Duhân suresi

Duhân suresi, 50. ayet

Duhân suresi, 50. ayet. إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

inne hâẕâ mâ küntüm bihî temterûn.

Diyanet İşleri

"İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 47–53 · surenin 50. ayeti / 59
  1. Duhân 47

    (Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

  2. Duhân 48

    "Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."

  3. Duhân 49

    (Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"

  4. 50

    "İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"

  5. Duhân 51

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.

  6. Duhân 52

    Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

  7. Duhân 53

    İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 43–50. ayetler için yazılmıştır.

43-44. Yüce Allah, Kıyamet gününü ve o günde kulları arasında ayırt edici hükmü vereceğini söz konusu ettikten sonra, onların iki gruba ayrılacaklarını, bir grubun cennette olacağını, diğer grubun ise cehennem ateşi içerisinde olacağını belirtti. Bu sonuncu grup, küfür ve masiyetler işleyerek günahkâr olanlardır.

Bunların yiyecekleri, ağaçların en kötüsü ve en fecisi olan “Zakkûm ağacı”dır.

45-50. Bu ağacın tadı ise “erimiş maden gibidir.” Yahut oldukça kötü kokan, tadı da kötü, kokusu da kötü, son derece sıcak bir irin gibidir. “Karınlarda kaynar, tıpkı kaynar suyun kaynaması gibi.”

Azap edilecek olana şöyle denilecektir: Haydi bu can yakıcı azabı ve bu vahim cezayı “tat bakalım! Çünkü sen güçlü ve değerli imişsin!” Kendi kanaatine göre sen, Allah’ın azabına karşı kendini koruyacak güçlü bir kimse olduğunu zannediyordun. Allah nezdinde de değerli olduğunu ve sana hiçbir şekilde azap etmeyeceğini ileri sürüyordun. İşte bu gün, sen zillete düşürülen, tahkir edilen, son derece değersiz bir kişi olduğunu açıkça görüyorsun. “İşte bu” pek büyük olan bu azab, “sizin (dünyadayken) şüphe ettiğiniz (azaptır).” Ama artık sizin için son derece kesin bir bilgidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz bu, kıyamet gününde gerçekleşmesi hakkında şüphe ettiğiniz azaptır. Ne var ki azabı gördüğünüz vakit daha önceden duyduğunuz şüpheniz artık ortadan kalkmıştır.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. هَـٰذَا haza o
  3. مَا ma şeydir
  4. كُنتُم kuntum olduğunuz kök: كون
  5. بِهِۦ bihi ondan
  6. تَمْتَرُونَ temterune kuşkulanmış kök: مري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مري (20 geçiş)

    Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!

  • Aynı kök: مري (20 geçiş)

    Hak Rabbindendir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma.

  • Aynı kök: مري (20 geçiş)

    O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İşin gerçeği, bu, sizin baştan beri 'acaba' dediğiniz şeyin ta kendisidir."

Muhammed Esed

İşte siz (hakikat inkarcı)larının sorguladığı şey budur!"

Ahmed Hulusi

"İşte bu, şüpheyle karşıladığınız (iman etmediğiniz) şeydir!"

Ali Bulaç

"Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir."

Ali Özek ve heyeti

İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.

Ali Rıza Safa

"Kuşkulanıp durduğunuz şey, işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

İşte şüphe ettiğiniz azap budur.

Edip Yüksel

"Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte o sizin şüphe ve mücadele edip durduğunuz şey budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte o sizin şekk ve mücadele edip durduğunuz bu

Erhan Aktaş

Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

Gültekin Onan

Gerçekten bu sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.

Hasan Basri Çantay

"Şübhesiz ki bu, (hakkında) şübhe, ve mücadele edib durduğunuz şeydir".

İbni Kesir

İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.

Mehmet Alagaş

(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

Süleyman Ateş

İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte bu ceza, dünyadayken bir türlü inanamadığınız şeydir."

Şaban Britch

İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

Şaban Piriş

İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

Yaşar Nuri Öztürk

"İşte budur o kuşkulanıp durduğunuz şey."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"This is the just retribution you had always doubted".

Abdul Haleem

This is what you doubted.’

Abdullah Yusuf Ali

"Truly this is what ye used to doubt!"

Abul A'la Maududi

This is what you used to doubt."

Aisha Bewley

This is the very thing you used to doubt. ’

Al-Hilali & Khan

"Verily, this is that whereof you used to doubt!"

Ali Quli Qarai

This is indeed what you used to doubt!’

Amatul Rahman Omar

`This of course is (the very punishment) about which you used to wrangle. '

Arthur John Arberry

This is that concerning which you were doubting. '

Bijan Moeinian

This is what you were mocking at. "

E. Henry Palmer

Verily, this is that whereon ye did dispute!'

Edip-Layth

Surely, this is what you used to doubt!

George Sale

Verily this is the punishment of which ye doubted.

Hamid S. Aziz

"'Surely this is what you used to doubt!'"

Mahmoud Ghali

Surely this is what you used to wrangle about. "

Marmaduke Pickthall

Lo! this is that whereof ye used to doubt.

Mohamed Ahmed - Samira

This is certainly what you had denied. "

Muhammad Asad

This is the very thing which you [deniers of the truth] were wont to call in question!"

Mustafa Khattab

This is truly what you ˹all˺ used to doubt."

Progressive Muslims

Surely, this is what you used to doubt!

Rashad Khalifa

This is what you used to doubt.

Sahih International

Indeed, this is what you used to dispute. "

Sam Gerrans

“This is that whereof you doubted.”

Shabbir Ahmed

Behold, this is the very thing you doubted (and hence, trampled Divine Values).

Syed Vickar Ahamed

"Surely, this is what you used to doubt!"

Taqi Usmani

This is the thing about which you used to be skeptic."

The Monotheist Group

Surely, this is what you used to doubt!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩