Duhâ suresi

Duhâ suresi, 9. ayet

Duhâ suresi, 9. ayet. فَأَمَّا ٱلْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ

feemme-lyetîme felâ taḳher.

Diyanet İşleri

Öyleyse sakın yetimi ezme!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhâ 6–11 · surenin 9. ayeti / 11

Konu Nimetin karşılığı: yetim, isteyen, şükür Duhâ 9–11 3

  1. Duhâ 6

    Seni yetim bulup da barındırmadı mı?

  2. Duhâ 7

    Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

  3. Duhâ 8

    Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?

  4. 9

    Öyleyse sakın yetimi ezme!

  5. Duhâ 10

    Sakın isteyeni azarlama!

  6. Duhâ 11

    Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 9–11. ayetler için yazılmıştır.

9. “O halde yetimi sakın ezme” yetime kötü davranma, ona kızma, onu azarlama, bilakis ona ikramda bulun, elinden geldiğince ona bir şeyler ver. Senden sonra yetim bırakacağın evladına nasıl muamele edilmesini istiyorsan, ona öylece davran.

10. “İsteyeni sakın azarlama.” İsteyene karşı azarlama ve kaba bir şekilde davranma suretiyle onu istediğini vermeksizin geri çevirme anlamına gelecek türden bir söz, senden duyulmasın. Aksine yanında bulunandan, kolayına geleni ver yahut da güzel ve iyi sözlerle onu geri çevir.

Bunun kapsamına mal isteyene de ilim öğrenmek isteyene de karşılık vermek girmektedir. Bundan dolayı öğretmene düşen, öğrettiği kimseye karşı güzel ahlâklı olması, ona öncelikle kendisinin ikramda bulunması ve ona şefkatle davranmasıdır. Çünkü bu şekilde bir davranış, öğrencinin maksadını elde etmesine yönelik bir destek, kullara ve ülkeye faydalı olmak için çalışan bu kimseye bir ikramdır.

11. “Rabbinin nimetini de anlat.” Bu da hem din, hem dünya nimetlerini kapsar. Yani bu nimetler dolayısı ile Allah’ı öv, yücelt. Eğer bir maslahat söz konusu ise bu nimeti özellikle zikret. Değilse mutlak olarak Allah’ın nimetlerinden söz et. Çünkü Allah’ın nimetini dile getirmek, o nimetlere şükretmeyi ve kalplerin bu nimetleri ihsan edeni sevmesini sağlar. Çünkü ihsan sahibini, iyilikte bulunanı sevmek, kalbin mayasında olan bir özelliktir.

Duha Sûresi’nin tefsiri -Yüce Allah’ın yardımı ile- burada sona ermektedir.

Yüce Allah’a hamdolsun

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Küçük yaşta babasını kaybetmiş kimselere kötü muamele etme ve onları küçümseme.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَمَّا feemma öyleyse
  2. ٱلْيَتِيمَ l-yetime öksüzü kök: يتم
  3. فَلَا fela sakın
  4. تَقْهَرْ tekher ezme kök: قهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قهر (10 geçiş)

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

  • Aynı kök: قهر (10 geçiş)

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz…

  • Aynı kök: قهر (10 geçiş)

    Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş)

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yetimi sakın ezme!

Mustafa İslamoğlu

Dolayısıyla, asla yetime otoriter davranma (surat asma)

Muhammed Esed

Öyleyse yetime haksızlık yapma,

Ahmed Hulusi

O halde, yetime hor bakma!

Ali Bulaç

Öyleyse, sakın yetimi üzüp kahretme.

Ali Özek ve heyeti

Öyleyse yetimi sakın ezme.

Ali Rıza Safa

Öyleyse yetime kötü davranma.

Bayraktar Bayraklı

Öyleyse sakın yetimi ezme!

Edip Yüksel

Öyleyse, öksüzü yüzüstü bırakma.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öyleyse, öksüzü yüzüstü bırakma.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Öyle ise, sakın yetime kahretme (onu horlama)!

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ise amma yetime kahretme

Gültekin Onan

Öyleyse, sakın yetimi üzüp kahretme.

Hasan Basri Çantay

O halde, yetime gelince: (Ona sakın) kahretme.

İbni Kesir

O halde sakın yetime kahretme.

Mehmet Alagaş

(1-11) Kuşluğa, karardığı zaman geceye and olsun ki , Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı / gücenmedi. Ahiret / sonra sı senin için öncekinden daha hayırlıdır. Kesinlikle Rabbin sana bahşedecek ve de sende hoşnut olacaksın / razı olacaksın. Seni yetim bulup barındırmadı mı / sığınak olmadı mı? Seni ne yapacağını bil emez halde / delalette bulup rehberlik etmedi mi? Yola sokmadı mı? Seni yoksul bulup zengin / gâni etmedi mi? Öyleyse çalışanı ölmüş olanı /yetimi, ezme / kahretme. Öyleyse dilenciyi azarlama. Ama Rabbinin nimetini anlat.

Rowwad Tercüme Merkezi

Öyleyse sakın yetimi ezme!

Süleyman Ateş

Öyleyse sakın öksüzü ezme,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyleyse sakın yetimi ezme.

Şaban Britch

Şimdi yetimi hor görme!

Şaban Piriş

Şimdi yetimi hor görme.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde, yetimi örseleme,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, do not mistreat the orphan or humiliate,

Abdul Haleem

So do not be harsh with the orphan

Abdullah Yusuf Ali

Therefore, treat not the orphan with harshness,

Abul A'la Maududi

Therefore, be not harsh with the orphan; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, as you yourself have been an orphan and Allah graced you with the bounty that he made the best possible arrangements to help you in that state, therefore, in gratitude you should see that no orphan is treated unjustly and harshly.

Aisha Bewley

So as for orphans, do not oppress them,

Al-Hilali & Khan

Therefore, treat not the orphan with oppression.

Ali Quli Qarai

So, as for the orphan, do not oppress him;

Amatul Rahman Omar

Therefore as to the orphan, do not allow him to be an oppressed person.

Arthur John Arberry

As for the orphan, do not oppress him,

Bijan Moeinian

Therefore, you owe your Lord to be nice to the orphans.

E. Henry Palmer

But as for the orphan oppress him not;

Edip-Layth

As for the orphan, you shall not make him sad.

George Sale

Wherefore oppress not the orphan;

Hamid S. Aziz

Therefore, the orphan oppress him not;

Mahmoud Ghali

Then, as for the orphan, then do not subdue (him),

Marmaduke Pickthall

Therefor the orphan oppress not,

Mohamed Ahmed - Samira

So do not oppress the orphan,

Muhammad Asad

Therefore, the orphan shalt thou never wrong,

Mustafa Khattab

So do not oppress the orphan,

Progressive Muslims

As for the orphan, you shall not make him sad.

Rashad Khalifa

Therefore, you shall not forsake the orphan.

Sahih International

So as for the orphan, do not oppress [him].

Sam Gerrans

Then as for the fatherless: oppress thou not.

Shabbir Ahmed

Now you shall not treat harshly any orphan, widow, the helpless and he who feels left alone in the society.

Syed Vickar Ahamed

Therefore, do not treat the orphan with harshness,

Taqi Usmani

Therefore, as for orphan, do not oppress him,

The Monotheist Group

As for the orphan, you shall not make him sad.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩