En'âm suresi

En'âm suresi, 121. ayet

En'âm suresi, 121. ayet. وَلَا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُۥ لَفِسْقٌ وَإِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِهِمْ لِيُجَٰدِلُوكُمْ وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ

velâ te'külû mimmâ lem yüẕkeri-smü-llâhi `aleyhi veinnehû lefisḳ. veinne-şşeyâṭîne leyûḥûne ilâ evliyâihim liyücâdilûküm. vein eṭa`tümûhüm inneküm lemüşrikûn.

Diyanet İşleri

Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 118–124 · surenin 121. ayeti / 165
  1. En'âm 118

    Artık, ayetlerine inanan kimseler iseniz üzerine Allah'ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan yiyin.

  2. En'âm 119

    Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir. Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.

  3. En'âm 120

    Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

  4. 121

    Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.

  5. En'âm 122

    Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.

  6. En'âm 123

    İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.

  7. En'âm 124

    Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekarlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

121. Yenilmesi yasak olanlar kapsamına üzerine Allah’tan başkasının adı anılanlar da dahildir. Putlara veya müşriklerin ilahları adına kesilenler gibi. Bu gibi hayvanlar, Allah’tan başkasının adı anılarak kesilmiş hayvanlardan olup özellikle nasla haram kılınmıştır. Bu yasağın kapsamına Allah için kesilip de Allah’ın adının anılması terk edilmiş hayvanlar da girmektedir. Kurbanlıklar, hacdaki hediye kurbanlıkları yahut da et ve yemek için kesilenler, eğer kesen kişi kasten Allah’ın adını söylemeyi terk etmiş ise -ilim adamlarının çoğunluğuna göre- bunların etini yemek de bu yasağın kapsamına girmektedir. Ancak Allah’ın adını söylemeyi unutanlar, insanların üzerinden zorluğun ve sıkıntının kaldırıldığına delil teşkil eden diğer naslar dolayısıyla bu genel hükmün dışında kalmaktadır.

Bu ayet-i kerimenin kapsamına dine uygun bir şekilde boğazlanmaksızın ölen leşler de girmektedir. Bunlar da üzerine Allah’ın adı anılmayanlara dahildir. Yüce Allah hususi bir nas ile böylelerini: “Leş... size haram kılındı” (el-Maide, 5/3) buyruğunda zikretmektedir. Âyetin nüzul sebebinin bu olma ihtimali de vardır. Çünkü Yüce Allah'ın: “Gerçekten şeytanlar sizinle” bilgisizce “mücadele etmeleri için kendi dostlarına vahyederler” buyruğu da buna işaret etmektedir. Zira müşrikler, Allah ve Rasûlünün Allah’ın adı anılmadan ölen hayvanı (leşi) haram kıldığını, buna karşılık dine uygun şekilde kesilenleri de helâl kıldığını işittiklerinde -ki onlar leşi helâl kabul ediyorlardı- Allah ve Rasûlüne karşı inatlaşmak, herhangi bir delil ve belgeye dayalı olmaksızın da mücadele etmek kastı ile şöyle dediler: Kendi öldürdüklerinizi yiyorsunuz da Allah’ın öldürdüğünü niye yemiyorsunuz? Onlar bununla leşi kastediyorlardı. Ancak bu, yanlış bir görüştür. Bunun herhangi bir delili ve dayanağı yoktur. Bu, yalnızca onların bozuk görüşlerine dayanmaktadır. Eğer hak, onların bu görüşlerine uyacak olsaydı gökler, yer ve bunların içindekilerin düzeni de bozulur giderdi. Bu akılları, genel ve özel maslahat ve menfaatlere uygun olan Allah’ın şeriat ve hükümlerinin önüne geçirenlere yazıklar olsun!

Onların bu tutumlarının garipsenecek bir tarafı yoktur. Çünkü bu ve benzeri görüşleri, dostları olan şeytanların vahyinden kaynaklanmaktadır. Şeytanlar ise insanları dinlerinden saptırmak isterler ve alevli ateşliklerden olsunlar diye onları kendilerine davet ederler.

“Eğer” şirklerinde ve haramı helâl, helâli de haram kılmalarında “onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşrik olursunuz.” Çünkü Allah’ı bırakıp onları dost edinmiş ve müslümanlardan ayrıldıkları hususlarda onlara muvafakat etmiş olursunuz. Bundan dolayı sizin yolunuz da onların yolu gibi olur.

Bu ayet-i kerime sufilerde ve benzerlerinde çokça görülen kalplere doğan keşif ve ilhamların, kendi başlarına hak olmadığına, Kur'ân ve sünnete sunulmadıkça da tasdik edilemeyeceklerine delildir. Eğer Allah’ın Kitabı ve Rasûlünün sünneti, bu keşif ve ilhamların kabul edilebilir olduğuna tanıklık ederlerse kabul edilirler, onlarla çelişirse reddedilirler. Eğer bu konuda herhangi bir bilgiye ulaşılamayacak olursa bu konuda karar verilmez, o ilhamlar tasdik de edilmez, tekzip de edilmez. Çünkü vahiy/ilham, şeytandan da olabilir Rahman’dan da. Bu yüzden Rahmani olanla şeytani olanı birbirinden ayırt etmek şarttır. Böyle bir ayırıma gidilmediği, hak ile batıl birbirinden ayırt edilmediği için geçmişte Allah’tan başkasının bilemediği ve tespit edemediği pek çok yanlışlıklar ve sapıklıklar meydana gelmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müslümanlar!- Üzerine Allah’tan başkasının adı zikredilmiş olsun veya olmasın, üzerine Allah’ın adı zikredilmeyen hayvanlardan yemeyin. Elbette onlardan yemek, Allah’a itaat etmekten ayrılıp günaha girmektir. Muhakkak şeytanlar, sizlerle mücadele etmesi için dostlarına ölü eti yemenize dair sizlere şüpheler atmasını fısıldarlar. -Ey Müslümanlar!- Size atmış olduğu bu şüphelerde -leşin helal olduğuna dair- eğer onlara itaat ederseniz, sizler ve onlar Allah’a ortak koşmada eşit olursunuz.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. تَأْكُلُوا۟ te'kulu yemeyiniz kök: اكل
  3. مِمَّا mimma şeylerden
  4. لَمْ lem
  5. يُذْكَرِ yuzkeri anılmayanlardan kök: ذكر
  6. ٱسْمُ ismu adı kök: سمو
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  8. عَلَيْهِ aleyhi üzerine
  9. وَإِنَّهُۥ ve innehu çünkü o
  10. لَفِسْقٌۭ ۗ lefiskun yoldan çıkmadır kök: فسق
  11. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  12. ٱلشَّيَـٰطِينَ ş-şeyatine şeytanlar kök: شطن
  13. لَيُوحُونَ leyuhune fısıldarlar kök: وحي
  14. إِلَىٰٓ ila
  15. أَوْلِيَآئِهِمْ evliyaihim dostlarına kök: ولي
  16. لِيُجَـٰدِلُوكُمْ ۖ liyucadilukum sizinle mücadele etmelerini kök: جدل
  17. وَإِنْ ve in ve eğer
  18. أَطَعْتُمُوهُمْ etaa'tumuhum onlara uyarsanız kök: طوع
  19. إِنَّكُمْ innekum şüphesiz siz de
  20. لَمُشْرِكُونَ lemuşrikune müşriklerden (olursunuz) kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı halde, Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Üzerine Allah'ın adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin! Şüphesiz ki o elbette yoldan çıkmaktır. Şüphesiz ki şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için vahyeder (fısıldar)lar. dipnot 1 Onlara uyarsanız siz de müşrik olursunuz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada ve En‘âm 6:112'de geçen [vahy] kavramıyla ilgili fiiller "fısıldamak" ve "vesvese vermek" gibi anlamlarda değerlendirilmelidir.

Mustafa İslamoğlu

Üzerine Allah'ın adı anılmayıp (başkasının adı anıldığı için) fısk olduğu muhakkak olan şeylerden yemeyin! Ve şeytanlar kendi dostlarına, sizi (iyi ve kötüyü belirleme konusunda) tartışmaya çekmeye telkin ederler; ve eğer onlara uyarsanız, hiç kuşkusuz siz Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmış olursunuz.

Muhammed Esed

Bu nedenle, üzerinde Allahın adı anılmayan şeylerden yemeyin, zira bu gerçekten günahkarca bir davranış olur. Ve (insanların kalplerindeki) şeytani dürtüler, sahiplerine, sizi (neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda) tartışmaya çekmelerini fısıldarlar; ve eğer onlara uyarsan bil ki sen, Allahtan başka varlıklara veya güçlere ilahlı yakıştıranlar (gibi) olursun.

Ahmed Hulusi

Üzerine Allah İsmi zikredilmeyenden yemeyin. Zira o, kesinlikle fısktır (inancın bozulması)! Muhakkak ki şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için vahyederler. . . Eğer onlara uyarsanız, kesinlikle siz de şirk koşanlardan olursunuz.

Ali Bulaç

Üzerinde Allah'ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk'tır (yoldan çıkıştır). Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli çağrılarda bulunurlar. Onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz.

Ali Özek ve heyeti

Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz.

Ali Rıza Safa

Üzerine Allah'ın İsmi anılmamış şeylerden yemeyin. Çünkü bu, yoldan çıkmaktır. Aslında, şeytanlar, sizinle savaşım yapmaları için, kendi dostlarına gizlice çağrıda bulunurlar. Onları izlerseniz, kesinlikle siz de ortaklar koşanlar arasında olursunuz.

Bayraktar Bayraklı

Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyiniz! Şüphesiz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.

Edip Yüksel

Üzerinde ALLAH'ın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o, yoldan çıkmadır. Sapkınlar, sizinle tartışmaları için dostlarına vahiy eder. Onlara uyarsanız siz de ortak koşmuş olursunuz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Hayvanları keserken ve/veya etlerini yerken Tanrı'nın ismini anmalıyız. Hayvanı kesen kişinin o işlem anında Tanrı'yı anıp anmadığını bilmiyorsak veya keserken unutmuşsak, onu yerken anmalıyız. Bu ayet, genelde yanlış anlaşılmakta ve yabancı ülkelerde yaşayan dindarların lokantalardan etli yemek yememelerine yol açmaktadır. * Oysa bu ayeti 6:145 ve benzeri ayetlerin ışığında değerlendirdiğimizde bu ayetin anlamı netlik kazanır. Bu ayet, müslüman olmayanlar veya dinsizler tarafından kesilen hayvanları haram etmez. Tanrı'nın ismini andıkları hayvanları güya Tanrı'ya adadıkları için insanlara haram kılan ve yemek için kestikleri hayvanların helal olması için üzerlerinde "özellikle" Tanrı'nın ismini anmayan müşriklerin bu uygulamasını protesto etmemizi öğütler bu ayet. * Zira böyle bir uygulama, Tanrı'ya ortak koştukları din adamlarının uydurduğu bir şeriattan kaynaklanmakta ve Tanrı'dan başkası adına olmaktaydı. * Nitekim 6:119 ayeti buna işaret etmektedir. Kısacası, 6:119-121, 145 ve 22:37 ayetlerini dikkatle okunursa, bu ayetteki yasağın Tanrı'nın isminin dini amaçlarla özellikle anılmadığı müşriklerin kurbanları hakkında olduğu anlaşılır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Üzerinde ALLAH'ın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o, yoldan çıkmadır. Şeytanlar, sizinle tartışmaları için dostlarına vahyeder. Onlara uyarsanız siz de ortak koşmuş olursunuz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Üzerlerine Allah'ın adı anılmamış olanlardan yemeyin; çünkü o, kesinlikle Allah'ın emrinden çıkmaktır. Bununla birlikte şeytanlar kendi dostlarına sizinle tartışmaları için mutlaka telkinde bulunacaklardır. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Üzerlerine Allah ismi anılmamış olanlardan yemeyin, çünkü o, kat'i bir fisktır, bununla beraber Şeytanlar kendi yararına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka telkınatta bulunacaklardır, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriksinizdir

Erhan Aktaş

Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o fısktır. dipnot 1 Şeytanlar kendi evliyasına dipnot 2 sizinle mücadele etmelerini vahyederler, dipnot 3 eğer onlara uyarsanız kuşkusuz siz de Müşriklerden olursunuz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (Bkz. 2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Telkinde bulunurlar. Fısıldarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o fısktır. dipnot 1 Şeytanlar kendi evliyasına dipnot 2 sizinle mücadele etmelerini vahyederler dipnot 3 , eğer onlara uyarsanız kuşkusuz siz de müşriklerden olursunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)
  3. metne dön, dipnot 3
    Telkinde bulunurlar. Fısıldarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o fısktır. dipnot 1 Şeytanlar kendi evliyalarına dipnot 2 sizinle mücadele etmelerini vahyederler dipnot 3 , eğer onlara uyarsanız kuşkusuz siz de müşriklerden olursunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapmak. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkmak; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalmak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Kur'an'da yer alan, "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedirler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Telkinde bulunurlar. Fısıldarlar.

Gültekin Onan

Üzerinde Tanrı'nın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü bu fısktır. Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli çağrılarda bulunurlar. Onlara itaat ederseniz kuşkusuz siz de müşriklersiniz.

Hasan Basri Çantay

Üzerlerine Allahın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü bu, muhakkak ki bir fıskdır. Filhakıyka şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına mutlakaa telkinlerde bulunurlar. Eğer onlara itaat ederseniz şübhesiz ki siz de Allaha eş tanıyanlarsınızdır.

İbni Kesir

Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü bu; bir fısktır. Doğrusu, şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına telkinde bulunurlar. Şayet onlara itaat ederseniz; şüphesiz ki siz de müşrikler olursunuz.

Mehmet Alagaş

(118-121) Eğer O’nun ayetlerine inanıyor iseniz üzerine Allah’ın ismi anılarak kesilenlerden yiyin, size ne oluyor ki üzerine Allah’ın ismi anılarak kesilenlerden yemeyeceksiniz, Öyle ki size zorunda kalarak yedikleriniz hariç neleri haram kıldık ayrıntılı açıkladık, Onların ekserisi ilim dışı bir şekilde boş beklentilerine / keyiflerine / hevalarına uyuyorlar muhakkak ki Rabbin, haddi aşanları O, daha iyi bilir , günahın gizlisini de açığını da bırakın , günah kazananlar, işliyor olduklarından dolayı kesin cezalandırılacaklar, üzerine Allah’ın ismi anılmayanı yemeyin muhakkak ki o yoldan çıkmaktır. Muhakkak ki şeytan dostlarına sizinle mücadeleyi / cedelleşmeyi vahyeder, onlara uyars anız eğer, muhakkak ki ortak koşanlardan olursunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanları yemeyin. Şüphesiz bu, günahtır. Şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de müşriklerden olursunuz.

Süleyman Ateş

(Kesilirken) üzerine Allah'ın adı anılmayan(hayvan)lardan yemeyiniz! Çünkü o(nu yemek), yoldan çıkmadır. Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de ortak koşanlar(gibi olur)sunuz.

Süleymaniye Vakfı

Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanın fısk dipnot 1 olduğu kesin ise ondan yemeyin. Şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Onlara, gönüllü olarak boyun eğerseniz dipnot 2 kesinlikle siz de müşrik olursunuz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan başkası adına kesilmediği sürece besmele çekmeden kesilen hayvan etlerinin yenmeyeceğinin bir delili yoktur (Bakara 2/173, Maide 5/3. En'am 6/145 ve Nahl 16/115). Besmele, sadece Kurban bayramı kurbanı için şarttır (Hac 22/28, Hac 34-36) Ayetler her şeyi açıkça ortaya koyduğu halde tefsir ve meallerde bu ayete yanlış anlam verilerek besmelesiz kesilen hayvan eti haram sayılmıştır. Bunların Arap diline açıkça aykırı olan hataları (وَإِنَّهُ لَفِسْقٌ) cümlesini, önceki cümleye atfedilmiş saymalarıdır. O cümle fiil ve inşa cümlesi, bu ise isim ve haber olduğundan bu cümle, (وَلاَ تَأْكُلُواْ ) cümlesi için hal olur ve yeme yasağını, kesimin fısk şeklinde olması hali ile sınırlar. Zaten bu Surenin 145. ayetine göre fısk, Allah'tan başkası adına kesilen hayvandır. Eğer fısk hayvanı kesenin eylemi olsaydı hayvanın eti haram olmaz, sadece yapılan iş haram olurdu. Ayrıca hiçbir ayet ve hadiste hayvanı kesenin Müslüman olması şartı yoktur. Bir grup sahabi Resulullah'a: "Ey Allah'ın Resulü! Bazıları bize et getiriyor. Üzerine Allah'ın adını anıp anmadıklarını bilmiyoruz. Ondan yiyelim mi, yemeyelim mi?" diye sordular, dedi ki: "Siz Allah'ın adını anın ve yiyin!" (Buhari, Zebaih, 21; Ebu Davud, Edahi, 13–19; İbn Mace, Zebaih, 4.)
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kesilirken, sırf fasıklık olsun diye, Allah'ın adının anılmadığı kesin ise o hayvanlardan yemeyin[1]. Şeytanlar dostlarına, (bu gibi konularda) sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Onlara uyarsanız kesinlikle müşrik olursunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 2
    Şüpheli durumlarda yenebilir. Çünkü hiçbir helal, şüphe ile haram olmaz. Bir grup sahabi Resulullah'a: "Ey Allah'ın Resulü! Bazıları bize et getiriyor. Üzerine Allah'ın adını anıp anmadıklarını bilmiyoruz. Ondan yiyelim mi, yemeyelim mi?" diye sordular, dedi ki: "Siz Allah'ın adını anın ve yiyin!" (Buhari, Zebaih, 21; Ebu Davud, Edahi, 13–19; İbn Mace, Zebaih, 4.)

Şaban Britch

Üzerine Allah’ın ismi anılmayarak kesilenleri yemeyin. Bu, fasıklıktır. Şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Eğer (Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanın yenmesinin helal kılınması hususunda) onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz.

Şaban Piriş

Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Bu, fasıklıktır. Şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Böyle bir şey tam bir yoldan çıkıştır. Şeytanlar kendi evliyasına/dost ve destekçilerine sizinle mücadele etmeleri için elbetteki vahiy gönderirler. O şeytan evliyasına boyun eğerseniz kesinlikle müşrikler oldunuz demektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore do not eat of the flesh of the permitted animal which has not been slaughtered under the invocation of Allah's Name; this is impiety. The Satanic suggest to the minds of those similarly disposed to contend with you with opposing arguments, and should you yield to their incitement of evil, you will have reverted to paganism.

Abdul Haleem

and do not eat anything over which God’s name has not been pronounced, for that is breaking the law. The evil ones incite their followers to argue with you: if you listen to them, you too will become idolaters.

Abdullah Yusuf Ali

Eat not of (meats) on which Allah's name hath not been pronounced: That would be impiety. But the evil ones ever inspire their friends to contend with you if ye were to obey them, ye would indeed be Pagans.

Abul A'la Maududi

Do not eat of (the animal) over which the name of Allah has not been pronounced (at the time of its slaughtering), for that is a transgression. And behold, the evil ones do inspire doubts and objections into the hearts of their friends so that they dispute with you; dipnot 1 but if you obey them, you will surely yourselves turn into those who associate others with Allah in His divinity. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It has been reported in a tradition transmitted by 'Abd Allah b. 'Abbas that the Jewish religious scholars used to prompt the ignorant people of Arabia to address many enquiries to the Prophet (peace be on him) so as to discredit him. One of the questions they taught them to ask was: 'Why is it that an animal killed by (the act of) God should be deemed prohibited, while one killed by us is considered lawful?'This is a common example of the warped mentality of the People of the Book. They strained their minds to contrive such questions so as to create doubts in people's minds and to provide them with intellectual weapons in their fight against the Truth.
  2. metne dön, dipnot 2
    To acknowledge the overlordship of God, yet to follow at the same time the orders and ways of those who have turned away from Him, amounts to associating others with God in His divinity. True belief in the unity of God consists in orienting one's entire life to the obedience and service of God. Those who believe that any other being besides God is to he acknowledged in principle as having an independent claim on man's unreserved obedience should know that such acknowledgement amounts to associating others with God in His divinity at the level of belief. On the other hand, if they actually do obey those who, in sheer disregard of God's guidance and injunctions, arrogate to themselves the right to declare according to their whims certain things to be lawful and others to be unlawful, and to bid and forbid people as they please, this amounts to associating others with God in His divinity at the level of action.

Aisha Bewley

Do not eat anything over which the name of Allah has not been mentioned. To do so is sheer deviance. The shaytans inspire their friends to dispute with you. If you obeyed them you would then be idolaters.

Al-Hilali & Khan

Eat not (O believers) of that (meat) on which Allâh’s Name has not been pronounced (at the time of the slaughtering of the animal), for sure it is Fisq (a sin and disobedience of Allâh). And certainly, the Shayâtîn (devils) do inspire their friends (from mankind) to dispute with you, and if you obey them[1] [by making Al-Maitah (a dead animal) legal by eating it], then you would indeed be Mushrikûn (polytheists); [because they (devils and their friends) made lawful to you to eat that which Allâh has made unlawful to eat and you obeyed them by considering it lawful to eat, and by doing so you worshipped them; and to worship others besides Allâh is polytheism].

Ali Quli Qarai

Do not eat [anything] of that over which Allah’s Name has not been mentioned, and that is indeed transgression. Indeed the satans inspire their friends to dispute with you; and if you obey them, you will indeed be polytheists.

Amatul Rahman Omar

And do not eat of that on which Allâh's name has not been pronounced, for it is the sure (product of) disobedience. Certainly, the evil ones suggest their friends to dispute with you, and if you obey them, you shall invariably become polytheists.

Arthur John Arberry

And eat not of that over which God's Name has not been mentioned; it is ungodliness. The Satans inspire their friends to dispute with you; if you obey them, you are idolaters.

Bijan Moeinian

Do not eat the meat of the animal over which the name of God [as a sign of asking God's permission for its slaughter] is not mentioned at the time of the slaughter; this is indeed sinful. The evil ones dispute the Lord's commandments [asking for the wisdom of the laws like this] with you. If you give in to them, you have joined them in disbelief.

E. Henry Palmer

But eat not of what the name of God has not been pronounced over, for, verily, it is an abomination. Verily, the devils inspire their friends that they may wrangle with you; but if ye obey them, verily, ye are idolaters.

Edip-Layth

Do not eat from what God's name has not been mentioned, for it is vile. The devils inspire their supporters to argue with you; and if you obey them, then you have set up partners.

George Sale

Eat not therefore of that whereon the name of God hath not been commemorated; for this is certainly wickedness: But the devils will suggest unto their friends, that they dispute with you concerning this precept; but if ye obey them, ye are surely idolaters.

Hamid S. Aziz

But consume not of that over which the name of Allah has not been pronounced, for, verily, it is an abomination. Verily, the devils inspire their friends to dispute with you. But if you obey them, then you will be, indeed, idolaters.

Mahmoud Ghali

And do not eat of that over which The Name of Allah has not been mentioned, and surely it is indeed an immorality. And surely Ash-Shayatîn (The all-vicious "ones", i.e., the devil) do indeed reveal to their patrons to dispute with you. And in case you obey them, (then) surely you are indeed associators (i.e., those who associate others with Allah).

Marmaduke Pickthall

And eat not of that whereon Allah's name hath not been mentioned, for lo! it is abomination. Lo! the devils do inspire their minions to dispute with you. But if ye obey them, ye will be in truth idolaters.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not eat of that over which God's name has not been pronounced, for that would amount to exceeding the limits of law. Certainly the devils inspire their proteges to dispute with you: If you obey them, you will surely become an idolater.

Muhammad Asad

Hence, eat not of that over which God's name has not been pronounced: for this would be sinful conduct indeed. And, verily, the evil impulses [within men's hearts] whisper unto those who have made them their own that they should involve you in argument [as to what is and what is not a sin]; and if you pay heed unto them, lo! you will become [like] those who ascribe divinity to other beings or forces beside God.

Mustafa Khattab

Do not eat of what is not slaughtered in Allah’s Name. For that would certainly be ˹an act of˺ disobedience. Surely the devils whisper to their ˹human˺ associates to argue with you.[1] If you were to obey them, then you ˹too˺ would be polytheists.

Progressive Muslims

And do not eat from that which God's name has not been mentioned, for it is vile. And the devils they inspire their supporters to argue with you; and if you obey them, then you have set up partners.

Rashad Khalifa

Do not eat from that upon which the name of GOD has not been mentioned, for it is an abomination. The devils inspire their allies to argue with you; if you obey them, you will be idol worshipers.,

Sahih International

And do not eat of that upon which the name of Allah has not been mentioned, for indeed, it is grave disobedience. And indeed do the devils inspire their allies [among men] to dispute with you. And if you were to obey them, indeed, you would be associators [of others with Him].

Sam Gerrans

And eat not of that over which the name of God has not been remembered; and it is perfidy. And the satans instruct their allies to dispute with you; and if you obey them, you are idolaters.

Shabbir Ahmed

Eat not anything (not just meat) unless the Name of Allah has been pronounced first, for that will mean drifting away from Commands. The rebellious among people inspire their companions to dispute with you. If you people heed them, you will be associating others with Allah.

Syed Vickar Ahamed

Do not eat from the (meats) on which Allah’s Name has not been mentioned: For sure, this is sin and disobedience. But the Satans' always inspire their friends to argue with (create doubt in) you, if you were to obey them, you would truly be pagans.

Taqi Usmani

Do not eat that (meat) over which the name of Allah has not been pronounced. This is surely a sin. The satans inspire their friends to dispute with you. If you were to obey them, you would be Mushriks.

The Monotheist Group

And do not eat from that which the name of God has not been mentioned, for it is wickedness. And the devils they inspire their supporters to argue with you; and if you obey them, then you are polytheists.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 121. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 121. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 121. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩