Duhâ suresi

Duhâ suresi, 7. ayet

Duhâ suresi, 7. ayet. وَوَجَدَكَ ضَآلًّا فَهَدَىٰ

vevecedeke ḍâllen fehedâ.

Diyanet İşleri

Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhâ 4–10 · surenin 7. ayeti / 11

Konu Geçmişteki üç nimetin hatırlatılması Duhâ 6–8 3

  1. Duhâ 4

    Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.

  2. Duhâ 5

    Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

  3. Duhâ 6

    Seni yetim bulup da barındırmadı mı?

  4. 7

    Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

  5. Duhâ 8

    Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?

  6. Duhâ 9

    Öyleyse sakın yetimi ezme!

  7. Duhâ 10

    Sakın isteyeni azarlama!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–8. ayetler için yazılmıştır.

6. Daha sonra Yüce Allah, kendisinin de bilmiş olduğu ona yönelik özel birtakım lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “O, seni yetimken barındırmadı mı?” Yani senin annen de baban da yoktu. Anne-babası vefat ettiğinde kendi işini kendi göremeyecek bir halde idi. Ama Allah onu barındırdı ve dedesi Abdulmuttalib’in himayesine verdi. Dedesi öldükten sonra da amcası Ebu Talib onu himayesine aldı ve bu, Allah ona yardım edip de mü’minlerle destek verinceye kadar devam etti.

7. “Şaşkınken sana doğru yolu göstermedi mi?” Daha önce sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Ama bilmediklerini sana öğretti. En güzel amellere muvaffak ve en üstün ahlâka sahip kıldı.

8. “Fakirken seni” sana fethetmeyi müyesser kıldığı, malları ve vergileri toplanıp sana getirilen ülkelerle “zengin kılmadı mı?”

İşte bu gibi eksiklikleri senden uzaklaştıran, hiç şüphesiz her türlü eksikliği de senden uzaklaştıracaktır. O halde seni zengin kılan, barındıran, hidâyete erdiren ve sana yardım edenin nimetlerine şükür ile karşılık ver!

Bundan dolayı devamla şöyle buyrulmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Seni, kitabın ve imanın ne olduğunu bilmez bir halde buldu da, sana bunlardan bilmediklerini öğretti.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَوَجَدَكَ ve vecedeke ve seni bulmadı mı? kök: وجد
  2. ضَآلًّۭا dallen şaşırmış kök: ضلل
  3. فَهَدَىٰ feheda ve yola iletmedi mi? kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Seni yetim bulup da barındırmadı mı?

  • Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?

  • Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı

    Kuşluk vaktine andolsun,

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre)…

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir…

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şaşkınken seni bulup doğru yola ulaştırmıştı. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada mesaj Hz. Muhammed'in hakikati bilmemesi nedeniyle risalet öncesi dönemdeki şaşkınlığıdır. Ayetteki [dallen] kelimesi "sapkın" değil, "şaşkın" anlamında yorumlanmalıdır. hidayet ise şaşkınlığın giderilmesidir.

Mustafa İslamoğlu

Yine O seni yolunu kaybetmiş bulup doğru yola yöneltmişti.

Muhammed Esed

Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?

Ahmed Hulusi

Seni dall (Zati hakikatini bilmeyen) bulup da hakikate erdirmedi mi?

Ali Bulaç

Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Ali Özek ve heyeti

Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?

Ali Rıza Safa

Şaşırmış olarak bulup, doğru yola eriştirmedi mi?

Bayraktar Bayraklı

Şaşkın halde bulup da yol göstermedi mi?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Seni bir sapık olarak bulup doğruya iletmedik mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı?

Elmalılı Hamdi Yazır

ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?

Erhan Aktaş

Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Gültekin Onan

Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Hasan Basri Çantay

Seni (çocukluğunda) gaaib olmuş bulub da yolunu doğrultmadı mı?

İbni Kesir

Seni şaşırmış bulup da doğru yola eriştirmedi mi?

Mehmet Alagaş

(1-11) Kuşluğa, karardığı zaman geceye and olsun ki , Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı / gücenmedi. Ahiret / sonra sı senin için öncekinden daha hayırlıdır. Kesinlikle Rabbin sana bahşedecek ve de sende hoşnut olacaksın / razı olacaksın. Seni yetim bulup barındırmadı mı / sığınak olmadı mı? Seni ne yapacağını bil emez halde / delalette bulup rehberlik etmedi mi? Yola sokmadı mı? Seni yoksul bulup zengin / gâni etmedi mi? Öyleyse çalışanı ölmüş olanı /yetimi, ezme / kahretme. Öyleyse dilenciyi azarlama. Ama Rabbinin nimetini anlat.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve seni (kitap ve iman nedir) bilmezken bulup hidayete eriştirmedi mi?

Süleyman Ateş

Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni şaşkın dipnot 1 görüp yol gösterdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Toplumdaki yanlış tutum ve davranışları görüyor fakat ne yapacağını bilemiyordu.

Şaban Britch

Seni bilmez bulup doğru yolu göstermedi mi?

Şaban Piriş

Seni dalalette bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Did He not find you unsettled and not freed from doubt and uncertainty and He guided you to the path of righteousness and filled your breast with reverential bliss?

Abdul Haleem

Did He not find you lost and guide you?

Abdullah Yusuf Ali

And He found thee wandering, and He gave thee guidance.

Abul A'la Maududi

Did He not find you unaware of the Right Way, and then directed you to it? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word daallan as used in the original is derived from dalalat, which has several meanings in Arabic. Its one meaning is to be lost in error and deviation; another, to be unaware of the way and to be bewildered at the crossroads as to which way one should choose; still another meaning is of being lost and astray. The tree also is daallah which stands alone and lonely in the desert; the word dalal is also used for a thing which is wasting in unfavorable and uncongenial condition and climate, and also for heedlessness, of which there is an example in the Quran itself: La yadillu Rabbi wa la yansa, My Lord is neither heedless nor He forgets. (Surah TaHa, Ayat 52). Out of these different meanings. The first meaning does not apply here, for in the historical accounts of the Prophet’s (peace be upon him) life, from childhood till just before Prophethood, there is no trace that he ever might have been involved in idolatry, polytheism or atheism, or in any of the acts, customs and practices of paganism prevalent among his people. Therefore, inevitably wa-wa-jadaka-daallan cannot mean that Allah had found him erring and astray in respect of creed or deed. The other meanings, however, can be applicable here in one or other aspect, and possibly all are applicable in their own particular aspect. Before Prophethood the Prophet (peace be upon him) was certainly a believer in the existence of Allah and His Unity, and his life was free from sin and reflected excellent morals, yet he was unaware of true faith, its principles and injunctions, as it has been pointed out in the Quran: You did not know at all what was the Book and what was the faith. (Surah Ash-Shura, Ayat 52). This verse may also mean that the Prophet (peace be upon him) was lost in a society, engrossed in ignorance, and his personality as a guide and leader was not in anyway prominent before Prophethood. It may as well mean that in the desert of ignorance, he was standing like a lonely tree, which had the capability to bear fruit and turn the whole desert into a garden, but this capability was not being put to any use before Prophethood. It may also imply that the extraordinary powers, that Allah had blessed him with, were going waste in the unfavorable environment of ignorance. Dalal can also be taken in the meaning of heedlessness, so as to say: You were heedless of the truth and signs of which Allah made you aware after Prophethood. This thing also has been referred to in the Quran itself: Though before this you were utterly unaware of this truth. (Surah Yusuf, Ayat 3). Also see( Surah AlBaqarah,Ayat 282); ( Surah Ash-Shuara, Ayat 20).

Aisha Bewley

Did He not find you wandering and guide you?

Al-Hilali & Khan

And He found you unaware (of the Qur’ân, its laws, and Prophethood) and guided you?

Ali Quli Qarai

Did He not find you astray, and guide you?

Amatul Rahman Omar

He found you lost in (His) love (and that of His people), and gave you guidance (so as to enable you help the people reach the goal),

Arthur John Arberry

Did He not find thee erring, and guide thee?

Bijan Moeinian

And for the longest time (years) you were lost in darkness and live like a pagan and He revealed you the truth about the meaning of the life, why you are here, etc.

E. Henry Palmer

and find thee erring, and guide thee?

Edip-Layth

He found you lost, and He guided you?

George Sale

And did He not find thee wandering in error, and hath He not guided thee into the truth?

Hamid S. Aziz

And find you wandering (or astray), and guide you ?

Mahmoud Ghali

And He found you erring, so He guided (you),

Marmaduke Pickthall

Did He not find thee wandering and direct (thee)?

Mohamed Ahmed - Samira

Did He not find you perplexed, and show you the way?

Muhammad Asad

And found thee lost on thy way, and guided thee?

Mustafa Khattab

Did He not find you unguided then guided you?

Progressive Muslims

And He found you lost, and He guided you

Rashad Khalifa

He found you astray, and guided you.

Sahih International

And He found you lost and guided [you],

Sam Gerrans

And find thee astray, and guide,

Shabbir Ahmed

And He found you looking for guidance, and showed you the way. ('Dhall' = Wandering = Looking for guidance = Straying).

Syed Vickar Ahamed

And He found you wandering, and He gave you guidance.

Taqi Usmani

And He found you unaware of the way (the Sharī‘ah ), then He guided you.

The Monotheist Group

And He found you lost, and He guided you?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhâ suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩