Diyanet İşleri
De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez."
Kehf suresi
Kehf suresi, 26. ayet. قُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثُوا۟ لَهُۥ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَبْصِرْ بِهِۦ وَأَسْمِعْ مَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا يُشْرِكُ فِى حُكْمِهِۦٓ أَحَدًا
ḳuli-llâhü a`lemü bimâ lebiŝû. lehû gaybü-ssemâvâti vel'arḍ. ebṣir bihî veesmi`. mâ lehüm min dûnihî miv veliyy. velâ yüşrikü fî ḥukmihî eḥadâ.
De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ashâb-ı Kehf Kehf 9–26 3
Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!
Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.
Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.
De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O'ndan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez."
Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.
Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.
De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 25–26. ayetler için yazılmıştır.
25-26. Allah Teala, Peygamber’e ashab-ı kehf hakkında Kitap ehline bilgileri olmadığı için soru sormayı yasakladıktan sonra ve Allah da gizli açık her şeyi bildiğinden dolayı ona ashab-ı kehf’in mağarada uyudukları süreyi haber vermekte ve buna dair bilginin yalnızca kendi nezdinde olduğunu bildirmektedir. Çünkü bu da göklerdeki ve yerdeki gaybın bir parçasıdır. Bunların gaybını bilmek ise Allah'a mahsustur. O’nun rasulleri vasıtasıyla bildirdiği gaybe dair haberlerde herhangi bir şüphe söz konusu olmaz, bunlar kesin doğrudur ve gerçektir. Kullarını muttali kılmadığı herhangi bir gaybı ise hiçbir yaratılmışın bilmesine imkân yoktur. “O ne iyi görür, ne iyi işitir!” buyruğu, Yüce Allah’ın kemal derecedeki işitme ve görmesinin, işitilecek ve görülecek türden olan her şeyi kuşatmasının gerçekten hayret edilecek bir konumda olduğunu ifade eder ki bu da Yüce Allah’ın bilinme özelliği bulunan her şeyi bilgisiyle kuşattığının haber verilmesinden sonra zikredilmiştir.
aha sonra Allah, genel ve özel gerçek dost ve yardımcının da sadece kendisi olduğunu haber vermektedir. Bütün kainatın işlerini üstlenmiş olan mutlak yönetici O’dur. Mü’min kullarının dostu da O’dur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkartır. En kolay olana doğru yol almalarını kolaylaştırır ve zor olandan da onları uzak tutar. Bundan dolayı Yüce Allah: “Onların O’ndan başka hiçbir dostları yoktur” buyurmaktadır. Yani lütfu ve keremiyle, ashab-ı kehf’in, işlerini üstlenen ve hiçbir yaratılmışa onları terk etmeyen yalnızca O’dur. “O, kimseyi hükmüne ortak yapmaz.” Bu, hem kevnî ve kaderî hükmü, hem de şer’î ve dinî hükmü içine alır. Kaza ve kaderiyle, yaratma ve tedbiriyle, bütün mahlukatın yegane hakimi O olduğu gibi, emir ve yasaklarıyla, sevap ve cezası ile de onların gerçek hakimi yalnızca O’dur. Allah, göklerin ve yerin gaybının yalnızca kendisine ait olduğunu, herhangi bir mahlukun -bizzat kendisinin kullarına haber verdiği yolun dışında- bunu bilmeye yol bulmasının imkânsız olduğunu haber verdikten sonra Kur’an, pek çok gaybî hususu kapsadığından dolayı ona yönelmeyi emrederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- De ki: Ashâb-ı Kehf'in mağaralarında ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Yüce Allah bizlere mağarada kaldıkları müddeti bildirdi. Bundan sonra bunun hakkında hiçbir kimse Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın söylediklerinin üzerine herhangi bir söz söyleme hakkına sahip değildir. Çünkü göklerde ve yerde gayb aleminde bulunanların yaratılması ve bilgisi O'na aittir. O ne güzel görür ve her şeyi görmektedir. Ne güzel işitir ve her şeyi işitmektedir. İnsanlar için O'ndan başka yakın bir dost ve yardımcı da yoktur. O hükmünde hiçbir kimseyi ortak etmez. O hükmünde tek başına münferittir.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az",…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler,…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: لبث (31 geçiş)
Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.
Aynı kök: لبث (31 geçiş) · Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş)
O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka…
Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Ne kadar kaldıklarını Allah gayet iyi bilendir. dipnot 1 Göklerin ve yerin gizli bilgisi yalnızca O'na aittir. dipnot 2 O'nun görmesi de duyması da ne muhteşemdir! Onların (insanların) O'ndan başka bir dostu yoktur. O kendi hükmüne kimseyi ortak etmez." dipnot 3
De ki: "Onların ne kadar kaldığını Allah daha iyi bilir: Göklerin ve yerin gizli bilgisi O'na açık ve ayandır: O ne muhteşem bir gören, ne muhteşem bir işitendir! Onların, O'ndan başka yakın bir dostları bulunmamaktadır; zira o egemenlik ve otoritesine kimseyi ortak etmez.
De ki: "Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gizli gerçekleri (yalnızca) O'nun elindedir; O ne eşsiz bir görücü, ne eşsiz bir işiticidir! Onların O'ndan başka koruyucusu, kayırıcısı yoktur; çünkü O hükmünde kimseyi kendine ortak tutmaz!"
De ki: "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. . . Semaların ve arzın gaybı O'nundur! Görmesi ve işitmesi akılla kavranılamayandır O! Onların, O'nun dununda bir Veliyy'i de yoktur! O'nun hükmüne ortak olacak da yoktur!"
De ki: "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'nundur. O, ne güzel görmekte ve ne güzel işitmektedir. O'nun dışında onların bir velisi yoktur. Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz."
(Ey Muhammedi) De ki: "Allah, kaldıkları süreyi daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'na mahsustur. Allah ne güzel görendir ve ne güzel işitendir. İnsanlar için O'ndan başka hiçbir yardımcı yoktur. Ve O, hükmünde hiç kimseyi ortak etmez".
De ki: "Ne kadar kaldıklarını, Allah bilir. Göklerin ve yeryüzünün gizli gerçekleri, yalnızca O'na özgüdür. O, onu eksiksiz görür ve eksiksiz duyar!" Onlar için, O'ndan başka bir de ayrıca dostlar yoktur. Yargısına da kimseyi ortak etmez.
De ki: "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gizlisi O'na aittir. O ne kadar güzel görür ve ne kadar güzel işitir! Onların, O'ndan başka bir yöneticisi yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
"Onların orada ne kadar kaldıklarını ALLAH daha iyi bilir" de. Göklerin ve yerin tüm gizemleri O'nundur. O ne güzel Görendir! O ne güzel İşitendir! Onların O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, hükmüne kimseyi ortak etmez.
'Onların orada ne kadar kaldıklarını ALLAH daha iyi bilir,' de. Göklerin ve yerin tüm gizemleri O'nundur. O ne güzel Görendir! O ne güzel İşitendir! Onların O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, hükmüne kimseyi ortak etmez.
De ki: "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir!" Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O Öyle güzel görür, öyle güzel işitir ki, onlara O'ndan başka yardımcı yoktur; O hiçbir kimseyi hükmünde ortak kabul etmez!"
Allah, de: ne kadar durduklarını daha iyi bilir, Göklerin Yerin gaybi onundur, o, öyle güzel görür öyle güzel işitir ki!... Bütün onlara ondan başka velayet eden yoktur, o, kimseyi hukmünde teşrik de etmez
De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir." Göklerin ve yerin bilinmezi yalnızca O'na aittir. En iyi gören ve en iyi işiten O'dur! Onlar için O'ndan başka veli dipnot 1 yoktur. O, hükümranlığına2 kimseyi ortak etmez.
De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir." Göklerin ve yerin bilinmezi yalnızca O'na aittir. En iyi gören ve en iyi işiten O'dur! Onlar için O'ndan başka veli dipnot 1 yoktur. O, hükümranlığına dipnot 2 kimseyi ortak etmez.
De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir." Göklerin ve yerin bilinmezi yalnızca O'na aittir. En iyi gören ve en iyi işiten O'dur! Onlar için O'ndan başka veli dipnot 1 yoktur. O, hükümranlığına dipnot 2 kimseyi ortak etmez.
De ki: "Ne kadar kaldıklarını Tanrı daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'nundur. O, ne güzel görmekte ve ne güzel işitmektedir. O'nun dışında onların bir velisi yoktur. Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz."
De ki: "Allah, ne kadar eğlendiklerini daha iyi bilendir. Göklerin ve yerin ğaybı (nı bilmek) Ona haasdır. O, ne güzel görendir! Ne güzel işidendir! (Bütün) bunların Ondan başka hiçbir yardımcısı yokdur. O, hiçbir (kimseyi, hiçbir şey'i) hükmüne ortak da yapmaz.
Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir, de. Göklerin ve yerin bilinmezlikleri O'na aittir. O ne güzel görendir. O ne güzel işitendir. Bunların O'ndan başka yardımcısı yoktur. O, hiç kimseyi hükmüne ortak yapmaz.
(25-26) Mağarada dokuz ilavesiyle üç yüz sene durdular , Allah ne kadar kaldıklarını daha iyi bilendir , semaların ve arzın saklı bilgileri ondadır onu görür ve işitir, O’nun dışında bir dost yoktur, O’nun hükmünde herhangi bir ortağı da yoktur.
De ki: “Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O’na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O’ndan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.”
De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'nundur. O ne güzel görendir, ne güzel işitendir! Onların, O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. Ve O, kendi hükmüne kimseyi ortak etmez."
Sen de ki: "Ne kadar kaldıklarını da en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı /gizlisi saklısı Allah'a aittir. dipnot 1 O ne güzel görür ve ne güzel dinler! Hiç kimsenin Allah ile arasına koyabileceği bir velisi /yakını da yoktur. Allah hüküm koyma konusunda kimseyi kendine ortak etmez. dipnot 2
De ki "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerde ve yerde bilinmeyen bütün bilgiler (gayb) ondadır. O, görür(izler) ve dinler. Onlar için Allah ile aralarına koyabilecekleri bir dost(veli) da yoktur. Allah, hakimiyetine kimseyi ortak etmez.
De ki: Ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. O ne güzel gören ve işitendir. Onların Allah’tan başka bir velisi yoktur. Hükmünde hiç kimseyi ortak etmez.
De ki: "Ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. O ne güzel gören ve işitendir. Onların Allah'tan başka bir velisi yoktur. Otoritesine hiç kimseyi ortak etmez."
De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. O'nun elindedir göklerin ve yerin gaybı. Ne güzel görendir O, ne güzel işitendir. Onların, O'ndan başka bir dostları da yoktur. Ve O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez."
Say to them O Muhammad: "Allah alone knows how long they stayed in the cave. Knowledge of the mysteries of the heavens and the earth is a divine prerogative attributed only to Allah. How infinite is His vision arid how unlimited is His audition. Besides Him. People have no tutelary guardian. His Authority, Sovereignty and Command are absolute and independent and no one does He permit to go shares with Him in any measure or degree.
Say [Prophet], ‘God knows best how long they stayed.’ His is the knowledge of all that is hidden in the heavens and earth- How well He sees! How well He hears!- and they have no one to protect them other than Him; He does not allow anyone to share His rule.
Say: "Allah knows best how long they stayed: with Him is (the knowledge of) the secrets of the heavens and the earth: how clearly He sees, how finely He hears (everything)! They have no protector other than Him; nor does He share His Command with any person whatsoever.
Say: "Allah knows best how long they remained in it, for only He knows all that is hidden in the heavens and the earth. How well He sees; how well He hears! The creatures have no other guardian than Him; He allows none to share His authority."
Say: ‘Allah knows best how long they stayed. The Unseen of the heavens and the earth belongs to Him. How perfectly He sees, how well He hears! They have no protector apart from Him. Nor does He share His rule with anyone.’
Say: "Allâh knows best how long they stayed. With Him is (the knowledge of) the Unseen of the heavens and the earth. How clearly He sees, and hears (everything)! They have no Walî (Helper, Disposer of affairs, Protector) other than Him, and He makes none to share in His Decision and His Rule."
Say, ‘Allah knows best how long they remained. To Him belongs the Unseen of the heavens and the earth. How well does He see! How well does He hear! They have no guardian besides Him, and none shares with Him in His judgement.’
Say, `Allâh knows best how long they stayed. To Him belong the hidden realities in the heavens and the earth. How clear He sees and how well He hears! They have no helper beside Him. He lets none associate with Him and share His judgment.
Say: 'God knows very well how long they tarried. To Him belongs the Unseen in the heavens and in the earth. How well He sees! How well He hears! They have no protector, apart from Him, and He associates in His government no one.'
Say: "Only God knows exactly how many years they were in the cave. He knows every secret of the unseen, the heavens and the earth. He has the perfect sight and hearing capability. As a matter of fact, there is no guardian for the disbelievers besides Him as He does not let anyone to intervene in His passing the judgment.
Say, 'God knows best of their tarrying. His are the unseen things of the heavens and the earth - He can see! and hear!' They have no patron beside Him, nor does He let any one share in His judgment.
Say, "God is fully aware how long they remained, to Him is the unseen of heavens and earth, He sees and hears. They do not have besides Him any ally, nor does He share in His judgment with anyone."
Say, God best knoweth how long they continued there: Unto Him are the secrets of heaven and earth known; do thou make him to see and to hear. The inhabitants thereof have no protector besides Him; neither doth He suffer any one to have a share in the establishment or knowledge of his decree.
So they stayed in their cave three hundred years and (some add) nine more.
Say, " Allah knows best how long they lingered. To Him (belongs) the Unseen of the heavens and the earth. How well He beholds, and how well He hears!" In no way do they have any patron apart from Him, and He does not associate in His judgment anyone.
Say: Allah is Best Aware how long they tarried. His is the Invisible of the heavens and the earth. How clear of sight is He and keen of hearing! They have no protecting friend beside Him, and He maketh none to share in His government.
You say: "God only knows how long they stayed. He alone knows the secrets of the heavens and the earth. How distinctly He sees and hears! They have no other guardian but Him, and He does not share His authority with any one."
Say: "God knows best how long they remained [there]. His [alone] is the knowledge of the hidden reality of the heavens and the earth: how well does He see and hear! No guardian have they apart from Him, since He allots to no one a share in His rule!"
Say, ˹O Prophet,˺ "Allah knows best how long they stayed. With Him ˹alone˺ is ˹the knowledge of˺ the unseen of the heavens and the earth. How perfectly He hears and sees! They have no guardian besides Him, and He shares His command with none."
Say: "God is fully aware how long they remained, to Him is the unseen of heavens and Earth, He sees and hears. They do not have besides Him any ally, nor does He share in His judgment with anyone."
Say, "GOD is the best knower of how long they stayed there." He knows all secrets in the heavens and the earth. By His grace you can see; by His grace you can hear. There is none beside Him as Lord and Master, and He never permits any partners to share in His kingship.
Say, " Allah is most knowing of how long they remained. He has [knowledge of] the unseen [aspects] of the heavens and the earth. How Seeing is He and how Hearing! They have not besides Him any protector, and He shares not His legislation with anyone."
Say thou: “God best knows how long they tarried.” To Him belongs the unseen of the heavens and the earth: how He sees it and how He hears! They have no ally besides Him; and He ascribes not a partnership in His judgment to anyone.
Say, "Allah knows best how long they remained there. " His alone is the knowledge of the hidden reality of the heavens and the earth. How well does He see and hear! They have no guardian apart from Him and He allots no one a share in His Rule!
(O Prophet!) say: "Allah knows best how long they stayed: With Him is (the knowledge of) the secrets of the heavens and of the earth: How clearly He sees, how finely He hears! They have no protector other than Him; And He does not share His command and His rule with anyone (whomsoever). "
Say, "Allah knows best how long they stayed. To Him belongs the unseen of the heavens and the earth - how well He sees and how well He hears! They have no supporter other than Him and He lets no one share His authority."
Say: "God is fully aware how long they remained, to Him is the unseen of the heavens and the earth, He sees and hears. They do not have besides Him any ally, and He does not share in His judgment with anyone."