurât suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hucurât suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hucurât suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩