Duhâ suresi

Duhâ suresi, 8. ayet

Duhâ suresi, 8. ayet. وَوَجَدَكَ عَآئِلًا فَأَغْنَىٰ

vevecedeke `âilen feagnâ.

Diyanet İşleri

Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhâ 5–11 · surenin 8. ayeti / 11

Konu Geçmişteki üç nimetin hatırlatılması Duhâ 6–8 3

  1. Duhâ 5

    Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

  2. Duhâ 6

    Seni yetim bulup da barındırmadı mı?

  3. Duhâ 7

    Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

  4. 8

    Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?

  5. Duhâ 9

    Öyleyse sakın yetimi ezme!

  6. Duhâ 10

    Sakın isteyeni azarlama!

  7. Duhâ 11

    Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–8. ayetler için yazılmıştır.

6. Daha sonra Yüce Allah, kendisinin de bilmiş olduğu ona yönelik özel birtakım lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “O, seni yetimken barındırmadı mı?” Yani senin annen de baban da yoktu. Anne-babası vefat ettiğinde kendi işini kendi göremeyecek bir halde idi. Ama Allah onu barındırdı ve dedesi Abdulmuttalib’in himayesine verdi. Dedesi öldükten sonra da amcası Ebu Talib onu himayesine aldı ve bu, Allah ona yardım edip de mü’minlerle destek verinceye kadar devam etti.

7. “Şaşkınken sana doğru yolu göstermedi mi?” Daha önce sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Ama bilmediklerini sana öğretti. En güzel amellere muvaffak ve en üstün ahlâka sahip kıldı.

8. “Fakirken seni” sana fethetmeyi müyesser kıldığı, malları ve vergileri toplanıp sana getirilen ülkelerle “zengin kılmadı mı?”

İşte bu gibi eksiklikleri senden uzaklaştıran, hiç şüphesiz her türlü eksikliği de senden uzaklaştıracaktır. O halde seni zengin kılan, barındıran, hidâyete erdiren ve sana yardım edenin nimetlerine şükür ile karşılık ver!

Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Seni fakir bir halde buldu ve seni zengin kıldı.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَوَجَدَكَ ve vecedeke ve seni bulmadı mı? kök: وجد
  2. عَآئِلًۭا aailen fakir kök: عيل
  3. فَأَغْنَىٰ feegna zengin etmedi mi? kök: غني

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عيل (2 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan…

  • Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Seni yetim bulup da barındırmadı mı?

  • Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

  • Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı

    Kuşluk vaktine andolsun,

  • Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yalnızken seni bulup zengin etmişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilen fakirlik ve zenginleştirme de bilinen fakirlik ve zenginlik anlamının ötesinde, bağlama uygun olarak gerçeğin bilgisi ve vahyin arkadaşlığıdır.

Mustafa İslamoğlu

Seni muhtaç bir halde bulup, muhannete muhtaç olmaktan ve mala tamahtan müstağni kılmıştı.

Muhammed Esed

İhtiyaç içinde bulup seni tatmin etmedi mi?

Ahmed Hulusi

Seni hiçbir şeyin yok iken (fakr - "yok"lukta) bulup da zenginliğe ("gına"ya) kavuşturmadık mı (El Ğaniyy kulu yapmadık mı, Alemlerden Ğaniyy olanın kulluğunu yaşatmadık mı)?

Ali Bulaç

Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?

Ali Özek ve heyeti

Seni fakir bulup zengin etmedi mi?

Ali Rıza Safa

Ve yokluk içinde bulup, varlıklı yapmadı mı?

Bayraktar Bayraklı

Seni fakir bulup, zengin etmedi mi?

Edip Yüksel

Seni fakir bulup zengin etmedik mi?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Seni fakir bulup zengin etmedik mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?

Elmalılı Hamdi Yazır

ve seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?

Erhan Aktaş

Seni muhtaç durumda bulup ğına dipnot 1 etmedi mi?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde ayete, "Seni yoksul bulup, zenginleştirmedi mi?" şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki burada söz konusu olan servet zenginliği değil; "ğına" kelimesi ile kastedilen, ona verilen görevin, bir insan için en büyük zenginlik, en büyük nimet olduğudur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Seni muhtaç durumda bulup ğına dipnot 1 etmedi mi?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde ayete, "Seni yoksul bulup, zenginleştirmedi mi?" şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki burada söz konusu olan servet zenginliği değil; "ğına" sözcüğü ile kastedilen, ona verilen görevin, bir insan için en büyük zenginlik, en büyük nimet olduğudur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Seni muhtaç durumda bulup ğına dipnot 1 etmedi mi?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde ayete, "Seni yoksul bulup, zenginleştirmedi mi?" şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki burada söz konusu olan servet zenginliği değil; "ğına" sözcüğü ile kast edilen, ona verilen görevin, bir insan için en büyük zenginlik, en büyük nimet olduğudur.

Gültekin Onan

Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?

Hasan Basri Çantay

Seni, bir fakir olduğunu bilib de, zengin yapmadı mı?

İbni Kesir

Seni fakir bulup da zenginleştirmedi mi?

Mehmet Alagaş

(1-11) Kuşluğa, karardığı zaman geceye and olsun ki , Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı / gücenmedi. Ahiret / sonra sı senin için öncekinden daha hayırlıdır. Kesinlikle Rabbin sana bahşedecek ve de sende hoşnut olacaksın / razı olacaksın. Seni yetim bulup barındırmadı mı / sığınak olmadı mı? Seni ne yapacağını bil emez halde / delalette bulup rehberlik etmedi mi? Yola sokmadı mı? Seni yoksul bulup zengin / gâni etmedi mi? Öyleyse çalışanı ölmüş olanı /yetimi, ezme / kahretme. Öyleyse dilenciyi azarlama. Ama Rabbinin nimetini anlat.

Rowwad Tercüme Merkezi

Seni fakirken, zengin kılmadı mı?

Süleyman Ateş

Seni fakir bulup zengin etmedi mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni muhtaç görüp varlıklı kıldı.

Şaban Britch

Seni fakir bulup zengin etmedi mi?

Şaban Piriş

Seni fakir bulup, zengin etmedi mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And did He not find you needy and He made you independent?

Abdul Haleem

Did He not find you in need and make you self-sufficient?

Abdullah Yusuf Ali

And He found thee in need, and made thee independent.

Abul A'la Maududi

And did He not find you in want, and then enriched you? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Prophet’s (peace be upon him) father had left only a she-camel and a slave-girl in heritage for him; so he started his life in a state of poverty. Then a time came when the wealthiest lady among the Quraish, Khadijah, first made him her partner in trade, then married him, and he took charge of all her trade and business. Thus, he not only became wealthy but his riches in no way were dependent on the resources of his wife; his own hard work and ability had gone a long way towards promoting her trade and commerce.

Aisha Bewley

Did He not find you impoverished and enrich you?

Al-Hilali & Khan

And He found you poor and made you rich (self-sufficient with self-contentment)?

Ali Quli Qarai

Did He not find you needy, and enrich you?

Amatul Rahman Omar

And He found you having a large family to support, He freed you from want (of every kind).

Arthur John Arberry

Did He not find thee needy, and suffice thee?

Bijan Moeinian

Have you (Mohammad) forgotten that you were a poor lad and He made you a rich man?

E. Henry Palmer

and find thee poor with a family, and nourish thee?

Edip-Layth

He found you in need, so He gave you riches?

George Sale

And did He not find thee needy, and hath He not enriched thee?

Hamid S. Aziz

And find you in need, and enriched you (or made you independent)?

Mahmoud Ghali

And He found you in want, so He enriched (you)?

Marmaduke Pickthall

Did He not find thee destitute and enrich (thee)?

Mohamed Ahmed - Samira

Did He not find you poor and enrich you?

Muhammad Asad

And found thee in want, and given thee sufficiency?

Mustafa Khattab

And did He not find you needy then satisfied your needs?

Progressive Muslims

And He found you in need, so He gave you riches

Rashad Khalifa

He found you poor, and made you rich.

Sahih International

And He found you poor and made [you] self-sufficient.

Sam Gerrans

And find thee in need, and make sufficient?

Shabbir Ahmed

And He found you dependent, and made you independent. (Infancy to youth).

Syed Vickar Ahamed

And He found you in need, and made you independent.

Taqi Usmani

and He found you in need, then made you need-free.

The Monotheist Group

And He found you in need, so He gave you riches?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩